Merkez Partisi (Almanya)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Merkez Partisi
Zentrumspartei
Kuruluş tarihi 13 Aralık 1870
Kapanış tarihi 5 Temmuz 1933
Merkez Dormagen
İdeoloji Muhafazakârlık
Hristiyan demokrasi
Siyasi pozisyon Merkez

Merkez Partisi (Almanca: Zentrumspartei), Almanya'da Otto von Bismarck'ın iktidarda bulunduğu 1870'lerden 1933'e değin, II. Reich ve Weimar Cumhuriyeti sırasında etkinlik gösteren siyasi parti. İmparatorluk Almanyası'nda ülke çapında ve bütün sınıflar arasında örgütlenen ilk parti olmakla birlikte Katolikleri temsil etmesi nedeniyle hiçbir zaman çoğunluk partisi olamamıştır.


1852'den başlayarak Prusya Diyetinde Katolik parlamenterleri bir araya getiren "Katolik Fraksiyon"un yerini alan "Merkez" grubu (Anayasa Partisi), Aralık 1870'te kuruldu. I. Reichstag seçimleri sırasında 58 milletvekilliği kazandı. Katolik sözcüğünün bırakılması, Merkez'in Protestan inanç sahiplerine de açılacağı anlamına da geliyordu. Gerçekteyse, Hıristiyan Demokrat Birliği (Christlich Demokratische Union-CDU) haline dönüştüğü 1945'e kadar, salt Katoliklerden oluştu. Bütün toplumsal sınıflar arasından gelen bu Katolikler arasında, başlangıçta soylular ve toprak sahipleri ağır basarken, sonradan burjuvalar, aydınlar ve Hıristiyan sendikacılar çoğunluğu ele geçirdi. İlkin Westfalenli Hermann von Mallinckrodt ve Hannoverli Ludwig Windthorst, ardından 1891'de Windthorst'un ölümünden sonra Hessenli Lieber ve Bavyeralı profesör Georg von Hertling, son olarak da I. Dünya Savaşı ve Weimar Cumhuriyeti sırasında Prusyalı Peter Spahn, Badenli Matthias Erzberger, şansölyelerden Konstantin Fehrenbach, Joseph Wirth, Wilhelm Marx, Heinrich Brüning ve sendikacı Stagerwald tarafından yürütülen grup yönetimi istedikleri gibi oy kullanmakta üyeleri her zaman özgür bıraktı; öyle ki Merkez, ancak din konusunda ve özellikle Kulturkampf (Kültür Savaşı) döneminde (1870-87) Bismarck'a karşı yöneltilen uzun savaşım sırasında parçalanmaz bir blok olarak göründü.[1]

Toplumsal, iktisadi ve askeri konulardaysa Merkez, sık sık temsilcilerinin bölgesel ilintilerine ve köken çevrelerine bölündü. İki savaş arasında Bavyeralılar, kendi öz partileri olan Bavyera Halk Partisi'ni kurdular. Bu partinin yöreciliği Reich hükümetinin siyasetini, 1925'te sosyalistler tarafından desteklenen merkezci Marx'a karşı Cumhurbaşkanlığına mareşal Paul von Hindenburg'un seçilmesini sağlayacak derecede etkiledi.

1873'ten başlayarak Merkez Grubu, Prusya Diyeti'nde olduğu kadar Reichstag'ta da, hiçbir zaman 1,3-1,9 milyon arasında seçmen tarafından seçilen 90'dan az milletvekili çıkarmadı. Alsacelı ve Polonyalı protestocu temsilciler, ortak dinsel özgürlükleri tehlikeye düşüren oylamalarda Merkez'le birlikte oy kullandılar. Alman İmparatorluğu döneminde Katoliklere belirli bir yer verilmesine rağmen Merkez, hemen her zaman çoğunluğun ekseni olarak kaldı. Katolikler çoğu zaman en yüksek hükümet ve yönetim görevlerinden uzak tutuldular. 1870'lerde, şansölye ile Katolik Kilisesi arasındaki Kulturkampf (Kültür Savaşı) nedeniyle Bismarck'tan uzaklaşan parti, 1877'den sonra, kiliseyle barışması ve tek tek devletlere yarar sağlayacak korumacı gümrük vergileri uygulaması koşuluyla Bismarck'a yeniden destek verdi. Ancak Merkez'e dayanmak zorunluluğu Bismarck'ı, özellikle din dışı konularda (örneğin yedi yıllık başkanlık oylamasında) bu partinin kendi siyasetini Papalık'ın öğütlerinden bağımsız olarak yürütmek istediğini anladığı zaman, Kulturkampf'a son vermek zorunda bıraktı.

Bismarck'ın yerine geçen Caprivi kontu Georg Leo'yla din eğitiminin desteklenmesi konusunda anlaşmazlığa düşerek şansölyeye karşı muhalefete geçti. Ancak 1900'e doğru dinsel konularda daha ılımlı bir çizgi izlemeye başladı ve tabanını oluşturan köylülerin denizle bir ilgileri bulunmadığı halde güçlü bir donanmanın oluşturulması yönünde oy kullandı. Şansölye Caprivi ve şansölye Hohenlohe'yi oldukça yakından destekleyen, I. Dünya Savaşı'na değin pek çok konuda hükümeti destekleyen parti, bunun karşılığında çeşitli dinsel ayrıcalıklar sağladı. 1916'da, şansölyenin ordunun emrine alınmasında kilit rol oynadıysa da 1917'de barış girişimlerini destekledi.

1918 yenilgisinden sonra Weimar Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla, yeni anayasayı hazırlayan Weimer koalisyonunda yer alan parti, 1928'e değin çeşitli koalisyonlara katılarak sonunda iktidar sorumluluklarına kavuştu. Ancak milliyetçiler, Merkez üyelerini ve özellikle Rethondes Mütarekesi'ni imzalayan -ve Nisan 1921'de öldürülen- Matthias Erzberger'i, bu yenilgiyi kolaylaştırmakla suçluyorlar ve bundan siyasal bakımdan yararlanmayı umuyorlardı. Yasal yetkililer karşısında meşrutiyetçi olan Merkez, Şansölye Brüning'le birlikte, nasyonal sosyalist hareketi yasal yoldan başarısızlığa uğratmaya girişti. Ancak Brüning, Mareşal Hindenburg tarafından kabaca uzaklaştırıldı (31 Mayıs 1932) ve eski bir Merkez Parti üyesi olan Franz von Papen, partinin istememesine rağmen Adolf Hitler'e iktidar yolunu açtı. Hitler iktidara geçtikten birkaç ay sonra da parti kapatıldı.

Weimar Cumhuriyeti döneminde Konstantin Fehrenbach, Joseph Wirth, Wilhelm Marx, Heinrich Brüning ve Franz von Papen adlı beş parti üyesi şansölyelik yaptı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra şansölye olarak görev yapmış olan Konrad Adenauer de Merkez Partisi üyesiydi.[2]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]