Banya Luka Muharebesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Banya Luka Muharebesi
1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı
Tarih 4 Ağustos 1737
Bölge Banya Luka, Bosna
Sonuç Osmanlı zaferi[1]
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu
Komutanlar
Hekimoğlu Ali Paşa Prens Joseph of Saxe-Hildburghausen[2]
Güçler
14.000 8,000-10.000[3]
Kayıplar
Bilinmiyor Bilinmiyor

Banya Luka Muharebesi, (Banaluka Muharebesi) Hekimoğlu Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ve ona bağlı Avusturya Arşidüklüğü arasından yapılmıştır. Bosna'ya girmek isteyen Avusturyalılar, Osmanlı Ordusu ile Banya Luka şehri yakınında karşı karşıya gelmiştir. Osmanlı Ordusunun o bölgedeki ordusu, çoğunlukla yörel Boşnak kökenli askerlerden ve milislerden oluşmaktaydı. Büyük bir planlılık ve kahramanlıkla savaşan Osmanlı-Bosna askerleri, Avusturya ordusunu yenilgiye uğratıp Bosna'daki ilerlemelerini durdurmuşlardır.

Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

1736 Osmanlı-Rus ve Avustruya Savaşı Rusların beklenmedik bir sırada Azak kalesine saldırısı ile başlamıştı. Osmanlı devleti bu saldırıyı beklememekte ve doğuda İran ile ugaşmakta idi. Ama 2 Mayıs 1736'da Rusya'ya karşı savaş ilan etmişti. Sadrazam Silahdar Seyyid Mehmed Paşa Fransa, İngiltere, Hollanda, Venedik ve Avusturya'ya mektuplar gönderek Rus saldırısını protesto ettiği gibi bu devletlerden arabulucuk yapmalarını istedi. Rusya ile Avusturya 1733'de bir ittifak yapmışlardı. Buna rağmen Avusturya İmparatoru VI. Karl Osmanlı-Rus Savaşı';'ni önlemek için zahiren ara buluculuk yapmayı kabul ettiğini ve Avusturya İstanbul elçisi Kont Telman'ı bu uzaştırmayı sağlamaya delege tayin ettiğini bildirir bir mektup gönderdi. Osmanlı ordusu seferberliğini tamamlamlayıp ve serdar olarak Sadrazam komutasında Babadağ ordugahına geçmişti. Kont Telman Osmanlı serdarinin daveti ile Babadağ'a gitti ve Osmanlılarla arabuluculuk görüşmelerine başladı. Bu görüşmeleri fiilen sadrazam kethudaşı Osman Halise Efendi yürütmekte idi ve bu kişi Avusturya'nın ve Kont Telman'ın iyiniyetine güvenmekte idi.[4]

Avusturya elçisinin ilkbahara 1737'ye kadar çeşitli nedenler gösteren gecikmelere yol açmasına rağmen Osman Halisa Efendi fikrini değiştirmemişti. Halbuki Avusturya ve Rusya arasında 9 Ocak 1737'de Avusturya'nın Rusya ile birlikte savaşa iştiraki hakkında bir anlaşma imzalanmış ve 1 Mayıs'ta Avusturya'nın fillen savaşa girmesi kararlaştırılmıştı. Bunlar Kont Telman'a bildirilmişti ama o Osmanlı heyetini ve sadrazamı bundan haberadar etmemişti. Fransa İstanbul elçisi Markız Villeneuve Avusturya'nın Osmanlı devletini kandırdığını ve sonunda savaş ilan edeceğini bildiirip birçok kere Osmanlıları ikaz etmişti. Fakat Avusturya Elçisi Kont Telman'ın kandırıcı diplomasine kapılamış olan fiili Osmanlı görüşmecesi Osman Halisa Efendi Fransa'nın bu ikazının Lehistan Veraset Savaşı'ndan dolayı Fransa'nın Avusturya'ya karşı olan garezine atfetmekte ve Fransa elçisi ikazlarına aldırmamakta idi. Kont Telman yeminler ederek, Rusya'nın ilerlemiyeceğini Osman Halisa Efendi'ye ve Sadrazam ve Serdar Silahdar Seyyid Mehmed Paşa'yı kendine inandırmıştı. Bu nedenle Osmanlı güçlerinin Tuna Nehri'nin öte tarafına geçerek ilerlemeleri önlenmiş oldu. [4]

Elçi Telman;'in uzun süren geciktirmelerinden sonra bir sulh akdi için Osmanlı, Avusturya ve Rus elçileri ve İstanbul'dan gelmiş olan Fransa, İngiltere ve Hollanda elçileri "Nyimirov" adlı bir mevkide 16 Ağustos 1737'de ilk toplantıya başladılar. Yapılan üçüncü celsede Rusların beş teklifi ortaya çıkartıldı: Bunlar:

  • Kırım ve Kuban'ın, oralarda oturan halkla birlikte, tüm olarak Rusya'ya terk edilmesi;
  • Eflak ve Buğdan'ın Rusya himayesi altından özerk prenslik olmaları;
  • Rusya gemilerinin Karadeniz'den Karadeniz ve Akdeniz Boğazlarından serbestçe geçip girip çıkmaları ve
  • Rus Çar'a diplomatik yazışmalarda "imaarator" olarak hitap edilmesi.

Bunlar şaşırtıcı olup sıcak münakaşalara neden olmakla kalmadı. Bundan sonra hemen Avusturya da arabuluculuk yaptığı için Osmanlılardan özel tavizler istedi:

  • Osmanlı-Avusturya sınırının Avusturya'nın lehinde Bosna'dan Bihke'ye; Vıdın kalesi dahil Lem Suyuna ve Eflak ve Buğdan'da "Domebovice'ye kadar değiştirilmesi;
  • Avusturya'nın yaptığı savaş masraflarını karşılık sağlamak için 12 milyon flori savaş tazminatı verilmesi.

Rusların ve Avusturyalıların bu teklifleri o zamna kadar savaş aleyhtarı olan baş müzakereci Osman Halisa Efendi ve sonra da Sadrazam ve Serdar olan Silahdar Seyyid Mehmed Paşa tarafından da kabul edilemiyeceği anlaşıldı ve 11 Kasım 1737'de "Nyimirov" Sulh müzakerelerine son verildi. [4]

Osmanlı devleti gafil avlanmıştı ve sinir kalelerini takviye için asker göndermekten, Osman Halise Efendi'nin özel ısrarı ile, sakınılmıştı. Ruslar hemen yeni saldırıya geçtiler. Fransa Avusturya nezdinde tekrar arabulucuk görünümünü aldı. Ama Osmanlı sınırları savunmasız kalmıştı. Osman Halise Efendi hemen İstanbul'dan gelen bir emirle idam edildi. Sadrazam ve Serdar Silahdar Seyyid Mehmed Paşa aczi dolayısıyla azledildi ve yerine sadrazam ve serdar olarak Bender muhafızı Muhsinzade Abdullah Paşa tayin edildi. [4]

Osmanlı Bosna valisi olan eski sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa daha Avusturya saldırıya geçmeden Avustrurya'nın Bosna sınırındaki hazırlıklarından casusları vasıtası ile haberdar olmuştu. Bunun için, durumu Sadrazam ve Serdar Silahdar Seyyid Mehmed Paşa'ya bildirmişti. Ama serdar ve kethudası Avusturya'nın iyiniyetine kendilerini inandırdıkları için Bosna'dan ve diğer sınır valilerinden gelen acil haberlere inanmamışlar ve durumun vahametini anlamamışlardı. Hatta "Avusturya ile sulh devam ettiği ve edeceği için hiçbir teyakuz gerekli olmadığı" hakkında karşı cevap yollamışlardı. Buna rağmen Bosna Valisi eyaletteki kadı, müftü, eşraf ve ilerigelenlerini topladı; emirlerinde devamlı askeri güçler bulundurmaları ve düşman ne taraftan gelirse gelsin oraya hemen askeri takviyeler yollamalarını tembih etti ve Bosna'da kendisinin de bir yörel ve yerel ordu ile bir Avusturya saldırısına karşı tedbir aldığını d bildirdi. [4]

Temmuz 1737 basında Avusturya 15 taburdan oluşan ordusu ile her tabur başka bir yerden Osmanlı topraklarına girdi. Dük Lotharigen ve Sechebderdorf 20 bin kişilik ordu ile Niş üzerine, Vallıs komutasında 10 binden fazla bir güçle Eflak üzerine; Mareşal Kavenkuller komutasında 30 bin kişilik ordu Vidin üzerine yürümek hedefi ile Osmanlı sınırında içeri girdiler. Bu saldıran Avusturya ordusunun önemli kısmı 150 bin kişilik bir güçle Prens Joseph of Saxe-Hildburghausen ve Ban ünvanlı Hırvatistan Avusturya valisi Josip Esterhazy, komutasında Bosna eyaleti üzerine oldu. [4][5]

150 bin kişilik bir Avusturya ordusu 9 Temmuz 1737'de Bosna eyaletine "İzvornik (Modern Zvornik)" üzerinden saldırıya geçti bu sınır palangasını baskına uğratıp ele geçirerek savunucularıni şehit edildiler. Bosna Valisi eyaletine emirler göndererek eli silah tutanları Avusturya'ya karşı gelmeye davet etti. Bosna eyalet ordusu ile karargahını Hekimoğlu Ali Paşa Travnik sahrasında kurdu. Bu yörel ve yerel ordunun "otuz iki kazan kuvvetinde" olduğu bildirilmektedir.[4]

Avusturya ordusu eski Usturumca kalesine yönelip bu kaleyi kuşatmaya aldı. Kaleye çekilen ve orada bulunan güçler ve büyük bir halk kitlesi direnişe geçti. Genç kadınlar asker elbisesi giyip savaştılar; genç çocuklar top taneleri taşıdılar, ebeler ve yaşlı kadınlar savaşta yaralananlara hastabakıcılık ve cerrahlık yaptılar. Bu Avusturya kuşatması 15 gün sürdü. Hekimoğlu Ali Paşa 6 bin kişilik bir ordu ile bu muhasarayı kırmak için harelata geçti. Bu Osmanlı Bosna ordusu ile kuşatmacı Avusturya birlikleri arasında beş saat süren bir silahlı çatışma başladı. Sonunda Avusturaya'lılar çok sayıda ölü ve esir zayiat vererek kuşatmayı bırakıp kaçtılar. Osmanlı Bosna güçleri böylece Usturumca'yı kurtardılar. [4]

Muharebe[değiştir | kaynağı değiştir]

Kuzey Bosna'da ise Osmanlı casusları Genaral Hildburghausen komutasındaki öncüsü 8 bin kişi olan büyük bir Avusturya gücünün Gradicka üzerinden Banya Luka üzerine yürümeye başladığı haberleri getirdiler. Bu Avusturya öncü gücü üçe ayrılmış bir şekilde "İnce Karakol", "Orta Karakol" ve "Büyük Karakol" olarak birbirlerini takip etmekteydiler. Banya Luka'da bulunan yörel Bosna Osmanlı ordusu bu üç kısma "İnce Karakol"'dan başlayarak arkası arkasına baskın saldırısı yaptılar. Bu Avusturya öncü gücü büyük sayıda ölü zayiatı verdi ve kaçabilenler arkadan öncüleri takip eden 100 bin kişilik asıl orduya katıldılar. Bu ana Avusturya ordusunun 20 bin kişilik bir gücü "Puzin" kalesini ve 20 bin kişilik diğer bir gücü ise "Çetin" kalelerini kuşatmaya aldı. Kalan büyük sayıda Avusturya birlikleri ise Banya Luka kalesini kuşatmaya koyuldu. [4]

Hekimoğlu Ali Paşa bu büyük Avusturya ordusunu elindeki Bosna vilayeti yörel ordusu ile karşılamak üzere karagahı olan Travik sahrasından ayrıldı ve Banya Luka üzerine yürüyüşe geçti. Hekimoğlu Ali Paşa'nın emrindeki yörel ordu saldırıcı Avusturya ordusunun yanında çok küçük kalmaktaydı. Buna rağmen Hekimoğlu Ali Paşa metanetini koruyup sadece iyi bildiği karargah subaylarına mahrem bir gizli plan yaptırıp bu planı uygulamaya koyuldu. Önce bin kişilik bir birliği bir gerila birliği gibi Banya Luka etrafında bulunan dağlar üzerinde pusular tertip edip düşmanı yıldırmaya memur etti. Sonra da Banyaluka (Verhas) Çayı'nın vadisini takip eden doğru büyük yoldan Banya Luka'ya gidileceği şayialarını Avusturya casuslarının duyup düşman iletebilecekleri şekillede yaydırdı. Bu doğru yolun en dar olan bir kısmında Avusturya güçleri hendekler açıp tabyalar tahkim ederek yolu kapatmaya gayret ettiler. Fakat Hekimoğlu Ali Paşa önce doğru yoldan büyük ilerleyerek daha Avusturya tahkimatına gelmeden Banya Luka'ya 3 saatlik bir mesafede nehir kenarında bir mevkiye ordusunu getirdi. Burada gece başlamakta iken etraftan tedarik bulup yaptırdığı sallar orduyiu beklemekte idi. Bu mevkide Bosna ordusu gece başlamakta iken sallara bindirildi. Ordu bu sallarla geceleyin Banya Luka yakınlarına kadar nehirden geldiler. Böylece Avusturyalıların yol kesme tahkimatının kenarından geçtiler Ertesi gün başında karaya çıkan Osmanlı Bosna yörel ordusu şehri kuşatmakta olan Avusturya ordusunun mühim kısmı arkasında savaş düzenine girdi. [4]

Burada Hekimoğlu Ali Paşa. emrindeki yörel ordunun içinde dolaşarak askerlerine moral vermeye ve onları bu başarılarındn dolayı tescii etti. Hemen hücuma geçme kararı verilmieti ve Hakimoğlu Ali Paşa ordusunun göreceği bir kaide üzerine çıkıp kilisini düşmana karşı sağa sola salladı ve orduşana dalkılıç Avusturya ordusuna saldırmayı emrerti. Bu göğüs göğüse savaşma içeren Osmanli taaruzu nöbette olan Avusturya birliklerine karşı gün batımına kadar devam etti. Avusturyalılar nehri karşı tarfina geçip çatışmanın şiddetinden korunmak istemekteydiler. Ama komutan Hildburghausen askerinin kaçmasını önlemek için nehir geçişlerini kapattırmıştı. Osmanlı Bosna birlikeleri Avusturyalıları nehre doğu sürdüler. Nehri yüzerek geçmeye çalışan birçok Avusturya ordusu askeri nehirde boğuldu ve Avusturyalılar epeyce zayiat verdiler. [4]

Hekimoğlu Ali Paşa ertesi sabah sallarla bir köprü yaptırarak nehir karşısına asker geçirip kaçan Avusturyalıları takip ettirdi. Avusturyalılar birçok ölüyü geride bıraktılar. Kacanlara Avusturya arazilerine sığındılar. Gayet çok sayıda Avusturyalı asker sağ veya yaralı olarak esir alındı. Bu muharebede Avusturya zayiatının 60 bin kadar olduğu (Uzunçarsılı s.278 tarafından) bildirilmektedir. Banya Luka kalesi önünde olan bu muharebeyi Avusturayalılar büyük zayiatla kaybettiler. Hekimoğlu Ali Paşa 12 top; 3 havan topu ve çok miktarda (tüfek, kılıç, varillerle barut gibi) harp levazimatını ganimet olarak ele geçirdi. [4]

Sonuç[değiştir | kaynağı değiştir]

Banya Luka Muharebesi'nde Avusturya ordusunun uğradığı hezimet haberi "Çetin" ve "Pujin" kalelerini kuşatan Avustruya güçlerince duyulduğu zaman bu birlikler kuşatmaları bırakıp geri çekilmeye hazırlık yapmaya başladialr. Bunu kaçışı gören kalelerdeki Bosna eyaleti yörel ve yerel savunma birlikleri huruç hareketleri yapıp kaçmaya hazırlanan Avusturya birliklerine hücum edip onlara büyük zayiat verdirdiler.

Bu başarıyı kazanan Bosna yörel güçleri Sava Nehri üzerindeki Avusturya palangalarıni ele geçirip yağmladılar ve Belgrad hatta Varadin taraflarına akınlar yaptılar. Erdel ve Macaristan'da Avusturya aleyhinde ayaklanmalar başladı.


Banya Luka Muharebesi'ni kazanan Osmanlı komutanı Hekimoğlu Ali Paşa ise bu muharebeyi ayrıntıları ile İstanbul'a bildirdi. Bu hizmetindee dolayı paşaya taltif olarak samur kürk, murassa kılıç, 5000 altın yollandı. Maiyetinde olup galibiyete katkı yapan kurmaylarına da hilat, altın ve gümüş çelenkler gönderildi. Bu taltifler Bosna'ya Hekimoğlu Ali Paşa'nın oğlu olan dergah-ı ali müteferrikası olan Mehmed Galip tarafından bizzat getirildii.

Diğer taraftan Banya Luka Muharebesi ve hazimeti sırasında Avusturya ordusu komutanı olan ve o zamana kadar güzide bir komutan olarak görülen Prens Joseph Saxe-Hildburghausen gözden düştü. Kendisine maiyet komutanlığı verildi ve yerine Prens Lauthringen tayin edildi. Avusturya ordusu ve Avusturya halkı bir önceki yüzyılda [ [Savoy Prensi Eugen]]'in Osmanlılara karşı büyük başarıları ile övünmekte iken Banya Luka Muharebesi ve hezimeti, Avusturya'nın aynı savaşta sonradan Hisarcık Muharebesi bozgunu ve Belgrad Kuşatması (1739) ile Belgrad'ı kaybetmesine bir öncü gösterge oldu. Avusturya'nın yenilmez olduğu ve Osmanlıların devamlı yenildiği efsanesi Orta Avrupa'da bir mit olduğunun anlaşılması Banya Luka Muharebesi ile açığa çıkmaya başladı. Buna rağmen Avusturyalılar hala kendilerini bir muharıp devlet olarak görmekten ayrılmadılar. Bu muharebede eş komutan olan Hırvatistan Banı olan Josip Esterhazy bu muharebenin Osmanlı yörel ordusu ve komutanı tarafından kazanıldığını ve Avusturyalıların komuta yoksunluğu ve askerlerinin başarısızlığı dolayısıyla yenildiklerini bir kenara atıp Avusturya ordusunun elinde ağır toplar olmaması ile açıklamaya çalışmıştı.

Bu muharebeyi kazanan Osmanlı ordusunu yörel ve yerel Bosna eyaleti ordusu ve bu muzaffer ordunun bir Boşnak ordusu olması, 1990'li yıllardaki Yugoslavya'nın çözüldüğü yıllarda kurulan Bosna-Hersek Federasyonu tarafından büyük bir Boşnak zaferi olarak tarihsel övünme meşalesi haline gelmiştir.


Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Malcolm, Noel, Boşnia: A Short History, (New York University Press, 1994), 86.
  2. ^ Ed. M. Th. Houtsma and A. J. Wensinck, (1993) "E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam 1913-1936", BRİLL, s.36.
  3. ^ Aksan, Virginia H. ( 2007) Ottoman Wars, 1700-1870: An Empire Besieged Londra: Routledge İŞBN-13: 978-0582308077 s.110
  4. ^ a b c d e f g h i j k l Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1956, 6.baskı 2007) Osmanlı Tarihi İV. Cilt 1. Bölüm: Karlofça Antlaşmasından XVIII. Yüzyılın Sonlarına Kadar Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu Yayınları (XIII. Dizi) İŞBN 975-16-0015-4
  5. ^ Bazı kaynaklar daha küçük bir kolordu büyüklügünde bir askeri birlikten bahsetmektedirler. Niş üzerine yürüyen askeri birliğin en büyük Avusturya birliği olduğunu bildirmektedirler.

Diğer kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Mustafa İmamović, Osnove upravno-političkog razvitka i državnopravnog položaja Boşne i Herçegovine
  • Uzunçarsılı, İsmail Hakkı, (1956, 6.baskı 2007) Osmanlı Tarihi IV. Cilt 1. Bölüm: Karlofça Antlaşmasından XVİİİ. Yüzyılın Sonlarına Kadar Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu Yayınları (Xİİİ. Dizi) İŞBN 975-16-0015-4

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]