Hiçlik

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Hiç veya Yok, kelime anlamıyla hiçbir varlığın olmadığını ifade eden bir işaret zamirdir. [1] Yani olmayanı ama mutlak anlamda olmayanı işaret eder. Hiçlik veya Yokluk ise Hiç zamirinin hakim olduğu durumu ifade eder. Felsefi ve teknik olmayan günlük kullanım anlamında, Hiç veya Yok kelimesi varlıktaki bir eksiği ifade eder. [2] Örneğin bardağımda hiç su yok gibi bir ifadede bardaktaki bir eksiklik anlatılmaktadır. Bu mutlak anlamdaki hiçlik / yokluk kavramından farklıdır. Mutlak anlamda yokluk ve hiçlik, suyun aslında hiç olmadığı, su diye bir varlığın yok olduğunu ifade etmektedir.

Felsefi Sözlük Tanımı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kelime tanımı itibariyle, bir genel anlamda felsefe de varolmama durumu olarak tanımlanır. Varlıkta eksiklik ya da bulunmayış durumu, mevcut olmama hali olarak belirtilir. Bu anlamda felsefi bir kategori olarak anlaşılır ve yokluk ya da namevcudiyet şeklinde kullanılır. Felsefedeki bir başka anlamı ise, inkar ya da yadsıma nedeniyle gerçeklikteki durumların, özelliklerin ortadan kaldılması sebebiyle meydana gelen varolmayış durumu olarak belirtilir. Bu hiçlik göreli hiçlik olarak ifade edilmektedir. Hiççilik akımı bu anlamlar üzerinde kurulu bir öğretidir. Etikde, bilgi teorisinde ve siyasal felsefede hiççilik akımları vardır. Hiççilik bir tutum olarak hiçlik'i benimser [3].

Felsefe'de Hiçlik/Yokluk[değiştir | kaynağı değiştir]

Batı Felsefesinde Hiçlik[değiştir | kaynağı değiştir]

Yokluk, felsefi ve dini anlamda çok sayıda tartışmayı beraberinde getirmektedir. İnsan algısını zorlayan ve tehlikeli bir düşünme alanı olarak ilan edenlerin yanında, böyle bir kavramın düşünülmesini aptalca bulanlar da vardır. Bir Hristiyan rahip olan Giacomo Casanova (1725–1798) tarafından bu durum aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir: [4] Her şey gibi, onun için, kaderin bir cüzü olarak hiçlik, onun aklında anlaşılması güç bir kavramdır: Büyük tufan bütün dünyayı kapladı; öncesinde insanlar bin yıl yaşayabilirlerdi ve Tanrı onlarla sohbet ederdi; Nuh gemisini yüzlerce yılda inşa etti; o sırada dünya hava içinde saklıydı ve Tanrının hiçlikten yarattığı kainatın merkezinde durmaktaydı. Ona hiçliğin varlığını anlattığımda ve ispatladığımda, sözümü kesip beni aptallıkla suçladı.

Parmenides[değiştir | kaynağı değiştir]

Batıdaki hiçlik kavramı ile ilk ilgilenenlerden birisi milattan önce 5. yy'da yaşayayan Yunan filozof Parmenides'tir ve tekçi ekolünden gelmektedir. Yokluğun var olamayacağını aşağıdaki cümle ile ifade eder: Birşeyi konuşabilmek için, konuşabilecek bir varlığın olması gerekir. Geçmişte var olan şeyleri konuşabildiğimize göre bu şeylerin hala var olduğunu söyleyebiliriz ve buradan aslında değişim diye birşeyin var olmadığı sonucuna varılabilir. Benzer şekilde, varlığa geliş, var olmaktan çıkış veya var olmayış gibi şeylerin var olmadığını da söyleyebiliriz. [5]

Parmenides'in en önemli yanı, Socrates ve Plato gibi filozoflar tarafından dikkate alınmış ve bu düşünürleri etkilemiş olmaısıdır. [6] Aristo, Parmenides'i ciddi şekilde çalıştıktan sonra şu sonucu çıkarır: Her ne kadar bu düşünceler diyalektik tartışmanın etkisinde görülsede, deliliğin yan kapıda olduğuna inandıran gerçeklerdir. [7]

Parmenides'in yaklaşımı en güzel anlatan cümle kendisinin meşhur sözü olan Hiçlik hiçlikten gelir (veya yokluk yokluktan gelir) şeklinde tercüme edilebilecek olan sözdür. (Latince: ex nihilo nihil fit, İng. Nothing comes from nothing). Bu sözün mekan ve zaman algısı içerisinde dilbilim açısından modellenmesi çoğu zamansal mantık ve matematiksel gösterimleri zorlamaktadır. [8]

Leucippus[değiştir | kaynağı değiştir]

Parmenides'e benzer şekilde milattan önce 5. yy'ın başlarında yaşamış olan ve atomcu ekolün temsilcilerinden olan Leucippus da hareket ve değişim üzerine günlük gözlemlere dayalı iddialarda bulunmuştur. Tekçi yaklaşımdaki boşluk (vakum) olmadan hareketin olmayacağını kabul etmiştir. O dönemde kullanılan boşluk (vakum) kavramı, varlığın zıddı olarak düşünülüyordu ve tekçi yaklaşımda göre aynı anda aynı yerde iki varlık olamayacağı için bir varlığın hareket edebilmesi için önce gideceği hedefin boş olması gerektiği kabul ediliyordu. Bununla birlikte plenum ismi verilen ve bir varlıkla dolu yer anlamına gelen yer için hareketin mümkün olmadığını da kabul etmekteydi, çünkü bu yer madde ile doluydu ve aynı anda aynı yerde iki madde bulunamazdı. Ayrıca kendisinin geldiği atomcu yaklaşıma göre ve daha sonraları Democritus (M.Ö. 460 - 370) tarafından daha detaylı ortaya konulacak olan görünmeyen küçük atomlar bulunmaktaydı ve bu atomlar arasında boşluk bulunmaktaydı. Buna göre, Parmenides'in iddiasının aksine varlığa geliş mümkündür ve aslında varlıkların bu boşluğa geçişi ile yokluk içerisinde varlık oluşur. Benzer şekilde, varlığın terk ettiği yerde de var olmaktan çıkış yaşanmaktadır. Bu hareketi gerçekleştirebilmek için boşluğun (ve dolayısıyla boşluk durumunda yokluğun) var olduğunu kabul etmek gerekir, aksi halde hareketin hiç olmadığı donmuş bir dünyayı Parmenides'in kabul etmesi gerekir iddiasındaydı.

Bu iddialara cevap olarak Bertrand Russell, Leucippus'un iddilarının, Parmenides'in iddialarını tam anlmada çürütmediğini iddia etmektedir. Buna karşılık, Leucippus'un iddiaları, tartışmayı felsefi düzeyden çıkararak günlük gözlem düzeyine (haraket örneğinde olduğu gibi) ve dolayısıyla uygulamalı bilime kadar giden sürece çekmiş olduğunu bu yüzden önemli olduğunu iddia eder. Aynı zamanda Russell, iki görüşün de plenumda hareketin mümkün olmadığını söyleyerek hata yaptıklarını ancak plenum içerisinde hareketin başlayamayacağını iddia etmektedir. [9] Cyril Bailey, Leucippus'un bir varlığın bir bedeni olmadan var olabileceğini ve materyalist atomlardan meydana geldiğini iddia eden ilk kişi olduğunu iddia eder. Bu anlamda Leucippus'un hiçliğin gerçek anlamda kendisine bağlı olduğunu iddia eden ilk kişi olduğu söylenebilir. [10]

Aristo[değiştir | kaynağı değiştir]

Aristo (M.Ö. 384–322), Parmenides tarafından ortaya atılan ve madde ve boşluk kavramları arasındaki ayrıma atıfta bulunur. Bu senaryoya göre boşluk, hiçliktir ama bu hiçlik sadece varlıkların yer işgal etmesi için kullanılan kaplardır. Oysaki gerçek anlamda hiçlik, bu boşluktan daha farklı bir kavramdır ve Arisot bu boşluk düşüncesini hiçlik algısının dışında tutmaktadır. [11][12]

Bu boşluk sınıflandırması, Isaac Newton tarafından doruk noktasına ulaşmış ve varlığın mutlak boşluk olduğu iddiasına kadar ulaşmıştır. İlginç şekilde, her ne kadar Albert Einstein'ın genel izafiyet algısı, Newton'un mutlak boşluğu ile tutuşmasa da, modren Kuantum Teorisi boşluğun hiçlik olmadığını ve Kuantum Köpüğü kavramı ile de hiçbir şeyin var olmadığı varlıktan bahsetmektedir. Öte yandan, Rene Descartes boşluğun inkarı için Parmenides benzeri bir iddia kullanmaktadır. Descartes'e göre, madde vardır ve maddenin varlığı yokluğua yer bırakmamaktadır. [13]

Plenum yaklaşımındaki iddialarını takip eden filozoflar tarafından boşluk fikir genel olarak bir maddeden boş olma durumu olarak kabul edilmektedir. Descartes'in bu fikri, Blaise Pascal tarafından çürütülmeye çalışılmış ve gelenekesel inancın aksine, Doğa, vakumu emer iddiası ortaya atılmaktadır. Bu iddia 1643 yılında vakum üzerindeki çalışmaları ile ünlenen Evangelista Torricelli tarafından barometre'nin icadında da gösterilen boşlukların civa tarafından doldurulacağı gerçeği ile uyuşmaktadır. Gerçi Torricelli'nin hocası sayılan meşhur Galileo Galilei tarafından pompanın emme etkisi tam olarak açıklanamamış olsa bile Torricelli bu deneyinde doğanın emme gücünü gösterebilmiştir. [14]





Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Nothing, Merriam-Webster Dicitionary
  2. ^ definition of suffix "-ness" - "the state of being", Yourdictionary.com, [www.yourdictionary.com/ness-suffix]
  3. ^ Felsefe Terimleri Sözlüğü, Bedia Akarsu, inkılap Yayınları.
  4. ^ Giacomo Casanova, The Story of My Life, p. 29, translators: Stephen Sartarelli, Sophie Hawkes, Penguin Classics, 2001 ISBN 0-14-043915-3.
  5. ^ Russell, pp. 66–70.
  6. ^ Russell, pp. 66–67.
  7. ^ Aristotle, On Generation and Corruption, I:8, 350 BC, translator H. H. Joachim, The Internet Classics Archive, retrieved 24 January 2009.
  8. ^ Sadi Evren SEKER (2013), Temporal Logic Extension for Self Referring, non-existance, Multiple Recurrence and Anterior Past, Turkish Journal of Electirical Engineering and Computer Sciences, TUBITAK, DOI:10.3906/elk-1208-93
  9. ^ Russell, pp. 85–87.
  10. ^ Cyril Bailey, The Greek Atomists and Epicurus: A Study, pp. 75–76, The Clarendon Press, 1928.
  11. ^ Aristotle, Categories, I:6, 350 BC, translator, E. M. Edghill, The Internet Classics Archive retrieved 24 January 2009.
  12. ^ Aristotle, Categories, III:7, 350 BC, translator, J. L. Stocks, The Internet Classics Archive retrieved 24 January 2009.
  13. ^ Russell, p. 87.
  14. ^ Pieper, pp. 237–238.