Jean Giono

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Jean Giono
Eugène Martel Portrait de Jean Giono en 1937.jpg
Doğum 30 Mart 1895
Manosque , Fransa
Ölüm 8 Ekim 1970 (75 Yaşında)
Manosque, Fransa
Ölüm sebebi Kalp Krizi
Vatandaşlık Fransız

Jean Giono (30 Mart 1895 - 8 Ekim 1970), çoğunlukla Fransa'nın Provence bölgesinde yer alan kurgu eserler yazan bir Fransız yazardır.

Jean Giono, babası Piyemonte kökenli bir ayakkabı tamircisi ve annesi bir çamaşırhane kadını olan mütevazı bir ailede doğdu. Hayatının çoğunu Manosque, Alpes-de-Haute-Provence'da geçirdi. Ailesi tarafından on altı yaşında okulu bırakıp bir bankada çalıştırılmasına rağmen yine de İncili, Homeros'un İlyada'sını, Virgil'in eserlerini ve Agrippa d'Aubigné'nin Tragiques'i gibi büyük klasik edebiyat eserlerini okudu. Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle askere çağrılana kadar bankada çalışmaya devam etti ancak cephelerde yaşadığı dehşetler onu ömür boyu ateşli bir savaş karşıtı haline getirdi. 1919'da bankaya döndü ve 1920'de iki çocuğu olan çocukluk arkadaşıyla evlendi.

İlk yayınlanan romanı Colline'nin (1929) başarısının ardından (Prix Brentano Ödülü ve1.000 $ kazandı ayrıca kitabın İngilizce çevirisini yaptı), 1930'da bankadan ayrıldı ve kendini tam zamanlı kitap yazmaya adadı.

Colline'i Virgil ve Homer'dan büyük ölçüde etkilenen iki roman daha izledi. Un de Baumugnes (1929) ve Regain (1930). Bu üç romanı, Giono'nun doğal dünyayı Yunan tanrısı Pan'ın gücüyle dolu olarak tasvir ettiği için ünlü “Pan üçlemesini” oluşturdu. Giono'nun 1930'lar boyunca yayınladığı diğer romanlar, Provence'ta, kahramanları köylüler olan ve panteist bir doğa görüşünü sergileyen aynı tarzda devam etti. Fransız film yönetmeni Marcel Pagnol, üç filmini Giono'nun bu dönemdeki çalışmalarına dayandırdı.

1930'lar boyunca Giono, Le grand troupeau (1931) adlı romanında, Refus d’obéissance (1937) adlı hicivlerinde ve Lettre aux paysans sur la pauvreté et la paix (1938) adlı yazılarında I. Dünya Savaşı sırasında edindiği deneyimler sonucunda benimsediği savaş karşıtı pasifizmi dile getirdi. Bu da, her yıl Contadour mezrasında toplanan ve pasifist yazıları Cahiers du Contadour olarak yayınlayan, Lucien Jacques ve Henri Fluchère gibi sanatçıların da içinde bulunduğu benzer düşünen bir grup insanla ilişki kurmasına neden oldu. 1937'de ünlü sözü olan "Almanya Fransa'yı işgal ederse olabilecek en kötü şey nedir?" sorusunu sordu.

1930'ların sonu Giono'nun hayatında bir krize yol açtı. Yazılarıyla ilgili olarak, “Giono yapmayı” (faire du Giono) bırakmanın ve çalışmalarını yeni bir yöne götürmenin zamanının geldiğini hissetmişti. Aynı zamanda, pasifizm için yaptığı çalışmaların başarısız olduğu, büyük bir savaşın kaçınılmaz ve hatta hızla yaklaştığı anlaşılıyordu. 1 Eylül 1939'da başlayan 2.Dünya Savaşı'nın haberi, Contadourean'ların yıllık toplantıları için bir arada olduğu sırada geldi. Giono'nun giriştiği barışı sağlama çabalarının sonucu ise, herhangi bir suçlama yapılmadan ve yargılamalar düşürülmeden önce bir Nazi sempatizanı olarak bir süre hapsedilmesi oldu.

Sonraki yenilenme döneminde, kendi kendini yetiştirmiş Giono'nun, daha önce Klasiklerden etkilenmiş olduğu gibi, bu defa da edebi bir model olarak Stendhal'i tercih ettiği görülür. Romanlarını artık belirli bir zaman ve mekanda kurgulamaya başladı ve daha önceki çalışmalarındaki zamansızlığının aksine, kahramanlarını belirli politikalar, meseleler, sebepler ve olaylarla karşı karşıya getirdi. Ayrıca, okuyucunun iç monoloğu aracılığıyla kahramanın deneyimine girmesine izin veren Stendhalian anlatı tekniğini benimsedi, ki daha önceki romanlarının baskın tekniği her şeyi bilen anlatıcıydı.

Benzer şekilde, Balzac'ın Comédie Humaine'inden esinlenerek, köylülerden ziyade toplumun tüm katmanlarından karakterleri betimleyeceği ve aynı toplumun üyelerinin deneyimlerini yüz yıl arayla tasvir ederek tarihin farklı anlarını karşılaştıracağı on romandan oluşan bir dizi yazma hevesine kapıldı. Bu proje hiçbir zaman gerçekleştirilmedi. Yalnızca dört Hussard romanı (Angelo (1958), Le Hussard sur le Toit (1951), Le Bonheur fou (1957) ve Mort d’un personnage (1948) aslında plana göre tamamlandı. Bu süreçte tarihle de ilgilendi. Tarihe duyduğu yeni ilgi, gerçek bir tarih kitabı olan Le Désastre de Pavie (1963) yazmasına bile yol açtı.

Doğal dünyadan ziyade insana odaklanmaya başladığında, psikoloji ve motivasyon anlayışı, daha sonraki yıllarda insan doğasına çok daha karanlık bir bakış açısı getirmesine neden olan Niccolò Machiavelli'nin yazılarından da etkilendi. "Monsieur Machiavel, ou le coeur humain dévoilé" (1951) adlı makalesini bu dönemde yazdı.

1944'te Fransa'da savaş sonlandığında, Giono tekrar Nazilerle işbirliği yapmakla suçlandı ve tekrar beş ay hapsedildi. Bu onun kara listeye alınmasına yol açtı ve böylece üç yıl boyunca yayın yapması yasaklandı. Bu dışlanma döneminde, 1945'te, mecazi olarak deney yaptığı, test ettiği ve yeni yaklaşımını çalışmalarına entegre etmeye çalıştığı bir denemesi olan Angelo'yu yazmaya başladı. Bu çalışmaları Angélo Pardi'nin Le Hussard sur le toit ve Le Bonheur fou'da son şeklini alan öyküsünün yalnızca ilk versiyonunu değil, aynı zamanda ikinci döneminin diğer birçok eserinin çekirdeğini de içerir.

İkinci döneminin yayımlanacak ilk büyük romanı, Un roi sans divertissement idi. 1947'de yayınlandı ve 1963'te Giono'nun senaryosunu yazdığı başarılı bir filme dönüştürüldü. On dokuzuncu yüzyılın başlarında Haute Provence'ta geçen bir dedektif hikâyesini konu alan çalışma, Giono'nun insan doğası hakkındaki yeni karamsarlığını da ortaya çıkarır. Bir polisin, peşinde olduğu katil kadar kötü olabileceğini ortaya koyar.

İkinci döneminin en ünlü romanı, Angelo'da çizdiği Angélo Pardi hikâyesinin kesin versiyonunun ilk kısmı olan Le Hussard sur le toit'tir. 1951'de yayınlandı ve 1995'te Juliette Binoche'un oynadığı Jean-Paul Rappeneau tarafından bir filme dönüştürüldü.

2001 yılında Raoul Ruiz tarafından çekilen Les Ames fortes (1950) bu dönemin başyapıtlarından biridir. Bir kişinin açgözlülüğünü, başkalarının sömürüsü altında kendi çıkarlarını korumak için düşebileceği derinlikleri inceler. Ayrıca Un Roi sans divertissement'ta olduğu gibi, hikâye yine bir anlatıcının müdahalesi veya yazarın yorumu olmaksızın tamamen kahramanların sözleriyle anlatılır, böylece okuyucuları kendi sonuçlarına ulaşmaya zorlar. Önemli ölçüde daha az karanlık bir eser olan Les Grands chemins (1951), yolun, kumarın, yalanın ve dostluğun doğasıyla, yine tamamen kahramanın iç sesiyle ve yazardan herhangi bir açıklama içermeyen birinci şahıs anlatımıyla işlenir.

Ayrıca Voyage en Italie (1953) adlı eseri de kayda değerdir. Ne bir seyahat rehberi ne de adından da anlaşılacağı gibi bir gezi anlatımıdır. Çalışma okuyucuya İtalya'dan çok Giono hakkında bilgi veren, Giono'nun deneyimlerinin, tanıştığı ve gördüğü insanların son derece kişisel bir açıklamasıdır.

Fransa dışında, Giono'nun en iyi bilinen eseri muhtemelen Ağaç Diken Adam adlı kısa öyküsü ve onun 1987 tarihli film versiyonudur. Ağaç dikerek ıssız bir vadiyi hayata döndüren bir adamın anlatıldığı iyimser hikâyesi, Giono'nun uzun süredir devam eden doğal dünyaya olan sevgisini yansıtır ve onu modern ekolojik hareketin öncüsü yapar. Aynı nedenle, bu metinden herhangi bir telif ücreti almayı reddeden yazar, dağıtmak veya tercüme etmek isteyen herkese ücretsiz kullanım hakkını verir.

Giono, 1953'te Monako Prensi Rainier Edebiyat Ödülü ile onurlandırıldı. 1954'te Académie Goncourt'a seçildi ve 1963'te Monaco Conseil Littéraire üyesi oldu.

Giono, 1970 yılında kalp krizinden öldü.

Fransa'nın Nice kentinde bulunan Collège Jean Giono ile Cannes ve Fréjus'ta bulunan birer sokağa onun adını verilmiştir.