Saman

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Romanya'da bir saman yığını
Yaklaşık 30 kglık bir ot samanı balyası tek kişi tarafından taşınabilecek büyüklüktedir.
Ot samanının yakından görünümü. Kaliteli saman yeşil renkli, fazla kalın olmamalı ve sapların yaısıra tomurcuklar ve yapraklar da içermesi gerekir.

Saman, baklagiller veya buğdaygillerin kurutulmuş halidir, hayvan yemi olarak, özellikle inek, at, koyun ve keçi gibi otlanarak beslenen hayvanlar için kullanılır. Yeterli çimen olmadığı zaman veya taze çimen doğrudan sindirilemiyecek kadar zengin olduğu zaman ona karıştırılarak kullanılır.

Saman için yaygınca kullanılan bitkiler arasında çavdar, çayır otu, çeşitli çimen türleri bulunur. Baklagillerden çeşitli yonca türleri de kullanılır.

Buğday, arpa ve yulaftan da bazan saman yapılabilirse de genelde bunların tohumları ayrılıp kalan sapları kurutulur. Besin değeri düşük olan bu sap samanı hayvanlara yataklık olarak kullanılır.

Samanın kalitesini belirleyen ondaki tohum ve yaprak içeriğidir. Çiftçiler tohumlar tam oluşmadan ama yaprakların en çok olduğu zamanda otları kesmeye çalışırlar. Kesilmiş otlar yerde bırakılarak içindeki nemin çoğunun buharlaştırılır ama makinalarla kolayca toplanıp balyalanabilmesi için yaprakların tamamen kurumasına izin verilmez.

Saman hava durumuna çok duyarlıdır. Kuraklık zamanında hem tohum hem de yapraklar çelimsiz olur, sap oranı yüksek, besin değeri düşük bir saman elde edilir. Eğer hava çok nemliyse saman daha balyalanmadan çürüyebilir. Veya, balyalanmadan sonra saman çürüyüp küflenebilir ve içinde hayvanları hasta edebilecek bazı toksinler oluşabilir. Samanın ıslanmayacağı bir şekilde depolanması gerekir. Küf ve çürüme besin değerini düşürüp hayvanları hasta edebilir.

Başarılı bir saman hasatı, ekin, tarla ve hava şartlarının beraberce uygun düşmelerine bağlıdır. Bu gerçekleştiğinde çiftlikte yoğun bir etkinlik olur ve havanın kötüleşmesine kadar sürer. Okulların yaz tatili dönemi çiftçi çocuklarının saman ve diğer ürünlerün toplanmasına yardım edebilmeleri amacıyla oluşmuştu. Kalkınmış ülkelerde hayvancılıkla uğraşan okul öğrencilerinin oranı iyice azalmış olmasına rağmen bu gelenek günümüzde hala sürmektedir.