İstiare

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(İstiare (Edebiyat) sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara

İstiare, Türk Edebiyatında, bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka varlığının adıyla anma sanatı. Diğer adı eğretilemedir.

Benzetmenin iki temel öğesi vardır, benzeyen ve benzetilen. İstiare bunlardan birinin söylenmemesiyle yapılır.

Çeşitleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Açık İstiare (İstiareyi Musarraha)[değiştir | kaynağı değiştir]

Sadece kendisine benzetilenle (müşebbehu bih-müstearı minh) yapılan istiaredir. Bir sözcüğün yerine benzetme amacı güderek başka bir sözcük kullanmaya denir.

Kapalı İstiare (İstiareyi Mekniyye)[değiştir | kaynağı değiştir]

Benzetme öğelerinden yalnız benzeyenle (müşebbeh-müstearı leh) ve benzeme yönü (karine) ile yapılan istiaredir. Kapalı istiarede benzetilen söylenmeyerek gizili tutulur. Mitoloji, bilim ve metafizik gibi pek çok disiplin, kapalı istiareler yoluyla dünya edebiyatının epistemolojik altyapısını oluşturmuştur.

Genel[değiştir | kaynağı değiştir]

Benzetmenin temel öğelerinden yalnızca birisiyle (müşabehet ögesi) çok sayıda benzerliği sıralayarak yapılan istiareye ise "yaygın istiare" (istiare-i temsiliyye) adı verilir. Bu tür istiarelerde kelimeler hakiki manalarında kullanılsalarda bir araya gelmeleriyle ortaya çıkan mana heyetine benzetilmek istenen başka bir mana heyeti istiare edilir. Bu yüzden bu tür istiarelere heyetlerin birbirlerine istiaresi diyebiliriz. Bu tür istiareler halk arasında yayılırsa darbı mesel olarak isimlendirilir. Türkçemizdeki birçok atasözü bu kısımda değerlendirilir. Misal: Üzüm üzüme bakarak kararır. Bu misalde bir kişinin bir başkasından etkilenmesi üzümlerin birbirlerini kararma yönünden etkilemelerine benzetilmiştir. Dikkat edilecek olursa benzetilende ve kendine benzetilende kelimeler istiare edilmemiş, belki kelimelerden oluşan kelamın ifade ettiği heyet olan manalar benzetilmiştir.[1]

Örnekler[değiştir | kaynağı değiştir]

Açık İstiare[değiştir | kaynağı değiştir]

Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi

Cümlesindeki "aslan" bu istiare çeşidine bir örnektir

Dışarıda bir dost eli okşuyor tenimizi.

Cümlesinde "dost eli" rüzgar yerine kullanılmıştır

Dünyaya geldiğim anda

Yürüdüğüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece

Dünya iki kapılı bir hana benzetilmiş ama dünya söylenmemiş yani benzeyen yok sadece benzetilen var.

Aşiyân-ı murg-ı dil zülf-ı perîşânındadır

Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır.

Fuzulî

Al câme ile meh-pâre maşallah

Pertev Paşa

Âh eylediğim serv-I hırâmânın içindir

Kan ağladığım gonce-I handânın içindir.

Fuzulî

Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin

Cihân cihân elem-I intizâra değmez mi

Nâilî

Gezermiş kasrın etrâfında yer yer tâze meh-rûlar

Mükahhal gözlü Şîrîn sözlü Leylî yüzlü âhûlar

Nedîm

Açıldığın haber verir ağyâra gül gibi

Dâim bize nesîm-I sebük-pâ gelir gider

Nâbî

Kapalı İstiare[değiştir | kaynağı değiştir]

Sözlerin saplama kalbime ne olur

Her taraf kırık dökük
Dalların boynu bükük Kederliyiz der gibi

Orhan Seyfi Orhon

Dallar boynu bükük insana benzetiliyor ama kendisine benzetilen insandan söz edilmiyor. Boynu bükük sözcüğü ile insanın bir özelliği vurgulanıyor.

Nâz ederse gamzesi uşşâk-ı zâra nâz eder

Zülfi bir âşüftedir ki rûzgâra nâz eder

Nâbî

Ki henüz gonce-ı neşküfte iken

Anı dest-ı ecel itdi pâmâl

Fâzıl

Nâgehân simsiyâh olur eflâk

Hayretinden düşer sükûna cihân


Mecnûn ana verdi cümle rahtın
Pâk eyledi bergden dırahtın

Fuzulî

Eşcâr-ı bâğ hırka-ı tecrîde girdiler

Bâd-ı hazan çemende el aldı çenârdan

Bâkî

Yaygın İstiare[değiştir | kaynağı değiştir]

Bin gemle bağlanan at şaha kalkıyor

Gittikçe yükselen başı Allah'a kalkıyor
Son macerayı dinlememiş varsa anlatın
Râm etmek isteyenler o marûr, âsil atın
Beyhudedir her uzvuna bir halka bulsa da
Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da...
Coştukça böyle sel gibi bağrındaki hisleri
Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri!

Faruk Nafız Çamlıbel

Çamlıbel, milleti mağrur bir ata benzeterek çok sayıda benzerliği sıralıyor.

Bayağı İstiareler[değiştir | kaynağı değiştir]

Makdem-I tab’a dîbâ-yı Münîf olsa hasır

Kadr-I iclâlime nisbetle değildir şâyân

İrfan Paşa

Yanıkdır o âşıkın kitâbı

Nazmında kokar ciğer kebâbı

Ziya Paşa

O ten ki hâk ola aşkın güdâz u sûzunda

Biten giyâhı dem-I haşre dek kebâb kokar

Nedîm

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Kılıç, Ensar (2011), [1], Klasik şiirde istiare.