İstiare (edebiyat)
İstiare, Türk Edebiyatında, bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka varlığının adıyla anma sanatı. Diğer adı eğretilemedir.
Benzetmenin iki temel öğesi vardır, benzeyen ve benzetilen. İstiare bunlardan birinin söylenmemesiyle yapılır.
Konu başlıkları |
[değiştir] Çeşitleri
[değiştir] Açık İstiare
Sadece kendisine benzetilenle yapılan istiaredir. Bir sözcüğün yerine benzetme amacı güderek başka bir sözcük kullanmaya denir. benzetilenin bulunup, benzeyenin bulunmadığı istiaredir.
[değiştir] Kapalı İstiare
Benzetme öğelerinden yalnız benzeyenle ve benzeme yönü ile yapılan istiaredir. Kapalı istiarede benzetilen söylenmeyerek gizili tutulur. Mitoloji, bilim ve metafizik gibi pek çok disiplin, kapalı istiareler yoluyla dünya edebiyatının epistemolojik altyapısını oluşturmuştur.
[değiştir] Genel
Benzetmenin temel öğelerinden yalnızca birisiyle çok sayıda benzerliği sıralayarak yapılan istiareye ise "yaygın istiare" (istiare-ı temsiliye) adı verilir.
[değiştir] Örnekleri
[değiştir] Açık İstiare
- Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi
Yorum:Cümlesindeki "ASLAN" bu istiare çeşidine bir örnektir
- Dışarıda bir dost eli okşuyor tenimizi.
Yorum:Bu örnekte dost eli rüzgar yerine kullanılmıştır
- Dünyaya geldiğim anda
- Yürüdüğüm aynı zamanda
- İki kapılı bir handa
- Gidiyorum gündüz gece
Yorum :dünya iki kapılı bir hana benzetilmiş ama dünya söylenmemiş yani benzeyen yok sadece benzetilen var.
- Aşiyân-ı murg-ı dil zülf-ı perîşânındadır
- Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
- Al câme ile meh-pâre maşallah
- Âh eylediğim serv-I hırâmânın içindir
- Kan ağladığım gonce-I handânın içindir.
- Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin
- Cihân cihân elem-I intizâra değmez mi
- Gezermiş kasrın etrâfında yer yer tâze meh-rûlar
- Mükahhal gözlü Şîrîn sözlü Leylî yüzlü âhûlar
- Açıldığın haber verir ağyâra gül gibi
- Dâim bize nesîm-I sebük-pâ gelir gider
[değiştir] Kapalı İstiare
Sözlerin saplama kalbime ne olur
- Her taraf kırık dökük
- Dalların boynu bükük
- "Kederliyiz" der gibi
Yorum:Dallar boynu bükük insana benzetiliyor ama kendisine benzetilen insandan söz edilmiyor. Boynu bükük sözcüğü ile insanın bir özelliği vurgulanıyor.
Örnekler;
- Nâz ederse gamzesi uşşâk-I zâra nâz eder
- Zülfi bir âşüftedir ki rûzgâra nâz eder
- Ki henüz gonce-I neşküfte iken
- Anı dest-I ecel itdi pâmâl
- Nâgehân simsiyâh olur eflâk
- Hayretinden düşer sükûna cihân
- Mecnûn ana verdi cümle rahtın
- Pâk eyledi bergden dırahtın
- Eşcâr-I bâğ hırka-I tecrîde girdiler
- Bâd-I hazan çemende el aldı çenârdan
[değiştir] Yaygın İstiare
- Bin gemle bağlanan at şaha kalkıyor
- Gittikçe yükselen başı Allah'a kalkıyor
- Son macerayı dinlememiş varsa anlatın
- Râm etmek isteyenler o marûr, âsil atın
- Beyhudedir her uzvuna bir halka bulsa da
- Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da...
- Coştukça böyle sel gibi bağrındaki hisleri
- Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri!
Yorum: Çamlıbel, milleti mağrur bir ata benzeterek çok sayıda benzerliği sıralıyor.
[değiştir] Bayağı İstiareler
- Makdem-I tab’a dîbâ-yı Münîf olsa hasır
- Kadr-I iclâlime nisbetle değildir şâyân
-
-
-
-
-
-
- İrfan Paşa
-
-
-
-
-
-
- Yanıkdır o âşıkın kitâbı
- Nazmında kokar ciğer kebâbı
- O ten ki hâk ola aşkın güdâz u sûzunda
- Biten giyâhı dem-I haşre dek kebâb kokar
