Kürt Mitolojisi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Kürt Mitolojisi Kürt coğrafyasında yaşamış birbirleriye dilsel ve kültürel yakınlık bulunan halkların ortak değerleridir,Kürtler İrani bir halk olduğu için, diğer İrani halklarla benzer destan ve hikayelere sahiptir.

Demirci Kawa Efsanesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kürtler'de Nevruz Bayramı'nın dayandığına inandıkları Demirci Kawa Efsanesi'nin birkaç farklı uyarlaması vardır. Bunlardan birkaçı aşağıdaki gibidir:

2500-2600 yıl öncesinde Zuhak (Bazı kaynaklara göre Dehak) adında Asurlu çok ama çok zalim bir kralın egemenliği altında yaşayan Kawa adında bir demirci vardı. Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu. Bu iki yılanı beslemek için her gün halktan iki çocuğu sarayına kurban olarak getirtip aşçılarına bu iki çocuğun beyinlerini yılanlarına yemek olarak verdiriyordu.[1] Aynı zamanda bu canavar kral ilkbaharın gelmesini engelliyordu. En sonunda bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına aşçı olarak girmeyi başarırlar ve Kralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülen çocuklardan sadece birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasına yardımcı olurlar. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleri bir koyunun beynini karıştırarak yılanlara verirler her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlamış olurlar. İşte bu kaçan kişilerin Kürtlerin ataları olduğuna inanılır. Kaçan çocuklar Kawa adlı demirci tarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilirler. Kawa'nın liderliğindeki bu ordu bir 20 Mart günü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçer ve Kawa, kralı çekiç darbeleri ile öldürmeyi başarır. Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakar ve yanındakilerle birlikte bu zaferi kutlarlar. Böylece Kürt halkı zalim kraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün ilkbahar gelir.[1]

Simurg[değiştir | kaynağı değiştir]

İrani halkların mitolojisi ve edebiyatına dayanan, efsanevi, iyicil bir kuştur.Bu kuşun öleceği zaman, bir tür ateş olup kendi kendini yaktığı ve kendisinden yeniden doğduğu rivayetler arasındadır.

Simurg, Kürt sanatında kuş şeklinde, kanatlı dev bir yaratık olarak resmedilmiştir. efsaneye göre, bu kuş o kadar yaşlıdır ki dünyanın yok oluşuna üç kez tanık olmuştur.[2]

Efsaneye göre kuşların hükümdarı olan Simurg (Zümrüd-ü Anka ), Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş’

Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Ama içlerinden Simurg’u gören olmamış. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş. Bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg’un huzuruna gidip, yolunda gitmeyen şeyler için yardım istemeye karar vermişler.

Kaf dağına varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş, Bu vadilerin her biri bir diğerinden daha çetinmiş. Birincisi; İstek, ikincisi; Aşk, üçüncüsü; Marifet, dördüncüsü; İstisna, beşincisi; Tevhid, altıncısı; Şaşkınlık ve yedincisi yo koluş vadileriymiş.

‘Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.’

Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce ‘Aşk Denizi’nden geçmişler sonra ‘Ayrılık Vadisi’nden’ uçmuşlar. ‘Hırs Ovası’nı aşıp, ‘Kıskançlık Gölü’ne’ sapmışlar. Kuşların kimisi ‘Aşk Denizi’ne’ dalmış, kimisi ‘Ayrılık Vadisi’nde’ kopmuş sürüden. Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); Kartal yükseklerdeki krallığını bırakamamış; Baykuş yıkıntılarını; Balıkçıl kuşu bataklığını özlemiş…

Sonunda sırrı, sözcükler çözmüş: Kürtçe ‘si’, ‘otuz’ demektir. ‘Murg’ ise ‘kuş.’

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi ‘Şaşkınlık’ ve sonuncusu Yedinci Vadi olan ‘Yok oluş Vadisi’nde’ bütün kuşlar umutlarını yitirmiş. Kaf Dağı’na vardıklarında geriye sadece otuz kuş kalmış. Simurg’un yuvasını bulunca ögrenmişler ki ‘Simurg – otuz kuş’ demekmiş. Onların her biri birer Simurg’muş. 30 kuş anlar ki aradıkları kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.[2]

Mem u Zin[değiştir | kaynağı değiştir]

Birbirine âşık olan ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünü anlatılır. Bu hikâye milattan çok önceden bu yana halk arasında söylenen ve mitolojik nitelik kazanan bir destandır.Yazılı edebiyata kazandıran Ahmed-i Hani bu destandan ilham alarak o hikâyeyi kendi çağının yaşantısına göre somut bir kalıba dökmüş, çağdaş bir üslupla yazmıştır.[3]

Bu eserde Mem ve Zîn'in aşkı etrafında çağının yaşantısını, o zamanın sosyal, kültürel ve idari durumunu tasvir edilmiştir.İyiliği, doğruluğu, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği Mem ve Zîn'in şahsında toplayarak; kötülüğü, dalkavukluğu, fitneciliği ve ikiyüzlülüğü de Beko karakterinde somutlaştırarak gözler önüne sermiştir.[3]

Şahmaran[değiştir | kaynağı değiştir]

Kürt ve bölge hakları[4] mitolojilerinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki Maran adı verilen doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlık. Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında yaşayan yılanlar vardı. Meran adı verilen bu yılanlar, gerçekten akıllı ve şefkatli idi. Onlar barış içinde yaşarlardı. Meranların kraliçesine Şahmeran denirdi. O genç ve güzel bir kadındı. Efsaneye göre, Şahmeran'ı gören ilk insan Cemşab oldu. O, geçimi için odun satan fakir bir ailenin oğluydu. Bir gün Cemşab ve arkadaşları bal dolu bir mağara keşfederler. Balı çıkarmak için Cemşab'ı aşağıya indiren arkadaşları, paylarına daha çok bal düşmesi için onu orada bırakıp kaçarlar. Cemşab mağarada bir delik görür ve buradan ışık sızdığını fark eder. Cebindeki bıçak ile deliği büyütünce, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girer. Bu bahçede eşi benzeri olmayan çiçekler ve bir havuz ile pek çok yılan görür. Havuzun başındaki tahtta süt beyaz vücutlu bir yılan oturmaktadır. Şahmeran'ın güvenini kazanan Cemşab uzun yıllar bu bahçede yaşar. Şahmeran ona tıp biliminin bilinmediklerini söyler. Yıllar sonra, ailesini çok özlediğini söyleyip gitmek için yalvarır. Bunun üzerine Şahmeran da kendisini salıvereceğini, ancak yerini kimseye söylemeyeceğine dair söz vermesini ister.

Şahmeran'a söz verip ailesine kavuşan Cemşab uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmeran'ın yerini kimseye söylememiş. Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış. Vezir, hastalığın çaresinin Şahmeran'ın etini yemek olduğunu söylemiş ve her yere haber salınmış. Ülkenin veziri herkesi tek tek hamama sokmuş. Sıra Cemşab'a gelmiş. Cemşab soyununca vezir Cemşab'ın derisinde pullar olduğunu görünce Cemşab'ı konuşturmayı başarmış. Cemşab kuyunun yerini gösterince Şahmeran bulunup dışarı çıkarılmış. Şahmeran Cemşab'a, "Benim başımı kaynatıp padişaha içir, padişah kurtulsun, gövdemi de vezire içir, ölsün, kuyruğumu da kaynatıp sen iç, böylece Lokman Hekim ol" demiş. Böylece vezir ölmüş, padişah da iyileşip Cemşab'ı veziri yapmış. Ve rivayete göre de Cemşab böylece Lokman Hekim olmuş. Efsaneye göre Şahmeran'ın öldürüldüğünü yılanlar o günden beri bilmemektedirler. Dünyanın, Şahmeran'ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından bir gün istila edileceği rivayet edilir.[4]

Rüstem-e Zal[değiştir | kaynağı değiştir]

Rüstem (veya Zaloğlu Rüstem) – İrani mitolojisinin efsanevî kahramanıdır. İran şairi Firdevsî'nin Şehname adlı eserinde büyük bir kahraman olarak gösterilir. Rüstem, Türk edebiyatında Rüstem-i Zâl, halk ağzında da Zaloğlu Rüstem diye tanınır. İranlılar ile Turanlılar (Türkler) arasındaki mücadelelerde büyük kahramanlık, güçlülük ve yiğitlik göstermiştir. Bu yüzden özellikle pehlivan, yiğit, hükümdar gibi şahısları övmek için Zaloğlu Rüstem'in adı kullanılır. Alper Tunga ile giriştiği mücadele anlatılır ve defalarca ony yendiğinden bahsedilir. Güreşçi yönü ağır basar. Tutuştuğu güreşlerde hiç yenilmediği söylenir. Dîv-i Sepîd (Beyaz Dev) ile güreşmiştir. Yalnızca İran kültüründe değil tüm Ortadoğu’da güreşçilerin simgesi hâline gelmiştir.[5]

Yezîdî Yaratılış Mitolojisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Yezidi veya Ezidiler çoğunlukla Kürtçe konuşan etnodinsel bir topluluğa verilen isimdir.Ezidi" kelimesinin bu dinin tanrısı olan Azda kelimesinden türetildiği iddia edilmektedir. Kürt dilinde "Tanrı" ismini karşılayan iki kelime mevcuttur: Bunlar "Ezda" ve "Xweda"'dır. Ezda beni yaratan, veren ve var eden anlamlarına gelmektedir. Xweda ise kendiliğinden var olan anlamına gelmektedir.

Yezidiliğin önceki ilahî dinlerde anlatılan Düşmüş Melek'in yaratıcının buyruğuna rağmen insan karşısında eğilmeyip saygı göstermemesi, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm Evren'e ispâtıdır ve yaratıcı tarafından sınanmıştır. İşte bu sınavı başarı ile verip tüm insanlığın ve dünya işlerinin başına geçme hakkını kazanmış diye düşünülür.

Ancak burada Düşmüş Melek'in sahip olduğu özellikler, diğer dinlerden farklıdır. Yezidilikte tanrı, Dünya'nın sadece yaratıcısıdır, sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Düşmüş Melek, bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Düşmüş Melek, Melek Tavus olarak adlandırılır ve bir Tavus kuşu ile simgelenir. Gururlu bir melek olduğundan tanrıya isyan etmiş, ceza olarak 40.000 sene orada yanmış, sonunda döktüğü göz yaşları bu ateşi söndürmüştür. Artık tanrıyla barışıktır. Düşmüş Melek, yemek pişiren ve yangın çıkaran ateş gibi, Dünya gibi hem iyi, hem de kötüdür[6],Yezidiler için Melek Tavus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan'dır. Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır.[7]

Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil, içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur. Âhiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre Dünya Cennet'e de, Cehennem'e de dönüşebilir. Melek Tavus, bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu Dünya'daki gölgesidir.

Ayrıca Yezidilikteki Melek Tavus inancı, eski Zerdüştlük ve Mitraizm'den etkilenmiştir. Günümüzde Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini devam ettirmektedirler. Kuşlara ve yılanlara olan hürmetin 6000 sene öncesine dayanan kuşa tapan inançlardan gelmiş olması muhtemeldir.Yezidilikte Yaratılış İnancına göre

Başlangıçta Tanrı Azda, kendi ateşinden Melek Tavus'u yaratır ve ona Evren'i ve insanı yaratma görevini verir. Bununla birlikte yaradılış işinde Tavus'a yardımcı olacak altı melek daha yaratır. Bunun üzerine Melek Tavus, Azda'nın verdiği buyruk doğrultusunda ve yine Azda'dan aldığı bir toz ile Erkek ile Kadın'ı ve Evren'i, ayriyeten ayak işlerini görmesi için dört cin yaratır.

Daha sonra Melek Tavus, yarattığı bu iki insanı takdim etmek üzere Azda'nın yanına gider ve Azda, Melek Tavus'a "Bundan sonra bu iki insana tâbî olacaksın" der. Bunun üzerine Melek Tavus, "Bu iki insanı yaratan, yoktan vareden benim. Niçin onlara tâbî olayım? Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.

Bu ilk iki insandan toplam 80 çocuk Dünya'ya gelir. Daha sonra bu ilk iki insan, ideal insan konusunda anlaşmazlığa düşerek kavgaya tutuşurlar ve sınavdan geçirilmelerine karar verilir. Her ikisi de ruhlarını, düşüncelerini bir küpe doldururlar ve ağzını kapatırlar. 40 gün sonra Erkek olanın küpünden Şahid bin Car adında güzel bir genç çıkar. Kadınınkinden ise akrepler, çıyanlar, sürüngenler.

Adam, Şahid bin Car'ı o kadar sever ki diğer 80 çocuğuyla artık ilgilenmez olur. Bu da kadın ve 80 çocuğu arasında kıskançlık ve nefrete neden olur. Karar verirler, Şahid bin Car öldürülecektir. Kadın, bir parola belirler ve suikastın yapılacağını bu parolayla bildireceğini söyler. Ancak her şeyi bilen ve duyan Melek Tavus'u hesaba katmamıştır. Melek Tavus, yarattığı dört cine emir verir ve cinler gece olunca bu 80 çocuğun ağızlarına üflerler. Uyandıklarında 80'i de farklı dil konuşmaktadırlar. Bu sebeple annelerinin söylediği parolayı da anlayamazlar. Şahid bin Car, böylelikle Melek Tavus'un sayesinde kurtulur.

Daha sonra Şahid bin Car'a dişi bir melek gönderilir ve bundan olan çocuklar, Yezidilerin atalarını oluşturur. Diğer 80 çocuktan Dünya'ya gelenlerse diğer insanları oluştururlar.

Tanrılar ve Tanrıçalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kürtler'in İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilikten önceki dini olan Zerdüştlük, M.Ö. 660-583 yılları arasında yaşamış olan Zerdüşt tarafından kurulmuştur. Medler zamanında bölgesel bir din iken Pers İmparatorluğu döneminde resmî din olmuştur ve resmî yetini Sasaniler'in yıkılmasına kadar korumuştur. Zerdüşt, Medler'in Magi aşiretine mensuptur ve Urmiye yakınlarındaki Rey şehrinde doğmuştur.[8]

Zerdüştlük, Kürtler tarafından da benimsenmiştir. Öyle ki; Zerdüştlüğün en kutsal üç büyük ateş tapınağından biri olan Azarguşasp Tapınaği Doğu Kürdistan'daki Kürt şehri olan Bicar'ın kuzey bölgesindeki kutsal Ganzak'ta (Günümüzde Takab) inşa edilmiştir. Kutsal ateş tapınaği, daha sonraları yerli inançların ibadet yeri haline gelen Auzhdiş-takara yani "Avatarlar Tapınaği"na dönüştürülmüştür. Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.[9]

Arab-Müslüman ordusunun 642 yılında Şehrizor ovasında Zerdüşt olan Kürtler ve Sasaniler ile savaşarak Sasaniler'i yıkana kadarki döneme kadar yoğun miktarda Zerdüşt Kürtleri'nin olduğu kayıtlara geçmiştir. Günümüzde ise Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde ilk Zerdüşt Kürtler ibadethanesi açılmıştır ve tahmini Zerdüşt Kürt sayısının 100.000 olduğu ve hızla arttiği iddia edilmiştir.[10][11][12]

Zerdüştlük inancına göre bazı Tanrı ve Tanrıçalar şunlardır;

Aesma Daeva: Daeva'lardan biri.Şehvet ve öfkenin, gazap ve intikamın iblisi. Şiddet ve savaşın insanlaşmış hali.

Agas: Hastalığın iblisi (kadın). Gözler tarafından yapılmış kötülüğün insanlaşmış hali. Adı, “kötü göz” anlamına geliyor.

Ahura Mazda: Bilgeliğin Tanrısı, yüce bir Tanrı olarak geçer. Dünyayı ve cennetleri yarattı ayrıca Zurvan'ın oğluydu.

Ahurani: Antik İran mitolojisinde Su Tanrıçası olarak geçer ve isminin anlamı "Ahura’ya ait olan"dır. Ahura Mazda'nın ya eşi ya da kızı olduğu tahmin ediliyor.

Aka Manah: Daevalar'dan biri. Peygamber Zarathustra'yı baştan çıkarmak için Ahriman tarafından gönderilmiş arzunun insanlaşmış hali.

Allatum: İlk zamanlardaki İran mitolojisindeki yeraltı kraliçesi.

Ameretat: Amesha Spentalar'dan biri. İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir. Bitkilerin koruyucusu ve ölümsüzlüğün insan halidir. (Ayrıca bkn: Harut ve marut)

Amesha Spentalar: Ahura Mazda beraberindeki yedi ilahi varlıkların ismi. İsmin anlamı "hayırlı ölümsüzler"dir. Tanrıların hiyerarşisi olarak Ahura Mazda'nın arkasından gelirler. Birlikte adalet ve doğruluk için savaşırlar.

Anahita: Bereket, savaş ve su tanrıçasıdır. Kadınların koruyucusudur.

Angra Mainyu: Karanlığın tanrısı. İyiliğin ebedi yok edicisi, kötülüğün yaratıcısı ve insanlaşmış hali.

Apam-natat: Suda bulunmuş olan tanrı. İnsanlara su verir. Vouru-kasa'nın (Su tanrısı) oğlu, askeri yönüde var, isyanı engeller.

Apaosa: Kuraklık getiren iblis.

Arishtat: Dürüstlüğün Tanrısı.

Armaiti: Amesha Spentalar'dan biri. Özverinin insanlaşmış hali. Yaratıcının kızı ve doğru itaati temsil eder. Doğurganlığın ve ölünün tanrıçası.

Asha Vahishta: İsmi "mükemmel emir" anlamına gelir. Gerçeğin insanlaşmış hali, dünyadaki fiziksel ve ahlaki düzeni sağlar.

Asman: Gökyüzü tanrısı.

Asto Vidatu: Kimsenin kaçamayacağı ölüm iblisi.

Atar: Ahura Mazda'nın oğlu, ateşin ve masumluğun tanrısı.

Baga: Refahın ve sağlığın tanrısı.

Bahram: Gezegenlerin ve zaferin tanrısı.

Burijas: İran Kasitleri'nin savaş tanrısı.

Bushyasta: Tembelliğin sarı iblisi. İnsanların fazla uyuyup ibadetlerini ihmal etmelerini sağlar.

Buyasta: Daevalar'dan biri, insanları işlerinden alıkoymaya çalışan tembellik iblisi.

Daena: Ahura Mazda'nın kızı, din ile bağdaştırılır. Yazatalar'dan biri.

Daevalar: Belalara ve hastalıklara yol açan, her türlü dine karşı savaşan Angra Mainyu'nun takipçileri. Kadın olanlarına "Druglar" denilir. Ahura Mazda'ya karşı savaşırlar.

Dahaka (Dahhak): Ölümün antik İran tanrısı, yalancılığın ve aldatmanın iblisi.

Dena: Ahura Mazda'nın kızı olan bir tanrıça.

Dev: Kocaman bir güce sahip olan bir iblis, acımasız ve ahlaksız bir savaş tanrısı.

Drug: Yalanı temsil eden antik İran iblisi (kadın).

Drvaspa: Büyükbaşları, çocukları ve arkadaşlıkları koruyan tanrıça.

Fravashis: Zerdüştlük dinine göre koruyucu melekler.

Ganderwa: İyilikleri mahvetmeye çalışan su iblisi.

Geus-Tasan: Büyükbaşların ilahi yaratıcısı.

Geus-Urvan: Eski İranlı büyükbaşların koruyucusu.

Haoma: Anestetik etkileri olan bitki.

Haurvalat: Amesha Spentalar'dan biri. Mükemmelliğin insanlık hali ve ahret ile özdeşleştirilir.(Ayrıca bkn: Harut ve marut)

Hvar: Güneş tanrısı.

Havrekhshaeta: Çok atlı güneş tanrısı.

Indar: Savaşın, cesaretin tanrısı.

Indra: Daevalar'dan biri, dinden döndürmenin insanlaşmış hali.

Izha: Fedakarlık tanrıçası.

Khshathra vairya: Bölgesel arzunun insanlık hali, metal ile bağdaştırılır. Fakirlerin koruyucusu olmasına rağmen kraliyeti savunmayı tercih eder.

Mah: Yazatalar'dan biri olan ay tanrısı. Eski İran mitolojisinde önemli rolü olan inek ile bağdaştırılır.

Mao: İran ay tanrısı.

Mithra: Kontratların, ışığın ve arkadaşlığın tanrısı. Yazatalar’ın başkanı.

Nairyosangha: Ateş tanrısı ve tanrılar arası elçi.

Nanghaithya: Daevalar'dan biri, hoşnutsuzluğun insanlaşmış hali.

Neriosang: Antik İran'da elçi-tanrı.

Peris: İnsanların vadedilmiş topraklara ulaşmasına yardımcı olan mükemmel güzelliğin ruhları.(Peri)

Rapithwin: Gün ortası tanrısı ve kuzeyi, yazı koruyan tanrı.

Rashnu: Adalet, son yargılamanın, doğruluğun meleği.

Saurva: Daevalar'dan biri.

Spenta Mainyu: Yaşam tanrısı, iyiliğin ve ışığın temsilcisi.

Sraosa: Amesha Spentalar'dan biri. İtaati temsil eder ve Ahura Mazda'nın elçisidir. Ayrıca sonraki yaşamda insanlara yardım eder.

Srosh: Tanrıların elçisi.

Vanant: Ahura Mazda için savaşan dört yıldızların liderlerinden biri. Batıda kötülüğü yenen koruyucu yıldız.

Vata: Rüzgâr tanrısı ve Yazatalar'dan biri.

Verethragna: Zafer tanrısı, agresifliği temsil eder. En kutsal ateş olan Vrahran Ateşi'nin tanrısı.

Vohu Manah: Amesha Spentalar'dan biri. Bilgeliği temsil eder. Hayvanların koruyucusu.

Vouruskasha: Dünyanın su kaynağı olan ve ortasında Yaşam Ağacı olan göl.

Yazata: Ahura Mazda'nın elçilerinin koruyucuları. Başkanları Mithra ve diğerleri de Daena, Mah, Rashnu, Vata ve Zam'dır.

Zam: Dünyayı ilahlaştıran Yazatalar'dan biri.

Zam-Armatay: Dünyanın tanrıçası.

Zarich: Daevalar'dan biri, yaşlanma ile bağdaştırılır.

Zurvan: Sonsuz zaman ve uzayın tanrısı. Ahura Mazda ve Angra Mainyu'nun babası. İki tarafı temsil eden çocukları olduğu için nötr bir tanrı olmayı tercih etmiştir. Kaderin, ışığın ve karanlığın Tanrısı[13]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b "DEMİRCİ KAVA GAVE DESTANI - EDEBİYAT / Halk Hikaye ve Destan | Edebiyat ve Sanat Akademisi". edebiyatvesanatakademisi.com. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  2. ^ a b "Simurg – Antik Kürt Efsanesi". www.bitlisname.com. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  3. ^ a b "Titel des Vortrages". web.archive.org. 4 Mart 2016. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  4. ^ a b Emmanuel, Raphael (1969). The Ring of Shah Maran, a Story from the Mountains of Kurdistan (İngilizce). Interstate Printers and Publishers. 
  5. ^ verdi, Yedikıta Dergisi cevap (8 Nisan 2011). "Zaloğlu Rüstem kimdir?". Tarih Postası. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  6. ^ "And who is Melek Taus? Halil looks slightly uncomfortable: "We believe he is a proud angel, who rebelled and was thrown into Hell by God. He stayed there 40,000 years, until his tears quenched the fires of the underworld. Now he is reconciled to God." But is he good or evil? "He is both. Like fire. Flames can cook but they can also burn. The world is good and bad". web.archive.org. 25 Ocak 2018. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021.  252. harf sırasında bulunan |başlık= parametresi line feed character içeriyor (yardım)
  7. ^ "The Telegraph - Telegraph Online, Daily Telegraph, Sunday Telegraph - Telegraph". web.archive.org. 25 Ocak 2018. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  8. ^ Herodot Tarihi,1.kitap sayfa 132. 
  9. ^ Mehrdad izady,Kürtler.sayfa 245. 
  10. ^ rudaw.net http://rudaw.net/NewsDetails.aspx?pageid=180993. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021.  Eksik ya da boş |başlık= (yardım)
  11. ^ "Irak'ta bin 400 yıl sonra Zerdüşt ibadethanesi". https://www.dunyabulteni.net/. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021.  |çalışma= dış bağlantı (yardım)
  12. ^ "'IŞİD yüzünden Kürtler Zerdüşt oluyor". www.haberturk.com. Erişim tarihi: 22 Şubat 2021. 
  13. ^ The Circle of Ancient İranian Studies (CAIS).