Devrim (otomobil)

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
Otomobil Modeli
Üretici marka: Eskişehir Demiryolu Fabrikası (TÜLOMSAŞ)
Model Adı: Devrim (Sağ ön koltukta Cemal Gürsel ile, Meclis'te)
Üretim yılı: 1961
Motor tipi: 10 Adet Motor :
4 adet A4L tipi
3 adet A4T tipi
3 adet B3T tipi
Silindir Sayısı : 4
Dört zamanlı
Silindir Çapı : 81 mm
Strok : 100 mm
Kompresyon : 6,8 : 1
Silindir Hacmi : 2070 cm³
Devir : 3600 d/dk
Motor gücü: 50 HP
Uzunluk: 4500 mm
Genişlik: 1800 mm
Yükseklik: 1550 mm
Boş ağırlığı: 1250 kg


Devrim, Türkiye'nin ilk yerli otomobili.

Konu başlıkları

[değiştir] Tarihçe

Türkiyenin kendi otomobilini üretebilecegi konusunda ilk fikri Cemal Gürsel'in konuyu dikkate almasıyla, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesi, dönemin rakamlarıyla 1.400.000 TL ödenekle 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde tamamlanmıştır.

Otomobil dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'i Cumhuriyet bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecek iken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk" mizahi tabirine de konu olmuştur.

İşin aslında, Eskişehir'den Ankara'ya tren ile taşınan devrim otomobillerine benzin konulmamıştır. Çünkü trende oluşabilecek bir tehlikede otomobillerin en az zararla kurtarılması düşünülmüş ve araçların ihtiyacı benzinin de Ankara'da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir Mobil istasyonundan alınması, ve buraya kadar aracın ihtiyaç duyacağı benzinin mühendisler tarafından trene koyulması dahi mühendislerin en ince detayları dahi ne kadar düşündüğünü ve planladığını gösterir. Trenden indirilen arabalara çok daha sonradan Cumhurbaşkanı binmeden önce yapılan hazırlıklar sırasında neden benzin ikmali yapılmadığı bugün dahi bilinmez. Ancak konvoy Mobil istasyonuna uğrayıp vakit kaybetmek istemez ve böylelikle arabalar benzinsiz kalır. Bej olanda benzin vardır Cumhurbaşkanı gezisini bununla sürdürür. Anıtkabir'e ve tören alanına gider.


Başka Bir Tartışma Konusu.

Yönetmen Tolga Örnek, 1961 yılında dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla yapılan ve Devrim diye adlandırılan ilk yerli otomobilin hikâyesini beyazperdeye aktarmış. Filmde, yerli otomobil davasının öncüsü olarak bilinen Necmettin Erbakan'dan hiç söz edilmiyormuş. Yapımcı şirket “Tarihi kayıtlarda Erbakan'ın adına rastlayamadık” diye açıklama yapmış. Bunun üzerine Erbakan Hoca “Bunlar ya çok cahil ya da gerçekleri göremeyecek kadar kör” demiş…

Devam eden tartışmaya benim de bir katkım olsun. Bundan 10 yıl kadar önce Devrim otomobili ve genel olarak yerli otomobil davası ile ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yapmıştım. Meclis Kütüphanesi'ndeki 'kazı çalışmalarımda' rastladığım Düşünen Adam dergisinin 24 Mart 1961 tarihli sayısının kapağında Necmettin Erbakan ve “yerli otomobil davası” vardı. Devrim'in imali için verilen cumhurbaşkanlığı talimatından üç ay önce kaleme alınan ilgili yazıda şöyle deniliyordu:

“Gümüş Motor fabrikasının genç ve muvaffak Umum Müdürü Doçent Necmeddin Erbakan basın toplantısı üstüne basın toplantısı yapıyor, konferans üstüne konferans yapıyordu. Mümkündü: Türkiye'de kısa zamanda otomobil yapılabilirdi. Önce buna inanmak lazımdı. Necmeddin Erbakan İstanbul'un boş ve geniş bir arazi parçası üzerinde Gümüş Motor fabrikasını kurmağa niyet ettiği zaman da her kafadan bir ses çıkmıştı. 'Olamaz, Türkiye'de motor değil, çivi bile yapılamaz' denilmişti. Erbakan, 'yapılır' demiş ve yapmıştı. Bir kaç sene içinde yükselen fabrika, Batı memleketleri imalatı ayarında dizel motorları, seri halinde dizel motorları imal etmeğe başlamıştı. Dışarıdan getirilmesi mesele haline gelen ve çok pahalıya mal olan en ince makine parçaları artık piyasaya Türk malı olarak pırıl pırıl sürülüyordu.... Bu başarı bir başlangıçtı. Arkasından Türkiye'yi olduğu yerde kımıldatacak, silkinip kalkındıracak 'Sanayi Birliği' teşebbüsü ve yerli otomobil imali fikri büyüyordu.”

Dönemin daha pek çok dergi ve gazetesinde Erbakan Hoca'nın bu konudaki öncü gayretlerine ilişkin haber ve yorumlar bulmak mümkün.

Yerli otomobil fikrini geliştirip Türkiye'nin gündemine taşıyan kişinin Necmettin Erbakan olduğu kesin. Bu fikri Çankaya Köşkü'ndeki bir 'brifing'de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e kabul ettiren ve dolayısıyla Devrim otomobilinin yapılmasına vesile olan da odur. Ne var ki Erbakan, Devrim otomobilinin yapım sürecinden -bir rivayete göre Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli'nin ideolojik rezervi nedeniyle- uzak tutulmuştur. Zaten Erbakan'ın da sürece itirazı vardı. Cumhurbaşkanı Gürsel ilk yerli otomobil numunelerinin imali için Haziran ayında talimat vermiş ve bu işin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine kadar bitirilmesini istemişti. Erbakan'a göre bu vazifenin üç-dört ayda bihakkın yerine getirilmesi mümkün değildi. Birkaç “maket” üretilebilirdi tabii; fakat asıl mesele olan seri üretime elverişli dört başı mamur bir yerli otomobilin yapılabilmesi için daha fazla zamana -ve bu vazifenin tevdi edildiği Devlet Demiryolları kadrolarının sahip olmadığı bir “otomobil ihtisasına”na- ihtiyaç vardı.

İki adet Devrim'in Ankara'daki Cumhuriyet Bayramı törenlerinde görücüye çıkmasından iki gün sonrasına ait bir gazete haberi:

“İlk Türk otomobilinin, Devlet Başkanı Cemal Gürsel'in arzusuna uyularak kuvveden fiile çıkması, bu imalata taraftar ve muhalif olan iki zümre arasında geniş akisler husule getirmiştir. / Gürsel'in 'Bir aşağılık duygusu ile bizde otomobil yapılamaz diyenler utansın' sözünden utanması icabedenler Türk otomobilinin imalatını kendi menfaatlerini düşünerek baltalamak isteyenlerdir.... Devrim adı verilen otomobilin seri olarak imalinin mümkün olup olamayacağı hakkında dün Teknik Üniversitesi Motörler kürsüsü Doçenti Necmettin Erbakan'ın malumatına müracaat ettik. / Devlet Başkanı Gürsel'in yakından tanıdığı ve Türk otomobilini gerçekleştirecek çalışmaları sebebi ile kendisine geniş itimat beslediği hatta bu vazifeyi bir devlet bakanlığı payesinde yürütmesini arzu ettiği Erbakan şunları söyledi: / “Eskişehir Cer Atölyesinin üç ay insan üstü gayret sarfederek meydana getirdiği iki otomobil, iki özellik taşımaktadır. Birincisi, bizde otomobil yapılamaz diyenlere güzel bir cevaptır. İkincisi, bu işi yapacaklara cesaret vermiştir. Fakat otomobil, Teknik Üniversitesi Motörler Enstitüsüne sorulmadan yapılmıştır. Üzerinde çalışan arkadaşların otomobil ihtisası yoktur. Cer Atölyesi 1946'da üç dizel motör yapmış, fakat asıl işi Devlet Demiryollarına hizmet olduğundan seri imalata geçememişti. Eskişehir'deki hareket bizim davamız için atılmış adımdır. Üç ayda bir otomobil motörü imaline imkan yoktur. Teknik birçok hataları olduğunu kabul etmek lazımdır. Zira otomobil süt sağma makinesi veya dikiş makinesi değil, can makinesidir. Emniyet ister. Bizim on aydır üzerinde çalıştığımız dava başkadır. Biz binanın maketini yaparak övünmek yerine aslını meydana getirmek gayretinde idik. Aslı dediğim şey seri imalattır. Eskişehir'de arkadaşların yapmağa muvaffak oldukları otomobili tetkik ettikten sonra bunun bizim planlarımıza göre seri şekilde imal edilip edilmeyeceğini söyleyebilirim. Bu maksatla biliyorsunuz 9 firma oto sanayii için birleşmeğe hazırdır. İlerideki iltihaklarla bu rakamın 36'ya yükseleceğini tahmin ediyorum. Cer Atölyesi ilk adımı atmıştır. Şimdi iş memleket sanayiine bilhassa bunu yapmağa muktedir firmalara düşmektedir.” (Yeni Sabah, 31 Ekim 1961)

Hülasa: Devrim otomobili Necmettin Erbakan tarafından değil ama onun sayesinde yapılmıştır. Erbakan'a kalsaydı daha iyi bir otomobil yapılacak ve bunun seri üretimine geçilecekti.

Araştırmalarımdan elde ettiğim sonuç bu. Bir yanlışım varsa düzeltmeye hazırım.

[değiştir] Teknik Ekip

Makina Yüksek Mühendisi Devlet Demiryolları Fabrikaları Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu başkanlığında, Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden oluşan bir teknik ekip ve çalışma mekanı olarak da Eskişehir Demiryol Fabrikaları'nda dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçilmiştir.

  • Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU

[değiştir] Tasarım ve yapım

Devrim'in özellikleri

Motor modeli eski bir 6 silindir Chevrolet motorundan değiştirilmiştir. İki silindiri kesilip dört silindire indirilmiş, daha sonrada bundan kalıp yapılarak, üretilen yerli yapım diğer arabalara monte edilmiştir.

İki farklı renk otomobil götürülmüştür. Bej renk Devrim ve Siyah (Makam Aracı modeli) Devrim. Siyah olana Cemal Gürsel bindirilmiş ve 100 metre gidebilmiştir. Geçen sürede bej renkli olanın benzin ihtiyacı karşılanıp, Cemal Gürsel siyahtan indirilerek bej renkliye bindirilmiş ve o gün belirlenen tüm güzergahları ve izleyen gunlerdeki makam otosu görevlerini başarıyla tamamlamışlardır.

Devrimin o dönemde makine mühendisliği ve yerli ağır üretim endüstrisi alanında Türkiye için gerçekten bir devrim başlangıç unsuru olabileceği düşünülüp adı bu yüzden Devrim konulmuştur. Projenin, bağımsız ulusal ordu kara tasima, hava ve zırhlı savaş araç kademeli üretim sanayilerine kıvılcım olabileceği hususunda başarılı bir yetenek ispatı aşamasından hemen sonra neden aniden rafa kaldırıldiğı halen açıklık kazanmamıştır. Eğer Devrim dört arabayla kalmasaydı, şu anda Türkiyenin dünyanın en büyük makine sanayilerinden birini kurmuş olabileceği yönünde fikirler mevcuttur. Devrim'in önemi, Türk elinden ilk üretilen araba olması ve Türk mühendisliğinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Ayrıca benzin, yağ, hız gibi göstergelerin Türkçe ikazlarla belirtilmesi de buna eklenebilir.

Bej renkli bir kopyası Eskişehirde TÜLOMSAŞ bahçesinde özel bir müzede sergilenmekte ve hala çalışır halde tutulmaktadır.

Beş yıl sonra, 1966 da Anadol, Ford ve Koç Holding ortaklığı Otosan tarafından üretilerek pazara sürülmüştür.

[değiştir] Dış bağlantılar

Diğer diller