"Yusuf Azizoğlu" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
değişiklik özeti yok
k
 
[[İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi]]'ni bitirdi. [[Silvan, Diyarbakır|Silvan]] Belediye Hastanesi Başhekimliği, [[Silvan, Diyarbakır|Silvan]] Belediye Başkanlığı, IX., X., 1.(XII), 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem [[Diyarbakır]] Milletvekiliği ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yaptı. Evliydi.
Yusuf Azizoğlu’nun Silvan da Yaptığı bir sürü hizmet vardı ve hizmete farklı bir boyutta devam etmek istiyordu.
- Çok partili döneme geçtiğimiz 1946’dan itibaren siyasal yaşamda yer alan partiler arasında Doğu’nun geri kaldığı ve bölgenin kalkınması için önlem alınması gerektiği konusunda bir propaganda yarışı başladı. Bu çerçevede 1950 seçimlerinde DP Diyarbakır milletvekilliklerine, sürgünden dönen Mustafa Ekinci, Yusuf Azizoğlu ile Mustafa Remzi Bucak gibi Güneydoğunun ileri gelenleri aday gösterilmişti
14 Mayıs 1950 Artık sadece Silvan için değil, Türkiye için de bir dönüm noktasıydı. Girilen seçimden Demokrat parti geçerli 8.051.000 oyun 4.241.000 ini alarak % 52.68 lik oy oranıyla CHP ye karşı büyük bir üstünlük elde etmişti. 1950; Dr. Yusuf Azizoğlu’nun Ankara serüveninin başlangıç tarihi oldu.
Ankaralı yıllarında hep aklının bir kenarında Silvan vardı. Ve sürekli Silvan’ a çeşitli yatırımların yapılmasında ön ayak oldu. Sağlık bakanlığından önceki dönemde kendisi başta olmak üzere ailesinden bir çok kişi, eğitimli bir Silvan gençliği görmek istiyorlardı. Bu alışılagelmiş ağalık sisteminin sıra dışı bir refleksi olarak değerlendirildi. Daha köylerde okul yokken kendisiyle birlikte ağabeyleri Hüseyin ve Mahmut ağa, Héline ve Tırbespiye de ilk okul yaptırdılar. Hüseyin ağa o dönemde Silvan’da adeta imparator sayılırdı ve sürekli halka, çocuklarını okula göndermeleri konusunda tavsiyelerde bulunuyordu. Ve hatta köy köy dolaşarak, çocukların okula gönderilmesi için toplantılar düzenliyordu.
Yusuf Azizoğlu Silvan’da büyük arazilere sahipti. Söylenenlere bakılırsa eski benzinlik mahallesinin büyük bir bölümü kendi arazileri arasındaydı ve kendi arazilerine yapılan konutlara göz yummuştu.
Azizoğlu Silvan’a bir hastane yaptırılması konusunda yoğun çaba sarf etti. Projenin uygulamasında hiç tereddüt etmeden kendisine ait araziyi işaret ederek buraya yapılması için feragatta bulundu.(Şu an ki eski hastane arazisi).
Bunun yanında 1952-1953 yılları arasında zengin kaynaklarla dolu büyük bir kütüphane, Tiyatro salonu yapılmıştı. Ne acıdır ki Güneydoğunun bu en zengin kütüphanelerinden biriydi ve bizlere yetişemeden talan edildi.
Yusuf Azizoğlu Silvan’la olan bağları çok güçlüydü. Kendisi Ankara’daydı ama hala elbiselerini Teyfik Dabakoğlu’na diktiriyordu. Silvan’a gelmeden 2 ay saç tıraşı bile olmazdı. Ona göre; Ankara’daki berberler, Recebé berber kadar güzel saç kesimi yapamıyorlardı.
1960 yılına gelindiğinde “ Doğuya Yol, Su, Elektrik” Hamlesinin başlatılması konusunda büyük çaba sarf etti. Bu sayede Doğuda bir çok yatırımlar yapıldı. Önüne Diyarbakır’dan büyük bir heyet alarak onları Çela Kortenin arka sırtlarında Mınara Kot un olduğu yere getirdi.
Buralar henüz tamamıyla çöl görüntüsündeydi, Kırık Minare ve gayrimüslimlerin mezarlığı dışında bomboştu. Burada Yatılı Bölge Okulunun inşa edilmesi için heyeti ikna etti. Bu okulu yaptırmakta ona nasip oldu. Yıllar sonra Ben ve ailem den bir çok ferdin mezun olduğu bu okula Çevre ilçelerden ve hatta Adıyaman’dan bile bir sürü kişi gelip eğitim gördü.
27 Mayıs 1960’dan sonra yeni bir anayasa kabul edildi. Yeniden siyasi partiler kurulup faaliyete başladılar. Yusuf Azizoğlu arkadaşlarıyla Yeni Türkiye Partisi (YTP) yi kurdular. YTP 1961 yılında girdikleri seçimlerde Diyarbakır’da oyların %42,75 ini alarak Türkiye genelinde 92 Parlamenter (65 milletvekili, 27 senatör) kazanmayı başardılar. İnönü ile hükümet ortağı oldular.
27. Hükümette Sağlık Bakanlığı Görevi Sayın Azizoğlu’na verildi. Bu Türkiye’nin Sağlık alanında adeta bir devrimin Yaşanacağı yıllar olacaktı. Yusuf Azizoğlu 25 Haziran 1962 ile 26 Ekim 1963 yılları arasında sadece 1.5 yıldan az bir dönemde Sağlık bakanlığı yapmasına rağmen bu kısa süreye kitap yazılacak kadar bir sürü proje sığdırdı. Sağlık alanında Türkiye’de o güne dek yapılmamışları yapmakta onun sayesinde oldu. Azizoğlu, Sağlık Bakanlığının kurulduğu 3 Mayıs 1920'den bu ana değin, [[Adnan Adıvar]];[[Refik Saydam]];[[Rıza Nur]];[[Sadi Konuk]];[[Behçet Uz]];[[Lütfü Kırdar]]'ın da aralarında bulunduğu 18 sağlık bakanının 42 yıl boyunca yaptıklarının toplamının iki katını sadece bir buçuk yıla sığdırmıştı.
Sağlık Bakanlığı döneminde devrim niteliğindeki uygulamaları onun popülaritesinin tüm Türkiye’de ve Doğu’da artmasını sağladı, bu durum siyasi otoritenin kaygılanmasına yol açtı.
Rejimin giderek sınırlarını zorlayan bu adamı tolore etmesi elbette olanaksızdı; onu bertaraf etmeliydi, etti de. İsmet İnönü’nün deyimi ile ‘T.C. payidar olduğu sürece o ve onun gibi adamlar bir daha asla kabineye giremeyecekti.
Bu gelişmeleri hazmedemeyen, aynı zamanda kendisiyle Hükümet ortağı olan dönemin içişleri bakanı Hıfzı Oğuz Bekata bu gidişata dur diyecek o kötü noktayı koydu. O dönemi anlatan Şakir Epözdemir olayı şöyle dile getiriyor:
“Zamanın CHP’li İçişleri Bakanı [[Hıfzı Oğuz Bekata]] Yusuf Bey'in kürsüye çıkıp Türk olduğunu söylemesini istedi ve Azizoğlu kürsüde “Öz be öz Türk biziz, Doğuda yaşayanlardır. Türklüklerinden şüphe edenler varsa Sayın İçişleri Bakanı gibi devşirmelerdir.” dedi. Sayın Dr. Yusuf Azizoğlu meclis kavgasından sonra Diyarbakır’a ilk gelişinde bir kahraman gibi karşılandı. Dicle Köprüsü’nden parti il başkanlığına kadar omuzlar üzerinde taşındı ve “Lider Azizoğlu” sloganları Diyarbakır Surlarını çınlattı. Gerçekten o gün Diyarbakır bir mahşer gününe dönmüştü ve Diyarbakır hiçbir siyasetçi ve lidere bu önemi vermemişti”.
Türk siyasi hayatında 1960 darbesi ile birlikte kurulan pek çok parti [[Süleyman Demirel]]'in Liderliği'ndeki Adalet Partisi (AP) tarafından yutulmuştu. Bu partilerden Yeni Türkiye Partisi'nin de akıbeti aynıydı. Azizoğlu partiyi Demirel'le kaptırmaktansa onu bir Kürt Partisi haline getirmeyi denedi. Ancak 1965 yılında girilen seçimlerden 3. parti olarak çıkabildi. 1969 yılları ise partinin tarihe karıştığı yıllar oldu.
- Kısaca Hayatına dair değinmediklerimizi not şeklinde aktarayım,
Tıp Fakültesi öğrencisi olarak İstanbul’da Faik Bucak, Mustafa Remzi Bucak, [[Musa Anter]] ile birlikte Dicle Talebe Yurdunu kurdu ve başkanlığını yaptı. [[1957]] yılında kurucusu olduğu Hürriyet Partisinden aday olduğu seçimi kazanamadı. Diyarbakır’a döndü ve Güneydoğu Tabip Odaları Başkanlığı görevine getirildi.33 köylünün kurşuna dizilmesi olayını (33 kurşun olayı) açığa çıkarmak için çaba sarf etti. Kurucu üye olarak, Diyarbakır’da bir üniversite açılmasını sağladı.
Sivas Kampı’nın dağılması için İsmet Paşaya adeta meydan okudu ve böylece
onları serbest bırakılmasını sağladı.
1970 yılında Vefat eden, Saygıyla andığımız Azizoğlu için söylenenlerin bir kısmına bakalım
[[Mümtaz Kotan]]: Eskilerden görüştüğümüz unsurlar arasında diyebilirim ki
Azizoğlu; özel bir örnektir. Belki de biraz siyaset yapmasından ileri geliyordu denebilir. Ama,
iyi bir insan, iyi bir Kürt ve kültürel seviyesi çok yüksek biriydi.
Yazar [[Alev Alatlı]]: Ben bir Kürt aydını olsaydım, Yusuf Azizoğlu'nun, Mustafa Ekinci'nin, Ord. Prof. Hüseyin [[Şükrü Baban]]'ın, [[Sabahattin Eyüboğlu]]'nun Türklerin gönüllerindeki konumlarını duyumsamaya çalışırdım.
 
{{başlangıç kutusu}}
{{sıra kutusu| önce = [[Süleyman Suat Seren]] | başlık= Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı | yıllar= [[26 Haziran]] [[1962]] - [[26 Ekim]] [[1963]]| sonra= [[Fahrettin Kerim Gökay]]}}
{{bitiş kutusu}}
 
 
 
{{T.C. Sağlık Bakanları}}
{{TC 27. Hükümet}}
 
{{tbt}}
{{Türk politikacı-taslak}}
 
[[Kategori:1917 doğumlular]]
[[Kategori:TBMM 13. dönem Diyarbakır milletvekilleri]]
[[Kategori:TBMM 14. dönem Diyarbakır milletvekilleri]]
[[Kategori:Belediye Başkanlığı yapmış milletvekilleri]]
122.837

değişiklik

Gezinti menüsü

Kişisel araçlar

Ad alanları

Türevler