Fas tarihi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Fas tarihi, günümüzde Fas Krallığı olarak bilinen ülke topraklarının ve halklarının tarihidir.

788'de, Arapların Kuzey Afrika'yı fethinden yaklaşık yüzyıl sonra, bir dizi Faslı Müslüman hanedanları Fas'ı yönetmeye başladı. 16. yüzyılda Sadi hanedanı, özellikle Sultan Ahmed el-Mansur (1578-1603) döneminde yabancı istilacıları püskürttü ve bir altın çağı başlattı. Mevcut Fas kraliyet ailesinin de mensubu olduğu Alevi hanedanının kökleri 17. yüzyıla dayanmaktadır.

1860 yılında İspanya'nın Fas'ın kuzeyini işgal etmesiyle Avrupalı ​​güçler arasında yarım yüzyıl sürecek ve Fas'ın egemenliğini giderek aşındıracak olan ticari rekabet başladı. 1912'de ülke üzerinde himaye kuran Fransa ile uzun süreli bağımsızlık mücadelesi 1956'da başarıyla sona erdi. Uluslararası bir şehir haline gelen Tanca ve İspanyol malları aynı yıl yeni kurulan devlete teslim edildi. Mevcut hükümdarın dedesi olan Sultan V. Muhammed, devleti anayasal monarşi olarak şekillendirdi ve 1957'de kral unvanını aldı.

Fas, Birleşmiş Milletler tarafından Batı Sahra üzerinde bir idarî güç olarak tanınmasa da, bölgede idari yönetimi fiilen uygulamaktadır. Birleşmiş Milletler, Fas ve Polisario Cephesi arasındaki doğrudan müzakerelerde yardımcı rol üstlenmektedir, ancak bölgenin statüsü henüz çözülmemiştir.

1990'lı yıllarda kademeli gelişen siyasi reformlar, ilkin 1997'de bir araya gelen iki meclisli yasama organının kurulmasıyla sonuçlandı. Fas, orta düzeyde özgür bir basına sahiptir ama hükûmet monarşiye, İslam'a ve Batı Sahra'nın statüsüne karşı geldiğini düşündüğü gazetecilere karşı harekete geçmektedir.

Şubat 2011'de, Arap Baharı protestolarından etkilenen binlerce Faslı, daha fazla demokrasi ve kamuda yolsuzluğun sona ermesi talebiyle ülke çapında birden çok ilde haftalık gösteriler başlattı. Faslı güvenlik güçlerinin protestolara tepkisi, başka bölgedelerdeki şiddet olayları ile karşılaştırıldığında genel olarak daha bastırılmış düzeyde kaldı. Kral VI. Muhammed, yeni bir anayasa ve erken seçim dahil bir reform programı ile hızlı bir şekilde yanıt verdi. Meclise ve başbakana bazı yeni yetkiler veren ancak nihai otoriteyi hükümdarın elinde bırakan yeni anayasa, Temmuz 2011'de referandumla kabul edildi. Kasım 2012'de düzenlenen erken seçimlerde, ılımlı İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi en fazla koltuk sayısını kazanarak Fas'ta iktidara gelen ilk İslamcı parti oldu.

Fas, Ocak 2012'de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2012-13 dönemi geçici üyesi oldu.