Yayakırıldık, Akhisar

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Yayakırıldık
—  Köy  —
Manisa in Turkey.svg
Ülke Türkiye Türkiye
Coğrafi bölge Ege Bölgesi
İl Manisa
İlçe Akhisar
Nüfus (2007)[1]
 - Toplam 1.094
Zaman dilimi DAZD (+2)
 - Yaz (YSU) DAYZD (+3)
İl alan kodu 236
İl plaka kodu 45
Posta kodu 45200
İnternet sitesi: [2]

Yayakırıldık, Manisa ilinin Akhisar ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. bu köy Türkiyenin en eski köyüdür m.ö lidyalıların bu köyde yaşadıkları saptanmıştır. lidyalılar ilk parayı buldukları ve parayı kullanan ilk kavimdir diyebilirizki dünyada ilk para bu köyde kullanılmıştır. bu köyün doğusunda büyük şahan kayası (ŞAHİN KAYASI - ŞAHAN KAYASI VARDIR)Evsafı Kal'ai Kayacık Eğer bu kal'anın düşmanı olsa cihangirlerden başka hiç kimse ve hiçbir mahluk bu kaleyi alamaz. Dört tarafı gayya kuyusu gibi derin ve tehlikeli derelerle çevrilidir. Kendisi ise semaya baş çekmiş upuzun, yalçın, tehlikeli, kara, şahin görünüşlü küçük bir kaledir. Tam iki saatte tepesine çıktık. Sanki üstad bir mühendis elinden yeni çıkmış sağlam bir minadır. Ama ne zaman inşa olduğunu Allah bilir. Eski bir kilise ve zemin altında bir su sarnıcı vardır. Etrafındaki köy ve kasabalar bir kitap gibi apaçık görülür. Kapısı güney doğuya açıktır.Velhasıl, sığınılıp saklanılabilecek acayip muhkem ve sağlam bir kal'adır. Bu kayanın güneyinde, iki saate yakın bir yalçın kaya vardır.Gök renkli yalçın bir kayadır. Üçer konak uzaklardan görünür. Allah bilir, bu kaya Nuh Tufanı'nda hasıl olmuştur. Adına, Naldöken derler. Yolu dahi atların nalını döker. Taş dolu bir yoldur. Ondan da iki saate yakın, dağlar, dereler ve çamlı yollar aşıp ... Evsafı Kal'ai Şahan Kayası Ey dostlar, 32 senedir 18 padişahlık yer seyahat ettim. Böyle bir tanrı yapısı, heybetli dağ görmedim. Güneş zevale varmayınca kalenin tepesindeki kale burçlarının duvarları görülmez. Bu derece yüksek, renkli, acayip, garaip bir yalçın dağdır. Kayanın dört tarafı şahin yuvaları ile dolu olduğundan, "Şahin Kayası" derler. Amma eski Yunan'ın "Yenvan" tarihinde bu kayaya "Petromir" derler. "Edmir" adlı kraliçenin yaylağı imiş. Kale dahi onun binası olduğundan kapısının sağ tarafında, kendi yüzüne timsal olmak üzere taştan peri yüzlü bir kadın çehresi vardır. Burası; Rum, Arap, Acem, Hint ve Sind diyarlarını dolaşan büyük seyyahlarve ünlü gemiciler arasında "şahin Kayası" diye meşhurdur. Van gölü sahilindeki Suphan Dağı'na benzeyen bu kayanın dört tarafı öyle parlak ve yüksek kayadır ki dibinden en usta okçular ok atsa yarısına ancak eriştirebilirler. Kayanın tepesine varmak için kayayı keserek yol etmişler.3050basamak kesme merdivenle çıkılır. Her basamağı yarım ziradır(Bir zira, dirsekten orta parmak ucuna kadar olan bir uzunluk ölçüsüdür.). Bu yol üzerinde dinlenme ve durma yerleri de vardır. Kayanın etrafında dolanarak gidilir. Amma at, katır ve eşek çıkmaz. Amma ben ve adamlarım atları aşağıda bırakıp eteklerimizi de toplayarak var kuvveti bazuya verip bin zahmet ve meşakkat ile çıktık. Rengarenk yer yüzünü seyrettik. Yeryüzü sanki işlenmiş nakış gibi idi. Bulutlar arasında sonsuz ormanlar, yeşillikler görülüyordu. Yedi konak batıda Akdeniz görünüyor gibiydi. Bu derece yüksek bir dağdır. Bu yüksek tepeye ancak mavi bulutlar ve uçan kuşlar engel olabilir. Amma burada oturan insanlardan eser yoktur. "Kıdafe" ve "Ezmir"in melikelerinin sarayları daha yeni yapılmış gibi durmaktadır. Yağmur sularının bir damlası zayi olmaması için burada su sarnıçları vardır ki su ile doludur. En tepede Ferhat misali kayaları kesip kanallar açılmış, kayaların yüzünden süzülen yağmur sularının bir damlası zayi olmadan bu kanallardan sarnıçlara ve mağaralara akar. Bu tertip üzerine imar edilmiş yüksek tepedir. Bu kayanın ta tepesinde üç adet büyük köknar ağacı vardır. Bunlardan başka yılan ve çıyandan başka bir şey yoktur. Sonra burada inip atlarımıza binerek ve kayanın dibinden geçerek batıya doğru yola koyulduk. Şahin Kayası'nın tepesi mavi bulutlar içinde idi. Evliya Çelebi, Kayacık'a ve Şahin Kayası'na 1670 yılı baharında gelmiştir. Şahin Kayası hakkında görüp anlattıkları bunlardır. Kaynak olarak gösterdiği "Yenvan" veya "Yenuan" tarihini bütün araştırmalarımıza rağmen bulmamız mümkün olmamıştır. Şahin Kayası'na "Petromir" dendiğini de ondan öğrenmekteyiz. Bazı kaynaklarda kesin olmamakla beraber Romalılar zamanında Şahin Kayası'nın adı "Lora" veya "Lorni", Bizanslılar zamanında ise "Plateia Petra" olduğu bildirilmektedir. Şahin Kayası üstündeki kale eski çağlarda müstahkem mevkii, sürgün yeri, hapishane, garnizon merkezi olarak kullanılmıştır. MÖ 546-333 yılları arasında burası Persler tarafından garnizon merkezi olarak kullanılmıştır. Kayaya, " Şahin Kayas " yahut " Şahan Kayası " dendiği gibi üstünde ve uç taraflarında karşılıklı iki tepe olduğu için yöre halkı tarafından, " Çatalakaya " da denmektedir. Tepelerin arasında genişçe bir düzlük bulunmaktadır. ŞAHAN KAYASI HAKKINDA İNGİLİZ TARİHÇİNİN ARAŞTIRMALARI kKayacık'taki Şahan Kayası, pek çok yabancı tarihçinin araştırma konusu olmuştur. Bunların en yenisi olması, kaya hakkında yeni bilgiler vermesi ve Evliya Çelebi'nin verdiği bilgilere yeni açıklamalar gtirmesi itibariyle İngiliz Tarihçi Clive Foss'un Anatolian Studies dergisinin 1987 tarihli sayısında İngilizce olarak yayınlanan yazısının Dr. Cihangir Yurdoğlu tarafından yapılan çevirisinden bazı kısımları nakletmekle yetiniyorum. Kuzey Lidya'nın Şehirleri ve Kaleleri Şahan Kaya : Şahan Kayası; Lidya'nın kuzeyinde yüksek, çok uzaktan görülebilen ve Batı Anadolu tarihinde önemli yerlerden biridir. Bugün adı Gördes olan Eski Julia Gordos'un ilçe sınırları içindedir. Eski Yunan ve Bizans dönemine kadar geniş bir zamana uzanır. 1980 Yılında Şahan Kayası'ndaki harabeye yaptığım ziyarette iki sarnıçla karşılaştım. İşçiliği itibariyle Bizans dönemine ait olduğu anlaşılıyordu. Doğudaki sarnıç, zeminden bir metre kadar aşağıda ve su ile doluydu. Bu sarnıçın batısında birbirine paralel iki duvarın kalıntıları vardı. Güneydeki tepede, ikisi ayakta ikisi devrilmiş dört adet sütun vardı. Bunların hemen arkasında bugün bir metre yüksekliğinde duvar kalıntısı, yukarıda iki tepe arasındaki düzlükte birkaç yapı vardı. Duvarlar sonradan tamir görmüşlerdir. Bu terasta, Roma dönemine ait seramik parçaları ve ayrıca 1.30 metre boyunda büyük bir çatı kiremiti buldum ki bu eski antik döneme aittir. Güneydeki tepeye teras kısmından rahatlıkla çıkılabilmektedir. Burada bazı yapıların olduğu anlaşılıyor ve burada Yedikule adını taşıyan bir kulenin kalıntısı görülüyordu. Kaleye, kayaya oyulmuş basamaklarla çıkılmaktadır. Burada kayaya oyulmuş büyük bir sarnıç ve su kanalları da görülmektedir. Tepe, hemen hemen tamamen surlarla çevrilmiş, güney batı kısmında birkaç tane kule kalıntısı olup en büyüğü en tepedeydi. Bunun tabanı 15 metre çapındaydı. 20 metre alt tarafta daha daha küçük bir kule daha vardı.Kalede yazılı herhangi bir belge bulunamadı. Ancak kale ve kulelerin yapılış biçimlerinden Bizans döneminden eski karanlık zamanlara ait oldukları söylenebilir. Bir kısmı ise Bizans dönemine aittir. Buraya eskiden ünlü iki ziyaretçi gelmiştir.Bunlardan biri Evliya Çelebi'dir ki 1670 yılında gelmiştir. Evliya için burası inanılmaz derecede önemli bir yerdir. Evliya'nın bahsettiği Kraliçe Edmir'in kim olduğu bilinmemektedir. Edmir ismi Yunanca kaya demek olan Petromir'den geliyor olabilir veya Evliya'ya göre burada sarayı bulunan " Kral Ezmir " kelimesinin bir başka şekli de olabilir. Ezmir'in kim olduğu da bilinmemektedir.Muhtemelen İzmir'den türetilmiştir.Çevrede yaşayan köylüler, İzmir'i kuran kişinin erkek kardeşi tarafından bu kalenin kurulduğunu hikaye etmektedir. Yenvan'ın hikayesi eğer var olduysa arıtk bugün bilinmemektedir.Petromir ismi ise bazı gerçeklere dayanmaktadır. Evliye, kalenin girişinde bir kadın heykelinden bahsetmektedir. Ama bugün buna dair hiçbir iz yoktur.Bu bir Roma mezar taşı da olabilir. Evliya Çelebi'den iki yüzyıl sonra 1886'da buraya George Radet gelmiştir. O sırada harabe daha iyi durumdaymış. Dört sütun ayaktaymış. Bizans dönemi duvarları belirliymiş. Kale duvarları da bizim gördüğümüzden daha iyiymiş. Bundan dört yıl sonra da buraya Lidya araştırıcısı Carl Buresch gelmiş. 1901'de ise büyük coğrafyacı Alfred Philippson buraya gelerek jeolojisini tanımlamış ve Şahan Kayası'nın tepesinin yüksekliğini 960 metre olarak vermiştir. 1962 yılında Prof. Louis Robert burasının Bizans kalesi ( Platia Petra ) olduğunu ve daha eskiden de Romalılara karşı baş kaldıran Bergamalı Aristonikos'un önemli kalelerinden biri olduğunu bildirmiştir. Yerleşmiş kilise inanışlarına karşı çıkan Bizans Kralı V. Leo ( 815 - 820 ) Başrahip Athasius'u sürgün olarak bu kaleye göndermiş, Aziz Peter'de buraya onu ziyarete gelmiştir. Burası anlaşıldığına göre devlete ve iktidaa muhalif olanların bir müddet sürgün yeri ve hapishane olarak da kullanılmaştır. Nitekim o dönemde Arap coğrafyacılarından İbni Haykal, 10. yüzyılda Şahan Kayası'ndaki kalenin, Bizans'ın bir hapishanesi olduğunu yazmaktadır. Bu kale 13. yüzyıla kadar Bizans'ın elinde kalmıştır. Prof. Robert'e göre Şahan kalesi Bergama Kralı Aristonikos'un Romalılara yenilgisinden sonra sığınıp saklandığı sonrada yakalanıp Roma'ya götürüldüğü yerdir. Aristonikos'un Roma ordusu ile bir iki yıl savaştığı bölgede Şahan Kayası'nın etrafındaki dağlık bölgedir. Kaledeki yapılar Bergama kralları tarafından mı yoksa daha öncelerden mi yapılmış olduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak kalenin tarihe helenistik dönemde girdiği söylenebilir. MÖ 130'da bölge Romalıların idaresine geçmiştir. Bundan sonra Şahan Kayası terkedilmiş. Artık bin yıl Şahan Kayası ve kalesiyle ilgili bir şey duyulmaz. Çünkü Roma ve Bizans dönemlerinde bölgede barış ve sükun hakim olmuştur. Julia Gordos'un batısındaki dağlarda ve Şahan Kayası'nın etrafındaki köylerde, bir tanesi helenistik döneme ait olmak üzere pek çok yazıt bulunmuştur. Lora veya Loreni, her durumda tarihten kaybolmuş ve muhtemelen komşularından birinin yönetimim altına girmiştir.

</gallery>

Kültür[değiştir | kaynağı değiştir]

Tıpık Ege geleneklerine sahiptir.

Önde gelen yemeği; keşkek ve kuzunun kemikli etinin fırınlanmasıyla yapılan 'sura'dır.Zaten bu yemeklerde tüm ege bölgesinde yapılmaktadır yalnız bir çorba varki ALLAH ALLAH bu ne lezzet bu ne ekşi diyebileceğiniz unutulmayacak bir tat olan ekşili düğün çorbası... yayakırıldık köyüne özgü başka hiçbir yerde yapılmayan hamur nohut sumak ekşisi kullanılarak yapılan şifa deposu ekşili düğün çorbası.....Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi; Dügün ve bayramlar aynı özenle ve güzelikle kutlanmaya devam etmektedir. Köy halkı sıkı bir dayanışma ve yardimlaşma içerisindedir.Toplu yapılan cemiyet yemeklerininde yörede ünlü olan keşkek,etyemegi olan kuzu yahni,dügünlerde mutlaka bulunan yemek çeşitleridir Düğünlerde ve özel günlerde davet sahipleri organik 8 çeşit yemek menüsü ve sebzeleri, zeytin çeşitleri ile misfirlerini ağırlarlar. Kültürleri yörük örf ve addetlerini sahiptir.Ayrıca bayramlarda SURA denilen koyunun ön bacağından yapılan ve içine bulgur ya da pirinç doldurularak yapılan ekmek fırının da bir gece boyunca pişirilen geleneksel bir yemeği bulunmaktadır. Köyümüzde Düğünler Genelikle son ve ilk bahar aylarında olmaktadır, yazın tütün işleri devam etmekte olduğundan düğün mevsimi genellikle ilk ve son bahar aylarında yapılmaktadır.


Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

Manisa iline 82 Km., Akhisar ilçesine 30 Km. uzaklıktadır. Akhisar'ın doğusunda yer alır. Akhisar'la bu köyü ayıran "Koca Kır" adında bir dağ vardır.köye gidilirken yaklaşık bir 15 km gibi küçük makilik ormanların bulunduğu alandır, kavakalan köyünü geçtikten sonra yayakırıldık köyüne varıncaya kadar edrafınızı 25- 30 yaşlarındaki çam ağaçlık güzel bir yoldan gidilir köyümüzün yolları son yıllarda asfaltlanmıştır.

İklim[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 1094
2000 911
1997 833

Ekonomi[değiştir | kaynağı değiştir]

Köyün ekonomisi Tütün başlıca gelir kaynağı iken bunu hayvancılık ve zeytıncılık takip etmekted Son yıllarda köyümüzde çıkarılmakta olan kömür ege madencilik tarafından çıkarılmaktadır.. yaklaşık olarak köyümüzden 20 erkek bu maden ocağında çalışmaktarıdır. son yıllarda köyümüde tütün üreten gençler akhisar ve manisadaki fabrikalarda çalışmaktadır.

Muhtarlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları: son yıllarda köyümüzü mehmet torul ve arkadaşları yönetmektedir.

2014 - MEHMET ULUDAĞ[değiştir | kaynağı değiştir]

2009 - MEHMET TUMRUL
2004 - Hüseyin Dere
1999 - Mehmet Özegen
1994 - Mehmet Tumrul
1989 - Süleyman Aydın
1984 - Mehmet Ayhan

DÜZENLEme yürügitlen

Altyapı bilgileri[değiştir | kaynağı değiştir]

İlköğretim okulu eski okul yerine 2006 yılında yeni yaptırılan Reşat Öztürk adında bır ilköğretim okulu bulunmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi 2007 yılı itibariyle yapım aşamasındadır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde internet bağlantısı bulunmaktadır.. köyümüzde 3 gsm operatörünün baz istasyonları vardır. ve telefonlar çoğunlukla full çeker... 2009 YILI İTİBARİ İLE KANALİZASYON SİSTEMİ VE ALT YAP YAPILMIŞTIR. KÖÜN TÜM SOKAKLARI PARKE TAŞI DÖŞENMİŞTİR. KÖYDE FAAL İLK ÖĞRETİM OKULU, SAĞLIK OCAĞI, TARIM KREDİ KOOPERATİFİ, PTT AJENTASI, TELEKOM DAĞITIM SANTRALİ, BULUNMAKTADIR. 2010 YILININ EN MODERN DAĞ KÖYÜ DİYEBİLİRİZ