Karışmalı kalıtım

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Darwin zamanında bazı biyologlarların savunduğu karışmalı kalıtım teorisine göre bir yavru, ebeveynlerinin özelliklerinin ortalamasını taşır. Eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır. Ve, bu kişi de, orta boyluluk genlerini kendi çocuklarına aktaracaktır. Eğer bu doğru olsaydı, yeni genetik çeşitler kısa sürede toplumda sulanıp yok olmaları gerekirdi. Evrim teorisinin gerektirdiği gibi bunlar birikemezdi.

Genetikle ilgili bu teori 19. yüzyılda kısa bir süre var olmuş, sonra Gregor Mendel'in deneyleri ile yanlışlığı ortaya konmuştur. Karışımlı kalıtım, modern Genetikteki "kısmi baskınlık" fikrine benzer, çünkü o da ebeveyndeki özelliklerinin bir karışımının yavru (döl) tarafından gösterileceğini savunur. Ancak, kısmi baskınlıkta, bu karışma sadece fenotip düzeyinde kendin gösterir, heterozigot bireydeki aleller birbirlerinden ayrık kalırlar (ve böylece sonraki nesillere ayrı ayrı aktarılabilirler). Oysa karışmalı kalıtım fikrine göre kalıtsal malzeme gerçekten birbirine karışmaktadır (yani, modern terminolojiyle, aleller karışıp yeni aleller oluştururlar). Boya karıştırırken iki farklı rengin karışması sonucu yeni bir rengin oluşması ve bu karışımın başka karışımlarla karıştırılması sonucu hiçbir zaman baştaki iki rengin tekrar elde edilememesi gibi, karışımlı kalıtım teorisi de her nesilde kelıtımsal çeşitliliğin yarısının bir daha bulunamayacak şekilde yok olmasını gerektiriyordu.