Çocuk ve Genç Suçluluğu

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Çocuk ve Genç Suçluluğu, çocuktaki anti-sosyal eğilimlerin yasa müdahalesi gerektiren duruma gelmesi.

Yarardan uzak olması, suçun kötü niyetle işlenmiş olması ve olumsuzluğu çocuk suçluluğunun belirgin niteliklerindendir[1]. Türkiye'de çocuk suçluluğu kavramını kullanmak için çocuğun suçu işlediği zamanda 18 yaşını tamamlamış olması gereklidir. Çocuk suçluluğu ve yetişkin suçluluğu arasındaki fark, ülkelerin kanunlarına göre belirttiği yaş sınırıdır.[1]Türk ceza kanununa göre suç işleyen çocuk, 18 yaşını doldurmamış ve suç işlemiş kişidir. 11 yaşını doldurmamış çocuklara ise suç işleseler dahi ceza verilemez. 11-15 yaşındaki çocuk suçlular ıslah evine gönderilir. 15-18 yaşındaki çocuk suçlular ise ceza alırlar fakat cezaya indirim de uygulanır.

Suç Çeşitleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocukların işlediği suçlar dönemden döneme farklılık göstermektedir. Bu suçlar cinsel suçlar, mala yönelik suçlar ve şahsa yönelik suçlar olarak 3 ana başlığa ayrılır. Hepsinin kendi içinde alt başlıkları vardır.

Bireysel Nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bireysel nedenler cinsiyet ve yaş-ergenlik olarak ikiye ayrılmaktadır.

Cinsiyet[değiştir | kaynağı değiştir]

Cinsiyet genelinde erkekler kızlara göre daha çok suç işlemektedir. Bunun sebeplerinden biri toplumsallaşma ve onunla birlikte gelen beklenti farklılıklarıdır. Bir diğer sebep de kadınların üzerindeki baskıcı ve kontrolcü gözlemin olmasıdır. Erkeklerin yetiştiriliş biçimi onları daha tehlike arz eden durumlar oluşturmaya yatkın yapmaktadır.[2] Cinsiyet faktörü ile yaşın birbiriyle etkileştikleri görülmektedir.

Yaş[değiştir | kaynağı değiştir]

Yaş-ergenlik genelinde suç işleme oranının en fazla 14 yaş döneminde olduğu saptanmıştır. Bu kadar küçük yaşta görülmesinin en büyük nedeni ergenlik dönemine denk gelmesidir. Ergen kendi kişiliğini oluşturmaya çalışırken onu değiştirip geliştirecek birçok yenilikle karşılaşıp bunları denemektedir. Bu süreçteki çocuğun kendini kanıtlama arzusu çerçevesinde suça yönelimi de artmaktadır. Erken başlayan anti-sosyal davranış geç başlayan anti-sosyal davranışa göre daha olumsuz gelişimsel sonuçlar doğurmaktadır.[3]

Toplumsal Nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuğun suç işlemesinde, bireysel nedenlerle birlikte toplumsal nedenler de etkilidir. Bireysel nedenlerin altında yatan sebepler de toplumsal nedenlerden kaynaklıdır. Bu yüzden çocuk ve genç suçluluğunun açıklanmasında toplumsal nedenler büyük yer kaplar. Laurence Steinberg, Adolescence kitabında çocuk suçluluğunun büyük iki etkeni olduğunu belirtmiştir.[4] Bunlar ebeveynlik şekli ve akran ilişkileridir.[4]

Akran Etkisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuklukta gerçekleşen akran reddi çocuk suçluluğunun belirtilerinden biridir. [5] Çocuğun akranları tarafından reddedilmesi, sosyalleşmesini engelleyip çocuğun anti-sosyal akran gruplarıyla ilişkiye yönelmesine sebep olur.[5] Anti-sosyal akran gruplarıyla ilişki içinde olmak şiddete dayalı, saldırgan ve sapkın davranışlar sergilemeye yol açar.[5]

Aileye İlişkin Nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuk; kişiliğini, ahlaki değerlerini, davranışlarını ailesinden aldığı eğitimle oluşturur. Çocuğun aile üyeleriyle olan iletişimi onun diğer bireylerle iletişimini, nesnelere, olaylara ve yaşama karşı tutumlarını belirler. Suç işleme üzerinde etkisi olabilecek aileden kaynaklanan nedenler şunlardır: ebeveyn gözetimi seviyesi, ebeveynlerin çocuğu disiplin etme tarzı, ebeveynler arasındaki çatışma veya ayrılık, ebeveynlerin veya kardeşlerin suç işleme oranları, ebeveynlerin çocuklara yönelik istismarı veya ihmali ve ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkinin kalitesi.[6] Ebeveynlerin çocuk yetiştirirken tutum ve davranışlarını tanımlayan 4 ebeveynlik stili vardır:[7]

  • Yetkili ebeveynlik: Disipline ek olarak çocuğa gösterilen bir yakınlık ve destek de vardır.
  • Hoşgörülü ebeveynlik: Ebeveynlerin çocuklarına karşı yakınlık ve saygı gösterdiği bir ebeveynlik tarzıdır ama disiplin yoktur.
  • Otoriter ebeveynlik: Genellikle düşmanca tavırlara ve sert düzeltmelere sebep olan, sıcaklık içermeyen bir yüksek disipline sahip ebeveynlik stilidir
  • İhmalkar ebeveynlik: Bu ebeveynlik tarzı ne tepkisizdir ne de bir beklenti içindedir. Çocuk, ebeveyn tarafından sevgi veya disiplin görmez.[7]

Parçalanmış Aile Yapısı

Parçalanmış aile anne veya babanın ya da ikisinin de ölümü, terk edilme, boşanma nedenleriyle bir aile üyesinin bulunmamasıdır.[8] Yapılan çeşitli araştırma sonuçlarına göre suç işleyen çocukların büyük kısmı sosyal ve ekonomik olarak düzensiz, anlayışsız anne ve babanın olduğu bir aile yapısında yaşamıştır.

Aile İçi Etkileşim

Aile bireylerinin birbiriyle olan ilişkisi, anne ve babanın çocuklarına karşı tutumlarına bağlıdır. Aile içindeki olumsuz etkileşim, anne babanın uyguladığı disiplin yöntemleri çocuğun suça itilmesindeki nedenlerdendir. Ailenin çocuk üzerinde fazla kontrol sahibi olması çocuğun özgüvensiz ve diğer insanlara bağımlı bir birey olmasına sebep olur. Bunun tersi olarak ailenin aşırı hoşgörülü olması çocuğu bencil yapar. Bu iki durum da çocuğun çevreye uyumunda sorun oluşturur.

Aile İçi Disiplin Anlayışı

Çok sert ve dengesiz otoriteyle çocuk suçluluğu arasında ilişki vardır. Ailenin disiplin yöntemi olarak sürekli şiddet uygulaması çocuğu suça iten nedenlerden biridir.

Ailedeki Olumsuz Rol Modelleri

Çocuk, ergenlik döneminde kendine örnek alacağı bir bireye ihtiyaç duyar. Çocuğun genellikle kendine aile içinden rol model aldığı baba, amca gibi kişilerin çocuğa karşı olumsuz davranışları çocuğa kötü örnek olur ve suç işlemesinde etkili olur.

Ailenin Sosyo-Ekonomik Statüsü

Sosyo-ekonomik statü bireyin yaşadığı toplumdaki yerini belirler. Belirleyici etkenler arasında meslek, eğitim düzeyi, kişinin geliri, sosyal çevresi ve aile yapısı vardır.[9] Düşük sosyo-ekonomik düzey, çocuğu sağlık, eğitim ve barınma gibi konularda olumsuz etkiler. Bu durumda ev içinde ihtiyaçları karşılanamayan çocuk kendini ev dışına atar ve suça yatkınlığı artar.

Eğitime İlişkin Nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Okul öğrenimiyle çocuk suçluluğu arasında ters orantı vardır. Bunun sebebi gereken zamanı ve ilgiyi eğitime vermek yerine zorla çalıştırılmaları, dolaylı olarak okula devam sıkıntısı yaşadıkları, başka aktivitelerle ilgilenmeyi tercih etmeleri gibi birçok nedene bağlıdır. Çocukların gözetlenmesi arttırılarak bu sebepler azaltılabilir. Eğitim ve suçluluk ile ilgili bir başka kavram da boş zaman suçluluğu kavramıdır.[10] Çocuk, boş zamanlarında denetimsiz olması sebebiyle yapacak bir şey bulamazsa  tehlikeli yönlendirmelere çok açıktır.[10] Bu yüzden biraz da olsa gözetimin eksik olmamasıyla ilgisini, enerjisini aktarabileceği, kişiliğini geliştirebileceği etkinliklerin var olması ve yönlendirilmesi gereklidir.

Sanayileşme, Şehirleşme ve Göç'e İlişkin Nedenler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sanayileşme öncesi çocukların davranışları üzerinde akraba veya komşular tarafından yürütülen sosyal bir kontrol mekanizması vardır. Fakat sanayileşme ile eş güdümlü olarak insanların yoğun bir şekilde belirli bölgelerde yaşamaya başlamasıyla birlikte sosyal bağlar daha zayıf hale geldi. Bunun sonucunda ise çocuklar üzerindeki sosyal kontrolmekanizması zayıfladı.

Geleneksel kırsal yaşamda kişiler belirli bir çevrede doğar, yaşar ve ölürler. Bu süreç, doğumlarından itibaren sahip oldukları imkanlar ve kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Genellikle yaşadıkları çevre değişmediğinden dolayı bireylerin yaşamına toplum tarafından şahit olunur.

Şehir hayatında ise kırsal yaşamın tersine, kişiler belirli bir çevrede yaşamak zorunda değillerdir. Aynı zamanda doğuştan gelen aidiyetleri önemli değildir. Toplumun birey üzerindeki baskısı azalmıştır. Şehirde kişi, suç işlemek için çok sayıda hedefe ve gizli kalma olanağına sahiptir. Bu nedenle şehir hayatında suçluluk ve suçun tekrarlanması oranı daha fazladır.

Kırsal kesimden kente yapılan göç sonrasında gençlerin hayatlarını ekonomik yetersizlik içinde ve özellikle ulaşım veya dinlenme alanı gibi birçok açıdan yoksun olan gecekondu mahalleleri gibi kötü yaşam alanlarında sürdürmeleri, onların suç eğilimlerinin artmasına zemin hazırlar. Aynı zamanda bu durum, çocukların göçle birlikte yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışırken yaşadıkları güçlükler ve uyumsuzluklarla da birleşince çocukların suça itilmesini hızlandırmaktadır.

Çocuk Suçluluğunu Önleme[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuklara verilen sağlık, sosyal ve eğitim ihtiyaçları için destek denetlemesi kurumlar tarafından düzenli takip edilebilir.[11] Ailesinde suç işlemiş veya ailesi tarafından şiddete, cinsel istismara maruz kalmış çocuklara gerekli psikolojik destek ve gereken korumalar sağlanabilir. Ülkelerin refah seviyelerinin birbirinden çok farklı olmaması, benzer seviyelere gelmesi için çalışmalar yürütülebilir. Dünyadaki şiddet ve çatışmalar için bazı politikalar geliştirilebilir.[12] Ergenlik döneminin önemi hakkında aileleri bilinçlendirmek ve bu dönemdeki çocukların eğitiminin desteklenmesi için ekonomik planlar oluşturulması, sosyal yaşamlarının daha kontrolde tutulması sağlanabilir.[12] Bunun dışında gençlerin olumsuz alışkanlık geliştirmemesi için sosyal yaşama yöneltme ve akran ilişkilerinde iyileştirmeler sağlanabilir. Sosyal kurumlarda ya da sokakta yaşayan, zorla çalıştırılan çocukların suçla ilişkilendirilme olasılıklarının yüksek olması sebebiyle onları en erken şekilde o durumdan uzaklaştırıp topluma tekrar kazandırabilmek için gerekli çalışmalar yapılabilir.[12]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b Ayar, D. ve Öztürk, C. (2015). “Türkiye’de Lisans Üstü Çalışmalarda Çocuk Suçluluğu”. Orijinal Araştırma Dergisi. Cilt:2 Sayı:1. ss:17-20.
  2. ^ Gökpınar, M., (2007), Sosyal ve Kriminal Boyutlarıyla Çocuk Suçluluğu. TBB Dergisi, Sayı 72, ss. 206-233.
  3. ^ Santrock, John W. (2017). Yaşam Boyu Gelişim. Çev: Galip Yüksel (13. Basımdan Çeviri: Gözden Geçirilmiş Yeni Basım). Ankara: Nobel Akademik.
  4. ^ a b Steinberg, Laurence D. (2008). Adolescence. 8th ed. Boston: McGraw-Hill Higher Education. ISBN 978-0-07-340548-3. OCLC 123912535. 
  5. ^ a b c Mullins, Christopher W. (Eylül 2007). "Book Review: Barkan, S. E. (2006). Criminology: A Sociological Understanding (3rd ed.). Upper Saddle River, NJ: Pearson/Prentice Hall. 657 pp". International Criminal Justice Review. 17 (3): 239-240. doi:10.1177/1057567707306006. ISSN 1057-5677. 
  6. ^ Graham, John; Bowling, Benjamin (1995). "Young people and crime: Home Office research study 145". PsycEXTRA Dataset. 31 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mayıs 2022. 
  7. ^ a b Bi, Xinwen; Yang, Yiqun; Li, Hailei; Wang, Meiping; Zhang, Wenxin; Deater-Deckard, Kirby (13 Kasım 2018). "Parenting Styles and Parent–Adolescent Relationships: The Mediating Roles of Behavioral Autonomy and Parental Authority". Frontiers in Psychology. 9. doi:10.3389/fpsyg.2018.02187. ISSN 1664-1078. 
  8. ^ Saran,Nephan,Çocuk Suçluluğu Ve Parçalanmış Aile,Sosyal Antropoloji Ve Etnoloji Dergisi,S. 3'den ayrı basım,1979,s 27.
  9. ^ Ergil,Doğu,Türkiye'de Terör Ve Şiddet,Ankara1980, s.129.
  10. ^ a b Gökpınar, M., (2007), Sosyal ve Kriminal Boyutlarıyla Çocuk Suçluluğu. TBB Dergisi, Sayı 72, ss. 206-233.
  11. ^ Çopur EÖ, Ulutaşdemir N, Balsak H. Çocuk ve Suç. Hacettepe Univ Fac Heal Sci J. 2015;1:120–4.
  12. ^ a b c Sarı, E. & Arslantaş, H. (2018). Ergen Suçluluğu . Arşiv Kaynak Tarama Dergisi , 27(4) , 397-413 .