Büyükdere, Selim

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Tiknis adıyla da bilinen köy, Kars ilinin Selim ilçesine bağlıdır. İlçe merkezine 15 km uzaklıkta olan köy önceleri Kağızman ilçesine, sonra Sarıkamış ilçesine daha sonra da Selim ilçesine bağlanmıştır.

Tiknis adı 1961 yılında "Büyükdere" olarak değiştirilmiştir. Köy, ortasından geçen büyük bir dereden bu adı almıştır. Eski adı Tiknis ise Ermenice bir sözcük olup, güneşe karşı olan çıplak taş, kayalık anlamına gelmektedir. Bu adın da, köyün hemen yanında bulunan kayalıklardan esinlenerek verilmiş olabileceği düşünülmektedir. Köy'ün dışarıdan görünen doğal yapısı eski adının anlamını yansıtmaktadır.

Siyasi tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köy'ün tarihinde kendini gösteren uygarlıklar Urartu'larla başlar. Pers dönemi ise istilalarla geçmiş olup belli bir iz bırakmamıştır. Daha sonra Roma ve onun devamı olan Bizanslılar oluşturur. İslam dininin yayılması Kafkaslara dek uzanarak bu yöreyi de 1015 - 1021 yılları arasında Çağrı Bey komutasındaki Türk akınları ve 1048 yılı ile başlayan Pasinler savaşı kazanımı ile Türk tarihi başlar.

Köy sınırları içindeki yerleşim yerleri ve tarihi kalıntılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kızlar Galası: Kale özelliklerini kısmen taşıyan, zamanında yörenin denetleme ve gözetleme işlevini yerine getiren daha çok kule denilebilecek bir yapıdır. 1998 Yılında Kars Müzesinden bir uzmanın 'Kale' deki araştırmaları sonucu yapının şekli, süslemesi ve hatta bulunan çömleklerden Urartular dönemine ait olduğu saptanmıştır..

Kültür - Yöresel Halk Edebiyatı - Halk Şairleri ve Aşıklar[değiştir | kaynağı değiştir]

TÜRK kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır. Geleneklerine sahiptirler.Akrabalık bağları oldukça güçlüdür.

Kars, bir sınır kenti olarak birçok kültürün etkileşim alanında kalmış, yöreye çeşitli zamanlarda birçok Türk oymağı yerleşmiştir. Bu nedenle çok zengin ve renkli bir folkloru vardır. Türk oymaklarıyla gelen öğeler, yörede yaşanan savaşlar, kıyımlar, doğal olaylar, yaşam koşulları karşısındaki halkın duyguları halk edebiyatı ürünlerine yansımıştır.

Aşık edebiyatının yörede çok köklü bir geleneği vardır. 15. yüzyıldan başlayarak yetişen pek çok ozan Doğu Anadolu Bölgesinde ve Azerbaycan'da etkili olmuştur. Dede Korkut Hikâyeleri günümüzde de yaşamakta, aşık toplantıları, atışmaları, halk öykücülüğü canlılığını korumaktadır. Yörenin Türk oymaklarından değişik renkler taşıyan çok zengin bir ortak ürünler dağarcığı vardır.

Kars'ın şiirleri günümüze ulaştırabilmiş eski aşıklarından olan Aşık Tüccari (1720-1805?) Büyükdere Köyü'nden çıkmış halk ozanıdır. Döneminde baş aşık sayılmıştır. Yaralı Mahmud İle Mahbut Han, Zohre Han, Eşref Bey yaygınlaştırdığı halk öykülerinindendir. Cönklerde şiir ve destanları vardır.

Aşağıdaki dörtlük Kağızman'daki bir cönkten alınmıştır:

Hicren orağında gam köşesinde
Geldi dert benimle imtihan oldu
Yığıldılar hicran seyircileri
Açıldı bir dükkân, bir divan oldu.