Mehmed Sait Halet Efendi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Halet Efendi Le Sacre de Napoléon resiminde, 1805.

Mehmet Sait Halet Efendi (d. 1760 İstanbul - o. Kasım 1823, Konya) ulema sınıfından Osmanlı devlet adamı. II. Mahmud zamanında Rikab-ı Humayun Kethudaşı sanını alarak ön yıl kadar ülkeyi avucunda tutmuştur.

Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Babası Kadı Kırımlı Hüseyin Efendi olup, şeyhülislam Esadzade Mehmet Şerif Efendi'nin yardımcılarındandı.[1] Asıl adı Seyyid Mehmet Said idi. Çocukluğundan itibaren "Mesihat Kalemi"'ne devem etmiştir ve burada "Halet" ismini almıştır. Geleneksel ulema eğitimi olan mederes eğitiminden geçmemiştir. Fakat belagat, kitabet ve şiirde özel çabalarla kendikendini yetiştirmiştir. Yaşı ytirmiye vardığında kadılık ruusu elde etmiştir. Şeyhülislam Dürrızade Seyyid Mehmet Ataullah Efendi'nin görev döneminde "Mesihat Dairesi"'nden ayrılmıştır. [1]

Sonra çeşitli Babıali ve paşa kalemlerinde çalışmış; zeki ve bilgili olduğu için sivrilmiştir. Önce rikab-ı humayun kethudaşı Mehmed Reşit Efendi'ye mühürdar yamağı olup bu görevde efendisine kendini beğendirdi. Bu görevde iken Mehmet Raşit Efendi'nin konağında yapılan gece toplantılarında gazeller okuyarak ve tarih konularını=da konuşmalar yapıp dikkatleri çekti. Sonra Manastır'a gitti. Burada önce Rumeli valisi Ebubekir Sami Paşa dairesinde ve sonra da Mirmiran Ohrili Ahmet Paşa dairesinde çalıştı. Daha sonra Yenişehir Feneri mollası kethudaşı oldu. Sonra İstanbul'a döndü. Galata Mevlevihanesinde ünlü şeyh ve şair Şeyh Galip yanında dervişlik yaptı Sonra zahire nazırı Rasih Mustafa Efendi; takiben kaşapçıbaşı Hacı Mehmed Ağa dairelerinde katiplik yaptı. Buradan derya tercümanı Kalmaki yanına katıp oldu. Bu görevde Fenerli Rumların ileri gelenleri ile dostluklara kurdu. Yanında çalıştığı ilk efendisi olan Mehmed Raşit Efendi'nin iltiması suretiyle Hacegan sınıfına alınmıştır. Bu sınıf mensubu olarak beylikçi kasadar maiyetine verilmiştir. [1]

1802'de başmühasip payesi ve orta elçilik unvanı ile Paris’e büyükelçi Mehmed Said Galip Paşa’nın yanına ikamet elçisi olarak tayin edilmiştir. 20 Temmuz 1803'de büyük sayıda bir maiyetle Paris'e ayrılıp o şehre 22 Eylül'da varmıştır. 1803-1806 döneminde Napolyon Bonepart'ın konsüllük ve imparatorluk dönemlerinde, Osmanlı Devleti Fransa elçisi olarak Paris'de kalmıştır. 1806'sda İstanbul' dönmüştür. [1]

1807'de Halet Efendi Divan-ı Humayun beylikçisi görevine getirilmiş ve hemen sonra da rikab-ı humayun reisi olmuştur. Bu arada Fransa'ya karşı savaşa giren İngiltere'nin elçisi ile gizli ilişkilere girmiştir. Bunu öğrenen Fransız elçisinin ihbar etmesi nedeniyle Mayıs 1807'de III. Selim'e karşı Kabakçı Mustafa isyanı çıktığı ay Kütahya'ya sürülmüştür. Bir yıl sonra IV. Mustafa tahta geçmiş iken affedilmiştir; ama İstanbul'a gelmesi önlenmek için Bağdat, Irak'a gönderilmiştir. Burada kendisine rütbesi dışında ağır bir görev verilmiştir. Bağdat Valisi olan Süleyman Paşa yıllardır bu görevde bulunmakta idi ve kendine özerk olarak ve devlete karşı kafa tutan bir idare uygulamakta idi. Halet Efendi'ye verilen ağır görev Süleyman Paşa'yı makamından indirerek idam ettirmek ve yerine valilik kethudasını vezirlik rutbesi ile Bağdat valisi olarak oturtmaktı. Halet Efendi bu görevi başarmak için bölgede bir yıldan biraz daha uzun zaman kalmak zounda kaldı. Fakat sonunda Musul'daki ilerigelen sülalelerle ve Baban sülalesi destekleri ile bu görevleri başardı. 1810'da İstanbul'a geri döndü. Bu sırada İstanbul'da Mayıs 1807'den beri devam eden gayet karışık Kabakçı Mustafa isyanı ve Alemdar Olayı sona ermiş ve sultan II. Mahmut devlet idaresini tam olarak eline almaya hala çalışmakta idi.

II. Mahmut Halet Efendi'nin Bağdat'ta basarili görevinden haberdar olarak 1811'de Halet Efendi'yi tekrar rikab-ı humayaun kethudası yaptı ve kendi maiyetine alarak onu gizli yazışmalarla görevlendirdi. 1815'de Halet Efendi nişancı görevini, yani padişahın başkatibi sıfatını aldı ve büyük bir nüfuz kazandı ve Sultan üzerindeki bu özel nüfuzunu 1823'e kadar devam ettirdi.

Bu nüfuzunu yeniçeri ocağını koruyup askeri ıslahatin yapılmasına engel olarak ve Fenerli Rumları (Fenariot)memnun etmek için Tepedelenli Ali Paşa'yı ezerek kötüye kullanmıştır. Benzer şekilde sadrazam Benderli Ali Paşa'nın Yunan İhtilali ile ilgili önerilerine muhalefet ederek gözden düşmesine neden olmuştur. Politikaları sonucu olarak Mora ihtilali alevlenmiş, ihtilalciler Yunan Bağımsızlık Savaşı'nı kazanmışlardır.

II. Mahmut Halet Efendinin zararlı olduğunu anlayarak onu Konya’ya gönderip başını kestirmiştir.

Değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

Halet Efendi kinciliği ve acımazsızlığı ile isim yapmıştır. En basit nedenlerden bile insanları öldürtmekten çekmediği ve hatta halk arasında terör saçıp korku yaratmak için masum kişileri idam ettirdiği; bu öldürücü sadizmi doğal saydığı belirtilmiştir. Bu tutumu ve mizacını açığa vuran çok sayıda anekdot bulunmaktadır. [1]

Buna tam çelişkili olarak şairliği, engin kültürlülüğü, zarif kişiliği, nezaketi ile de bilinmektedir. Konağının bir kültür yuvası olduğu, saz fasıllarına; siyasal, bilimsel ve edebi sohbetlere ve ziyafetlere devemli açık olduğu da belirtilmektedir. [1]

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Galat Mevlevihanesi'nde bir 813 nadide yazma kitaptan oluşan bir kütüphane kurdurmuştur. Aynı mevkide yaptırdığı bir sebil ve turbesi de bulunmaktadır. "Zinetu'l-mecalıs" adlı bir şiirler divanı bulunmaktadır ve bu 1842'de basılmıştır.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f Sakaoğlu, Necdet, "Halet Efendi" (1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi', İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.1 s.507 ISBN:975-08-0072

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sakaoğlu, Necdet, "Halet Efendi" (1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi', İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.1 s.507 ISBN:975-08-0072