Hoca İshak Efendi

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Hoca İshak Efendi (Yanyavî İshak, İshak b. Abdullah, Başhoca) (ö. 1836), Osmanlı mühendis, eğitimci.

Türkiye'de modern bilimi kuran öncüler arasında kabul edilir. Mühendishane-i Berr-i Hümayun'da önce riyaziye (matematik) hocası, 1830-1836 arasında "başhoca" (okul müdürü) oldu. Matematik, astronomi, metalurji ve jeoloji alanlarında çalıştı. Yaptığı geniş ve hızlı çeviriler, Tanzimat dönemi öncesi Osmanlı bilim ve eğitim hayatında önemli rol oynadı. En önemli eseri dört ciltten oluşan "Mecmua-i Ulum-Riyaziyye" (Matematiksel Bilimler Seçkisi)'dir. Arapça terimlerden türettiği fen terimleri Türkiye'de uzun süre kullanılmıştır.

Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

1774 yılında Yanya vilayetinin Arta kasabasındaki Celalpaşa mahallesinde doğdu.[1][not 1] Sonradan Müslüman olmuş bir Yahudi'nin oğlu idi.[not 2] Aile çevresinde İbranice ve Yunanca öğrendi. İleride Rumeli defterdarlığına kadar yükselen ve bu görevde iken ölen kardeşi Esad Efendi ile birlikte babalarının ölümünden sonra İstanbul'a gitti. Hangi yıl İstanbul'a gittikleri ve ne tür bir eğitim gördüğü hakkında kaynaklarda bilgi bulunmaz. Ancak medrese öğrenimi gördüğü; Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendiği düşünülür. Ardından, Mühendishane-i Berr-i Hümayun kayıtlarına göre 1806-1815 yılları arasında bu okulda öğrenim gördü; üst sınıflarda kadro boşalmadığından okulun son iki yılını dokuz yılda bitirebildi.[2]

1816 yılında Mühendishane-i Berr-i Hümayun'a riyaziye (matematik) hocası olarak atandı. Medine'deki kutsal binaların tamiriyle görevlendirilen Başhoca Hüseyin Rıfkı Tamani'nin yardımcısı olarak Medine'ye gitti.[2] Tamani'nin ölümü üzerine bu görevi Tamani yerine atanan bir mühendisin yardımcısı olarak tamamladıktan sonra İstanbul'a döndü. 1824'te Yahya Naci Efendi'nin ölümü üzerine 1824-1828 arasında Bab-ı Ali Hümayun tercümanlığı yaptı. Reisülküttap Pertev Efendi'nin rekabeti sonucu[1] 1829 yılı sonlarında Bab-ı Ali Hümayun tercümanlığı görevinden azledilip 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Balkanlarda yapılmakta olan kalelerin teftişi ile görevlendirildi. Ancak kısa süre sonra geri çağrıldı. Serasker Hüsrev Paşa'nın II. Mahmut'a yazdığı uzun bir raporda Seyyid Ali Paşa'nın yerine Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun'un başhocası olarak görevlendirilmesini önermesi sayesinde bu göreve atandı.[3] Başhocalığı sırasında okulda müfredat programını yeniden düzenledi, bazı hocaları görevden uzaklaştırdı. O vakte kadar öğrencilerinin yerde oturup dizleri üzerinde not tuttukları okulu sandalye ve masalar ile donatıp kara tahtalı sınıflar oluşturdu ve Batılı askerî okulların programına benzer bir program uyguladı.

Hoca İshak, eğitim çalışmalarının yanında, fen eğitimi için gereken birçok kitabı da yazdı ya da çevirdi; o zamana kadar mühendishanede eksikliği giderilemeyen Fransızca ders kitaplarının tercümeleri onun sayesinde tamamlandı.[3] En önemli eseri "Mecmua-i Ulum-Riyaziyye" (Matematiksel Bilimler Seçkisi) adını taşır. Osmanlı bilim literatüründe; matematik, fizik, kimya, astronomi, biyoloji, botanik, zooloji ve mineraloji gibi birçok doğa ve matematik bilimlerinin basılan Türkçe metinlerini bir arada sunan ilk kitaptır. Her bir cildin Mühendishane Matbaası’nda basımı tamamlandıkça Takvim-i Vekayi ile duyurulmuş; II. Mahmut'un takdir ve övgüsü ile karşılanmıştır.[3] Ansiklopedik nitelikteki bu eserin, yaklaşık 45-50 yıl önce yayınlanmış olan Fransızca kaynaklardan derlendiği anlaşılmaktadır. Hoca İshak, Mecmua-i Ulûm-ı Riyaziye'nin ardından 1826-1834 arasında birbiri ardına toplam 13 ciltlik on ayrı bilimsel kitap çevirerek Türkiye'de medrese eğitiminden modern bilime geçişte önemli bir rol oynadı. Basılmış kitaplarının tamamı kendinden sonra da Mühendishâne-i Berrî-i Hûmâyun’da ders kitabı olarak okutuldu.[2]

Hoca İshak, bir yandan da Batı dünyasında yeni keşfedien kimyasal ürünlere Türkçe karşılıklar türetme çabasına girişti. Arapça'dan türettiği kelimler, Arapçada bilimsel karşılığı bulunmayan özgün terimlerdi.[3]

1834'te başhocalık ünvanı kendisinde kalsa da Mühendishane'nin başından alınarak yine kutsal binaların tamiri için Medine'ye gönderildi ve dönüş yolculuğu sırasında İskenderiye'de öldü ve orada defnedildi. Mühendishane-i Berr-i Hümayun öğrencileri ve hocaları okulun üst kısmındaki mezarlığa (Hasköy Mezarlığı) onun ansına bir taş dikmişlerdir.[4] Mezartaşı günümüzde kaybolmuştur.[3]

Bazı eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Rekzi ve Nasbu’l-Hıyam
  • Tuhfetü’l-Ümerâ fi Hıfz-ı Kıla (1828)
  • Methal fi'I Coğrafya (1831)
  • Usul üs-siyağa (1831)
  • Mecmua-i Ulûm-ı Riyâziye (1831-1834, İstanbul)
  • Usûl-i İstîhkâmât (1834)
  • Aksu’l Merâyâ fi Ahzi’z-Zevâyâ

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Bazı tarihçiler Başhoca İshak Efendi'nin 1774 yılında Yanya'da doğmadığını; 1748 yılında bir kapıcıbaşının oğlu olarak doğan ve "Safiyesultanzâde" olarak bilinen İshak Bey ile aynı kişi olduğu öne sürmüştür.
  2. ^ Fuat Köprülü ve Bursalı Mehmed Tahir onun Yahudi kökten geldiğine itiraz edip Türk olduğunu iddia etmiştir. Kimi kaynaklarda Karlovalı bir Müslüman olduğu belirtilir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b Seyitdanlıoğlu, Mehmet. "Sultanzade İshak Bey ve Başhoca İshak Efendi aynı kişi midirler?". Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi Cilt 6, Sayı 1-2. 12 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2021. 
  2. ^ a b c İhsanoğlu, Ekmeleddin. "İSHAK EFENDİ, Başhoca". İslam Ansiklopedisi, cilt 22, Yıl 2000, sayfa 529-530. 20 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2021. 
  3. ^ a b c d e Çuluk, Sinan. "19. yüzyıl başında mühendishane atılımı". Tarihdergi.com, Aralık 2019. 12 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mayıs 2021. 
  4. ^ Yüksek Mühendis Okulu, Kartekin ve Uluçay, İTÜ Makina Fakültesi