Yörükler: Revizyonlar arasındaki fark

Vikipedi, özgür ansiklopedi
[kontrol edilmemiş revizyon][kontrol edilmiş revizyon]
İçerik silindi İçerik eklendi
Maurice Flesier (mesaj) tarafından yapılmış 18203804 numaralı değişiklikler geri getirildi. (Twinkle)
1. satır: 1. satır:
{{kaynaksız}}
{{yönlendirme|Yörük}}
{{yönlendirme|Yörük}}
[[Dosya:AlaDaglarYoruk.jpg|200px|thumb|Yörük çobanı, Ala Dağlar, Adana- Kayseri- Niğde, Türkiye]]
[[Dosya:AlaDaglarYoruk.jpg|200px|thumb|Yörük çobanı, Ala Dağlar, Adana- Kayseri- Niğde, Türkiye]]
23. satır: 24. satır:
* [[Karakeçili aşireti|Karakeçili]]
* [[Karakeçili aşireti|Karakeçili]]
*[[Honamlı Yörükleri]]
*[[Honamlı Yörükleri]]
*[[Hardal Yorukleri]]


==Kaynakça==
==Kaynakça==

Sayfanın 19.25, 6 Nisan 2017 tarihindeki hâli

Yörük çobanı, Ala Dağlar, Adana- Kayseri- Niğde, Türkiye
Günümüzde Yörük hayatının yaşandığı bölgeler
Göçebe yörük kervanı Konya

Yörük, göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenlerdir. Anadolu'da yaylak-kışlak hayatı yaşayan Türkmen aşiretleri (obaları) için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlar'daki Türkler arasında da yüksek miktarda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb gruplara ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya'nın dağ köylerinde yaşamaktadırlar.

Etimoloji

Türkçe'deki yürümek kelimesinden türetilmiştir. Sıfat olarak Meninski sözlüğünde geçer.[1]

Tarihte Yörükler

Osmanlı İmparatorluğu tüm Balkanlar'da elde ettiği topraklara sahip olunması için sadece Türkmen/Yörükleri göndermiş ve görevlendirmiştir. Yörükler Anadolu ve Rumeli’de göçebe olarak yaşayan, geçimlerini hayvancılıkla sağlayan ve mevsimlere göre ova veya yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan Oğuz Türklerine verilen ad. Bunlara, Türkmenler adı da verilir. “Cesur, muhârip, iyi yürüyen, eli ayağı sağlam” gibi mânâları ifade eden “Yörük” kelimesi yerine, “yürük” kelimesi de kullanılır. Umumî olarak konar-göçer hayat yaşayan bütün topluluklar için kullanılan bu isim, daha çok göçebe Oğuz boyları için alem (özel isim) olmuştur. 11. yüzyılda Orta Asya’dan göç eden ve göçebe hayat yaşayan Oğuzlar, İran’dan geçerek, Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu’ya geldiler. Burada da eski hayat tarzlarını aynen devam ettirdiler. İlk zamanlar Türkmen adıyla anılan Oğuzların bir kısmı yerleşik hayata geçti. Anadolu’nun İslâmlaştırılıp Türkleştirilmesi sırasında, Oğuz boyları, Anadolu’nun her tarafına yayıldı. Bir kısmı yerleşik hayata geçerek Türkmen adını aldı, bir kısmı da göçebe hayatını sürdürüp Yörük ismiyle anıldı. Osmanlıların Rumeli’ye geçişinden sonra, Yörüklerin önemli bir bölümü de Rumeli’ye göç ettirildi.

Yörükler'in başlıca geçim kaynakları koyun ve keçi idi çünkü göç sırasında küçükbaş hayvanlarla yer değiştirmek daha kolaydır.Yörük aşiretleri ve obaları isimlerinde genellikle koyun ve keçi kelimelerini barındırırlar. "Karakeçili", "Sarıkeçili" gibi.Aynı zamanda Koyunlu Yörükler diye bilinen Akkoyunlu ve Karakoyunlu aşiretlerinin isimleri, bu obaların nerede yaşadıklarını da belli eder.[2]

Günümüzde Yörükler

Türkiye'de, Osmanlı döneminde 19. yüzyıldan sonra aşayiş ve devlet otoritesinin temini için mecburi iskan ettirilerek göçebe yaşam tarzından vazgeçirtilen gruplar da kendilerini "Yörük Türkmenler" olarak tanımlarlar.[kaynak belirtilmeli] Yörükler de yavaş yavaş yerleşik hayat tarzına geçtikleri için, günümüzde özellikle Toroslar'da göçebe Yörükler kalmıştır. Ancak göçebe yörüklere (fazla olmasa da) Türkiye'nin pek çok bölgesinde rastlanmaktadır. Günümüzde yörüklerin büyük bölümü ise tam yerleşik yaşam biçimine geçmişlerdir. Ancak panayır, keşkek, kıl çadırı, kilim, hasır ve deve güreşleri gibi bazı göçebe alışkanlıklarını halen devam ettirirler. Antalya'nın Kumluca ve Muğla'nın Fethiye ilçesinde tarım ve seracılık şenliklerinde temsili Yörük göçü ve gelenekleri sergilenmekte ve deve güreşleri yapılmaktadır.

Osmanlı devletinin zorunlu iskan politikaları sebebiyle yerlerinden yurtların edilen Avşar, Yörük, Türkmen tayfası bu duruma sessiz kalmamış, Dadaloğlu ve Karacaoğlan şiirlerinde ve ağıtlarında buna karşı çıkmış ve günümüze ulaşan "ferman padişahınsa dağlar bizimdir" deyimini söylemişlerdir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça