Grigori Rasputin
| Grigori Rasputin | |
|---|---|
Grigori Yefimoviç Rasputin
|
|
| Doğum | 22 Ocak 1869 Pokrovskoye , Sibirya , Rusya |
| Ölüm | 29 Aralık 1916 St.Petersburg (Petrograd) , Rusya |
Grigori Rasputin (Rusça: Григо́рий Ефи́мович Распу́тин, d. 22 Ocak (10 Ocak J.T.) 1869 Pokrovskoye - ölümü 29 Aralık (16 Aralık J.T) 1916), doğaüstü yeteneklere sahip olduğu iddia edilen[kaynak belirtilmeli] bir Rus mistik.
Konu başlıkları |
Hayatı[değiştir]
Grigori Yefimoviç Rasputin 22 Ocak 1869'da, Ural Dağları'nın yakınındaki Pokrovskoye köyünde doğdu. Babası Yefim Yakoviç ve annesi Anna Vasiliyevna, çiftçilerdi. Köyün önde gelen şahıslarından sayılan ailesi kendilerine ait topraklara sahiplerdi. Okuma-yazma bilmeyen Rasputin, 1886'dan 1901'e kadar 15 sene boyunca Rusya'da gezip her yerde vaazlar verdi. En uzak yolculuğunda, Yunanistan'ın Athos Dağı'na kadar gitti.
Yükselişi[değiştir]
1905'te St. Petersburg'da Rasputin'in de katıldığı büyük bir dini toplantı yapıldı. Orada Johann von Kronstadt başta olmak üzere saygın din adamlarıyla tanıştı ve kısa zaman içinde kendisine bu çevrede saygın bir yer edindi. Bu sayede Çarlık Sarayının müdavilerinden oldu.1907 yılında Çar'ın oğlu Aleksey hemofili hastalığına yakalandığında doktorlar tüm çabalarına rağmen çocuğun iç kanamalarını durduramazlar ve artık tıbbi olarak yapılabilecek bir şey olmadığını ve oğlanın yakın zamanda öleceğini Çar'a bildirirler. Saray camiasında varlığı bilinen Rasputin bu durumda son çare olarak Çariçe tarafından çağrılacak ve hipnotizma tekniğiyle çocuktaki iç ve dış kanamaları durduracaktır.Bu başarısından sonra Rasputin, Çar ailesi için çok önemli bir şahıs olur ve benzer tedavilerini ölüm yılı olan 1916'ya kadar sürdürür.
Ölümü[değiştir]
I. Dünya Savaşı sırasında alınan yenilgilerle beraber Çarlık rejiminin içine girdiği kriz derinleşir. Sarayda önemli bir etkiye sahip olan Rasputin, Çariçe Alexandra Fyodorovna aracılığıyla devlet ve ordu yönetimine karışır, uzmanların önerilerinin aksine kararlar alınmasına yol açar. Zamanla rejimdeki başarısızlıkların nedeni olarak görülür. Kimi çevrelerce Alman yanlısı ve vatan haini olarak damgalanır. Monarşinin devamını isteyenler arasında Rasputin'in ortadan kaldırılmasıyla beraber yönetimin düzeleceğine inananlar suikast planlamaya girişir. Suikastçilerin önde gelen ismi Prens Feliks Yusupov'dur. Sarayda verilen bir yemek davetinde Rasputin'e zehir verilir. Pastalara ve kadehine siyanürün tozlaşmış hali konulur fakat Rasputin pastaları yemesine rağmen zehirlenmeyince silahla vurulur ve öldü zannedilir; ancak Rasputin ayağa kalkarak Prens'in yakasına yapışır. Sonrasında ise bahçeye kaçarken zorlukla bir kez daha vurularak karların üzerine düşer. Buzlu bir nehire atılan Rasputin, köprünün ayaklarında ölü olarak bulunduğunda otopsi yapılır. İlginçtir ki yapılan otopside Rasputin'in nehre atıldığında hala hayatta olduğu öğrenilir.