İçeriğe atla

Mera

Vikipedi, özgür ansiklopedi
İnekler merada otlarken

Mera, otlak, meyilli, engebeli ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara ve hayvancılık amacı ile kullanılan alanlara verilen addır. Çayırlara göre daha kısa boylu, seyrek otların bulunduğu meralar kaba yem alanlarıdır.[1]

Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılmaktadır. Hayvanların beslenmesinde kullanılan bu alanların erozyon üzerinde etkileri bulunmaktadır.

Engebe sebebiyle yağış sularının bir kısmı sızarak veya yüzey akışı ile kaybolmaktadır. Buraların toprakları sığ, kumlu veya çakıllı, su tutma kapasitesi düşük ve yağışlı dönem haricinde kurudur. Genellikle su, bitkiler için yeterli değildir, bitki örtüleri seyrek ve kısa boyludur, dolayısıyla açık vejetasyona sahiptirler.

Mera bozulması

[değiştir | kaynağı değiştir]

Otlatma açısından değerli bitkilerin azalması, yerini değersiz bitkilerin işgal etmesine vejetasyon bozulması veya mera bozulması denilir. Bozulmanın başlıca sebepleri şunlardır:[2]

1.Erken otlatma, 2.Aşırı otlatma, 3.Kontrolsüz otlatma, 4.Kuraklık, 5.Yabancı ot işgali, 6.Yakma

  • Erken otlatma, otlatma erişkinliğine gelmeyen bitkilerin otlatılmasıdır. Bu durumda bitkiler yedek besinlerini harcadıklarından, yıl içinde cılız kalırlar.
  • Aşırı otlatma, meranın bir dönemde ürettiği otun %60'tan fazlasının otlatılması durumudur. Büyümeleri için yeterli yaprak üretemeyen bitkiler zayıf kalır. Uç sıcaklık değerlerine ve kuraklığa karşı dayanıksız duruma düşer.
  • Kontrolsüz otlatma, meradan yararlanma hakkı olan köylünün meraya ıslah, bakım ve koruma yapma zorunluluğu olmaması sonucu ortaya çıkar.
  • Kuraklık, aşırı ve erken otlatılıp zaten zayıflamış olan meraya son darbe olur.
  • Yabancı ot işgali, hayvanların yemediği otlardır. Yenilmediği için her yıl tohum verip, üreyerek yayılırlar. Mera çeşitli nedenler ile zayıf düştüğünde istilanın boyutu büyür, mera kullanılamaz hale gelir.
  • Yakma, merayı işgal eden yabancı ve zararlı bitkilere ve hastalıklara karşı uygulanan iyi bir ıslah yöntemidir. Türkiye'de uygulaması yoktur. Türkiye meraları, orman yangını veya anız yangını sıçraması ile istemeden yakılabilmektedir.

Meranın bitki kalitesinin düşmesi yararlanan hayvanların beslenmelerine olumsuz etki yapmaktadır. Bu nedenler meraların orijinal yapılarının korunması oldukça önemlidir. Meraların bozulmasının bir sebebi uzun süre tek tip hayvan otlatılmasıdır. Aynı tür hayvanlar sürekli belli bitkileri tercih etmesi, bir kısmını da yememesi meranın yapısını bozmaktadır. Fazla tüketilen bitkilerin varlığı gerilerken, tercih edilmeyen zararlı veya istilacı bitkiler merayı işgal etmektedir. Bozulan meraların ıslahında kullanılan başlıca yöntemler; havalandırma, gübreleme, herbisit uygulama, yakma, drenaj, sulama ve otlatma sisteminin düzenlenmesidir.[3]

Keçilerin ormanlara zarar verdiği düşüncesiyle sayılarının azaltılması da meralardaki bazı zararlı bitkilerin yayılmasına neden olmuştur. Köygöçüren, sarı peygamber çiçeği, yabani gül, katırtırnağı, kuzukulağı, yabani böğürtlen keçilerin tercih ettiği türler iken, keçilerin azalması ile meraları işgal etmeye başlamıştır. Keçilerin sığırlar ile birlikte sürekli olarak merada bulundurulması yabancı/zararlı/istilacı türlerin baskılanması için faydalıdır.[3]

Meraların Hukuki Niteliği ve Mülkiyet Durumu

[değiştir | kaynağı değiştir]

Meralar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunlar, devletin yönetimi altındadır. Mera, yaylak ve kışlakla kamu malı niteliğindeki alanlardır. Bunlar Osmanlı hukukundaki metruk arazinin bir türüdür.

Mera, yaylak ve kışlakların ada ve parsel numarası bulunmaktadır. Ancak bunlar tapu siciline kaydedilmezler. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesine göre mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.

Meraların Kullanım Hakkı

[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu yerler tapu siciline de tescil edilmezler. 4342 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur. Yani mera arazisinin yönetimi devlete ait olmakla birlikte kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir.[4]

Yedigöller yakını yüksek rakımlı alpin mera (1700 m)

Oluşum şekline göre meralar:[1]

  • Doğal meralar: İklim, toprak ve beşeri şartlardan dolayı orman oluşamayan alanlardır. Doğal şartlara bağlı olarak oluşmuşlardır.
  • Yapay meralar: İnsan müdahalesi ile oluşan meralardır. Toprak işlenir, bölge şartlarına uygun mera bitkileri tohumlarının karışımı ekilir. Gerektiğinde sulama ve gübreleme yapılır. Hayvan otlatarak veya otu biçilerek yararlanılır.

Bulunduğu yere göre meralar

  • Taban mera: Yeraltı suyu yüksek, düzlük alanlardır. Otlar sık ama kısa boyludur.
  • Dağ merası: Dağ yamacı veya tepelerde oluşan meralardır. Eğimli arazilerdeki kısa boylu seyrek bitkiler bulunur. Koyun ve keçi otlatmaya uygundur.
  • Alpin meralar: Yüksek dağların üzerinde oluşmuştur. Vejetasyon süresi ve otlatma süresi kısıtlıdır. Koyun otlatmaya uygun bu mera türüne yaylalar örnektir.
  • Anız merası: Hasattan sonra hayvanlar tarlada kalan kuru sap, yapraklar ve tahıl artıkları yerler. Mera benzeri otlatılan bu alanlar anız merası denilir. Hayvanlar tahıl anızı bulunan bir hektarlık araziden 200–250 kg kuru yemden yararlanabilir.[5]
  • Nadas merası: Nadas tarlaları ekilmediği zaman içinde çıkan yabani otlar hayvanlara otlatılır. Normalde çiftçinin toprağın nem ve besin ögelerinin azalmaması için bu otlarla savaşıp yok etmesi gerekmektedir. Bu işlemler yapılamadığından, özellikle diğer otlakların kuruduğu yaz mevsiminde nadas tarlaları otları hayvanlar için beğenilerek tüketilir.[5]

Yararlanan hayvan cinsine göre meralar

  • Koyun meraları: Yağışların az, hafif engebeli, az meyilli bu araziler koyun otlatmada kullanılır. Türkiye'nin İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu meraları örnektir.
  • Sığır meraları: Koyun meralarına göre daha sık ve uzun otlar bulunan meralardır, genellikle sığırlar otlatılır. Yılın bir bölümü nemli olan alanlarda, örneğin Doğu Anadolu'da bu meralar yaygındır.

Mülkiyet Durumuna Göre Meralar

Türk hukukunda meralar mülkiyet durumuna göre, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki meralar ve özel mülkiyette bulunan meralar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

  • devletin hüküm ve tasarrufu altındaki meralar: Türkiye'de bulunan meraların büyük bir kısmı bu statüdedir. 4342 sayılı Mera Kanunu 26 Eylül 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.'nun 4. maddesine göre meralar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. yani bunlar, devletin yönetimi altındadır. Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz.[4]
  • özel mülkiyette bulunan meralar: Bunlar gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan meralardır.
  1. ^ a b "ÇAYIR-MERA AMENAJMANI" (PDF). bingol.edu.tr. 19 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Şubat 2020. 
  2. ^ EKİZ, Prof.Dr.Hayrettin (2017). "ÇAYIR VE MERA YÖNETİMİ" (PDF). acikders.ankara.edu.tr. 22 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Şubat 2020. 
  3. ^ a b Uzun, Ferat; Garipoğlu, Ali Vaiz; Dönmez, Hasan Beytullah (2015). "Mera Yabancı Otlarının Kontrolünde Keçilerin Kullanımı". Uluslararası Tarım ve Yaban Hayatı Bilimleri Dergisi. 29 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Şubat 2020. 
  4. ^ a b tarafından, Suat Şimşek (4 Mayıs 2020). "Mera Nedir? Merayı Satın Almak Mümkün Mü? Mera Satın Alınabilir Mi?". Gayrimenkul Mevzuatı. 6 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2022. 
  5. ^ a b EKİZ, Prof. Dr. Hayrettin; SANCAK, Prof. Dr. Cengiz. "Tarla Bitkileri". Anadolu Üniversitesi. s. 198. 22 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mart 2020.