Halkın afyonu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

"Din halkın afyonudur" (Almanca aslı Die Religion ... ist das Opium des Volkes) Karl Marx'ın çok alıntılanan bir sözüdür. Marx'ın 1843 yılında kaleme aldığı Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı. Giriş. adlı yazıda yer almış, bu yazı bir yıl sonra Marx'ın Arnold Ruge ile birlikte yayınladığı Deutsch-Französischen Jahrbücher (Alman-Fransız Yıllıkları) adlı dergide yayınlanmıştır.

Konu başlıkları

Metin[değiştir | kaynağı değiştir]

Marx'ın henüz Genç Hegelciler çevresine yakınlık duyduğu ve özellikle Ludwig Feuerbach'ın doğrudan etkisi altında yazılan yazının ilgili bölümü şöyledir:

"Din-dışı eleştirinin temelini şu oluşturuyor: insanı insan yapan din değil, dini yapan insandır. Yani din, henüz kendine erişmemiş ya da çoktan yitirmiş bulunulan insanın sahip olduğu kendinin bilinci ve kendinin duygusunu oluşturuyor. Ama insan, dünyanın dışında herhangi bir yere çekilmiş soyut bir öz değil. İnsan, insanın dünyası, devlet, toplum anlamına geliyor. Bu devlet, bu toplum, dünyanın tersine çevrilmiş bilinci olan dini üretiyor, çünkü kendileri alt-üst olmuş bir dünya oluşturuyor. Din bu dünyanın genel teorisini, onun ansiklopedik özetleme kitabını, onun halksal biçimdeki mantığını, onun tinselci point d'honneur'ünü (onur sorununu), kendinden geçmesini, ahlaksal onaylanmasını, görkemli tamamlayıcısını, teselli ve aklanmasının evrensel temelini oluşturuyor. Din insanal özün doğaüstü gerçekleşmesini oluşturuyor, çünkü insanal öz gerçek gerçekliğe sahip bulunmuyor. Öyleyse dine karşı savaşım vermek, dolaylı olarak dinin tinsel aromasını oluşturduğu dünyaya karşı savaşım vermek anlamına geliyor.
Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, tinin dıştalandığı toplumsal koşulların tinini oluşturuyor. Din, halkın afyonunu oluşturuyor.
Halkın aldatıcı mutluluğunu olarak dini ortadan kaldırmak, halkın gerçek mutluluğunu istemek anlamına geliyor. Halkın kendi durumu üzerindeki yanılsamalardan vazgeçmesini isteme, halkın yanılsamalara gereksinim duyan bir durumdan vazgeçmesini istemek anlamına geliyor. Öyleyse dinin eleştirisi, dinin aylasını oluşturduğu bu gözyaşları vadisinin tohum halindeki eleştirisi anlamına geliyor."[1]
Yukarıdaki çevirinin Ercan Çelik tarafından yapılan çevirisi

Din karşıtı söylemlerin temeli şudur; din, insanı değil insan dini yapar. Gerçekte ise din, insanın ne henüz kazanamadığı ne de tekraren kaybetmiş olmadığı kendisini idrak ve kendisine saygısıdır. Lakin insan, dünyanın dışında yerleşik soyut bir varlık da değildir. İnsan, devlet ve toplum anlamında bu dünyaya aittir. Bu devlet ve bu toplum dini üretir ki bu ters yüz edilmiş bir dünya demektir çünkü bunların kendisi zaten ters yüz edilmiştir. Din bu dünyanın; genel teorisidir, ansiklopedik bir hülasasıdır, popüler ifadeyle mantığıdır, ruhani onurudur, arzusudur, ahlaki yaptırımlarıdır, vakur bütünüdür ve ayrıca bu dünyadaki tesellinin (avunma) ve haklı olmanın da evrensel temelidir. Beşeri varlık henüz hiçbir gerçek hakikati elde edemediğinden din, beşerin bunu hayalen elde edişidir. Bu nedenle; dine karşı bir mücadele dolaylı manada, ruhani kokusu din olan bu dünyaya karşı da bir mücadeledir.

Dini çile, aynı zamanda, gerçek çilenin ifadesi ve gerçek çileye karşı bir başkaldırıdır. Din, baskı altındaki varlığın iniltisi, vicdansız dünyanın vicdanı, ruhsuz hallerin ruhudur. Din, insanların afyonudur.

İnsanların aldatıcı mutluluğu olarak dinin kaldırılması, onların gerçek mutluluklarını talep etmektir. Onlara halleriyle ilgili hayallerinden vazgeçmeleri konusunda çağrı yapmak, onlardan hayal kurmayı gerektiren hallerini terk etmelerini de istemektir. Bu yüzden, kuluçka safhasında olsa da din eleştirisi, üzerinde dinin haleler oluşturduğu bu gözyaşı vadisinin eleştirisidir.

Yorum[değiştir | kaynağı değiştir]

Metin dini bir yabancılaşma olarak gören Genç Hegelciler'in felsefesini büyük oranda yansıtmaktadır. Afyon metaforu ele alınırken dikkat edilmesi gereken şeyin, metnin yazıldığı yıllarda afyonun serbestçe kullanılabildiği, tıpta uyuşturucu olarak yaygınlık taşıdığıdır. Metin özellikle Marx'ın olgunluk döneminde üzerinde duracağı yanlış bilinç kavramının ilk çekirdeğini içinde barındırmaktadır. Din Marx'a göre "kalpsiz bir dünyanın sıcaklığı" ve "tinin dışlandığı toplumsal koşulların tini" olmakla olumlu bir işlev gerçekleştirmekte, yani bir uyuşturucu gibi insanları nesnel gerçeklikten uzaklaştırarak mutlu etmektedir. Böylece gerçekliği gölgelemekte, insanların "gerçek" mutluluk için mücadele etmesini engellemektedir.

Dinin bir olumlu özellikler taşıyan bir yanılsama olduğu düşüncesi yine Ludwig Feuerbach'tan önemli bir şekilde etkilenmiş olan Sigmund Freud'da da bulunur. Freud da dinin uygarlığın gelişimine büyük katkılar yaptığını, ancak aklın ve bilimin egemen olduğu bir dünyada insanların artık bilimin kurallarına göre yetiştirilmesi gerektiğini yazar. Ona göre "bilimin bize veremeyeceğini başka bir yerde aramak bir yanılsamadır"[2].

Okumalar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ludwig Feuerbach. Hıristiyanlığın Özü. (Çev. Devrim Bulut). Ankara, 2004: Öteki. ISBN 978-975-584-194-6
  • Sigmund Freud. Uygarlık, Toplum ve Din. (Çev. Emre Kapkın). İstanbul, 2004: Payel. ISBN 978-975-388-146-3
  • Karl Marx. Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi. (Çev. Kenan Somer). Ankara, 1997: Sol Yayınları. ISBN 975-7399-57-4
  • Erdoğan Özmen. Psikiyatri, Psikoloji, Politika. İstanbul, 1995: Zed Yayın.

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Karl Marx. Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisine Katkı. Giriş. (Çev. Kenan Somer). Karl Marx. Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi içinde. Ankara, 1997: Sol Yayınları. S. 191-209. Alıntı: S. 191-192.
  2. ^ Sigmund Freud. Bir Yanılsamanın Geleceği. (Çev. Selçuk Budak). Sigmund Freud. Uygarlık, Din ve Toplum içinde. Ankara, 1995: Öteki Yayınları. S. 177-237. Alıntı: S. 237