Kafiye

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Uyak sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara

Kafiye ya da uyak, şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliğidir. Şiirde uyak, dize sonlarında bulunan farklı görevlerdeki ekler veya anlamları ayrı sözcükler arasında görülür. Dize sonlarında yinelenen aynı görevdeki ekler ya da sözcükler uyak değildir. Bunlara redif denir.

Konu başlıkları

[değiştir] Uyak türleri

[değiştir] Uyaktaki ses sayısına göre

[değiştir] Yarım uyak

Yarım uyak, dize sonundaki tek ses benzerliğine dayanan uyak türüdür.

-diz

-yaz

Burada "z"ler yarım uyaktır.

Tam Uyak:

Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine ‘tam kafiye’ denir.

Örnek:

Ben yâr ile ettim savaş
Akıttım gözümden kanlı yaş

Yukarıdaki örnek dizede “aş” sesleri tam kafiye oluşturmuştur.

Örnek:

Bir hazan akşamı indimdi sahile ben
Vardı, mavi sular üstünde beyaz bir yelken

Örnek:

Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor

Uyarı:

Uzun okunan ünlüler tek başına tam kafiye oluşturur. Çünkü bu ünlüler iki ses yerine geçer.

Örnek:

Gönlümüz düşmişdi girdâb-ı belâ deryâsına
Geçdi derbend-i melâledden safâ sahrâsına

Yukarıdaki dizelerdeki “â” ünlüsü tam uyaktır.

[değiştir] Zengin uyak

Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Ahmet Haşim

Burada "yaprak" ve "ağlayarak" (-rak) sözcükleri zengin uyak oluşturur.

[değiştir] Uyakların dizelerdeki düzenlerine göre

[değiştir] Düz Uyak

Bir dörtlüğün bütün dizelerinin biribiriyle uyaklı,ya da ilk üç mısra biribiriyle uyaklı dördüncü dize serbest şekilde olmasıdır.

a Elif'in uğru nakışlı
a Yavru balaban bakışlı
a Yayla çiçeği kokuşlu
b Kokar Elif Elif diye
Karacaoğlan


[değiştir] Sarmal uyak

Bir dörtlüğün birinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında uyaklı olmasına dayanan uyak türüdür.

a Balkonlara, yalılara dalar düşünürüm
b O günler uzaklaşan yelkenlerin peşi sıra
b Akan bulutlar gibi geçmiş: ne iz, ne hâtıra!
a Sır şimdi bunca güzel hayat, güzel ölüm!
Necati Cumalı

[değiştir] Çapraz uyak

Bir dörtlüğün birinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında uyaklı olmasına dayanan uyak türüdür.

a Ne doğan güne hükmüm geçer,
b Ne halden anlayan bulunur;
a Ah aklımdan ölümüm geçer;
b Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
C. S. Tarancı

[değiştir] Örüşük Kafiye Şeması

Batı şiirinden şiirimize geçmiş kafiye şemasıdır. Özellikle TERZARİMA nazım şeklinde kullanılan bir kafiye şemasıdır. Üç dizeli bentliklerden oluşur. Son bent tek dizeden oluşur.

Şeması: (a,b,a), (b,c,b), (c,d,c),...

[değiştir] Mani Tipi Kafiye

Halk Edebiyatı'nda ki manilerden yayılşmış kafiye şemasıdır.

Şeması:(a,a,b,a), (c,c,d,c), ...

[değiştir] Uyakların dizelerdeki bulunma yerlerine göre

[değiştir] İç uyak

Dizelerin ortasında bulunan uyaktır.

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efganım kara bahtım uyanmaz mı.
Fuzulî

Burada "cânım" ve "efganım" (-an) sözcüklerinde iç uyak görülmektedir.

[değiştir] Baş uyak

Dizelerin başında bulunan uyaktır.

Gönlümüz bağlandı zülfün teline
Alınmaz gözleri mestim alınmaz
Sencileyin cevredici kuluna
Bulunmaz gözleri mestim bulunmaz.
Gevheri

İkinci dizedeki "alınmaz" ile dördüncü dizedeki "bulunmaz" sözcükleri baş uyak oluştururlar.

[değiştir] Özel durumlar

[değiştir] Tunç uyak (farklı isimler de kullanılmaktadır.)

Bir dizenin son sözcüğünün, bir diğer dizenin son sözcüğünde geçmesine dayanan uyak türüdür.Zengin uyağın özel bir durumudur.Tunç uyağın olabilmesi için ses benzerliğinin en az üç sesten olması gerekir.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Mehmet Âkif Ersoy

Burada "duvar" ve "var" sözcükleri tunç uyak oluşturur. Aynı zamanda "var" sesleri zengin uyaktır.

[değiştir] Cinaslı Uyak

Söyleniş bakımından aynı ancak anlam olarak farklı sözcüklerden ya da söz yüklemlerinden oluşan uyak türüdür.

Dönülmez akşamın sabahındayız. Vakit çok geç:
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Yahya Kemal

REDİFLER

Uyaktan sonra gelen aynı anlam ve görevdeki ek ya da sözcüklere redif denir. ÖRNEK:

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi

Yemek verdi et verdi yemek verdi

Kazma ile dövmeyince kıt verdi

Benim kara yarim topraktır.


Kalın olanlar SÖZCÜK halindeki rediftir.


Burada "geç" ve "geç" sözcükleri cinaslı uyak oluşturur

[değiştir] Dış Bağlantılar

Kişisel araçlar
Ad alanları
Türevler
Eylemler
Gezinti
Katılım
Yazdır/dışa aktar
Araçlar
Diğer diller