İçeriğe atla

Ege sorunu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Ege denizi'nin uydu görüntüsü
Ege Denizi'nin haritası
6 deniz mili (nmi): Yunanistan ve Türkiye tarafından kabul edilen şu anki deniz sınırları ve yalnızca Türkiye tarafından kabul edilen hava sahaları
10 deniz mili (nmi): Yunanistan tarafından kabul edilen hava sahaları
12 deniz mili (nmi): BM Deniz Hukuku Sözleşmesi tarafından izin verilen üst limit.

Ege sorunu veya Ege ihtilafı, Ege Denizi bölgesindeki egemenlik ve ilgili haklar konusunda Yunanistan ile Türkiye arasında birbiriyle ilişkili bir dizi anlaşmazlık. Bu tür çatışmalar, 1970'lerden beri Yunan-Türk ilişkilerini güçlü bir şekilde etkiledi ve iki kez 1987 ve 1996'nın başlarında, askeri çatışmanın patlak vermesine neden olabilecek krizlere yol açtı. Ege'deki sorunlar birkaç kategoriye ayrılır:

Anlaşmazlığın diğer bir yönü, deniz hukukunun farklı yorumlarıdır: Türkiye, Yunanistan'ın her ikisini de imzaladığı Kıta Sahanlığı Sözleşmesi veya sonrasında yerini alan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (BMDHS) imzalamamıştır. Bu nedenle Türkiye, Yunan adaları çevresindeki kıta sahanlığı ve MEB alanını tanımamaktadır.

1998 ile 2010'ların başı arasında iki ülke, özellikle Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımını kolaylaştırmak amacıyla bir dizi diplomatik önlemle gerilimleri aşmaya yaklaştı.[1] Buna karşılık, çözüme giden uygun diplomatik yollarla ilgili farklılıklar sonuçlanmadı ve 2020 itibarıyla gerginlikler devam etmekte.

Hava ve deniz yetki alanları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Ege Denizi'ndeki sorunların çoğu, iki ülkenin hava ve deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgilidir. Ayrıca Ege Denizi'nin coğrafi yapısı,[2][3] çok sayıda ada bulunmasından dolayı bu sorunların başlıca nedenidir. Her iki ülkenin Ege'ye paralel olarak neredeyse eşit uzunlukta anakara kıyı şeridi bulunmasına rağmen Yunanistan, bölgede bulunan adaların çoğunluğuna sahiptir. Özellikle Türkiye'nin güneybatı anakarasına çok yakın mesafelerde sıralanan bazı adalar (Midilli, Sakız, Sisam ve On iki ada) Türkiye'nin deniz yetki alanlarını birkaç deniz mili genişletmesini engellemektedir. Hava ve deniz yetki alanlarının genişliği, Türkiye'nin taraf olmadığı Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre,[4] adaları da dahil olmak üzere söz konusu devletin en yakın toprakları dikkate alınarak hesaplandığından dolayı, bu sınırların genişletilmesi orantısal olarak Türkiye'den çok Yunanistan'ın işine yarayacaktır.[5][6]

Karasuları, kıyı devletine hava sahasında tam kontrol, denizde ise yarı kontrol hakkı sağlar. Deniz Hukuku gereği askeri veya sivil farketmeksizin gemiler zararsız geçiş hakkı garantisi altındadır. Ülkelerin yetki alanlarının genişliği 20. yüzyıl boyunca istikrarlı bir şekilde artmıştır: yüzyılın başında 3 deniz mili olan maksimum genişlik (5,6 km) 6 deniz miline (11 km) ve şu anda 12 deniz miline (22 km) çıkartılmıştır. Mevcut değer, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi madde 3 olarak antlaşmada yer almaktadır. Şu anda, hem Türkiye hem de Yunanistan karasularının Ege Denizi'ndeki genişliği 6 deniz milidir. Şu anda, sahip olduğu birçok ada sebebiyle Yunanistan'ın karasuları Ege Denizi'nin %40'ını kapsamaktadır. Karasularının 12 deniz miline çıkarılması halinde bu oran %70'e yükselerek açık deniz büyüklüğünde %51'den %19'a kadar bir düşüşe, Türkiye'nin karasularının ise Ege Denizi'nin %10'undan daha az kalmasına neden olmaktadır.[7]

Yunanistan'ın karasularını Ege Denizi'nde orantısız bir şekilde 12 mile çıkarma ihtimali Türkiye tarafında endişe uyandırmış, bu nedenle Türkiye; ABD, Venezuela ve İsrail ile birlikte sözleşmeye üye olmayı reddeden 4 ülkeden biri olmuştur. Dolayısıyla bu sözleşmenin bu ülkeleri bağlamadığı iddia edilmektedir. Türkiye sözleşmeyi, res inter alios acta, yani yalnızca imzalayan taraflar için bağlayıcı olabilecek, ancak diğerleri için bağlayıcı olmayan bir anlaşma olarak görmektedir. Sözleşmeye taraf olan Yunanistan, şu ana kadar resmî bir girişimde bulunmamasına rağmen, gelecekte bu sözleşme maddesini uygulama ve sularını 12 mil'e çıkarma hakkını saklı tuttuğunu belirtmiştir. Uluslararası toplum, 12 mil kararının sadece anlaşma hukuku değil, aynı zamanda bir gelenek hukuku olduğunu da yaygın olarak kabul etmekte. Buna karşı Türkiye, Ege Denizi'nin özel coğrafi özellikleri kullanılarak, 12 mil kararınının çıkar eşitliğine uygun olmayan, kanunsuz ve hoşgörüsüz bir şekilde uygulanmaya çalışıldığını savunuyor.

BM Deniz Hukuku'nun yürürlüğe gireceği 1990'ların başında iki ülke arasında 12 mil ile ilgili gerilimler en yüksek seviyedeydi. 8 Haziran 1995'te Türk parlamentosu, Yunanistan'ın tek taraflı eyleminin bir casus belli, yani savaş sebebi oluşturacağını resmen ilan etti.[8] Bu deklarasyon, Yunanistan tarafından "herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı tehdit veya güç kullanımını" yasaklayan Birleşmiş Milletler Tüzüğü'nün ihlali gerekçesi sunularak kınandı.[9]

Ulusal hava sahası

[değiştir | kaynağı değiştir]

Ulusal hava sahası, normalde bir devletin kara toprakları ve bitişik karasularını kapsayan hava sahası olarak tanımlanır. Ulusal hava sahası, egemen devlete yabancı hava trafiği üzerinde geniş bir kontrol yetkisi verir. Sivil havacılığa normalde uluslararası anlaşmalar kapsamında geçiş hakkı tanınsa da, yabancı askeri ve diğer devlet uçakları başka bir devletin ulusal hava sahasından serbestçe geçiş hakkına sahip değildir.[10] Yunanistan'ın ulusal hava sahası sınırlandırması, hava sahası genişliğinin karasuları genişliği ile çakışmaması nedeniyle dünyada eşi benzeri olmayan tek örnektir. Yunanistan, mevcut 6 millik karasularının aksine 10 deniz mili (19 km) hava sahası talep etmektedir. 1974'ten bu yana Türkiye, Yunan karasularının ötesine uzanan dış 4 millik hava sahası kuşağının geçerliliğini kabul etmemektedir. Türkiye, her iki bölgenin de çakışması gerektiğine dair bağlayıcı bir tanım içerdiğini belirterek 1948 tarihli Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tüzüklerini dayanak göstermektedir.[11] Buna karşılık Yunanistan şu argümanı ileri sürmektedir:

  • 10 deniz mili (19 km) genişliğindeki hava sahası talebinin ICAO tüzüğünden daha eski olduğunu, 1931 yılında belirlendiğini ve 1948'den önce ve sonra Türkiye de dahil olmak üzere tüm komşuları tarafından kabul edildiğini, dolayısıyla yerleşik bir hak oluşturduğunu;[12]
  • 10 millik talebinin aynı zamanda Deniz Hukuku tarafından garanti edilen çok daha geniş hakların, yani hem havada hem de suda 12 millik bir bölge hakkının sadece kısmi ve seçici bir kullanımı olarak yorumlanabileceğini;
  • Yunan karasularının 6 mil sınırında tutulmasının yalnızca Türkiye'nin savaş sebebi (casus belli) ilanı nedeniyle olduğunu ileri sürmektedir.

Askeri uçuş faaliyetleri üzerindeki bu çatışma, Türk uçaklarının tartışmalı hava sahasının dış 4 millik bölgesinde uçması ve Yunan uçaklarının bunları önlemesi şeklinde sürekli taktik askeri tahrikler uygulamasına yol açmıştır. Bu karşılaşmalar sıklıkla "it dalaşı" (dog-fight) olarak adlandırılan ve her iki tarafta da tekrarlayan şekilde can kayıplarıyla sonuçlanan tehlikeli uçuş manevralarına neden olmaktadır. 1996'daki bir olayda, bir Türk uçağının Yunan uçağı tarafından yanlışlıkla düşürüldüğü iddia edilmiştir.[13]

Kıta sahanlığı

[değiştir | kaynağı değiştir]
Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge alanlarına ilişkin çelişkili iddialar. Mavi: Yunanistan ve Kıbrıs tarafından hak iddia edilen alanlar; kırmızı: Türkiye tarafından hak iddia edilen alanlar. "A-B" olarak etiketlenen bölüm: Kasım 2019 anlaşmasına göre Türkiye ve Libya arasında iddia edilen sınır çizgisi. "C-D" olarak etiketlenen bölüm: Ağustos 2020 anlaşmasına göre Yunanistan ve Mısır arasında kararlaştırılan sınır çizgisi.

Ege uyuşmazlığı bağlamında kıta sahanlığı terimi, kıyı devletinin karasularına bitişik ve açık denize uzanan bir alanda, örneğin petrol sondajı gibi, deniz yatağı üzerindeki ve altındaki kaynakların ekonomik olarak işletilmesine ilişkin münhasır hakkını ifade eder. Kıta sahanlığının genişliği, uluslararası hukuk amaçları doğrultusunda yaygın olarak 200 deniz milini aşmayacak şekilde tanımlanır. İki devletin topraklarının bu mesafenin iki katından daha yakın karşı karşıya olduğu durumlarda, bölünme orta hat çizgisi ile yapılır. Kıta sahanlığı kavramı, kıyı devletinin balıkçılık ve benzeri haklar üzerindeki kontrolünü ifade eden münhasır ekonomik bölge kavramıyla yakından bağlantılıdır. Her iki kavram da 20. yüzyılın ortalarından itibaren uluslararası hukukta geliştirilmiş ve 1982'de Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde kodifiye edilmiştir.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki uyuşmazlık, Türk kıyıları açıklarındaki Yunan adalarının Yunan ve Türk ekonomik bölgelerinin belirlenmesinde ne ölçüde dikkate alınması gerektiği konusundadır. Türkiye, "kıta sahanlığı" kavramının tanımı gereği mesafelerin kıtasal ana karadan ölçülmesi gerektiğini savunarak, Ege'nin deniz yatağının coğrafi olarak Anadolu kara kütlesinin doğal bir uzantısını oluşturduğunu iddia etmektedir. Bu, Türkiye'nin Ege'nin orta hattına kadar ekonomik bölgelere hak sahibi olması anlamına gelecektir (elbette doğu yarısındaki Yunan adalarının etrafındaki karasularının Yunan eksklav'ları olarak kalacağı göz önünde bulundurularak). Öte yandan Yunanistan, tüm adaların eşit şekilde dikkate alınması gerektiğini iddia etmektedir. Bu, Yunanistan'ın Ege'nin neredeyse tamamında ekonomik haklar kazanacağı anlamına gelir.[14]

Bu konuda Yunanistan, BM Deniz Hukuku'nu yanında bulundurmaktadır, ancak aynı Sözleşme bu kuralın uygulamasını, küçük ve yaşanmaz adacıklar ile kayalıkların aksine, kayda değer büyüklükteki adalarla sınırlamaktadır.[15] Ekonomik bölgelerin kesin sınırlandırılması, Ege sorunlarının tamamı içinde Yunanistan'ın resmi olarak Türkiye'nin iki taraf arasında uluslararası bir tahkim veya uzlaşma sürecini gerektirebilecek meşru çıkarlara sahip olduğunu kabul ettiği tek konudur.[16] Türkiye, mahkemenin hakkaniyete dayalı yaklaşım kullandığı ve adaların kıta sahanlığını sınırladığı Uluslararası Adalet Divanı'nın ve Deniz Uyuşmazlığı (Nikaragua - Kolombiya),[17] Karadeniz'de Deniz Sınırlandırması davası ve Kanada-Fransa Deniz Sınırı davası gibi bazı kararlarını referans göstermektedir.Şablon:Kaynak needed

Kıta sahanlığı konusundaki gerilimler, Ege Denizi'nin zengin petrol rezervlerine sahip olabileceğine inanıldığı 1970'lerin ortalarında ve 1980'lerin sonlarında özellikle yüksekti. Türkiye o dönemde tartışmalı bölgenin bazı kesimlerinde keşif amaçlı oşinografik araştırma görevleri yürüttü. Bunlar Yunanistan tarafından tehlikeli bir tahrik olarak algılandı ve 1976'da ve yine 1987'de karşılıklı askeri tehdit yığılmasına yol açtı.[18]

Uçuş bilgi bölgesi

[değiştir | kaynağı değiştir]

Şimdiye kadar açıklanan konuların aksine, uçuş bilgi bölgeleri (FIR) meselesi dar anlamda iki devletin egemenlik haklarını etkilememektedir. FIR, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) çerçevesinde bir devlete tahsis edilen bir sorumluluk bölgesidir. Sivil havacılığın düzenlenmesine ilişkin sorumluluğu ifade eder. Bir FIR, bir ülkenin ulusal hava sahasının ötesine, yani açık deniz alanları üzerine veya bazı durumlarda başka bir ülkenin hava sahası üzerine bile uzanabilir. Sorumlu devlete yabancı uçakların uçuşlarını yasaklama hakkı vermez; ancak yabancı uçaklar, FIR'yi yöneten makamlara uçuş planları sunmakla yükümlüdür. Ege'de uçuş kontrolü konusunda iki ayrı uyuşmazlık ortaya çıkmıştır: FIR sınırlandırmasının tek taraflı olarak önerilen revizyonu meselesi ve askeri uçuşlara karşı sivil uçuşlar açısından FIR'den doğan hak ve yükümlülüklerin ne olduğu sorusu.Şablon:Kaynak needed

  1. Kalkan, Erol (21 Haziran 2020). "The Longstanding Dispute Between Turkey and Greece: The Aegean Issue". Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi (İngilizce) (28): 167-174. doi:10.18092/ulikidince.713136Özgürce erişilebilir. ISSN 1307-9832. 25 Ekim 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi16 Mayıs 2026.
  2. "Aegean Sea". geography.name. 6 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2020.
  3. "Aegean Sea | Mediterranean Sea". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 19 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2020.
  4. "Deniz Hukuku" (PDF). denizmevzuat.uab.gov.tr. 21 Eylül 2020. 16 Haziran 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi.
  5. "Atina'nın 12 mil isteği Türkiye için ne anlama geliyor? - Görüş". euronews. 26 Ağustos 2020. 29 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2020.
  6. AA. "Son dakika haberi: Bakan Çavuşoğlu'ndan Yunanistan'a 12 mil tepkisi! 'Bu savaş nedeni'". Hürriyet. 31 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2020.
  7. "T.C. Dışişleri Bakanlığı'ndan". T.C. Dışişleri Bakanlığı. 21 Şubat 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2020.
  8. "TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ". TBMM. 4 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Eylül 2020.
  9. Kemal Başlar (2001): Two facets of the Aegean Sea dispute: 'de lege lata' and 'de lege ferenda'. In: K. Başlar (ed.), Turkey and international law. Ankara. 22 Ağustos 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  10. Haanappel, Peter P. C. (2003). The Law and Policy of Air Space and Outer Space. Kluwer. s. 22.
  11. Embassy of Turkey in Washington: Aegean Disputes 15 Nisan 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  12. Greek Ministry of Foreign Affairs: Unilateral Turkish claims in the Aegean 5 Mart 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  13. Olay ilk başta kaza olarak nitelendirildi. 2004 yılında bir Yunan gazetesi, Türk uçağının Yunan uçağı tarafından yanlışlıkla düşürüldüğünü iddia etti. Düşürme olayı Türk hükümeti tarafından doğrulandı, ancak Yunan tarafı tarafından reddedildi. 18 Haziran 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  14. Wolff Heintschel von Heinegg (1989): Der Ägäis-Konflikt: Die Abgrenzung des Festlandsockels zwischen Griechenland und der Türkei und das Problem der Inseln im Seevölkerrecht. Berlin: Duncker und Humblot. (Almanca)
  15. "Türkiye'nin konumu, özellikle kıyılarına yakın olanlar olmak üzere, Doğu Ege'deki adalar konusunda en güçlüdür.": Dyke, J.M. van, An analysis of the Aegean disputes under international law (2005), Ocean Development and International Law, 36:63-117, p. 85.
  16. Greek Ministry of Foreign Affairs: Unilateral Turkish claims in the Aegean 5 Mart 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  17. "Latest developments | Territorial and Maritime Dispute (Nicaragua v. Colombia) | International Court of Justice". 2 Mart 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  18. Greek Ministry of Foreign Affairs: Unilateral Turkish claims in the Aegean 5 Mart 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..