Po-i-Kalan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Po-i-Kalan
View of Po-i-Kalyan.jpg
Medrese ve minareli Po-i-Kalan'da avlu.
Temel bilgiler
Yer Buhara,  Özbekistan
Koordinatlar 39°46′33″K 64°24′51″D / 39.77583°K 64.41417°D / 39.77583; 64.41417Koordinatlar: 39°46′33″K 64°24′51″D / 39.77583°K 64.41417°D / 39.77583; 64.41417
İnanç İslam
Mimari
Mimari tür Cami, medrese, avlu, minare
Mimari biçim İslami mimari
Tamamlanma 12. - 16. yy
Özellikler
Minare sayısı 1
Minare yüksekliği 45.6 m

Po-i-Kalan veya Poi Kalan (ÖzbekçePoi Kalon, Farsçaپای کلان Pā-i Kalān, "Ulu'nun Ayağı" anlamında), Buhara, Özbekistan'daki Kalan Minaresi çevresinde bulunan bir İslami dini kompleksidir.

Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Külliye, şehrin tarihi kesiminde yer almaktadır. 713'ten bu yana, Ark kalesinin güneyindeki bu alanda birkaç ana cami topluluğu inşa edildi. Buhara kuşatması sırasında Cengiz Han tarafından yakılan bu külliyelerden biri, 1121 yılında Karahanlı hükümdarı Arslan Han tarafından yaptırılmıştır. Kalan Minaresi, bu kuşatma sırasında Arslan Han Külliyesi'nin yapılarından sadece bir tanesidir.

Mimari[değiştir | kaynağı değiştir]

Kalan Minaresi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kalan Minaresi, halk arasında Minâra-i Kalân ("Büyük Minare" için Farsça / Tacikçe) olarak bilinir. Ayrıca, Ölüm Kulesi olarak da bilinir, çünkü yüzyıllar boyunca suçlular minareden atılarak idam edildi.

Minare, kentin tarihi merkezine hakim bir konumda yer almaktadır ve devasa dikey sütun şeklinde olan bu yapı külliyenin en ünlü kısmıdır. Minarenin rolü büyük ölçüde geleneksel ve dekoratif amaçlar gütmektedir - boyutu, minarenin ana işlevinin sınırlarını aşmaktadır, bu da müezzinin insanları dua etmeye çağırabileceği farklı bir bakış açısı sağlamaktadır. Sadece bu amaç için caminin çatısına çıkmak yeterliydi. Bu uygulama İslam'ın ilk yıllarında yaygındı. "Minare" kelimesi Arapça "manara" kelimesinden ("deniz feneri" ya da daha doğrusu "bir şeyin yandığı bir yer") türetilmiştir. Muhtemelen İslam'da minare fikri, daha önceki çağların "itfaiye kuleleri"nden veya deniz fenerlerinden esinlenilerek geliştirilmiştir.[1]

Adı sade hali ile Bako olan mimar, yukarıya doğru daralan, dipte 9 metre (29,53 ft), tepede 6 metre (19,69 ft) çapında ve 45,6 metre (149,61 ft) yüksekliğinde, dairesel sütun şeklinde bir tuğla kule şeklinde bir minare inşa etti. Sütunun içinde, minarenin tepesine ulaşmayı sağlayan sarmal bir merdiven bulunmaktadır.[2]

Kalan Camii[değiştir | kaynağı değiştir]

Kalan Camii (Maedjid-i Kalan) 1514 dolaylarında Buhara Hanlığı'nda inşa edildi. Semerkant'taki Bibi Hanım Camii ile aynı büyüklüktedir. Her ikisi de cami olmasına rağmen, mimari tarzlarda çok farklıdırlar. Caminin iç avlusunu çevreleyen galerilerin çatısında 208 sütun üzerine oturan 288 kubbe vardır. Avluya bakan, ana dua salonuna giriş kısmında uzun bir kiremitli eyvan portali yer almaktadır. Cami, büyük mavi çinili bir kubbe ile örtülüdür.

Özbekistan Buhara, Po-i-Kalan Külliyesi'nin bir parçası olan Kalan Camii'nin iç avlusu

Tarihi arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

Po-i-Kalan Külliyesi'nin bulunduğu yer, geçmişte tamamen yıkılmış birkaç binanın bulunduğu yerdir. İslamiyet öncesi dönemde ateşe tapanlar için merkezi bir katedral vardı. 713'ten sonra, Ark'ın güneyinde, ana katedral camisinin çeşitli yapıları inşa edildi, daha sonra yıkıldı, yangınlar ve savaşlardan sonra restore edildi ve bir yerden başka bir yere taşındı. 1127 yılında, Karahanlı hükümdarı Arslan Han minareli katedral cami inşaatını tamamladı. Yapıların büyüklüğü Cengiz Han'ı çok şaşırttı, yanlışlıkla caminin hanın sarayı olduğunu düşündü. Bununla birlikte, caminin inşası yangına karşı korumalı değildi ve uzun yıllar süren çatışmalardan sonra harap oldu. Orijinal binadan kalan tek şey minare Kalan Minaresi (Minara-yi-Kalan) oldu.

1510'da Şeybanî Han'ın ölümünden sonra, çoğu yerel hükümdar (emir ve sultan) merkezi hükümeti sadece kısmen tanıdı. Şeybani Devleti'nin başkenti Semerkant'taydı. 1512'de Şeybani Han'ın yeğeni olan genç prens Muizz ad-Din Abu-l Gazi Ubeydullah, Buhara sultanı oldu. İktidarı Şeybani Han ve askeri sadık silah arkadaşının babası olan Mahmud Sultan'dan devraldı. 1533 yılına kadar, Ubeydullah Sultan, Mahararannahr hanı (Maveraünnehir) bir bütün Şeybani Devleti'nin hanı olarak taç giydiği zamana kadar başarılı bir şekilde Buhara valiliğini sürdürdü. Buna rağmen, ikametgahını Semerkant'a - devlet başkentine taşımayı reddetti. Dahası, daha sonra Buhara'yı Şeybani devletinin başkenti yaptı. Daha sonra, Ubeydullah tarafından yönetilen devlet yeni bir isim aldı - Buhara Hanlığı. Böylece Ubeydullah Han (hük. 1533-1539) Buhara Hanlığı'nın ilk hanı oldu. Ubeydullah Han Maveraünnehir'in hanıyken, oğlu Abdul-Aziz Han Buhara'nın hanıydı. Buhara'yı aile mülkleri olarak gördüler. Buhara vatanseverleriydiler ve şehrin başarısına önem veriyorlardı.

1514 yılında Buhara valisinin Semerkant'taki Bibi Hanım Camii ile rekabet edebilecek büyük bir cami inşa etmesi, Buhara'yı sonunda Şeybani Devleti'nin başkenti yapma isteğini göstermektedir. Kalan Camii'nin inşasıyla, Ubeydullah Sultan, her zaman Şeybanilere düşman olan Semerkant üzerinde tahakküm için savaşmak yerine yeni bir başkent kurmayı düşündü.[2][3][4]

Mir-i Arab Medresesi (1535-1536)[değiştir | kaynağı değiştir]

Buhara, Özbekistan'da Mir-i-Arab Medresesi üzerindeki karmaşık çini çalışmalarının bir görünümü
Mir-i Arab Medresesi'nin eyvanı

Mir-i-Arab Medresesi'nin (Miri Arab Medresesi) yapımı Yemen'deki Şeyh Abdullah Yamani'ye atfedilir. Şeyh Abdullah Yamani, Mir-i-Arab olarak da adlandırılan Ubeydullah Han ve oğlu Abdul-Aziz-Han'ın manevi akıl hocası olarak kabul edilirdi. Ubeydullah Han İran'a karşı başarılı bir savaş yürüttü. Askerleri en az üç kez Herat'ı ele geçirdi. İran'a yapılan her yağma baskını, çok sayıda esirin yakalanmasıyla sonuçlandı. Üç bin İranlı esir satmaktan elde edilen kazançla Ubeydullah Han, Mir-i-Arab Medresesi'nin yapımını finanse etti. Ubeydullah Han çok dindardı. Sufizm ruhuyla İslâm'a saygı duymaktaydı. Babası, 15. yüzyılda Taşkent vilayetinden gelen tanınmış şeyh Ubeydullah al-Ahrar'ın (1404-1490) onuruna adını oğluna verdi.

1630'lara gelindiğinde egemenler artık kendileri ve akrabaları için görkemli türbeler inşa etmeyi bıraktılar. Şeybani Hanedanı'nın hanları, Kuran geleneklerini uygulamaktaydı. Dinin önemi o kadar büyüktü ki, Ubeydullah Han gibi ünlü bir han bile medresesindeki akıl hocasının yanına defnedildi. Mir-i-Arab Medresesi'ndeki tonozun (gurhana) ortasında Ubeydullah Han'ın ahşap mezarı yer almaktadır. Baş yanında ise akıl hocası - Mir-i-Arab'ın mezarı yer almaktadır. Medresenin müderrislerinden (kıdemli öğretmen) olan Muhammed Kasım (1047 hicrette öldü) da aynı alanda medfundur.

Miri Arab Medresesi'nin kapısı, Kalan Camii'nin kapısıyla aynı eksende yer almaktadır. Ancak, meydanın doğuya doğru bir miktar alçakta kalması nedeniyle, medreseyi bir platformda yükseltmek gerekiyordu.[5]

Miri Arab Medresesi, 1981'de The Stranglers videosu Golden Brown'un çekimi için kullanılan yerlerden biriydi.[kaynak belirtilmeli].

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Kalyan Minaret". 18 Ocak 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ekim 2014. 
  2. ^ a b "Бухоро Bukhara Бухара" На узбекском, английском и русском языках. Издательство "Узбекистан", Ташкент 2000
  3. ^ История Узбекистана (XVI - первая половина XIX в.) Ташкент -"Укитувчи" -1995
  4. ^ "Kalyan Mosque". 18 Ocak 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ekim 2014. 
  5. ^ "Mir-i-Arab". 18 Ocak 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ekim 2014.