Türkiye'de elektrik dağıtımı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'de elektrik ile tanışma 1902 yılında II. Abdülhamid devrinde olmuştur. Tarsus'ta kurulan 2 KW'lık bir enerji santrali ile sokaklarda ve bazı konutlarda aydınlatma yapılmıştır. İlerleyen yıllarda elektriğe talebin artmasıyla santralde güç artışı yapılmıştır.[1]

İstanbul sokaklarının elektrik ile aydınlatması ise 1914 yılında Silahtarağa Elektrik Santralinden yapılmıştır.[2]

1921 yılında Ankara'nın sokak aydınlatması tesis edilen bir havagazı jeneratörü sayesinde olmuştur. 1928-1930 yılları arasında elektrik direkleri ve yeraltı havagazı boruları döşenmiştir.[3]

Türkiye'nin bazı il ve ilçelerinde 1950’li ve 1960’lı yıllarda dizel jeneratörlerle elektrik sağlanmıştır, örneğin Silifke’de 400 kVA dizel jeneratör ile enerji sağlanmıştır.[4]

15.07.1970 tarih ve 1312 sayılı kanun ile TEK (Türkiye Elektrik Kurumu) kurulmuştur. Elektrik hizmetlerinde bütünlüğün sağlanması için dağınık bir şekilde yürütülen elektrik hizmetleri diğer kurumlardan devralındı.[5]

1994 yılında yeniden yapılandırılarak TEAŞ (Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş.) ve TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.) olarak ikiye bölünmüştür.[6]

2001 yılında TEAŞ tekrar TETAŞ (Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.),TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) ve EÜAŞ (Elektrik Üretim A.Ş.) olarak yeni bir yapılanmaya girmiştir.[6]

TEDAŞ 2004 yılında Özelleştirme Yüksek Kurul Kararı ile özelleştirme kapsamına alınmıştır.[7]

Türkiye'de Elektrik Dağıtım[değiştir | kaynağı değiştir]

Enerji, santrallerde üretildikten sonra yükseltici transformatörler vasıtasıyla iletim seviyelerine (380 kV, 154 kV) yükseltilirler. Elektrik iletim hatları yük tevzi merkezlerinden yerleşim yerlerine enerji sağlarlar. Milli Yük Tevzi Merkezi ve dokuz tane bölge yük tevzi merkezleri aracılığıyla, enterkonnekte sistemimizin üretim ve tüketiminin dengede tutulması SCADA vasıtasıyla kontrol edilmektedir.[8][9]

Türkiye'de 380 kV, 154 kV ve 66 kV yüksek gerilim seviyeleri ile 6,3 kV, 15 kV ve 33 kV orta gerilim seviyeleri kullanılmaktadır. Fakat yüksek gerilimde 66 kV ve orta gerilimde 6,3 kV ve 15 kV seviyeleri artık kaldırılmaktadır.[10]

Enerji nakil hatları yük tevzi merkezlerinden şehirlerde bulunan trafo merkezlerine gelirler. Şehirlerde bulunan trafo merkezlerinde (indirici merkezde denilmektedir) sonlanan bu hatlar, trafo merkezlerinde 33 kV veya bazı yerlerde 15 kV seviyesine dönüştürülerek şehir elektrik dağıtım şebekesindeki yük noktalarına (trafo postalarına) bağlanır. Türkiye'de kullanılan 15 kV ve 6,3 kV ise güç kayıplarının fazla olması sebebiyle terk edilmektedir.[11]

Ayrıca kullanılan 33 kV seviyesinin Avrupa standartlarıyla uyumlu olmaması ve özel üretilmesinden dolayı Türkiye'ye daha pahalıya mal olduğu fikri belirtilmektedir.[12]

Dağıtım şebekelerinde son kullanıcılara (tüketicilere) elektrik gücünün ulaşması için trafo postalarında 33 kV veya 15 kv seviyesi 0,4/0,231 kV alçak gerilim seviyesine indirilir. Trafo postaları direk tipi veya köşk tipi bina içinde veya kabin içinde veya yer altında korunaklı bir şekilde bulunur. Hem 33 kV (veya 15 kV) seviyesi hem de 0,4/0,231 kV seviyesi elektrik direklerinde veya şehir içindeki nüfus yoğunluğu olan bölgelerde yer altında taşınabilir.[13]

Şehirlerde alçak gerilim dağıtım şebekesi üç fazlı sistemlerden, kırsal kesimde nüfus yoğunluğunun az olduğu yerlerde tek fazlı sistemlerden oluşabilir. Şehirlerde trafolardan çıkan bu alçak gerilim hatları dağıtım kutularından (box) binalardaki tüketicilere ait sayaç panolarına bağlanır.[13]

Tüketiciler genelde konutlarda alçak gerilim abonesi olabileceği gibi orta gerilim veya daha yüksek gerilim seviyelerinde abone olan sanayi kuruluşları ve işletmeler olabilmektedir. Ayrıca yüksek gerilim doğru akım kullanan ark ocakları da bulunmaktadır.[14]

Türkiye’de alçak gerilim dağıtım şebekelerinin TT sistem olarak inşa edilmekte olduğu fikri mevcuttur. Tüketicilerde ise değişik kullanımlar mevcuttur. Tüketicilerde TT sistem kullanılıyorsa; tüketicilerin koruma hatları nötr ile bağlı olmamalı ve kaçak akım rölesi bulunmalıdır. Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğinde TT sistemde nötr hattının ev bağlantılarında su borusu şebekesine bağlanması şartı çelişkiye sebep olduğu belirtilmiştir. TN sistem kullanıyorsa, alçak gerilim şebekesi hava hattı direkleri, nötr hattına bağlı olmalıdır.[15]

Elektrik Piyasası ve Düzenlemeler[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye’de Elektrik Piyasası Kanunu istikrarlı bir elektrik piyasasının oluşturulmasını amaçlar. Türkiye'de elektriğin üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı, ithali veya ihracı ve bu işlerle ilgili gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri bu kanun kapsamında bulunmaktadır. Bu kanuna ait yürütme işlemleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından gerçekleştirilmektedir.[16] Bu kanunlar doğrultusunda 2013 yılında elektrik dağıtım şirketlerinden elektrik tedarik ve satış yetkisi alınmış ve bu yetki elektrik tedarikçilerine verilmiştir. 2014 yılı itibarıyla da elektrik tedarikçileri iki ana gruba ayrılarak görevli ve görevli olmayan tedarikçiler olarak düzenlenmiştir.[17]

EPDK kamuoyunu ve tüketicileri elektrik faturalarında alınan bedeller ve yasal dayanakları hakkında bilgilendirmektedir.[18]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]