Edirneli Nazmi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Edirneli Nazmi
Doğum Mehmet
Edirne
Ölüm 1555
İstanbul
Meslek Divan şairi

Edirneli Nazmi (d. ? - ö. 1555), Osmanlı divan şairi. Asıl adı Mehmet’tir. Edirne’de doğmuştur. Yeniçeri Ocağı’nda yetişmiştir. Yavuz Sultan Selim’in İran (1514) ve Mısır (1517) seferleri ile Kanuni Sultan Süleyman’ın bazı seferlerine katıldı. Ahkam Katipliği yaptı. Silahtar bölükbaşısı oldu. Zamanına kadar yetişmiş şairlerin birbirlerine yazdıkları nezireleri topladığı Mecmaün Nezair (Nezireler Topluluğu) adında 3356 şiirden meydana gelen bir antolojisi vardır .Bu yapıt edebiyat tarihimiz için çok önemlidir. Bu yapıtın biri Viyana’da, biri Manisa’da Çeşnegir Kütüphanesinde biri de İstanbul’da Nuruosmaniye Kütüphanesi olmak üzere üç yazması vardır. Edirneli Nazmi’nin Divan-ı Türk-i Basit adında 48.000 beyitlik bir divanı vardır. Şiir gücü bakımından kuvvetli olmayan bu yapıtındaki kasideler ve tarihlerden, yaşadığı dönemin olayları, önemli kişileri, sanatçıların resmi ve özel yaşamları hakkında bilgi edinilebilmektedir. Birçoğu sevgi ve rintlik konularını işleyen şiirlerinde özellikle Rumeli’deki mahalli yaşama ait sahneler canlandırılmıştır. Şiirleri arasında kukla oyunundan bahseden bir parçadan da kukla sanat dalının tarihi aydınlatılmaktadır.

14. ve 15. yüzyıllarda Arap ve Fars edebiyatına özenen divan şairleri zaman geçtikçe, Türkçe sözcükleri daha az kullanır oldular, Türk şiirini yabancı -Arapça ve Farsça- sözcüklerle doldurmaya başladılar. İşte bu durum, o dönemde pek kuvvetli olmayan, hatta zayıf denilebilecek bir tepkiyle karşılandı. Bu, şiir dilinde Türkçülük anlayışının ilk örnekleridir. Bu tepkiden Türkî-i Basit (Yalın Türkçe) akımı doğdu. Diğer Türki-i Basit şairleri Tatavlalı Mahremi ve Aydınlı Visali’dir. Türkî-i Basitçiler aruz veznini ve Divan Edebiyatının nazım şekillerini kullanmakla beraber Arapça ve Farsça tamlama kullanılmadan aruz vezniyle hemen hemen Öztürkçe şiirler yazdılar. Yabancı sözcük ve tamlamaları şiire sokmadılar, Türkçe sözcüklerle halk dilindeki mecazları, deyimleri atasözlerini kullanmaya çalıştılar. Bu akım ne yazık ki uzun ömürlü ve kalıcı olmamıştır. Çünkü diğer büyük şairler bu olumlu teşebbüse katılmadığı gibi sonraki yüzyıllarda da bu akımı izleyenler görülmemiştir. Edirneli Nazmi’nin yalın Türkçeyle yazdığı şiirler Mehmet Fuad Köprülü tarafından Milli Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri ve Türk-i Basit adıyla yayımlandı (1928). Nihal Atsız da şair üzerine geniş bir inceleme yapmıştır (1934).