Glif

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Küçük "a" harfini temsil eden çeşitli glifler. Bu glifler birbirinin allografıdır.

Tipografide glif, karakterleri yazı içinde temsil ve diğer karakterlerden ayırt eden simgelere verilen addır. Bir karakter tek bir glifle gösterilebildiği gibi, birden fazla karakter de tek bir glifle gösterilebilir. Ayrıca tek bir karakter yerine göre değişik gliflerle gösterilebilir. Yazı içinde kullanılan bir işaretin glif olarak adlandırılması için o işaretin ayırt edici bir işlevinin olması, yani o karakteri diğer karakterlerden ayırması veya yazıya kültürel ve sosyal kullanımdan kaynaklanan özel bir anlam katması gerekmektedir.

Örneğin Latin asıllı alfabe kullanan dillerin büyük çoğunluğunda i harfinin üzerindeki nokta simgesi bir glif olarak kabul edilmez, çünkü ayırt edici bir işlevi olmadığı gibi kullanıldığı yazıya özel bir anlam da katmamaktadır. Yanlışlıkla noktanın yazılmadığı durumlarda eksikliği anlamda değişime neden olmamaktadır. Ancak Latin asıllı alfabe kullanan diğer dillerden farklı olarak Türkçede i ve ı şeklinde iki farklı harf bulunduğundan nokta sembolü glif olarak kabul edilir. Çünkü i harfinin üzerindeki noktaya ayırt edici bir işlev yüklenmiştir. Buna karşılık j harfininin üzerindeki nokta ise ayırt edici bir işlevi bulunmadığı için hiçbir dilde glif olarak kabul edilmez.

Japonca hece yazısında, bir takım karakter birden fazla ayrı işaretten oluşur. Ancak genellikle bu ayrı işaretler glif değildir çünkü kendi başlarına bir anlamları yoktur. Fazladan eklenen bu işaretler, yalnızca diyakritik görevi üstlenerek farklı karakterleri ayırt etme işlevi gördükleri bazı durumlarda glif sayılırlar.

Diyakritikler başka karakterlerle birleşse bile glif sayılırlar. Bu yüzden Fransızcadaki çengel imi veya Lehçe Ł karakterinin üzerindeki çizgi gibi imler glif kabul edilir.

İzlandacadaki æ veya Almancadaki ß gibi bazı karakterler eskiden tipografik bağ olarak kullanılmalarına rağmen zamanla başlı başına ayrı birer karakter haline geldikleri için artık glif olarak kabul edilirler. Buna karşılık "ſi" gibi bağlar, bazı yazıyüzlerinde tek bir birim olarak geçse bile allografik bir özellik gösterdiği (yani bir harfi yazmanın alternatif biçimlerinden biri olduğu), birden fazla yazıbirimden (grafem) oluştuğu ve süs özelliği gösterdiği için glif sayılmaması savunulabilir. Normal el yazısında uzun kelimeler tek bir parçaymış gibi birleştirilerek yazılabilir. Bu yüzden el yazısında her bir harfin şekli kendisinden önce ve sonra gelen harfe göre ufak değişiklikler gösterebilir; ancak bu durum tek parça halinde yazılan kelimelerin tek bir glif olarak sayılacağı anlamına gelmez.

Eşit derece anlamlılığa sahip iki veya daha çok glif, birbirinin allografı olarak adlandırılır. İki glifin allograf olup olmadığına bakılırken, gliflerin birbiri yerine rastgele mi kullanılıyor yoksa bağlama göre uygun olanın mı seçiliyor olmasına bakılmaz.

Kökeni[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkçeye İngilizce glyph kelimesinden geçmiştir. Glyph terimi ise İngilizcede 1727 yılından beri kullanılmaktadır. İngilizceye Fransız antikacılar tarafından 1701 yılından beri kullanılan glyphe teriminden geçmiş ve Fransızca kelime de "oyma" anlamına gelen Yunanca γλυφή (glyphē) ve fiil mastarı "oymak, kazmak, çukur açmak" anlamlarına gelen Yunanca γλύφειν (glýphein) kelimelerinden alıntıdır.

Tek başına glif olarak dilimize geçmesinden çok daha önce bu kelime, Mısırlıların oyma ve çentikleme ile yazdıkları resim yazısının adı olan Mısır hiyeroglifleri sözüyle dilimizde kullanılmıştır.

Tzalkin takviminde 10. güne karşılık gelen Maya glifi

Türkçeye geçmeden önce ayrı bir kelime olarak "glyph" sözcüğünün Avrupa'da yaygınlaşması 1840'ların başlarında Frederick Catherwood tarafından çözülüp kağıda çizilen Maya medeniyetinin gravür ve taş baskılarındaki gliflerle birlikte başlamıştır.

Mayalar ve diğer medeniyetler gibi Aztekler de glifleri kullanmıştır.

Arkeoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Arkeolojide glif, oyulmuş veya yazılmış sembollerdir. Bu semboller piktogram veya ideogram da olabilir, hece yazısı veya resim yazısı gibi yazım sistemlerinin bir parçası da olabilir. 1897'de Dana Evans Colorado Çölü'ndeki kayaların üzerine yazılmış glifler buldu. Bu antik karakterler 19. yüzyılda Amerika yerlilerinin tarihini aydınlatan en önemli buluşlardan biri olarak anılmaktadır.


Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]