İglo

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Bir iglu
Bir iglunun içini gösteren çizim

İglu ya da iglo (İnyupikçe iglu «ev», İnuitçe: ᐃᒡᓗ iglu), Eskimoların[1] (İnuitler) bir kısmının sürekli olarak ya da av sezonlarında geçici olarak yaşadığı sıkıştırılmış kardan ev. İglu, İnuit dilinde "ev" anlamına gelir ve yerel dilde çadır, çamur ya da modern evler için de kullanılır.

İnuitler yaz aylarını hayvan derilerinden yapma çadırlarda, kış aylarını da taş ve çevredeki başka malzemeler kullanılarak yapılmış evlerde geçirirler. Kardan yapılmış iglolar, yalnızca bazı bölgelerde yaşayan İnuitlerce kullanılır. Avlamak amacıyla ailece yolculuğa çıkıldığında, geçici olarak barınmak için kardan iglu yaparlar. Ancak, günümüzde İnuitler de modern bir yaşam tarzını benimsemeye başladıkları için, ev yapımında artık daha çok metal gibi çağdaş malzemeler kullanılmaktadır

Yapımı[değiştir | kaynağı değiştir]

İglo yapmak, İnuitler için kolay bir iştir. Deneyimli bir avcı, özel bir kar bıçağı kullanarak bir saat gibi kısa bir sürede bir iglu yapabilir. Ancak, iglo yapmak için genellikle iki kişinin çalışması gerekir. İglonun içindeki alanın büyüklüğü. ancak aile bireylerinin içinde rahat hareket etmesine yetecek kadar olur. Böylece, içeriyi ısıtmak da kolaylaşır.

İglu yapmak için, çok sert kar gerekir. Önce, iglonun nereye yapılacağı belirlenir. Bir sonraki adım, yaklaşık bir metre boyunda, 40 santimetre eninde ve 20 santimetre genişliğinde kardan tuğlalar kesmektir. Kardan tuğlalar, yaklaşık iki metre çapında bir daire oluşturacak biçimde bitişik olarak yerleştirilir.Duvarların ilk katını tamamlayan üç tuğla, eğim oluşacak biçimde kesilir. Böylece, tuğlalar üst üste dizildikçe, duvarlara kubbe biçimi vermek kolaylaşır. Tuğlalar yerleştirilirken, bir yandan da aralarındaki boşlukların ve çatlakların hem içeriden hem dışarıdan karla iyice kapatılması gerekir. Daha sonra duvara hava delikleri de açılır. En son olarak, kubbenin tepesine koyulacak tuğla şekillendirilir. Bu tuğlanın, deliğe tam uyacak biçimde kesilmesi ve yerine özenle yerleştirilmesi gerekir.

Bir iglunun sıcaklığı +4 derecedir.Ama içinde bulunan insanların vücut sıcaklığı, iglonun sıcaklığını 16-17 dereceye çıkarabilir.

Duvarların ilk katı oluştuktan sonra, son üç tuğla, eğim oluşacak biçimde kesilir. Böylece, tuğlalar üst üste dizildikçe, duvarlara kubbe biçimi vermek kolaylaşır.

İglunun içinde, yaşamaya uygun duruma gelmesi için gereken son bir şey daha vardır: İnuit, bir elinde lambayla içeri girerek buz kalıplarının iç yüzeyini eritmek için lambayı duvara yaklaştırır. Eriyen buzlar, soğuk nedeniyle hemen donarak iglunun iç yüzeyinin buzla kaplanmasını sağlar. Böylece yapının sağlamlığı artar. Yapım aşamasında içeri girip çıkabilmek için genellikle iglunun duvarında geçici bir kapı açılır. Kubbe tamamlandıktan sonra, bu kapı da kardan tuğlalarla örülerek kapatılır. Daha sonra, yapının yarım metre uzağında, içeri kadar ulaşan küçük bir tünel kazılır. İglunun gerçek girişi burası olacaktır. Tünelin bulunduğu yerin üzeri, kardan tuğlalarla kemer biçiminde örülerek kapatılır. Böylece rüzgar kolay kolay içeri giremez. Giriş tüneli, sıcak havanın iglunun içinde kalmasına da yarar. Tünelin, meraklı bir kutup ayısının içeri girmesine olanak verecek kadar büyük olmaması gerekir. Burası, yetişkin bir insanın emekleyerek içeri girmesine yetecek büyüklükte olmalıdır. Birkaç aile birlikte ava gittiğinde, bazen iglolar tünellerle birbirine bağlanır. Böylece insanlar hiç dışarı çıkmadan öteki iglolara ziyarete gidebilirler.

İglunun içinde, uyumak ve oturmak üzere yapılan yüksekçe bir yer de bulunur. Bunun için de kardan tuğlalar kullanılır. Oluşturulan yükseltinin üzeri taşlar ve çalılarla kaplanır. En üste de hayvan postları serilir. İglunun içinde geriye kalan alan, yemek hazırlamak için kullanılır. Aydınlanmak için yararlanılan lambanın ısısı ve içeridekilerin bedenlerinden yayılan ısı, içerisinin sıcacık olması için yeterlidir. İçinde yaşanmaya başladıktan sonra duvarların iç yüzeyi sıcaklık değişimlerine bağlı olarak eriyip donmayı sürdürür. Bu arada dışarıda yağan kar da, iglunun üzerine düşer düşmez eriyip kısa sürede donar. Birkaç gün sonra iglu, en sert fırtınalara, hatta üzerine çıkan bir kutup ayısının ağırlığına bile dayanacak kadar sağlamlaşmış olur. İglu, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır. Yaz mevsimi geldiğinde, sıcaklıklar artınca İnuitler igluları erimeye terkederler. (Sert kar için hafif ıslatılmış kar da olabilir).

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003
  • İngilizce Vikipedi

Dipnotlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Yerel folklorda Eskimo kelimesinin "çiğ et yiyen kişi" anlamına geldiğine inanıldığı için bu kelimenin kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmasını hakaret kabul ederler. Bununla birlikte Eskimo kelimesi diğer lisanlarda hakaret veya küçümseme anlamı taşımaz ve antropoloji ve arkeolojide yaygın olarak kullanılır. İnuit ve İnuk kelimeleri Kanada'da resmi olarak Eskimo yerine kullanılmaktadır. (Oxford İngilizce Sözlük, Inuit, Inuk)