Kan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
İnsan kanında:
a – Alyuvar; b – Nötrofil;
c – Eozinofil; d – Lenfosit.
Bir Taramalı elektron mikroskobu'ndan alınan alyuvar, trombosit ve akyuvar görüntüleri.
Kan dolaşımı:
Kırmızı : oksijenli
Mavi : oksijenden arındırılmış.
İnsan kanının 600 kez büyütülmüş görünümü.
Kurbağa kanının 600 kez büyütülmüş görünümü.
Balık kanının 600 kez büyütülmüş görünümü.

Kan, atardamar, toplardamar ve kılcal damarlardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları) meydana gelmiş kırmızı renkli hayati bir sıvıdır. Kana latincede hema, kanı inceleyen bilim dalına ise hematoloji denir. Bu sözcükler eski Yunanca'da kan sözcüğünü karşılayan haimadan türetilmiştir. Kolloit bir madde olup homojen görünse bile, heterojen bir karışımdır. Normal bir erişkinin vücut ağırlığının ortalama 1/13'ünü oluşturmaktadır.

Kan sürekli hareket halinde olan sıvı bir yapıdadır ve kan hücrelerinden oluşur. Bu kan hücreleri, çeşitli şekillerden ve plazmalardan oluşmaktadır. Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır. [1] Plazmanın bazı kaynaklara göre %92'lik kısmı, bazı kaynaklara göre ise %90'ı sudan oluşur ve geriye kalan bölümü organik ve inorganik maddeler olan plazma proteinleri, aminoasitler, karbonhidratlar, yağlar, hormonlar, üre, ürik asit, laktik asit, enzimler, antikorlar, sodyum, potasyum, iyot, demir, bikarbonat gibi elementlerden oluşmaktadır. Bunlara NPN bileşikleri de denilir. Plazmanın asıl amacı, kanın dokuların ilgili bölümüne taşınmasını sağlamaktır. [1] Plazmada bulunan katı maddelerin büyük miktarı proteinlerden oluştuğu da bilinmektedir. [2] Plazma yalnızca kanın vücutta dolaşmasına yardımcı olmakla kalmaz. Aynı zamanda, atık ürünlerinde hücrelerden alınmasını sağlar. Plazmanın bileşenleri sürekli olarak yenilenmektedir. Hücrelerin beslenmesine ve atıklarının alınmasına yardımcı olan plazmalar, bağışıklık sistemi hücrelerini de içinde barındırırlar. Kan plazması kendisini 48 saatte bir yenilemektedir.

Plazma Proteinleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Globulin: Plazma globulinleri birçok çeşit türde bulunmaktadır. Elektroforez yoluyla globulinler alfa, beta ve gamma parçalarına ayrılabilirler. Alfa ve beta globulinleri çeşitli proteinleri bağlayıp, çeşitli yerlere taşırlar. Gama globulinler kullanılarak çeşitli hastalıklarda bağışıklık sağlayan savunma maddeleri yapılmaktadır.
  • Albumin: Kanın osmotik basıncının dörtte üçünü sağlar, ayrıca osmotik basınç ile kan-plazma oranı dengede tutulur. Karaciğerde yapılır. Karaciğer bozukluğu durumunda Hipoalbuminemi denilen plazma albumin düşüklüğüne neden olur. [3]
  • Fibrinojen: Kanama durumunda kanın pıhtılaşmasını sağlar.

Plazmadan alınan gıdaların metabolizma ürünleri olan ürik asit, kreatinin, amino asitler gibi bir grup organik moleküller de bulunmaktadır. Diğer organik maddeler ise glikoz, yağlar ve kolesteroldür. Plazmanın ana inorganik bileşenleri elektrolitlerdir. Bunlar; sodyum (Na+), klor (Cl-), kalsiyum (Ca++), fosfat (PO 4-3), sulfat (SO 4) -2 ve magnezyumdur (Mg++).

Kan Hücreleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Akyuvarlar (Lökositler): Vücutta savunma sisteminde görev alan hareketli kan hücreleridir. Pigment bulundurmadıklarından bunlara beyaz kan hücreleri de denmektedir. Bir çekirdekleri ve diğer hücre organelleri bulunur. 10-20 mikron çapında bulunduklarından alyuvavarlardan daha büyüklerdir. Bir milimetreküp kanda yaklaşık olarak 7000 civarında akyuvar bulunur. Beyaz hücrelilerin en önemlileri granülositler, lenfositler ve monositlerdir. Akyuvarların % 60-70’ini granülositler, % 30-45’ini lenfositler ve % 10’dan az kısmını da monositler oluşturmaktadır. Granülositler de kendi aralarında nötrofil, bazofil ve eozinofil olmak üzere üçe ayrılırlar. Bunların büyük çoğunluğu nötrofillerden oluşmaktadır.
  • Alyuvarlar (Eritrositler): Kırmızı kan hücreleri kanın hücre bölümünün neredeyse tamamını meydana getirirler. Kanın her milimetreküpünde yaklaşık beş milyon alyuvar bulunmaktadır. Eritrositlere kırmızı rengini veren taşımakta oldukları hemoglobindir ve hücre ağırlığının 1/3’ünü oluşturur. Hemoglobin, 4 hem (demir) ve bir globin molükülünden oluşmaktadır.

Eritrositlerin 1 mm3 oranındaki kanda bulunan sayısı erişkin erkekte 4,5- 6 milyon, erişkin bir kadında ise 4- 5 milyondur. Eritrosit sayısının normalden fazla olmasına polisitemi (poliglobuli) adı verilir. Eritrosit sayısının veya hemoglobin miktarının normalden düşük olmasına ise anemi (kansızlık) denmektedir.

  • Trombositler (Plateletler): Çapları 1-2 mikron olan trombositler, kanın en küçük hücreleri olup eritrositler ve lökositler gibi kemik iliğinde yapılırlar. Her mm3 kanda 150- 300.000 civarında bulunurlar. Kandaki trombosit sayısının artması durumuna trombositoz, azalmasına ise trombositopeni (trombopeni) denilmektedir. Pıhtı oluştuğunda katılaşarak yaranın ağzını büzerler ve kanamayı durdururlar. Ayrıca, pıhtılaşma mekanizmasını başlatan "tromboplastin" enzimini üretirler.

Kanın Görevleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kanın koruma, taşıma, savunma ve düzenleme görevleri bulunmaktadır.

Koruma görevi: Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen yaralanma sonucunda açılan yaradan akan kan oksijenle temas ettiğinde kurur ve yaranın kapanmasına sebebiyet verir. Trombositler oksijenle temas ettiklerinde pıhtılaşma diğer manasıyla kanın kuruması gerçekleşerek vücudun kan kaybı engellenir.

Taşıma görevi: Kan, sindirim sisteminin parçaladığı besinleri hücrelere taşır. Akciğerlerden vücuda alınan oksijeni dokulara, metabolizma sonucu oluşan karbondioksiti ise akciğerlere taşır.

Savunma görevi: Vücuda giren yabancı maddeler (virüs, bakteri) kan tarafından fagosite edilerek zararsız bir duruma getirilir. Ayrıca vücuda giren yabancı maddeler için antikor yapımını da sağlar.

Düzenleme görevi: Metabolizma ile oluşan ısıyı bütün vücuda dağıtıp vücut ısısını dengede tutar. Vücut sıvılarının ise pH dengesini ayarlar.

Kan grupları[değiştir | kaynağı değiştir]

İnsanlardaki kanın özelliklerini belirtmek amacıyla, antikorlara ve antijenlere bakılarak belirlenmiş olan sınıflandırma sistemine denmektedir. Alyuvarların üzerinde, kan proteinlerine göre oluşan gruplar bulunmaktadır. Bu proteinler, A, B ve RH proteinleri olmak üzere 3 çeşide ayrılırlar ve aralarında 8 adet kan grubu oluştururlar. Bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlarda kanda bulunmaktadır. Bunlarda A, B ve RH antikoru olarak adlandırılır. Bilinen hiçbir kanın yapısında antikorlar ve protein yan yana bulunmaz. Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler. Kişiler arasında kan transfüzyonu yapılabilmesi için, alıcı ve vericilerin kanlarındaki protein ve antikorların incelenmesi gerekmektedir. Farklı gruplara sahip kişiler arasında kan alışverişi yapılamaz. Sadece AB grubu içerisinde bulunanlar "genel alıcı" (A, B ve 0 gruplarından kan alabilir, yani evrensel alıcıdır), 0 grubu içinde olanlar ise "genel verici"dir (diğer kan gruplarının hepsine verebilir, fakat yalnız 0 grubu kan alabilir). [4]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b MEB (2012). "Vücut sıvıları, elektrolitleri ve kan modülü" (Türkçe). Ankara. ss. 16. 03.03.2014 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6NnrUeZiB. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  2. ^ "Kan Plazması ve Serumun Kompozisyonu". mustafaaltinisik. http://www.mustafaaltinisik.org.uk/89-2-05.pdf. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  3. ^ "Kan". http://kan.nedir.com/. Erişim tarihi: 3 Mart 2014. 
  4. ^ "Kan grupları". http://www.kangruplari.gen.tr//. Erişim tarihi: 4 Mart 2014. 

İlgili makaleler[değiştir | kaynağı değiştir]

Commons-logo.svg
Wikimedia Commons'ta
Kan ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunmaktadır.