Tezat

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Edebiyatta tezat, birbirinin zıttı olan duygu, düşünce ve durumları; aralarında bir ilgi kurarak aynı cümlede, mısrada veya beyitte dile getirme sanatı. Hem nazımda hem de nesir de görülebilir.[1] Ayrıca tıbak, mutâbakat, tatbîk ve tekâfu isimleriyle de bilinir.[1]

Tezat sanatının gerçekleşmesi için mutlaka birebir karşıtanlamlı sözcüklerin kullanılması gerekmez. Benzer şekilde, içinde karşıtanlamlı sözcükler olan her satırda da tezat sanatı yoktur. Tezat, şair veya yazarın bilinçli olarak kullandığı bir sanattır ve genellikle eserin bütününe yayılır.

Aşağıdaki örneklerde tezat sanatını meydana getiren sözcükler kalın yazılmıştır:

Aşk derdiyle hoşem elçek ilacımdan tabib
Kılma derman ki helâkim zehri dermanındadır -Fuzulî
Ben şairim o kamet-i mevzunu doğrusu
Sevmem desem de bil ki yalan söylerim sana -Nedim
Kani ol gül gülerek geldiği demler şimdi?
Ağlarım yadıma geldikçe gülüştüklerimiz -Mâhir
Bu harabatta Sâbit olamam sultanım
Dil-i viranımı yapsan da yıkılsam gitsem -Sâbit
Yağsın nesi varsa kâinatın
Yalnız şu derin sükût dinsin -Abdülhak Hâmid
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları -Necip Fazıl Kısakürek

Tezat sanatına düzyazıda da rastlanır:

« En büyük yalan hakikat-i dünyadır. »
« Makber’le Ölü sükût ile feryâddır. (...) Makber -ki âsâr-ı mevcûdemin en âhiridir- fenâ bulmuş bir vücûdun bekâsı için yapıldı. (...) Makber, umumiyyeti itibariyle pek çok nazarlar için soğuk bir eserdir. Bu soğukluk, yalnız benim kalbimi ihrak eder. »

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b "tezat." Turan Karataş. Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü. Sütun Yayınları. İzmir. 2011

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]