Tartışma:Şizofreni

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Eski seçkin maddeŞizofreni eski bir seçkin maddedir. Maddenin aşağıdaki aşama geçmişindeki bağlantılardan onun ilk adaylık sayfasını ve neden bu statüsünü kaybettiğini bulabilirsiniz.
Ana Sayfa ödül Bu madde 38. Hafta 2009 tarihinde Vikipedi ana sayfasında Haftanın seçkin maddesi olarak yayınlanmıştır.
Ana Sayfa ödül Bu madde 4. Hafta 2012 tarihinde Vikipedi ana sayfasında Haftanın seçkin maddesi olarak yayınlanmıştır.
Ana Sayfa ödül Bu madde 44. Hafta 2016 tarihinde Vikipedi ana sayfasında Haftanın seçkin maddesi olarak yayınlanmıştır.

Küntlük[kaynağı değiştir]

'Küntlük' terimi hakkında bir sorum var. Anladığım kadarıyla ingilizce "emotional bluntness" terimi Türkçeye "duygusal küntlük" olarak girmiş. Oysa ingilizce "blunt", keskin olmayan, küt anlamına sahiptir. 'Künt' sözcüğü ise ne Türk Dil Kurumu, ne Türk Dil Derneği sözlüklerinde, ne de TDK'nin bilim ve sanat terimleri sözlükleri içinde yer alıyor. (Öte yandan Tip Terimleri sitesinde var.) Merak ettim, Tıp camiasında neden Türkçede var olan "küt" sözcüğü kullanılmayıp "künt" diye yeni bir sözcük yaratılmış? Bu sorumu bu maddeyle ilgili bir eleştiri olarak algılanmasın, genel bir soru, belki küntlük hakkında bir madde açılırsa orada bunun belirtilmesi yararlı olur. Bu bağlamda, bu maddeyle ilgili bir soru sorayım, tıbbî terminolojiye vakıf olmayan tipik bir Vikipedi kullanıcısı açısından "duygusal kütlük" mü daha iyi anlaşılır, "duygusal küntlük" mü? --İnfoCan 13:47, 24 Ekim 2008 (UTC)

Tıp terimlerinin türkçeleştirilmesinde büyük emekleri olan psikiyatrist Orhan Öztürk'ün kullanımıdır küntlük. Genel kabul gören kullanım da böyle olduğundan bu şekilde yazmayı uygun gördüm. İngilizcede tıbbi terim olarak daha çok "blunted affect" kullanılıyor diye biliyorum. Duygusal küntlük adında Tıp terminolojisi ile ilgili bir madde açıyorum şimdi. Maddedeki başka eksiklikler varsa bildirirseniz müteşekkir olurum. Maddenin gelişimindeki katkılarınızdan ötürü teşekkür ederim, ellerinize sağlık..--Merube 89 19:19, 24 Ekim 2008 (UTC)

yetiyitim[kaynağı değiştir]

Yetiyitim (veya yeti yitim) tam nasıl tanımlanıyor? İngilizce literatürde sanırım "disability" ye karşılık geliyor. Türkçe standart sözlüklerde Yetiyitim'in karşılığını bulamadım. İngilizce'de bulduğum bir tanımını Türkçe'ye çevirsem "zihinsel, bilişsel, fiziksel veya iradi güçten yoksunluk" olacak ama Türkçe psikoloji topluluğunda buna daha spesifik bir anlam yüklenmiş mi? Hiç olmazsa Vikisözlük'e bir bağlantı verilmeli bence. Aslında bu konuda bir Vikipedi maddesi de açılmalı. Engellilik maddesiyle ilginç bir tezat oluşturabilir. --İnfoCan 20:14, 29 Ekim 2008 (UTC)

Evet ingilizcedeki karşılığı "disability". Daha çok işlevselliği tanımlamakta kullanılıyor. Yeti yitimi için; kişinin; zihinsel, bilişsel, fiziksel veya iradi alanlarda işlevselliğin azalması gibi bir kullanım olabilir. Psikolojide ise bilhassa bilişsel alanda bir yitim oluyor. Çalışamaz, işe gidemez, sosyal ya da mesleki işlevlerini yerine getiremez hale gelebilecek kadar ciddi boyutları olabiliyor. Açıklaması vikisözlük için daha uygun sanıyorum --Merube 89 20:26, 29 Ekim 2008 (UTC)

seçkin madde[kaynağı değiştir]

bence bu madde seçkin bir madde.yazılacak başka ne kalmış ki.üslubuda güzel.hazırlayanın eline sağlık.Bu imzasız yazı 88.254.248.135 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

bence de oldukça yetersiz, seçkin olmaması gerekliyor.88.224.203.194 13:59, 20 Ağustos 2011 (UTC)

yeterli ve oldukça iyi.88.231.220.68 19:25, 23 Kasım 2011 (UTC)

Bir ağırlık meselesi.[kaynağı değiştir]

Tahminimce bu maddeyle ilgilenenler arasında Şizofreni hastaları ve onların yakınları da olacaktır. Hastalığın doğası ve gidişiyle ilgili tarafsız ve doğru bilgi vermenin dışında sanırım okuyucuya karşı başka bir sorumluluğumuz da var. Daha ilk cümlede şizofreninin ağır bir hastalık olduğu söyleniyor. Şizofreninin bazen gidişi kötü olabilir veya hastaya ve topluma yüklediği yük büyük olabilir, ancak ağır bir hastalıktır demek, bana göre biraz ağır olmuş.

Bence hastalıkla ilgili bilgileri okuyucuya verelim, bırakalım kendisi karar versin ağır mı hafif mi olduğuna.

Pazenadam 00:40, 28 Aralık 2008 (UTC)

  • Tanım cümlesinin yeni hali daha uygun olmuş, Pazenadam'ın eline sağlık. İyi vikiler--Merube 89msj 00:53, 28 Aralık 2008 (UTC)

Makalenin durumu.[kaynağı değiştir]

Temelde Orhan Öztürk'ün kitabı kaynak alınmış gibi görünüyor. Bu kitap değerli bir psikiyatri kitabı olmakla beraber, yazılırken bölümleri toplu halde vikipediye dönüştürülsün diye düşünülmediğinden bazı aksaklıklar ortaya çıkmış.

Örneğin çoğu paragrafta Öztürk'ün kişisel düşünceleri sanki şizofreni hakkında ansiklopedik bilgilermiş gibi görünüyor. Pek de NPOV diyemeyiz heralde bu bakış açısına.

Ayrıca telif haklarıyla korunan bir eseri doğrudan alıntılamışız gibi sanki... Kaynak göstermek böyle bir durumu haklı çıkarmayabilir.

Bu arada kitabın 2001 baskısı kaynak alındığından, kitaba girişindeki gecikmeyi de göz önünde bulundurursak bir 10 sene öncesinde kalma bilgiler. Nörobilim çok hızlı gelişiyor, makalenin kalitesini artırmak için bir hayli yayın taramak gerekecek.

Bir çok yerde de referansı olmayan bilgiler verilmiş. Tamam ben de biraz bunlara katkıda bulundum, bir ara referanslarımı ekleyeceğim.

Sözün özü, makaleyi featured statüsüne koyacaksak, herhalde biraz daha çalışmalıyız.

--Pazenadam 02:21, 28 Aralık 2008 (UTC)

  • Makalede sadece öztürk kitabı baz alınmadı, cümle cümle kaynak yazıldığı için fazlasıyla alıntılanmış gibi duruyor. Öztürk'ün kişisel görüşleri derken hangi cümleleri kastettiniz? Çoğu durumda birçok kaynak kombine edilip öyle yazıldı. Referansı olmayan yerleri işaretlerseniz kaynakları eklerim. Ayrıca sizce maddede mevcut olan eksikleri bildirirseniz müteşekkir olurum. Sonuçta amaç maddenin gelişmesi. İyi vikiler, iyi çalışmalar --Merube 89msj 02:39, 28 Aralık 2008 (UTC)

Genel olarak makalenin iyi olduğunu düşünüyorum, özellikle girizgah kısmıyla tedaviler arasındaki bölüm, iyi dokümante edilmiş, oldukça güncel ve kapsam bakımından tatmin edici. Bilgi bakımından bir eksik yok ancak biraz daha iyi okunur hale getirilebilir. Yani Vikipedi standartlarına uygunluk ve okunaklılık artırılmalı düşüncesindeyim.

Yaptığım değişikliklerin sırasıyla gidersek, duyuş kelimesini biraz daha yaygın kullanımı olan algı ile değiştirmek iyi olabilir. Perception kelimesinin türkçesi konusunda tartışma devam ediyor, aday kelimeler olarak idrak, algı, duyuş var sanırım, başka bilen varsa onu da değerlendirelim. Belki bir oylama yapabiliriz bu konuda. Algı psikiyatri literatüründe ve pratiğinde bu aralar en yaygın kullanılan kelime.

Bir diğer düşüncem tanım cümlesinde gerçekliği değerlendirme yeteneğindeki bozulmanın mutlaka yer alması yönünde. Şizofreni'nin özünde bu vardır.

Öztürk'ün olduğunu düşündüğüm görüşler daha çok kanıtlanmış bilgi değil kanaat içeren kısımlar. Örneğin hastaların kendi dünyalarında yaşadıkları konusu. Evet bazı şizofreni hastaları gerçeklikle bağlarını ileri derecede yitirmiş olabiliyor, ancak bu genelgeçer bir durum değil. Şizofrenide gerçeklikle bağlantının çeşitli derecelerde bozulmuş olduğunu belirtsek sanırım daha iyi olabilir. NPOV ve doğrulanabilirlik açısından tutarlılığı bozmayacak bir biçimde yeniden yazmak iyi olabilir.

Yine şizofreni kelimesinin anlamı ile ilgili paragrafta "anlatılmak istenen" ile kastedilen açık değil. Bugünkü anlamıyla şizofreni ile kastedilen şey mi, yoksa ilk kullanıldığı tarihlerde ne anlatılmak istendiği mi? Bir de tabi ki şizofreninin çoğul kişilik bozukluğu olmadığını yazmamız şart. Bu paragraf da bu durum göz önünde tutularak yön değiştirmiş gibi. Biraz daha açıklık iyi gelebilir :) Belki de "Her ne kadar" ile başlayan bir cümle yazmalıyız.

Bugünkü klinik bakış açısıyla, şizofrenlerin tamamının aynı anda iki gerçekliğe inandığını söyleyemeyiz. Bazı şizofreni hastalarının aynı anda iki gerçeklik yaşantısı içinde olduğu bilinir, ancak giriş kısmında bu konuya girmek çok gerekli olmayabilir. Belki double orientation klinik bulgular arasında ayrıca belirtilip buradan link verilebilir.

Üçüncü paragrafta iki cümle üst üste "bununla beraber" diye başlıyor. Biraz göz tırmalıyor. Akrabalar değil kan bağı daha doğru gibi, ancak okunaklılık açısından bir formül bulmak gerekiyor.

"Şizofrenide iyileşmesi imkansız olan hastalarda bile hatırı sayılır bir iyileşme olduğu görülebilmektedir." Bu cümle kendi kendisiyle çelişiyor. İyileşmesi imkansız olan bir şey tanımı gereği iyileşmez. Baştan imkansız olduğu düşünülen hastalar mı kastediliyor? Galiba prognostik faktörlerin ve klinik gidişin her zaman belirleyici olmadığı söylenmek istenmiş.

Umudu kesmemek gerektiği (bence doğru olmakla beraber) doğrulanabilir değil. Bunu da okuyucuya bıraksak iyi olabilir, okuyuculara hangi konuda umut beslemeleri gerektiğini söylemek Vikipedi'nin görevi değil.

Yine okuyucular daha önceden "tek yönlü tedavi gerektiğinin düşünülmesi" gibi bir konuda aydınlatılmadan bu durumun değiştiğini öğreniyorlar. Basitçe "Günümüzde şizofreni tedavisinde çok yönlü bir yaklaşım yararlı bulunmaktadır." desek? Gerekirse tedavi yaklaşımlarının tarihçesi diye ayrı bir bölüm koyabiliriz.

Makalenin bundan sonrası gayet iyi gidiyor.

Psikoterapiler ile ilgili kısım bence başarılı psikoterapinin nasıl yapıldığı konusundan çok şizofrenide ne tür psikoterapiler gerektiği, ne derece yararlı olduğu gibi bir cümleyle başlamalı.

Yeme içme ile ilgili kısımlarda ısrarcıyım. Beslenmenin beyne pek de etkisi olmadığı gibi bırakın doğrulanamaz olmayı, yanlış olduğunu gösterebileceğim bir cümleyle bölüm başlıyor.

Biraz paldır küldür değişiklik yaptım gibi oldu. Şimdilik değiştirdiğim versiyonu bir öneriler taslağı olarak kullanabiliriz.

Herkese saygılar ha bir de unutmadan merhaba.

Pazenadam 12:04, 28 Aralık 2008 (UTC)

  • Öncelikle maddenin gelişmesi hususunda yaptığınız katkıları takdir ediyor ve çok teşekkür ediyorum. Paldır küldür Face-smile.svg diye nitelemeyin lütfen. Vikipediye hoş geldiniz, böyle güzel katkılarınızın devam etmesi dileğiyle. Maddeye gelince sırayla ele alalım;
  1. Kan bağını muhakkak belitmek lazım, sadece akraba denince yanlış anlaşılmalara neden olabilir. İfadeyi daha uygun hale getirmeye çalışmış ama işin içinden çıkamamıştım, önerilere açığım.
  2. Beslenme konusu ing. vikide yer aldığı, ayrıca türkçe vikideki önceki şizofreni sürümlerinde üzerinde fazlasıyla durulduğundan ve en önemlisi ing vikide uluslararası bilim indexine giren çalışmalar kaynak gösterildiğinden kısaca da olsa bahsetmek uygun olur diye düşünmüştüm. Çok gerekli olmadığını düşünmekle beraber, eksik kalmamak açısından kısaca bahsedilmesi gerekebilir. Annenin beslenmesi konusunu kastetmediniz sanıyorum, çünkü o kuramlar için olmazsa olmaz.
  3. Psikoterapi konusunda size katılmakla beraber, öncelikle başarılı olmak için gerekli hususlar ardından ne tür psikoterapiler yapıldığı ve ne kadar yararlı olduğunu içeren genel bir iki cümle ile başlamak biraz daha uygun olur sanıyorum.
  4. "Şizofrenide iyileşmesi imkansız olan hastalarda bile hatırı sayılır bir iyileşme olduğu görülebilmektedir" cümlesi çok haklsınız hayli tuhaf kaçmış Face-smile.svg. Burada daha çok prognozun çok çeşitli olduğu, alttiplerine göre klinik ve prognozun çok büyük fark gösterdiği, toplumda genellikle çok kötü prognozu olan bir hastalık olarak görülse de prognozun çok kötü olmak zorunda olmadığı, değişiklik gösterebildiği, çok bilinen bir örnek olduğundan bu örnek uygun olur sanıyorum john nash gibi iyi vakalar olabildği; önceden öngörülemeyeceği, prognostik faktörlere göre kesinlik taşımadığı umudun kesilmemesi (ailenin umutlu olmasının hastanın prognozunu da olumlu etkilendiğinden) anlamlarını içeren daha uygun bir ifade gerekli.
  5. "Günümüzde şizofreni tedavisinde çok yönlü bir yaklaşım yararlı bulunmaktadır." önerinize kesinlikle katılıyorum. Daha uygun ve anlaşılır bir ifade olmuş haklsınız.
  6. Hastaların tanı almadan önceki yaşamlarında genellikle sosyal olmadıkları kastediliyor; içine kapanmak, kendi dünyalarında yaşamak derken. Ki bu genel bir görüş aslında sadece öztürk'ün değil. Ama cümle daha açık bir dille yazılabilir.

Ne dersiniz? Umarım tüm sorulara cevap vermişimdir. Ayrıca tedavi bölümü geliştirilmeye açık, önceki sürümlerdeki ele alınış yöntemini sil baştan yapmak istememiştim açıkçası. Giriş bölümünde olduğu gibi diğer bölümlerde de gözden kaçmış ifade bozuklukları olabilir. İnsan bir yerden sonra cümleleri doğruymuş gibi okumaya başlıyor Face-smile.svg. Eksiklikler varsa bildirirseniz sevinirm. Tekrar vikipediye hoş geldiniz böyle güzel çalışmalarınızın devamlı olması dileğiyle, iyi vikiler iyi akşamlar --Merube 89msj 17:44, 28 Aralık 2008 (UTC)


  • Ben de madde madde cevap vereyim daha şık duruyor;
  1. Kan bağından bahsederek konuyu toparlayabilecek bir cümle üzerinde düşünüyorum.
  2. Beslenme konusu gerçekten bazı çalışmalara konu oluyor, bütünlük açısından burada yer alması gerekir diye düşünüyorum. Belki balık yağları ile ilgili gelişmeleri de buraya en azından alsak iyi olabilir. Ancak bence diyet şöyle olmalıdır böyle olmalıdır demek için hem bilimsel olarak erken, hem de buradan hastalığın tedavisi hakkında öğüt vermek çok mantıklı değil.
  3. Neden psikoterapi ile ilgili kısıma başarılı bir psikoterapinin özellikleriyle başlıyoruz da, ilaç tedavisi ile kısma başarılı bir ilaç tedavisi nasıl olmalıdır diye bir kısımla başlamıyoruz? Başlamıyoruz çünkü bence yeri orası değil :) Ayrıca psikoterapiler hakkında çok genel geçer bir cümle yazılmış. Ayrıca paragraf didaktik bir dille yazılmış, piskoterapi yapmayacak biri için bu "öğütlerin" çok değeri olmayabilir. Vikipediyi psikoloji öğrencilerinden daha fazlası okuyor (kaldı ki bu öğütler onlara da pek fayda sağlamayabilir :P). Hastanın tanıyı öğrenmesiyle rahatlama yaşayacağı da yazarın kendi klinik tecrübesi herhalde, böyle ansiklopediye girecek kadar genel bir durum yok. Paragrafın genel tonu ansiklopedik değil. Son sözüm budur.
  4. "Şizofrenide iyileşmesi imkansız olan hastalarda bile hatırı sayılır bir iyileşme olduğu görülebilmektedir". Günlerim bu cümlenin büyüsüne hayranlık duymakla geçiyor... Benim önerim: "Şizofrenide hastalığın gidişi her birey için farklı biçimde gelişebilir." gibi bir şeyler. Belki de "Hastalığın popüler kültürdeki olumsuz imajına rağmen, hastların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilir." eklenebilir. Yeterince umut verebildim mi?
  5. "Günümüzde şizofreni tedavisinde çok yönlü bir yaklaşım yararlı bulunmaktadır." değişikliğini yapalım o halde.
  6. Bu kendi dünyasında yaşamak kısmı bir hayli Bleuler'ci. Şizofreninin isim babası olmakla beraber, Bleuler işin deskriptif tarafından çok o zamanki görüşlere göre semptomların psikopatolojisi hakkında yazmış bir yazar. Temel semptomlar olarak (Dört A belirtisi olarak da geçer) Ambivalans, Afektif küntlük, Asosiyasyonların dağınıklığı ve otizm (Autism)'i tanımlamış. Kendi dünyasında yaşama ile kastedilen de bu üçüncüsü. Bence daha Kraepelin'ci bir noktada durmalıyız. Bleuler bugünkü tanı kriterleri için çok önemli olan hezeyanlar, halüsinasyonlar gibi belirtileri "aksesuar" semptomlar olarak tanımlamıştı. "Kendi dünyasında yaşama" kavramından elbette bahsedebiliriz ancak şizofreninin tanımlayıcı bir özelliği olarak ilk cümlede ele almamız bence güncel olmayacaktır.

Bir de bonus; "Şizofreninin ilaçla tedavisinde nöroleptikler (özellikle klorpromazin) kullanılmaktadır." "Haberleşme" başlığına "haberleşmede çeşitli araçlar (özellikle telgraf) kullanılmaktadır" yazmak gibi olmuş. Nostaljik viki. Tedavi bölümüne pek yakında girişiyorum, buradan bunu anlıyoruz. Hoş bulduk efendim, böyle olacağını bilsem daha erken gelirdim. --Pazenadam 21:38, 2 Ocak 2009 (UTC)

P.S. Yahu Bleuler ile ilgili kısım zaten makalenin kendisinde yazıyormuş. Şuursuz vikipedist Pazenadam 22:44, 2 Ocak 2009 (UTC)

Vikipedimize katılmaktan hoşnut olduğunuza çok sevindim, sizin gibi değerli katkılar yapan vikipedistlere ihtiyacımız var nitekim. Şimdi gelelim şizofreni maddesine... Öncelikle şunu belirtim maddedeki değişikliklerinizi henüz inceleyemedim. İnceleyince yorumlarımı yapacağım, ama şimdiden katkılarınız için teşekkür ederim. Gelelim önerilere cevaplara;

  1. Kan bağı cümlesi konusunda karara vardık o zaman.
  2. Beslenme konusunda tedavi kısmında bulunan alternatif yaklaşımlardan bahsediyorsunuz değil mi? O kısımdan ben de pek hoşnut değilim. İşte eksik kalmayalım maksat. Diyet şöyle olmalıdır şeklinde anlaşıldığını düşündüğünüz cümleleri değiştirebilirsiniz. Öyle anlaşılmasını ben de istemem zira.
  3. Psikoterapi kısmında yer değişikliği yaptım.
  4. Bu konuda da ortak karara varmıştık.
  5. Bu da karara bağlandı.
  6. Kendi dünyasında yaşamak derken kasıt otizm değildi. Zaten notunuzda da belirtiğiniz gibi artık bu görüşün geçerli olmadığının makalede altı çiziliyor. Kendi gerçekliğinde yaşaması, (sanrı, varsanı vs nedenlerle) ve genellikle anti-sosyal yapıda olmaları kastediliyordu. Yanlış anlaşılma olmasın diye makalenin ileri kısımlarında açıklama yapılmıştı ama açıklayıcı değil böyle derseniz yeni bir yapı düşünürüz.
  7. Bonus sorusu ise tedavi kısmının biraz daha bakıma ihtiyacı olduğu anlaşılıyor, vakit buldukça eklemeler yaparım.
  8. Bir bonus da benden tedavide artık tarihi eser Face-smile.svg olarak kaldığından "Elektrokonvülsif terapi" den bahsetmemiştim. Bahsedilmeli mi sizce, ne dersiniz?

Bu arada makalenin yeni halini en kısa sürede inceleyip, görüşlerimi belirteceğim. İyi vikiler, iyi akşamlar--Merube 89msj 16:10, 4 Ocak 2009 (UTC)

  • Elektrokonvülsif terapi pek de tarihi eser sayılmaz, şizofreninin ve başka durumların tedavisinde, Türkiye dahil bir çok ülkelerdeki kliniklerde kullanılıyor. Ülkesine göre endikasyonlar değişmekle beraber, temelde katatonik şizofreni ve yoğun depresif duygudurumun eşlik ettiği şizofrenilerde kullanılıyor. Ayrıca şizofreninin akut devresinin iyileşmesini hızlandırdığı yönünde de çalışmalar vardır ancak görüş birliği yoktur. Bence en azından bunların yazdığı bir EKT bölümü olmalı. EKT konusunda tarafsız ve gerçek bilgi bulmak popüler kültürde çok zordur, psikiyatrinin en mistifiye edilmiş konularından biridir, o yüzden aslında belki de görevimiz ayrıca bir EKT maddesi yazmak.
Otizm ile Bleuler'in kastettiği, tabi ki bugünkü gelişimsel bozukluklardan biri olan otizm değil. Ancak anti-sosyal kelimesi konusnuda muhalefetim var, asosyal demek istediniz herhalde. Bence Bleuler'li kısım giriş bölümüne biraz fazlaca (bir cümle kadar) paste edilmiş tek sorun bu.
Mesele giderek dallanıp budaklanıyor, kaybolmayan ilginiz için teşekkür ederim. :) --Pazenadam 18:06, 5 Ocak 2009 (UTC)
  • İnanamıyorum kendime, hakikaten anti-sosyal yazmışım o da ne ki?? Face-smile.svg Neyse siz anlamışsınız ya... EKF diğer tedavi yöntemlerinin de gündeme gelmesiyle kullanımı kısmen de olsa azaldı, tabi 0 değil ama az. O konu sizin de belirtiğiniz gibi çok ayrıntılı olduğundan tereddütlerim vardı. Muhakkak kendi maddesi olmalı şizofreni maddesinde de biraz bahsedip ana madde diye yönlendiririz. Bir diğer önemli sorun olan maddenin içbağlarını henüz değerlendiremedim, siz başlayabildiniz mi acaba? Dallanıp budaklansın ne güzel tüm maddelerimiz hakkında böyle ayrıntılı görüş alışverişleri olsa keşke. Asıl ben kaliteli katkı ve yorumlarınız için ne kadar teşekkür ederim.. İyi vikilemeler--Merube 89msj 18:18, 5 Ocak 2009 (UTC)

yeni hali[kaynağı değiştir]

Maddeye eklemelerinizi yeni inceleyebildim. Öncelikle ellerinize sağlık. DSÖ'nün 1979 tarihli çalışmasını psikoterapi başlığına taşıdım, daha çok tedaviyi ilgilendiriyor sonuçta. Bir de bu cümleye kaynağı ekleyebilirseniz uygun olur. Ben şimdilik :fact şablonu ile işaretledim.

Bu arada, iç bağlantıları henüz hepsine vermedim ama içbağ. eksikliği olmuş biraz. Sanrı ve varsanı ile ilgili ayrıntıları ilgili başlıkta mı versek acaba? Erotomani, perseküsyon vs. ile ilgili de kendi başlıklarını açmak yerinde olur. Klinik belirtiler pozitif ve negatif diye ayrıldığından ayrıca düşünce ile ilgili algı ile ilgili başlıklara gerek var mı bilemedim açıkçası. Bunları en azından ayrı başlık yerine paragraf paragraf yapsak daha estetik olmaz mı? Ne dersiniz?

Diğer değişiklerinize katılıyorum, çok daha güzel olmuş, tekrar ellerinize sağlık. İyi vikiler--Merube 89msj 16:57, 4 Ocak 2009 (UTC)

  • Tekrar merhaba. İçgörü eksikliği tedaviyle, özellikle de piskoterapi ile ilgili bir konu değil. Klinik belirtilerin tam göbeğinde diyebilirim. Referansı vikipedia şablonlarını kullanarak ifade etmem biraz zaman alabilir. Biraz utanç verici ama ben daha onu yapmasını öğrenemedim. "World Health Organization (1973). Report of the International Pilot Study of Schizophrenia Vol. 1, World Health Organization, Geneva" doğru biçimde refere edilmiş hali.

İç bağlantılardan yana haklısınız ama diyelim ki sanrı için böyle bir bağlantı verdik. Sanrı teriminin tarifi bile o maddede yanlış verilmiş, sanrı bugünlerde hezeyan (delusion) karşılığı olarak kullanılıyor, orada ilüzyonların karşılığı olduğu iddia edilmiş. Bazı diğer psikiyatrik belirtiler türkçe vikipedide ya hiç yok ya da sanrı maddesinin makus talihini paylaşıyorlar. Bence şimdilik bu bağlantıları yapmadan bu maddeleri gözden geçirelim, ilgili başlıkları açalım veya gerekirse doğru hale getirelim, daha sonra ingilizce makaledeki gibi rahatça bir paragrafta klinik gidişi anlatabiliriz. Madde madde klinik belirtileri yazmak maddenin gerçekte olması gereken hali için gereksiz, ama şu anda linkleri vermeye yüreğim elvermedi. Estetik olması için paragraf haline getirmek iyi fikir.

  • Kaynağı ekledim. Sanrı dediğiniz gibi belli bir toplum ve çağ içinde gerçeğe uymayan düşünce diye düzeltmeli. İlüzyona da yanılsama dersek türkçe için daha uygun olur düzeltmeleri yapıyorum şimdi. Taslak olarak açar sonra geliştiririz. Bununla beraber haklısınız bazı terimlerde hatalar mevcut. Önerinize katılıyorum. İçgörü meselesini prognozda belirtsek daha uygun olur aslında, tedavide de kısaca belirtilir şimdiki gibi. Ama prognozda muhakkak belirtilmeli diye düşünüyorum. Hatalar varsa terimlerin açıklamasında gözünüze çarpanları lütfen değiştirin. Bu arada Sanrı konusunu şimdi düzeltiyorum. --Merube 89msj 19:56, 4 Ocak 2009 (UTC)

Öncelikler[kaynağı değiştir]

Bundan sonraki düzeltmeler için bir öncelik listesi öneriyorum, her biri için ayrı bir tartışma başlığı açarsak daha akıcı olabilir.

  1. İçbağlar
  2. Tedavi bölümü
  3. Giriş bölümü
  4. Bazı ufak tefek özel konular; EKT, içgörü, beslenme, psikoterapi, belirtilerin yapısı (görsel ve kavramsal)
  5. Terimlerin kendi sayfaları
  6. Terminoloji tartışmaları

Önceliklerin sıralaması tam böyle olmak zorunda değil tabi ki. Başka öneriler? --Pazenadam 22:02, 5 Ocak 2009 (UTC)

  • Tedavi ve giriş bölümleri elden geçirilirken, yeni içbağlar çıkması vs. olası. Bu nedenle tedavi veya giriş bölümüne öncelik vermek gerekir diye düşünüyorum. En son makale tamam dediğimiz noktada içbağ ve kendi sayfaları ile ilgileniriz. Peki öncelik giriş mi tedavi bölümümü olsun derseniz, bence giriş çünkü o bölümün işi daha hızlı biter bence. Tedavi hususunda EKT vs. eklenecek, ayrıca mevcut bölümler genişletilecek... O nedenle bence öncelik sırasıyla; giriş, tedavi, özel konular, terminoloji kararlaştırma, içbağ, terimlerin kendi sayfaları şeklinde olsun. Ne dersiniz? Ek olarak, ayrıcı tanı bölümünü eklerken tereddütlerim olmuştu, gerekli mi madde içinde diye?? Kısaltılsın mı biraz daha, tamamen mi çıkarılsın yoksa mevcut hali iyi midir? Siz zaten başlıkları gayet güzel özetlemişsiniz. Elinize sağlık. Ek öneriler de aklımıza geldikçe belirtir, onları da konuşuruz. İyi çalışmalar, kolay gelsin--Merube 89msj 22:24, 5 Ocak 2009 (UTC)


    • Bana kalırsa da giriş bölümünü makalenin bitmiş halinden oluşturmamız daha tutarlı olabilir. O yüzden ben kendi adıma tedavi bölümüne öncelik veriyorum. Geri kalan görüşlerinize katılıyorum. Ayırıcı tanı konusunu düşüneceğim.--Pazenadam 22:11, 7 Ocak 2009 (UTC)
O zaman tedavi bölümünden işe koyuluyoruz. İyi çalışmalar, kolay gelsin--Merube 89msj 22:18, 7 Ocak 2009 (UTC)

Tedavi - Psikoterapi[kaynağı değiştir]

Psikoterapi ile ilgili kısımda öncelikle kaynak gerektiren kısımları işaretlemekle başlıyorum. Aslına bakarsanız bu bölümün tamamı bence tartışmalıdır. Öztürk'ün bölümün sonunda kaynak olarak gösterilmiş olması burada cümleleri otomatik olarak doğru yapmıyor. Öztürk'ün kitabında bu görüşler belirtildiyse bunlar için referanslar olmalı. Şu andaki haliyle cross-referencing diyebileceğimiz bir durumda. Ayrıca Öztürk'ün kitabından da bu gerçek referansları elde edebileceğimiz şüpheli zira muhtemelen bunlar yoklar. Makul bir süre içinde bu bölümde gereken kanıta dayalı referanslar gösterilemezse ben bu bölümü baştan yazmayı düşünüyorum.Bu imzasız yazı Pazenadam (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

  • O bölüm öztürk'ten alınma değil. Ek kaynaklar yazan kitaplardan birinden alınma sanıyorum, ancak kesin birşey söyleyemem çünkü dediğim gibi psikoterapi başlığı eski sürümlerden. Eski sürümlerde birebir kaynaklandırma yerine maddenin sonuna tüm kaynaklardan yazdığından hangisi nereden bilemediğimden bunları ek kaynaklar başlığı altına almıştım vaktiyle. Geçmişten o bölümü kimin eklediğini bulup tam kaynağı sorabiliriz. Vaktiniz olduğunda geçmiş sürümlerden kimin eklediğine bakabilirseniz sevinirim. Psikoterapi kısmı baştan yazılabilir, elbirliği ile kısa sürede halledilebiliriz. İyi çalışmalar, iyi vikiler--Merube 89msj 22:15, 7 Ocak 2009 (UTC)

Tabi imza atmasını öğrenebilirsem :) Biraz viki arkeoloji yapayım o zaman bakalım psikoterapi bölümünü kim eklemiş --Pazenadam 22:26, 7 Ocak 2009 (UTC)

  • More info adında bir kullanıcı (yoksa kullanıcı değil mi?) tarafından eklenmiş psikoterapi kısmına kaynak olarak şu yazılmış: (Kaynak; 'Psikolojik hastalarla yaşam', BApK e.V., Balance Yayıncılık, Psikoterapinin yararları, Josef Baeuml) BApK e.V. Almanya'da bir kurum anladığım kadarıyla. Neyin kitap ismi neyin kurum neyin yazar olduğu pek anlaşılmıyor. Bu ara başladığımdan beri habire Öztürk'e haksız yere yüklenip duruyorum her seferinde mahcup oluyorum, bu huyumdan vazgeçmeliyim. --Pazenadam 22:39, 7 Ocak 2009 (UTC)
Kullanıcı:More info'ya vaktiyle yine şizofreni maddesindeki bir başlık ile ilgili mesaj atmıştım, ancak geri dönüş olmadı. Sanıyorum artık o kullanıcı adıyla vikipediye uğramıyor. Bu nedenle bu kısımları baştan yazmak daha doğru olur gibi geliyor bana. Ne dersiniz? --Merube 89msj 17:00, 8 Ocak 2009 (UTC)

Psikoterapi kısmını kuşa çevirmek suretiyle vikipedi standartlarına yaklaştırdım. Psikoterapilerin geçerliliği konusu genelde tarışmalı olduğundan kanıt düzeyi güçlü makaleleri kaynak gösterdim. Beslenme konusunun didaktik tarzını gözden geçirip düzelttim. Ayrıca elim değmişken ilaç tedavisini psikiyatristleri intihara sürüklemeyecek hale getirmeye çalıştım. --Pazenadam 17:16, 15 Ocak 2009 (UTC)

Bu arada içgörü, muayenesi şizofreninin tanısında önemli yer tutan bir ruhsal kavramdır. Psikoterapide kullanıldığı anlamının dışında genel psikiyatrik kullanımda muayenenin bir parçası olarak geçer ve bana kalırsa herhangi bir psikiyatrik hastalıkla ilgili makalede yeri, belirtilerin arasında olmalıdır. Bu yüzden bu kısmı "ait olduğu yere" gönderdim. --Pazenadam 17:41, 15 Ocak 2009 (UTC)

  • Belirti bulgular kısmını biraz daha görsel hale getirdim. Ayrıca içgörü yoksunluğunun çoğunlukla görülen bir belirti olduğunu belirtip, her daim görülür yanılgısının önüne geçmeye çalıştım. Tedavi kısmına en kısa sürede el atıyorum. Yaptığınız değişiklikler için elinize sağlık, eli yüzü daha düzgün hale gelmiş. El birliğiyle kısa sürede bu bölümü hallederiz. İyi vikiler, iyi çalışmalar--Merube 89msj 19:39, 29 Ocak 2009 (UTC)

anti psikiyatri[kaynağı değiştir]

anti psikiyatrinin şizofreninin toplumsal baskı koşullarına karşı bir tepki olduğuyla ilgili birşeyler eklemek gerektiğini düşünüyorum.

hastalık bilgi kutusu[kaynağı değiştir]

arkadaşlar bence hastalık bilgi kutusu kısmı geliştirilmeli yada değiştirilmeli,ICD 10 tamam ama diğerleri gereksiz ve kafa karıştırıcı drgulcuileti 15:42, 17 Ocak 2012 (UTC)

Emil Kraepelin[kaynağı değiştir]

Resim dosyası silinmiş,kırmızılar içinde drgulcuileti 15:45, 17 Ocak 2012 (UTC)

yeni bir tane bulup ekledim drgulcuileti 15:49, 17 Ocak 2012 (UTC)
bide sayfa çok renksiz ve iç karartıcı,biraz renklenmeli bence drgulcuileti 21:17, 17 Ocak 2012 (UTC)