Gestalt psikolojisi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Gestalt psikolojisi (Geştalt psikolojisi okunur), bilişsel süreçler içerisinde özellikle "algı" ve "algısal örgütlenme" konularında yoğunlaşmış psikoloji teorisi. 20.yy'ın ilk yarısında, Almanya'da ortaya çıkmıştır.

Gestalt Kuramı, öğrenmeyi sadece uyarı-tepki (U-T)ilişkisi içerisinde değerlendiren "davranışçı kuram"a bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Her U-T ikilisinin birbirlerinden bağımsız olarak incelendiği davranışçı kuramın aksine, zihnin uyarıcılar arasında bir bağlantı (örüntü) kurduğunu savunur. Bu nedenle inceleme konusu davranışlar değil, "bilişsel süreçler"dir. Aynı zamanda davranışçı kuramın redüksiyonist çalışma şeklini de reddeder; Gestalt'a göre bütün onu oluşturan parçaların toplamı değil, daha fazlasıdır.

Gestalt Kuramı bilişsel süreçler içerisinde "algı"ya çok önem verir ve algısal örgütlenmeye yön veren yasaları tanımlar. Bütün bu yasalar "Pragnanz" adı verilen bir üst yasanın türevleridir. Pragnanz kısaca şunu ifade eder ;

"Bütün psikolojik olaylar, koşulların elverdiği ölçüde tam ve basit olma eğilimindedir"

Algısal örgütlenmenin çalışma şeklini belirleyen yasalar şunlardır,

Necker Kübü ve Rubin Vazosu, şekil zemin ilşkisine iyi bir örnektir

1) Şekil-Zemin İlişkisi: "Algıda seçicilik" kuramına göre, dikkatin yoğunlaştığı obje şekil, diğer yüzeyler zemindir. Şekil ve zemin mutlak kavramlar değildir, dikkatin yoğunlaştığı noktaya göre şekil ve zemin değişir.

"Tamamlama"; Yukarıdaki şekiller tam değildir, fakat biz onları tamamlanmış olarak algılarız

2) Yakınlık İlkesi : Duyusal anlamda birbirlerine yakın olan uyarıcılar (vurmalı bir çalgıdan gelen ses, bitişik noktalar) bir küme olarak algılanır. Buradaki yakınlık daha çok "zaman ve mekan" anlamındadır.

3) Tamamlama İlkesi : Duyusal anlamda eksik girdi içeren uyarıcılar (yarım bir fotoğraf, bozuk bir plakta çalan şarkı) tam olarak algılanır. Bu nedenle bir resimdeki kişiyi tanımamız için, resmin yarısını görmemiz de yeterli olur.

"Benzerlik"; Koyu ve açık renkli noktalar farklı gruplar olarak algılanır.

4) Benzerlik İlkesi : Bazı duyusal özellikler yönünden (şekil, renk, doku v.b) benzer olan cisimler bir küme olarak algınlanır.

5) Süreklilik İlkesi : Belirli bir yönde ilerleyen uyarıcılar bir bütün olarak algılanır.

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]