Tartışma:Çerkez Ethem

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
Bu sayfa Çerkez Ethem maddesi üzerindeki değişikliklerin konuşulduğu tartışma sayfasıdır. Madde üzerinde değişiklik yaparken ya da tartışma sayfasında yorum yaparken aşağıdaki hususlara lütfen özen gösteriniz :


Temel ilkeler

İçerik politikaları


Burdan da görüyorum ki; Gazi Muhammet ve Çerkez Ethem' in yasamlari birbirlerine oldukça benziyorlar.

Konu başlıkları

[değiştir] Ethem hakkında

Çerkes Ethem, her şey olabilir ama asla hain olamaz. Ethem iyi bir asker ancak kötü bir politikacıydı.

Düzenli ordu toparlanana kadar büyük hizmetleri dokundu. Anlaşmazlık ortaya çıkınca keşke Yunanistan'a sığınmasaydı. Aynı 'efeler' gibi kahramanlık kitaplarında yerini alırdı bugün. --cretanforever 12:14, 1 Mart 2006 (UTC)

çerkez etem bey gerçek bir halk kahramanıdır çünkü lozanın ikinci adamı rıza nur anılarında şöyleder yunanlılarla savaşmak için hazırlanan orduyu ismet inönü etem beyin üzerine salmıştırç etemde bunlara kızarak yunanlılara teslim olmuştur sonra birkaç arap vilayeti gezerek ürdünde hayata son vermiştir.

Çerkez Ethemden bahsedilirken nedense hep atlanan bir husus var. Çerkez Ethemin Atatürk ve İsmet inönüyle çelişmesi, Çerkezlerin Milli Mücadelede katılma aşamasında söz verilen Kültürel haklardan, Cümhuriyet kurulmasından sonra vazgeçilmesidir. yanı kullanıp atılma duygusuyla bu duruma çok içerlenmiştir Çerkez Ethem ve Yunanistana gecişi bu nedenledir.


                         Garip gönlüm tutar matem
                         Onlar benim gerçek atam
                         Hayin degil çerkez etem 
                         Bu tarihi baştan yazak
                   19:52, 10 Şubat 2008 , 10 Şubat 2008 (UTC)           HÜRYANİ


[değiştir] Ethem Bey

Ethem Bey, etnik açıdan Türk değil Çerkezdir. Bu doğru. Ancak şuna dikkat edelim. Bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde yaşayan 70'den fazla etnik köken vardır. Yani Türk etnik kökeni herkes için bir şart değildir. Ortak bir coğrafyada bu tip diyalogları yaygınlaştırmak en hafif tabir ile bölücülüktür.
Ethem Bey olarak zikredilegilmiş olan kahraman asker, hain ilan edildikten sonra ilk defa İsmet İnönü tarafından Çerkez Ethem şeklinde anılmıştır.
Ethem Bey, tarih bilgisini genişletmek yerine ilkel benlikleriyle haybeye savuranların, dimağlara yerleştirmeye çalıştığı gibi Yunanlılarla iş birliği yapmış değildir. Yunanlılarla pazarlık yapıp Avrupa'ya geçiş istemiş, daha doğrusu satın almıştır. Nitekim Yunanistan'da kalmayarak doğrudan Berlin'e geçmiştir.
Onun hakkında vatan haini demek bir yanlıştan ziyade milli mücadeleye ve o büyük savaşın kahramanlarına yapılmış bir saygısızlıktır. Unutmayalım ki bu sayfayı yorumlayan bizler daha portakalda vitamin bile değilken o insanlar,sırf bizim bugün sahip olduğumuz özgürlüğü sağlamak için kanlarını döktüler, tüm umutlarını hayallerini gelecek nesillere feda ettiler. Onlar için gelecek nesil olan bizlere düşen ise hiç olmazsa bir nebze saygı.
(Anlattıklarım, başta Çerkez Ethem Belgeseli olmak üzere pek çok tarihi kaynakla sabittir. Dileyen araştırır,okur,öğrenir.)
--Ademirkan 02:02, 10 Kasım 2006 (UTC)

Yukaridaki yorum Ethem'in durumunu cok iyi anlatiyor. Bugun Turkiye topraklarinda yasayip Alman Nazi Partisine tas cikartacak olcude bir irkci dusunceye dayanarak, Turk irkinin ustunlugunu savunanlara bir bakin lutfen. Bu arkadaslar hic Mete Han'a benziyor mu? Kac tane cekik gozlu Turk taniyorsunuz yakin cevrenizde? Turklerin Anadolu'ya gelmesi ile diger irklarla karismasi gayet dogaldir. Turkculugu, Turkiye vatandasi olmak yerine etnik anlamda ve yalnizca etnik anlamda yorumlamak kendi kendini yok etmeye mahkum dar kapsamli ve anlamsiz bir yaklasimdir. Genetik biliminin ilerlemesi ile bu turde asiri milliyetci ve irkci akimlarin zayiflamasi kacinilmaz. 'Ben yuzde yuz Turk irkindanim, Turkum, Turkum' diye bagiran herhangi birine bir DNA testi yapildiginda, ve sonuc olarak genlerinde Arap, Farsi, Ermeni, Yunan, Cerkes, Kurt, Fransiz, vb. cesitli millet ve irklara ait sonuclar bulundugunda, bu tur biri yere kapanip kucuk bir kiz gibi aglamaya baslayacaktir. Ama bana kalirsa boyle bir teste bile gerek yok. Arkadas...! Once kendine bir aynada bak sonra Mete Han'in resmine bir bak. Fazla soze gerek yok. Istedigin kadar boz kurt isareti yapip ortalikta nara at, ama bil ki en iyimser bir ihtimalle Turklugun %25 civarinda. Iyisi mi geriye kalan %75lik bolumunle de gurur duymayi ogren. Tesekkurler.

[değiştir] BİRDE BU AÇIDAN BAKIN

Bitte übersetzt diesen Artikel auf Deutsch und stellt ihn in die Deutsche Wikipedia!!!

bende ceRkezım ve gercekten boyle bır seyın cerkezlere mal edılmesı üzücü ancak bızlerın daha doğrusu artık bu kadar katı olmasada o zamanlar belli katı adetler vardı.oncelıkle ailende kendınden yasca buyuk kım varsa doğru yanlış onu dınlemek zorundasın.bununla konuyu bagdastırmak ıstıyorum ama oncelıkle su yazı asırı sınırımı bozdu!!! türkllük konusunda bilgisi olmayan sahıs demıskı zaten cerkezler turk degıl...oyle mı??? bu sacma ıddaaya cevabım esas türkler : YÖRÜKLERdir !!! bu konuyu dalandırıp budaklandırmak istemıyorum ancak yuzyıllar boyunca bırarada yasamıs soylar sımdı o allahın cezası batılılar yuzunden bırbırıne gırmeye basladık.sunu unutmayalım kı sen ben kavgasıyla bıyere varamayız.SEN BOS BOS YORUM YAPACAĞINA ÖNCE TARİHİNİ ARAŞTIR..AMA GERCEK TARİHİMİZİ!!!ARKADAŞLAR BİZİM İLKOKUL ORTA OKUL HATTA LİSE DE OKUDUGUMUZ TARİH KİTAPLARININ HEPSİ YANLIŞ...HATTA BİZİM TARİH KİTAPLARIMIZ BİLE BATILILAR TARFINDAN YAZILMISTIR...BUNU GERCEK TÜRK TARİHÇİLERİ SÖYLEMEKTEDİR! NEYSE BBU ZATEN AYRI BIR TARTIŞMA KONUSU.ARKADASLAR KONUYA DONERSEK :BIZ DERIN BIR GAFLET İÇİNDEYİZ...OOYLE KI VATANI İÇİN DÜŞMANLA ÇARPIŞANLARI HAİN İLAN EDİYORUZ.cerkez ethemın yunanlılara sığınmasına doğrudur demıyorum ancak bUnun sebeplerı de var...arkadasın dedığı gıbı ethem iyi bir askerdı ancak ıyı bır polıtıkacı degıl...MASALLAH ismet pasa HARIKA BIR DUZENBAZ POLITIKACI OLDUĞU İÇİN Bİ TÜRLÜ ÜSTÜNLÜK KURAMADIĞI ETHEMI BU YOLLA HAİN İLAN ETTIRDİ...ben adetlerle bağdastıracağım ancak o kadar cok kımsenın bılmedığı sey varkı...neyse...ethemın 2 ağabeyı vardı hatta ikiside meclisteydi bu ağabeyleri cumhurıyet ya da atatürk yanlıları olmadığı için ethemı doldurmuslar ve o da ağabeylerının sözunden cıkamamıştır.[cemal kutay_CERKEZ ETHEM TAMAMLANMIŞ DOSYA kıtabından alınmıstır) bu bir savunma değildir elbet ancak bazı parcalar bırlestiğinde onu daha ıyı anlıyorsunuz ancak sunu rıca edıyorum olayları degerlendırırken sımdıkı zamn la degıl 1918 1921 lerin gozuyle bakın ...ve lutfen yeterlı bılgınız olmadğı konularda yorum yapmayın

                                                                              nick: 1299 ertuğrul

[değiştir] rakip ethem

Metindeki bir yanlışı düzeltmekte yarar var. Ethem, Yunanlılara sığındığı için hain ilan edilmemiş, hain ilan edildiği için Yunanlılara sığınmıştır. Mustafa Kemal, gücü gittikçe artan Ethem'in milli mücadelenin liderliğine soyunmasından endişe etmiş, tasfiye edilmesi için uygun zamanı beklemiştir. Yunanistan'da Venizelos'un siyasi yenilgisi ve Kral Konstantin'in iktidarı Yunan ordusunda moral bozukluğuna yolaçmış, Alman yanlısı Konstantin'in iktidarı İngiliz desteğinin de sarsılmasına neden olunca, İtalyan, Fransız ve Sovyet yardımları ile Türk güçlerinin iyi durumda olmasından yararlanmak isteyen Mustafa Kemal, 1. İnönü savaşını kazanacağını biliyordu. Hem bu zaferi Ethem'e yedirmemek, hem de ona ihtiyacı olmadığı bir dönemde tasfiye etmek için, düzenli ordu bahanesiyle "ihanetet" siyasi manevrasına başvurmuştur. Zira en önemli direniş kuvvetlerinin başında bulunan ve belki de Yunan ordusunun ilerlemesini durduran güçlerin başındaki bi kişinin, düzenli odunun içinde sıradan bir komutan olmayı kabul etmeyeceği tahmin edilebilir. Kısacası, Mustafa Kemal, Çerkez Ethem'e "ya benim emrim altına girersi, ya bu diyardan gidersin" demiştir. Ayrıca Mustafa Kemal'in Ethem'i "hain" ilan etmekte ne kadar aceleci davrandığı bütün kaynaklarda yeralmıştır. Kaynak olarak çok sayıda kitap verilebilir ama güvenilir bulunması için: "Çerkes Ethem Olayı" Cemal ŞENER, Cumhuriyet Gazetesi Kültür hizmeti, Aralık 2000 Cemgültekin 23:31, 1 Haziran 2007 (UTC)

Katılıyorum. Enver Paşa örneğinde de olduğu gibi, Mustafa Kemal'e rakip görülen herkes sistem tarafından ya lanetlenmiş ya hain ilan edilmiş. --Ispartaileti 23:41, 11 Mayıs 2008 (UTC)

[değiştir] ihanet ile ilgili tarihi hatalar...

27 Aralık 1920- Mustafa Kemal, Batı ve Güney Cephesi komutanlarına şu telgrafı çeker: "Kütahya'daki kurulun cevabı, Kuvay-i Seyyare işinin artık barış yoluyla ve siyasetle çözümünün mümkün olamayacağını ispat etmiş ve sorunun kuvvet zoruyla çözümlenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır."


29 Aralık 1920- Çerkes Ethem, "ihanet" olarak adlandırılan telgrafını meclise çeker: "Bu israflar içinde milletin savaşa devam olanağı kalmıyor. Bir yıldan beri devamlı toplantı halinde bulunduğunuz halde, bu süre içinde yaptığınız en büyük iş, kendi maaşlarınızı 300-400 liraya çıkarmak olmuştur. Herhalde aylardan beri ordu arasına sokulan fitneden haberdar edildiğiniz halde, bir gizli oturum ile bunları giderme ve önleme yürekliliği gösteremediniz. Hükümet üyelerinin herbirine dalkavukluk ederek kutsal görevini kişisel çıkarlarınıza feda etmiş görünüyorsunuz."


29-30 Aralık 1920- Mustafa Kemal, meclis oturumunda, "Ethem bey işte şu telgrafıyla genel kurulumuzu açıkça aşağılıyor ve tehdit ediyor. Kutsal meşruiyetimize saldırıyor, isyan durumuna geçmiştir" diyor ve Ethem, "vatan haini" ilan ediliyor.


Şubat sonu 1921- Çerkes Ethem düşünceli geçen günlerden sonra Yunanlılara sığınıyor. 10.10.2007 Cem Gültekin

[değiştir] "Hain" Ethem.

Ethem'e 'halk kahramanı' diyen insanlar bir de Mustafa Kemal'in kaleminden Nutuk'u okusun. Belki Atatürk'e inanırlar. Ethem , Kurtuluş Savaşı'nda çetesiyle birlikte Türk ordusuna ihanet edip Yunan ordusuna sığınmıştır(Türk-Yunan Savaşı hala devam ediyor) ve Türk askerine silah çekmiştir. Buyrun Nutuk'u okuyun. Burası kafatası milliyetçiliğinin yapıldığı yer değil. Kim hainse yazılmalı; Türk, Kürt, Çerkes, İngiliz, Bengal,...


Yukarıdaki satırları yazan arkadaş gözü kapalı olarak "Resmi Tarih"e inanıyor. Hem başka kaynakları okuyarak gözünü yorması gerekmiyor hem de beynini çalıştırmasına lüzum kalmıyor. Ona kalsa Atatürk tek başına savaştı ve vatanı da tek başına kurtardı. Başka kaynakları okumadan, karşı fikirleri dinlemeden, kafayı çalıştırıp düşünmeden yan gelip ahkam kesmek ne kadar rahat değil mi ? Eğer gerçekten "HAKİKAT"leri öğrenmek isteyen varsa, benim tavsiyem Kazım Karabekir'in "İstiklal Harbimiz" kitabını okuyarak düşünmeye başlamalarıdır. Kars, Ardahan ve Artvin'i Türkiye hudutları içine kazandıran bu kahraman komutan da bu kitabı yazdığı için vatan hainliği ile suçlanmıştı.

'Resmî tarihe inanıyor' diye yazan zat-ı cühela utanmasa Ethem Türkiye'yi kurtardı, Atatürk ise haindir diyecek. Kardeşim, Ethem Yunan ordusuna katılıp Türk ordusunu arkadan vurdu mu, bunun gözü kapalı resmi tarihe inanmakla ne alakası var anlamıyorum. Ethem Batı Cephesi komutanlığının kendisine değil de İsmet Paşa'ya verilmesi üzerine bunu kendisine bir hakaret olarak algılamış ve çareyi Yunan ordusuna sığınıp Türk ordusuna silah çekmekte bulmuş. Şimdi bunlar yalan mı? Ethem Türkiyeyi çok sevdiği için mi işgalci Yunanlıların tarafına geçmiş? Kimler için çalıştığını bilmiyorum ama o 'birileri' senin beynini fena yıkamışlar, bu ülkeye hiyanet edenlere senin gibilere 'kahraman' olarak gösterip genç kuşaklarımızı zehirlemek için kullanıyorlar. Neyse sen beyin yıkama ameliyatında bol bol temizlen. 'Hain'lere 'kahraman' diyerek elinize ne geçiyor kardeşim onu söyler misin? Gerçekleri tarih yazmış bunu hiç birimiz değiştiremeyiz. Zaten Ulu Önderimiz Atatürk'e dolaylı yoldan 'yalancı' diyen zat-ı cüheladan 'gerçekler' hakkında konuşması beklenmez. --Karamanoğlu 19:52, 10 Şubat 2008 (UTC)


Kierkegaard (Danimarkalı filozof) şöyle der: "Kendisine söylenen herşeye inanan adam mutludur, inanmayıp herşeyden şüphe eden adam da akıllıdır". Yukarıdaki satırları yazan arkadaş ne kadar mutlu olsa gerek.

Biz senin gibilere halk arasında 'lafı yedi geviş getirdi' deriz. Ethem'i kahraman yapın da okullarda onun büstü önünde 'Ne Mutlu Çerkes'im diyene' veya 'Ne Mutlu ordumu arkadan vuran çeteciyim diyene' diyin. Belki o zaman mutlu olursunuz. Senin gibi cahillerle tartışacak değilim, neye inanıyorsan inan belki seni maşa olarak kullanan 'birileri' de mutlu olurlar. Bu ülke hainleriyle ünlü bir memlekettir gidin hainlerimizi yüceltin tapın.--Karamanoğlu 10:04, 11 Şubat 2008 (UTC)

"Niye bizler acaba tartışma kültüründen yoksunuz" diyen arkadaşlara yukarıdaki satırları ithaf etmek isterim. Kendinden daha fazla kitap okumuş olduğu için madalyonun her iki tarafını da görebilene "cahil" demek ancak bu ülkede mümkün. Seninle aynı fikirleri savunmayana da hemen "hain" yaftası takmak, artık ortada "Sovyetler Birliği" de kalmadığı için sadece bu ülkede olabiliyor. Yeni fikirler tanımak, yeni düşünceler öğrenmek istemeyenleri bırakalım kendi çamurlarıyla oynasınlar diyoruz ama yanlarından geçenlere de çamur atıyorlar. Güya Cumhuriyet "fikri hür, vicdanı hür" nesiller yetiştirecekti. Maalesef, ülkemizin ezbere dayanan, sorgu-suali ve düşünmeyi yasaklayan "eğitim" sistemi ortaya aynı tornadan çıkmış "Aziz Nesin"'in gayet ustaca tarif ettiği bu nesli peydahladı.

"Niye bizler acaba tartışma kültüründen yoksunuz" diye yazdığın cümleye senin "...hem de beynini çalıştırmasına lüzum kalmıyor.", "kafayı çalıştırıp düşünmeden yan gelip ahkam kesmek ne kadar rahat değil mi ?" cümlelerini ithaf etmek istiyorum. Bu ara ben tarih mezunuyum senin sülalenin okuduğu kitapların 5 katını okumuş bir insanım ben . Her türlü siyasi görüşe de açığım, bütün siyasi görüşlere de saygım sonsuzdur. Sana da hain safsatasını takmadım merak etme. İçin rahat olsun sen hain main değilsin sadece kandırılmışsın bu da senin suçun değil. Bana Kazım Paşa'nın kitabını önermişsin teşekkür ederim o kitabı 2 kere okudum ama ben de sana Ulu Önderimiz Atatürk'ün Nutuk'unu tavsiye ediyorum. O kitabı zahmet edip okumadığını tahmin edebiliyorum ,eğer okursan anlarsın Ethem Bey'in marifetlerini. (NOT: Bu tartışmayı bu üsluplarla devam ettirmek istemiyorum ve burda kesiyorum)--Karamanoğlu 17:56, 11 Şubat 2008 (UTC)

Ülkemizde karşı fikirden olanlara hemen atılan "Hain Yaftası", yukarıdaki satırları yazan "tarih okumuş" arkadaşın kerhen kabul ettiği gibi "Hain Safsatası" haline getirildi. Bazılarına göre Milli Mücadeleyi başlatan herkes, ki buna Ali Fuat Paşa, Rauf Orbay, Kazım Karabekir ve Refet Bele de dahil, Cumhuriyet tarihi boyunca en az bir kere bu "safsata"ya maruz kaldılar. Bu "yafta" bu kadar ucuz olmamalı, bizler de bu kadar "kadirşinas"(!) olmamalıyız. "Errare Humanum Est" sözünde anlatıldığı gibi herkes hata yapabilir ve hatta yapar, yapmıştır, ama bu onları hemen "hain" yapmaz. Biraz tevazu, biraz empati, biraz kadirşinaslık lütfen.

Çerkes Ethem ilk başlarda çetesiyle birlikte bölgesini Yunanlılara karşı başarıyla müdaafa etmiştir, Atatürk'ün yüksek konuğu olmuştur hatta Atatürkten liyakat madalyası bile almıştır. Buraya kadar herşey güzel. Ancak iş Batı Cephesi komutanlığının kime verileceğine gelince bozuluyor. 'çok kitap okuyan' arkadaşım biraz daha dikkatli okusaydı Ethem'in 400 kişilik çetesiyle Yunanlara sığındığını anlayabilirdi. Şimdi böyle olduğunda Ethem'e 'hain' değilde hangi sıfatı uygun göreceğiz? Ali Fuat Paşa, Rauf Orbay, Kazım Karabekir ve Refet Bele gibi kişiler de sol görüşlü insanlar tarafından vatan haini ilan edilmişlerdir. Hatta Allah Atatürk'e ömür verseydi o bile vatan haini ilan edilebilirdi.Ayrıca ben sana 'vatan haini'demedim. Bu senin hüsn-ü kuruntun. Kendini o sıfata layık görüyorsan o senin bileceğin bir iş. Hem bir yaran varmış ki gocunuyorsun. Hangi görüşten olursan ol burası kimseyi ilgilendirmez. Ayrıca Ethem'in hain olduğunu Atatürk dahil bir çok yüksek rütbeli subay teyit etmiştir. 'çok okuyup' bana ahkam kesen arkadaşım sana tavsiyem biraz daha okuman. Muhtemelen yaşın daha küçük ama büyüdükçe at gözlüğünü çıkarıp düzgün düşüncelere sahip olabileceğine inanıyorum. Düzgün düşünde derken benim düşüncelerimin aynısı demiyorum. Kimin hain kimin kahraman olduğunu idrak edebilecek kıvama geldiğin zamandan bahsediyorum. Ayrıca bundan sonra imzanı da atarsan iyi olur.--Karamanoğlu 15:00, 13 Şubat 2008 (UTC)

Milli Şefleri döneminde yazılmış tarih kitaplarındaki yalanlara ve "safsatalara" inanan ve tarihi detayları bilmedikleri için kendisi gibi düşünmeyen herkesi "hain" ilan eden "minik Milli Şef"lerle uğraşırken aslında iki ayrı lisanla konuşan iki ayrı kültürden geldiğimizi düşünüyorum. Sizin "Milli Şef"iniz ilk "hain safsatasını" "Ethem Bey" üzerinde ilan etmişti. Bu listeye daha sonra hemen tüm siyasi rakipleri girdi. Bu listenin son iki sırasında Adnan Menderes ve Bülent Ecevit vardı. Kendini kayd-ı hayat şartıyla "Milli Şef" ilan eden İsmet Bey'in askeri deha olmadığını bildiği için Ethem Bey onun emrine girmedi. Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa da 17 Temmuz 1921'de bu durumu görüp Garp Cephesinin kumandasını ele almasalar bugün ortada Türkiye diye bir devlet olmayacaktı. Bak buna inanmayacaksın çünkü senin okuduğun (resmi) tarih kitaplarında yazmaz. Atatürk'ün 1937 yılında İsmet Beyi Başvekillikten azletmesi de herhalde kendisini çok sevdiği içindir diye okumuşsundur. Bence kendisinde siyasi bir cevher de görmediği içindir. Ki tarih Atatürk'ün haklı olduğunu, 1950'den 1969'a kadar tüm serbest seçimlerde ispatladı. Bir bak bakalım 1973 seçimleri ile 1969 seçimleri arasındaki farka. Ve sonra da düşünmeye çalış aradaki fark nedir diye. Bir de eğer bulabilirsen 1938 öncesi banknotlarla 1939-1950 dönemi banknotlarına bak. Bir de düşün bakalım Atatürk niye 12 sene DP iktidara gelene kadar gömülmeyip tabutta tutuldu diye. İnsanın biraz kafası yoruluyor ama ufku genişliyor, biraz daha kültürlü, biraz daha anlayışlı, biraz daha "insan" oluyor kişi. Tavsiye ederim. Nezaket, hem cehaletten, hem laf ebeliğinden hem de küfürbazlıktan çok daha kıymetli.Bu imzasız yazı 88.234.11.24 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.