Gestalt psikolojisi
Gestalt psikolojisi (Geştalt psikolojisi okunur), zihnin çalışma ilkelerinin bütünsellik, paralellik ve kendi kendisini düzenleme olduğunu öne süren psikoloji teorisi. 20.yy'ın ilk yarısında, Almanya'da ortaya çıkmıştır.
Gestalt yaklaşımı için verilen klasik örnek, bir sabun köpüğünün kendiliğinden, yüzeyindeki tüm noktaların basınç gücüyle paralel hareketinden ortaya çıkıvermesidir. Bu kendiliğindenliğin karşıtı, bir bilgisayarda aynı sabun köpüğünü oluşturmak için gerekecek çözümleme, matematik formülü, yüzeydeki her zerrenin tek tek hesaplanması ve çizilmesini gerektiren atomist yaklaşımdır.
Duyularımızın, özellikle görme duyumuzun şekillendirme eğilimine, parçaları bütünleştirerek algılamasına Gestalt etkisi denir.
Gestalt psikolojisine göre algı bir bütündür.Bütün, parçaların toplamından farklı ve fazladır.
[değiştir] Yabancı Dil Eğitiminde Gestalt Psikolojisi
Yapısalcılar, zihni çalışırken yapı ve süreçler, örgütleme ve kompozisyonlar şeklinde en küçük birimlerine kadar yapılan analizlerle anlamaya çalışırlar. Buna içe bakış yöntemi denir. Gestaltçı yaklaşım, zihni öğelerine indirgemeyi elementçi bir yaklaşım olması ve bütünün elementlerin toplamından çok daha kapsamlı bir olgu olması nedeniyle eleştirir. İçe bakış yönteminin psikoloji için uygun bir yöntem olmakla birlikte Yapısalcılar tarafından yanlış anlaşıldığını, anlamlı olan ve bütünlük taşıyan yaşantıları incelemek için kullanılması gerektiğini düşünürler.
Gestaltçılar, Davranışçıları da eleştirmiştir Bu eleştirilerden biri, bilim anlayışlarındaki güvenilirlik, geçerlik ve ölçülebilirliğin görülebilen, gözlemlenebilen davranışlar olduğu şeklindeki yaklaşımlarıdır. Ancak bu, dolaysız olarak gözlemlenemeyen derin işlemler için yetersizdir. Gestaltçıların eleştirdiği bir başka nokta, Davranışçıların insan davranışlarını uyarıcı tepki şeklinde fazlasıyla basite indirgemeleridir. Gestaltçılar, algıya dayalı tepki formülünü önermişlerdir. Algılama, farklı bireylere göre değişen olgulardır ve görelidir. Fakat genel eğilimler belirlenmiştir. Gestalt Psikolojisi’nde anlam analiz edilen birimlerin toplamında değil bu birimler arasındaki etkileşimli ilişkilerle bütünlük kazanır.
Algısal örgütleme yasalarından şekil zemin ilişkisi, şekille zemin arasında bir ayrımın olduğunu ve bireyin üstünde odaklaştığı şeyin şekil olduğunu ve zeminden daha dikkat çekici, daha çarpıcı özelliklere sahip olduğunu ileri sürer. Neyin şekil neyin zemin olduğuna karar verilemediği durumlar yaşanır. Bu karar, bakış açısına göre değişen bir karardır. Şekil olarak algılananın bakış yönü değiştiğinde zemin olarak algılanabildiği durumlar yaşanabilir.
Organizma, bir alandaki öğeleri birbirine olan yakınlıklarına göre gruplandırarak algılama eğilimindedir. Konuşmada sözcükler ve cümleler arasındaki duraklamalara göre anlamlandırılan cümleler, okuma ve yazmada cümle içi ve cümleler arası ayrımlar ve noktalama işaretlerine göre anlamlandırılırlar (yakınlık – proximity – yasası).
Bower ve Winzenz (1969: Senemoğlu 1998), Bower ve Springston (1970: Senemoğlu 1998) tarafından bellekle ilgili yapılan araştırma örnekleri gruplama faktörünün kullanılmıştır. Birbirine zaman ve uzam yakınlığı olan öğelerin birbiriyle ilişkili olmaları hatırlanmalarının nedenidir.
Gestalt psikolojiye göre, insanın algılamasında benzer maddeleri renk, doku, şekil, cinsiyet ve benzeri özelliklerin bir arada olduğu gruplara ayırarak algılama eğilimindeyiz. Benzerlik faktörü sadece görsel değil işitsel uyarıcıların da algılanmasında geçerlidir. Birçok kişinin konuştuğu kalabalık ve gürültülü bir ortamda sadece karşımızdakinin konuşmasını algılamamızın nedeni, bu kişinin sesinin bir andan diğer bir ana devam eden devamlılığındaki benzerliktir. Ancak gürültülü bir ortam içinde ses benzerliğinde söz konusu devamlılık olmadığı için anlamlandırmaya başvurduğumuz bir gruplama olmaz.[1]
[değiştir] Notlar
- ^ Yüksek lisans tezi-Buğra Zengin
