Ilıpınar Höyüğü

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Arkeolojik Höyük
Adı: Ilıpınar Höyüğü
il: Bursa
İlçe: Orhangazi
Köy: Merkez
Türü: Höyük
Tahribat:
Tescil durumu: Tescilli[1]
Tescil No ve derece: 60
Tescil tarihi: 24.06.1988
Araştırma yöntemi Kazı

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir.[2] Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir.[3] Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır.[4] Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.[5]

Kazılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Höyük ilk olarak 1948 yılında Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten tarafından saptanmış ve araştırılmıştır. Daha sonra 1960 yılında İngiliz arkeolog James Mellart tarafından, 1964 yılında C. Cullberg, 1965 yılında David H. French tarafından araştırılmıştır. Kazılar ise 1987 – 1995 yılları arasında Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü adına Jacob Roodenberg başkanlığında yürütülmüştür.[2]

Hollanda Arkeoloji Enstitüsü (Nederlands Instituut In Turkije – NIT) ve bu kuruluşa bağlı Hollanda Yakındoğu Enstitüsü (Nederlands Instituut voor het Nabije Oosten –NINO)[6], Tarım Devrimi'nin Yakındoğu'dan Avrupa'ya yayılmasında Kuzeybatı Anadolu'nun işlevini belgelemek için uzun soluklu bir çalışma başlatmıştı. Ilıpınar Höyüğü'nde 1987 yılında başlatılan kazı çalışması bu projenin başlangıcını oluşturmuştur.[4]

Tabakalanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Söz konusu kazıların ışığında höyükte Erken Neolitik Çağ'dan Bizans Dönemi'ne kadar,[7] romen rakamı ile tanımlanan on tabaka belirlenmiştir. Buna göre IX. – VII. tabakalar Anadolu kronolojisine göre Erken Kalkolitik Çağ'a, VI. tabaka da Erken Kalkolitik Çağ'a MÖ 5. binyıl, V. tabaka Güneydoğu Avrupa'nın Vinča kültürü'ne benzer buluntulardan dolayı MÖ 5. binyılın ikinci yarısına, mezarlık olarak kullanılmış olan IV. tabaka ise Geç Kalkolitik Çağ'a tarihlenmektedir.[2]

Tabakalanma yeniden eskiye şu şekilde sıralanmaktadır.[8]

  • I – Bizans mezarlığı (MÖ 6.-7. yüzyıllar)
  • II - Roma (miladi yıllar)
  • III - Erken Tunç Çağı sonu (MÖ III. binyıl sonu)
  • IV - Geç Kalkolitik Çağ mezarlığı (MÖ IV. binyıl sonu)
  • V - Vinča kültürü benzeri buluntular, Erken Kalkolitik Çağ (MÖ V. binyıl ikinci yarısı)
  • VI – yangın geçirmiş pişmemiş kerpiç yapı, Erken kalkolitik (muhtemelen MÖ V. binyıl)
  • VII – kerpiç mimari, Erken kalkolitik (MÖ V. binyıl ilk yarı)
  • VIII – toprak harç (pise) ve ahşap mimari, Erken Kalkolitik (MÖ V. binyıl başları)
  • IX - Fikirtepe Kültürü ve Balkan kültürleri, Erken Kalkolitik (MÖ V. binyıl başları)
  • X – Fikirtepe Kültürü ve Hacılar Höyük'le ilişkiler Son Neolitik Çağ (VI. binyıl ikinci yarısı)

Buluntular[değiştir | kaynağı değiştir]

En üst tabakada yer alan Bizans Dönemi mezarlığında gömü armağanları nadirdir. Ele geçen kemer tokası gibi az sayıdaki buluntunun değerlendirilmesiyle mezarlığın MS 6.-7. yüzyıllara tarihlendiği ileri sürülmektedir.[9]

Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen tabakalardaki mimari, Trakya ve Marmara Bölgesi'ne özgü ahşap malzeme ağırlıklı yapılarıdır. Dal örgü ve pise (dökme kerpiç) tekniğiyle yapılmıştır. Mimari yapıların incelenmesiyle ilk yerleşimin elli hanelik bir köy yerleşimi olduğu sonucuna varılmıştır. Evler, birbirinden ayrı, 4-5 x 6 metre boyutlarında dörtgen planlı tek odalı evlerdir. Kazı başkanı ve ekibi bu tür yapıların en fazla yirmi yıl ayakta kalabileceğini belirtmektedir.[2]. Bu tabakalarda ele geçen bitki ve kemik kalıntılarından yerleşmede sığır, keçi, koyun ve domuz yetiştirildiği, tahıl ve sebze tarımı yapıldığı, avcılığın küçük bir öneme sahip olduğu anlaşılmaktadır.[10]

VI. tabakada evlerin taban yapısı hakkında bilgi edinilebilmektedir. Tabandan gelecek nemi bloke etmek için zeminden biraz yukarıda dal ve direklerden bir taban örülmüş, bunun üstü kalınca bir balçık tabakasıyla kaplanmıştır. Evlere, duvara bitişik bir tarz sundurmadan girildiği düşünülmektedir. Birbirine bitişik yapılan evlerin bir çeşit hudut yapı sistemi oluşturduğu belirtilmektedir. Bu hudut sistemini köy meydanında tutulan yaşam stoklarını korumayı amaçladığı düşünülmektedir.[2]

Ilıpınar X – VII tabakalarında, ahşap üstü çamur sıvama tarzı yapıların yanı sıra büyük olasılıkla doğal kil yataklarından kesilen büyük kil dilimlerinden yapılan duvarlara da rastlanmıştır. Bu yapı malzemesi, çamurun samanla karıştırılması, kalıba dökülmesi ve güneşte kurutulmasıyla yapılan kerpiçe bir geçiş evrimi olarak görülebilir. Diğer ifadeyle Ilıpınar, kerpice geçişin sürecini vermektedir. Ilıpınar VI. tabakada ise kerpiç, tek inşaat malzemesi haline gelmiştir.[11]

IV. tabakada elliye yakın mezar bulunmuştur. Ölülerin çoğu genç yaşta ölen yetişkinlerle çocuklar ve bebeklerdir. Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir.[3] Gömütler, basit toprak mezarlara hocker tarzında (bacaklar karna çekik) gömülmüştür. Bazı mezarlarda gömüt armağanı olarak tunç bıçak ve balta bulunmaktadır.[9] Mezarların otuzunda çanak çömlek olarak gömüt armağanı yer almaktadır. Bu gömüt armağanlarını oluşturan çanak çömlek, Marmara Bölgesi yüzey araştırmalarında pek rastlanmayan, bölgeye yabancı bir mal grubudur. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle mezarlar, dolayısıyla bu mal grubu MÖ 4. binyıl sonlarına tarihlenmektedir.[2]

V. tabaka çanak çömleğinin Erken Vinča kültürüne dayandığını belirtilmekte ve kazı başkanınca MÖ 5. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.[2]

Değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

Ilıpınar Höyüğü kazıları, Trakya ve Marmara Bölgesi arkeolojisinde son derece önemli bir dönemin aydınlatılmasında geniş malzeme sağlamıştır. En önemli katkılarından biri Fikirtepe Höyüğü'nün tarihlendirilmesinde kesinliğe ulaşılmasındaki payıdır.[2] Ilıpınar kazılarında arkeolojik araştırmaların yanında Bursa İli'nin doğa tarihi de araştırmalara konu olmuş, jeomorfolojik çalışmalarla her türlü bitki ve hayvan kalıntılarının, polenlerin incelenmesi sağlanmıştır. Bölgenin doğa tarihine ilişkin bu araştırmalar ilk oarak Ilıpınar Höyüğü kazılarıyla başlatılmıştır. Bu araştırmalar, göreceli kronoloji ile tarihlendirilen Fikirtepe ve Temenye Höyüğü (Pendik) konusunda kesin tarihlendirmeye olanak sağlamıştır. Esasen Ilıpınar, Menteşe Höyüğü, Marmaracık Höyük, Barcın Höyük Fikirtepe Kültürü'nün yayılma bölgesi olarak kabul edilmektedir.[12]

Radyokarbon tarihleme yöntemi, IX. tabaka için MÖ 4.900, VIII. tabaka için MÖ 4.900 – 4.750, VII. tabaka için MÖ 4.750, VI. tabaka için ise MÖ 4.750 – 4.550 tarihlerini vermektedir.[2] Öte yandan Jacob Roodenberg, ana toprağın 40 cm. yukarısında yer alan evlerin yaklaşık 8 bin yıl eski olarak hesaplandığını belirtmektedir.[13]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ TAY – Yerleşme Ayrıntıları
  2. ^ a b c d e f g h i TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  3. ^ a b J. Roodenberg
  4. ^ a b NIT Araştırma Projesi – Nederlands Instituut in Turkije (Hollanda Araştırma Enstitüsü)
  5. ^ Kültür ve Turizm Bakanlığı
  6. ^ paleoberkay - Hollanda Arkeoloji Enstitüsü
  7. ^ 11. Kazı Sonuçları Toplantısı, 1989) Cilt 1, Sh.: 99
  8. ^ 12. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1990) Cilt 1, Sh.: 107
  9. ^ a b 11. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 100
  10. ^ 13. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1991) Cilt 1, Sh.: 128
  11. ^ 19. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1998) Cilt 1, Sh.: 173
  12. ^ paleoberkay
  13. ^ 19. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 174