Toktamış

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Moskova Kuşatması için surların önüne gelen Toktamış ve ordusu. (1382)

Toktamış tam adı Nasıreddin Toktamış Han (1342?-1405-08?, Tümen yakınları, Batı Sibirya), 1380-96 arasında Altın Orda hanı. Ak Orda ve Gök Orda hanlıklarını Altın Orda devleti altında birleştirmiştir. Cengiz Han'ın en küçük torunu Orda Han'ın soyundan gelir.

Vasili Smirnov'un Toktamış'ın Moskova kuşatması adlı tablosu.

Cuci'nin oğullarından Tuga Timur'un soyundan gelen Tuy Hoca'nın oğludur. Ak Orda hükümdarı Urus Han (hükümdarlığı 1369-1379) babasını öldürtünce Semerkand'a giderek Timur'a sığındı (1375). Timur'dan sağladığı destekle 1375'ten başlayarak önce Ak Orda hükümdarı Timur Melik'i yenilgiye uğratarak Doğu Deşt-i Kıpçak'a egemen oldu (1377). Ertesi yıl da Kalka Savaşı'nda Batı Deşt-i Kıpçak hükümdarı Kıyat Mamay Han'ı yenilgiye uğratarak Altın Orda Devleti'nin egemenliğini ele geçirdi (1378) ve dağılan birliği yeniden kurdu.

Böylece Cuci ulusunun Özbekler dışında Ak Ordu ve Altınordu kollarını kendi yönetimi altında yeniden birleştiren Toktamış, her biri bağımsızlık peşinde koşan emirleri denetimi altına aldı.

1382'de Moskova'yı işgal ederek Rus prenslerinin Altın Orda'ya karşı yükümlü oldukları vergiyi ödemelerini sağladı. Kendisine başkaldıran Rus prenslikleriyle Litvanya'yı ağır yenilgiye uğratarak egemenliğini kabul ettirmiş oldu. Altınordu Hanlığı'nı eski güçlü durumuna getirerek Seyhun'dan Turla'ya (Dniestr), Signag ve Otrar'dan Kiev'e uzanan büyük bir devletin hükümdarı oldu.

Toktamış-Timur Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu konuma yükselince, Timur'un kendisine yapmış olduğu tüm yardımları unuttuğu gibi, onu bir bakıma küçümsemeye başladı. Bu başarılardan sonra Altın Orda Devleti'ni eski sınırlarına kavuşturmak amacıyla Timur'a bağlı bulunan Harezm'i geri istedi. Bu isteği Timur'la aralarının açılmasına neden oldu. Yağma amacıyla Timurlu devletinin egemenlik sınırları içindeki Azerbaycan'a girmekten çekinmedi (1387); ardından aynı yıl Timur'un çıktığı batı seferinden yararlanarak onun oğlu Ömer Şeyh'i yenip tüm Maveraünnehir'i acımasızca yağmaladı. Ancak, hazırlıklarını tamamlayıp üzerine yürüyen Timur'a Kunduzca Savaşı'nda (1391) yenilince bu kez kendi ülkesi düşman kuvvetlerince yağmalandı ve yıkıma uğradı. Bu yenilgiye karşın Deşt-i Kıpçak'taki gücünü koruyan Toktamış, Memluk sultanı Berkuk'a elçiler göndererek Timur'a karşı onunla ittifak kurdu. Öcünü almak için için Timur'un Mardin ve Diyarbakır bölgesinde bulunduğu bir sırada Derbend üzerinden Şirvan'a bir baskın yaparak tüm halkını kılıçtan geçirdi; kenti yağmaladıktan, yakıp yıktıktan (1394) sonra, kendisini kesin olarak ortadan kaldırmak amacıyla Altınordu seferine çıkan Timur'la yaptığı Terek Savaşı'nda (1395) tam bir bozguna uğrayınca, Kazan'a kaçıp canını güçlükle kurtadı. Altınordu'nun başkenti Saray Berke'yi işgal eden Timur, kaçan Toktamış'ın yerine kendisine bağlı emirlerden Timur Kutluk'u hanlığa getirerek ülkesine döndü.

Timur çekilince Toktamış tahtını yeniden ele geçirdiyse de güçlü Nogay emirlerinden Edige Mirza'nın desteğini kazanan Timur Kutluk'a karşı yaptığı meydan savaşında yenilmesi üzerine tahtı rakibine bırakarak Litvanya prensi Vytautas'a sığınmak zorunda kaldı (1397). Buyruğuna verilen Litvanya ordusunun desteğinde Timur Kutluk ve Edige Mirza'ya karşı yaptığı ikinci savaşı da yitirince (1399) Deşt-i Kıpçak'a kaçtı. Batı Sibirya'da, dost bildiği bazı Kıpçak emirlerinin yanında bir sığıntı olarak ve hep gizlenerek yaşamaya başladı. Timur Kutluk öldükten sonra (1401) yeniden başına geçmeye hazırlandığı Altınordu Hanlığı'nın gerçek egemeni Edige Mirza tarafından Tümen yakınlarında yakalanarak öldürüldü. Bazı kaynaklar Karaton Nehri boyunca izlendiği sırada uçuruma yuvarlanarak öldüğünü yazar.

Toktamış, tarihte Altınordu devletinin önce toparlanıp güçlenmesine olanak sağlayan, sonra ise Timur ile yaşadığı çekişme sonucu zayıflayıp çökmesine yol açan bir hükümdar olarak anılır.[kaynak belirtilmeli]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ana Britannica, Cilt 30, s. 100 (1994)
  • Büyük Larousse, 22. Cilt, s. 11584