Albert Ellis: Revizyonlar arasındaki fark

Vikipedi, özgür ansiklopedi
[kontrol edilmemiş revizyon][kontrol edilmemiş revizyon]
İçerik silindi İçerik eklendi
OnurCaliskan6 (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
OnurCaliskan6 (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
9. satır: 9. satır:
Ellis çocukluğu boyunca dört buçuk yaşında başlayan böbrek sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır. Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır. Bu süreç boyunca eğitimine ara vermiştir. İyileşme sürecinde dinlenmesi gerektiği için yaşıtları gibi, sportif etkinliklere katılamamıştır. Bu durum, onun ilgisinin kitaplara yöneltmiş ve bir bilim adamı olmasının temellerini atmıştır. Gerek ailesi gerek sağlık koşullarından dolayı zorlu geçen çocukluğu boyunca bu olumsuz koşullarla baş etmeyi kendi kendine öğrenmiştir. Bu durum için “Ben aslında kendim için bir terapist olarak doğdum. (In a way I was born a therapist for myself.)” diye belirtmiştir.
Ellis çocukluğu boyunca dört buçuk yaşında başlayan böbrek sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır. Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır. Bu süreç boyunca eğitimine ara vermiştir. İyileşme sürecinde dinlenmesi gerektiği için yaşıtları gibi, sportif etkinliklere katılamamıştır. Bu durum, onun ilgisinin kitaplara yöneltmiş ve bir bilim adamı olmasının temellerini atmıştır. Gerek ailesi gerek sağlık koşullarından dolayı zorlu geçen çocukluğu boyunca bu olumsuz koşullarla baş etmeyi kendi kendine öğrenmiştir. Bu durum için “Ben aslında kendim için bir terapist olarak doğdum. (In a way I was born a therapist for myself.)” diye belirtmiştir.


=== Evlilik <ref name=":0" /> ===
=== Evlilik ===
Albert Ellis 19 yaşına kadar kız arkadaşlarının yanında çok utangaç ve mesafeli biridir. Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır. Utangaçlığını yenmek için Bronx Botanik Park'ta bir ay içerisinde yaklaşık 100’e yakın kadınla konuşmuştur. Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir. Ellis, Karyl adında oyuncu bir kadınla tanışmıştır. Karyl çekici bir kadındı fakat kimi zaman ihmalkar kimi zaman ise fazlasıyla ilgilidir. Ellis 1939’da evlendikleri gece yaşadıkları bir güven probleminden dolayı boşanmaya karar vermiştir. Fakat boşanma kararlarına rağmen bir sene beraber yaşamışlardır. Ardından Gerthrude adında bir kadınla tanışmıştır. Bu ilişkisi için “ Tüm insanlık tarihinin en romantik 4 yılıydı.”<ref name=":0" /> demiştir. Fakat Ellis, Gertrude çok sosyal olduğu ve Ellis’in kendi çalışma odası olmasına karşı çıktığı için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonrasında Rhoda adında dansçı bir kadınla tanışmıştır. İlişkilerinin başlarında ikisi de kendi işleriyle meşguldü fakat Rhoda ayağını sakatladıktan sonra Ellis’ten daha fazla ilgi beklemeye başlamıştır. 1956’da evlendikten 2 sene sonra boşanmışlardır. Boşandıktan sonra Rhoda, Ellis’in enstitüsünde aktif olmuş, çalışma grupları düzenlemiştir. Bu ayrılıktan sonra Ellis 1964’te  Janet Wolfe adında diğer ilişkilerindeki eşlerine benzemeyen , çekici olmayan hisleri konusunda katı, biriyle tanışır. Ellis ilişkilerinin duygusal olarak sağlam olduğunu belirtmiştir <ref name=":0" />; Ellis, Wolfe’den “Kaliteli zaman geçirebildiğim önemli bir insandı” diye bahsetmiştir. Wolfe, Ellis’in enstitüyü kurmasına büyük yardımlarda bulunmuştur. Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda fikir birliği içindedirler. Ellis çocuk istememesinin nedenini çocuğa ayıracak nitelikli bir vaktinin olmaması, işine öncelik vermesi ile açıklamıştır. Hayattaki önceliklerini önce iş sonra kendisi sonra hayatındaki kadın şeklinde sıralamıştır. En son da psikolog Debbie Joffe ile evlenmiştir, ölümüne kadar onunla evli kalmıştır.
Albert Ellis 19 yaşına kadar kız arkadaşlarının yanında çok utangaç ve mesafeli biridir. Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır. Utangaçlığını yenmek için Bronx Botanik Park'ta bir ay içerisinde yaklaşık 100’e yakın kadınla konuşmuştur. Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir. Ellis, Karyl adında oyuncu bir kadınla tanışmıştır. Karyl çekici bir kadındı fakat kimi zaman ihmalkar kimi zaman ise fazlasıyla ilgilidir. Ellis 1939’da evlendikleri gece yaşadıkları bir güven probleminden dolayı boşanmaya karar vermiştir. Fakat boşanma kararlarına rağmen bir sene beraber yaşamışlardır. Ardından Gerthrude adında bir kadınla tanışmıştır. Bu ilişkisi için “ Tüm insanlık tarihinin en romantik 4 yılıydı.”<ref name=":0" /> demiştir. Fakat Ellis, Gertrude çok sosyal olduğu ve Ellis’in kendi çalışma odası olmasına karşı çıktığı için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonrasında Rhoda adında dansçı bir kadınla tanışmıştır. İlişkilerinin başlarında ikisi de kendi işleriyle meşguldü fakat Rhoda ayağını sakatladıktan sonra Ellis’ten daha fazla ilgi beklemeye başlamıştır. 1956’da evlendikten 2 sene sonra boşanmışlardır. Boşandıktan sonra Rhoda, Ellis’in enstitüsünde aktif olmuş, çalışma grupları düzenlemiştir. Bu ayrılıktan sonra Ellis 1964’te  Janet Wolfe adında diğer ilişkilerindeki eşlerine benzemeyen , çekici olmayan hisleri konusunda katı, biriyle tanışır. Ellis ilişkilerinin duygusal olarak sağlam olduğunu belirtmiştir <ref name=":0" />; Ellis, Wolfe’den “Kaliteli zaman geçirebildiğim önemli bir insandı” diye bahsetmiştir. Wolfe, Ellis’in enstitüyü kurmasına büyük yardımlarda bulunmuştur. Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda fikir birliği içindedirler. Ellis çocuk istememesinin nedenini çocuğa ayıracak nitelikli bir vaktinin olmaması, işine öncelik vermesi ile açıklamıştır. Hayattaki önceliklerini önce iş sonra kendisi sonra hayatındaki kadın şeklinde sıralamıştır. En son da psikolog Debbie Joffe ile evlenmiştir, ölümüne kadar onunla evli kalmıştır.


=== İlgi Alanları <ref name=":0" /> ===
=== İlgi Alanları ===
16 yaşında operet ve müzikal, 20 yaşında politik aktivite, sonrasında seks, aşk ve evlilik konularıyla ilgilenir bu konularda 20 kitap yazar ve ardından akılcı davranışçı duygusal terapiyle ilgilenmeye başlamıştır. Bir şeylerle ilgili olma eğilimi aşk ilişkilerime de uyarlanabilir der, tutkulu bir insan olduğunu söylemiştir. Daniel Wiener, Ellis için “tutkulu bir kuşkucu”. Ellis, ADDT’den bile kuşku duyduğunu, her şeyden kuşku duyduğunu söylemiştir. 12 yaşına kadar İncil’e inanır ama daha sonra fiziksel coğrafya dersi alır ve dünyanın milyonlarca yıl kadar yaşlı olduğunu öğrenir ve [[Ateist olduğu bilinen kişiler listesi|ateist]] olmuştur.
16 yaşında operet ve müzikal, 20 yaşında politik aktivite, sonrasında seks, aşk ve evlilik konularıyla ilgilenir bu konularda 20 kitap yazar ve ardından akılcı davranışçı duygusal terapiyle ilgilenmeye başlamıştır. Bir şeylerle ilgili olma eğilimi aşk ilişkilerime de uyarlanabilir der, tutkulu bir insan olduğunu söylemiştir. Daniel Wiener, Ellis için “tutkulu bir kuşkucu” demiştir <ref name=":0" />. Ellis, ADDT’den bile kuşku duyduğunu, her şeyden kuşku duyduğunu söylemiştir. 12 yaşına kadar İncil’e inanır ama daha sonra fiziksel coğrafya dersi alır ve dünyanın milyonlarca yıl kadar yaşlı olduğunu öğrenir ve [[Ateist olduğu bilinen kişiler listesi|ateist]] olmuştur.


=== Kariyer <ref>Veinrach, S. (1980). Unconventional therapist : Albert Ellis. The Personel and Guidance Journal, 59(3).</ref> ===
=== Kariyer <ref>Veinrach, S. (1980). Unconventional therapist : Albert Ellis. The Personel and Guidance Journal, 59(3).</ref> ===

Sayfanın 18.38, 29 Mayıs 2016 tarihindeki hâli

Albert Ellis, 1913 ABD doğumlu seks terapisi, evlilik terapisi gibi alanlarda çalışmış Akılcı Duygusal Davranışçı Terapinin kuramcısı psikoterapisttir.

Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi’nin kuramcısı, psikoterapist.

Hayatı

Çocukluğu ve Ailesi [1]

Albert Ellis 27 Eylül 1913’de Pittsburgh (Pensilvanya, ABD)’da doğmuştur, New York’ta büyümüştür. Yahudi bir ailenin en büyük çocuğudur. Kendinden 19 ay küçük bir erkek kardeşi ve 4 yaş küçük bir kız kardeşi vardır. Babası Ellis’e göre gösterişli ve karizmatik bir adamdır; iş adamıdır ve yoğun bir iş yaşamı vardır. İş gezilerinden dolayı eve çok uğramamış ve ailesine çok vakit ayıramamıştır. Fakat Ellis babasını çok özlemediğini bu durumun onu çok etkilemediğini belirtmiştir. Annesinin ise bipolar bozukluğu vardır. Ellis annesinden ihmalkar ve dalgın, aynı zamanda sosyal yaşamına önem veren kimi zaman “hareketli ve geveze” biri olarak bahsetmiştir. Ellis annesinin sık sık gittiği briç partilerinden ve sinagogdan geç dönmesinden endişe duymuştur. Annesi babasından Ellis 11 yaşındayken kendisini bir arkadaşıyla aldattığı için boşanmıştır. Ellis bu durumu bir sene sonra teyzesi ve annesi gizlice konuşurken öğrenmiştir. Verdiği bir röportajda “Bu durum beni şaşırtmamıştı, beni asıl şaşırtan annem ve teyzemin bunu gizlice konuşmalarıydı.” demiştir.

Ellis çocukluğu boyunca dört buçuk yaşında başlayan böbrek sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır. Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır. Bu süreç boyunca eğitimine ara vermiştir. İyileşme sürecinde dinlenmesi gerektiği için yaşıtları gibi, sportif etkinliklere katılamamıştır. Bu durum, onun ilgisinin kitaplara yöneltmiş ve bir bilim adamı olmasının temellerini atmıştır. Gerek ailesi gerek sağlık koşullarından dolayı zorlu geçen çocukluğu boyunca bu olumsuz koşullarla baş etmeyi kendi kendine öğrenmiştir. Bu durum için “Ben aslında kendim için bir terapist olarak doğdum. (In a way I was born a therapist for myself.)” diye belirtmiştir.

Evlilik

Albert Ellis 19 yaşına kadar kız arkadaşlarının yanında çok utangaç ve mesafeli biridir. Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır. Utangaçlığını yenmek için Bronx Botanik Park'ta bir ay içerisinde yaklaşık 100’e yakın kadınla konuşmuştur. Bu şekilde kadınlara karşı olan utangaçlığını yenmiştir. Ellis, Karyl adında oyuncu bir kadınla tanışmıştır. Karyl çekici bir kadındı fakat kimi zaman ihmalkar kimi zaman ise fazlasıyla ilgilidir. Ellis 1939’da evlendikleri gece yaşadıkları bir güven probleminden dolayı boşanmaya karar vermiştir. Fakat boşanma kararlarına rağmen bir sene beraber yaşamışlardır. Ardından Gerthrude adında bir kadınla tanışmıştır. Bu ilişkisi için “ Tüm insanlık tarihinin en romantik 4 yılıydı.”[1] demiştir. Fakat Ellis, Gertrude çok sosyal olduğu ve Ellis’in kendi çalışma odası olmasına karşı çıktığı için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonrasında Rhoda adında dansçı bir kadınla tanışmıştır. İlişkilerinin başlarında ikisi de kendi işleriyle meşguldü fakat Rhoda ayağını sakatladıktan sonra Ellis’ten daha fazla ilgi beklemeye başlamıştır. 1956’da evlendikten 2 sene sonra boşanmışlardır. Boşandıktan sonra Rhoda, Ellis’in enstitüsünde aktif olmuş, çalışma grupları düzenlemiştir. Bu ayrılıktan sonra Ellis 1964’te  Janet Wolfe adında diğer ilişkilerindeki eşlerine benzemeyen , çekici olmayan hisleri konusunda katı, biriyle tanışır. Ellis ilişkilerinin duygusal olarak sağlam olduğunu belirtmiştir [1]; Ellis, Wolfe’den “Kaliteli zaman geçirebildiğim önemli bir insandı” diye bahsetmiştir. Wolfe, Ellis’in enstitüyü kurmasına büyük yardımlarda bulunmuştur. Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda fikir birliği içindedirler. Ellis çocuk istememesinin nedenini çocuğa ayıracak nitelikli bir vaktinin olmaması, işine öncelik vermesi ile açıklamıştır. Hayattaki önceliklerini önce iş sonra kendisi sonra hayatındaki kadın şeklinde sıralamıştır. En son da psikolog Debbie Joffe ile evlenmiştir, ölümüne kadar onunla evli kalmıştır.

İlgi Alanları

16 yaşında operet ve müzikal, 20 yaşında politik aktivite, sonrasında seks, aşk ve evlilik konularıyla ilgilenir bu konularda 20 kitap yazar ve ardından akılcı davranışçı duygusal terapiyle ilgilenmeye başlamıştır. Bir şeylerle ilgili olma eğilimi aşk ilişkilerime de uyarlanabilir der, tutkulu bir insan olduğunu söylemiştir. Daniel Wiener, Ellis için “tutkulu bir kuşkucu” demiştir [1]. Ellis, ADDT’den bile kuşku duyduğunu, her şeyden kuşku duyduğunu söylemiştir. 12 yaşına kadar İncil’e inanır ama daha sonra fiziksel coğrafya dersi alır ve dünyanın milyonlarca yıl kadar yaşlı olduğunu öğrenir ve ateist olmuştur.

Kariyer [2]

1943 yılında yüksek lisansını ,1947 yılında doktorasını Klinik Psikoloji alanında Columbia Universitesi’nde yapmıştır. 1943 yılında Evlilik, Aile ve Seks Terapisi üzerinde çalışmaya başlamıştır. 1950 yılında New Jersey Enstitüler ve Acentalar Departmanı’nda psikolog olmuştur. 1952 yılında tam zamanlı olarak Psikoterapi, Evlilik Terapisi, Aile Terapisi, Seks Terapisi üzerine çalışmak üzere New York’a gitmiştir. 1955 yılında psikanaliz üzerine çalışmayı bırakmış , akılcı duygusal terapi üzerine çalışmaya başlamıştır. 1959 yılında Akılcı Yaşam Enstitüsü’nü kurmuştur. Bu enstütide bireysel ve grup terapisi, halkı ruh sağlığı konusunda bilgilendirmiş ve terapist eğitimleri yapmıştır. 1962’de Psikoterapide Akıl ve Duygu adlı çalışmasını yayımlamıştır. Bu çalışma Akılcı Duygusal Terapi’nin ilk profesyonel çalışması. 1972’de Yılın Hümanisti Ödülü’nü almıştır. 1974 yılında APA tarafından ödüllendirilmiştir. 1976’da Seks Eğitimcisi ve Seks Terapisti ödülünü almıştır.

Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi (ADDT)

Ellis bilişsel terapilerden kabul edilen kuramının adını ilk olarak 1955’te Akılcı Terapi olarak koymuştur [3] ve sonradan sadece “Akılcı Terapi” isminin eksik olduğunu düşünerek 1961’de Akılcı Duygusal-Terapi olarak değiştirmiştir. Ancak kullandığı bilişsel yöntemler ve bilişe yaptığı vurgu nedeniyle kuramının adında “bilişsel” isminin geçmesini istemiş fakat Beck ve Meichenbaum’un Bilişsel Davranışçı Terapisinin bu isimlerle anılmış olmasından dolayı çok geç kaldığını düşünmüştür. Davranışçı perspektif üzerinden yaptığı uygulamalar nedeniyle de son olarak 1993’te Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi olarak değiştirmiştir.[4]

Ellis ilk olarak cinsel terapi, evlilik ve aile konularıyla ilgilenmiştir. Bu konularda danışanlarına bilgi vermeye başlamıştır. Ancak danışanlarının problemlerinin bilgi eksikliğinden olduğunu düşünüp psikanaliz eğitimi almıştır. Bir süre psikanaliz terapi uyguladıktan sonra bu yöntemin de eksik olduğunu düşünmeye başlamıştır. Ardından eklektik terapileri de deneyen Ellis bu yöntemleri de yeterli bulmamıştır. Bu denemeler boyunca Stoacı felsefenin insanların psikolojik rahatsızlıklarının nedeni olaylar değil, insanların olaylara bakışıdır.” görüşünden etkilenmiş ve kendi kuramını oluşturmuştur. [5] Sharf (2008)’a göre ADDT’nin felsefi temellerinin altında sorumluluk taşıyan hedonizm, temel insancıl inançları ve rasyonalizme bakış açısı ögelerinin yattığı belirtilmiştir

ABC Kişilik Kuramı

ADDT, psikopatolojinin temelinde insanların akılcı olmayan inançlarının olduğunu söyler bu görüşü de ABC Kişilik Modeli’yle açıklar.ABC kuramında A noktasında  kişiyi rahatsız eden bir durum vardır. B noktasında A duruma dair olan inançlar yer alır. C ise sonucu ifade eder. Eğer kişinin A durumu için akılcı olmayan inançları varsa C noktasında kişi için hoş olmayan kaygı, stres, depresyon gibi durumlar yaşar. Terapideki amaç B noktasındaki A ’ya dair olan akılcı olmayan inançları, akılcı olan inançlar ile değiştirmektir. (Burger, 2006) Örneğin: Bir sunum yapmak (A) kişi için gergin bir durumsa, kişi muhtemelen sunum esnasında komik duruma düşmekten korkmaktadır.(B) Bu durum da kişide kaygı yaratabilir (C). İşte terapist bu kişiye B noktasında yer alan akılcı olmayan inancını değiştirmeye çalışır. Böylece kaygı (C) azalacaktır.

Akılcı Olmayan İnançlar

ADDT’de, inanç sistemi, akılcı ve akılcı olmayan inançlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Akılcı olan inançlar genel itibariyle gerçeklikle tutartlı, mantıklı esnektir. Akılcı olmayanlar ise mantık dışı, katı ve aşırı genellemelere neden olur . [6]

Shepherd(1995)’e göre 15 çeşit akılcı olmayan inanç vardır. [7]

  • Tünel görüşü: “Diğerleri gibi bu partinin de sıkıcı olacağını düşünüyorum.”
  • Abartarak felaketleştirme: “Bu berbat otobüslerde yolculuk etmeye dayanamam.”
  • Kara ya da beyaz: “Ya benden yanasın ya da bana karşısın.”
  • Genelleştirme: “Ben teniste asla iyi olamayacağım.”
  • Sayıltı: “Kırk yaşında olduğuma göre hayatımın doruğundayım demektir.”
  • Yansıtma: “Beni sevmediğini, benden hoşlanmadığını biliyorum.”
  • Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik. Sanırım ilişkimiz sona ermekte.”
  • Özbilinçlilik: “Buradaki pek az insan benden akıllı görünüyorlar.”
  • Suçlama: “Borçlu olmamız sizin hatanızdır.”
  • Yanlılık: “Bu doğru ve adil değil, beni daha sık dışarıya götürmeli.”
  • Duygusal yorumlama: “Çok sıkılıyorum/çökkünüm, çünkü yaşam çok anlamsız
  • Manipüle etme: “Eğer daha sık cinsel birlikteliğimiz olsaydı daha şefkatli olabilirdim.”
  • Gereklilikler: “Her zaman en iyi olmalıyım.”
  • Farklı olma zorunluluğu: “Bu işi senden daha uzun bir süredir yapıyorum. Dolayısıyla ben ne yaptığımı biliyorum.”
  • Cennet ödülü: “Ben çalıştım ve bu çocukları ben büyüttüm ve şimdi aldığım teşekkürlere bak.” (Ortakale, 2008).

Sağlıklı ve Sağlıksız Duygular [8]

Kurama göre duygular için sağlıklı ve sağlıksız olmak bir ayrım yapılmaktadır. Yine bu duygular olumlu ve olumsuz olmak üzere tekrar ikiye ayrılmaktadır.

  • Sağlıklı olumlu duygular: Mutluluk, keyif, merak, sevgi vb.
  • Sağlıklı olumsuz duygular: Üzüntü,pişmanlık, hoşnutsuzluk gibi duygular neyin daha az neyin daha çok istenip elde edileceği konusunda bireyi güdüler.
  • Sağlıksız olumsuz duygular: Kaygı, öfke, umutsuzluk, yetersizlik gibi psikolojik rahatsızlıklarla ilişkilendirilmiş duygular.
[4]ADDT’de bireyin ulaşması beklenen amaçları şunlardır :

1. Kişisel sorumluluk (Personal responsibility)

2. Kendine ilgi gösterme (Self-interest)

3. Sosyal ilgi (Social interest)

4. Kendini yönetme (Self-direction)

5. Hoşgörü (Tolerance)

6. Esneklik (Flexibility)

7. Kesinliğin olmadığını kabul etme (Acceptance of uncertainty):

8. İlgi-duyarlılık (Commitment)

9. Bilimsel düşünme (Scientific thinking)

10. Kendini kabul etme (Self-acceptance):

11. Risk alma (Risk taking)

12. Ütopyacı olmama (Nonutopianism)

13. Uzun dönemli haz elde etme (Long-range hedonism)

ADDT’nin Temel İlkeleri [4]

İnsan doğuştan hem akılcı hem de akılcı olmayan bir potansiyele sahiptir ve içinde yaşadığı kültür akılcı olmayan eğilimlerinin artmasında önemli rol oynamaktadır. Bireyin psikolojik rahatsızlığının nedeni karşılaştığı olaylar değil, olaylara ilişkin sahip olduğu akılcı olmayan inançlardır. Tercihler ve isteklerden çok katı talepleri, zorunlulukları, “meli, malıları” içeren akılcı olmayan inançlar genellikle bireyin kendisine, başkalarına ve içinde yaşadığı dünyaya yöneliktir. Birey bu inançları kendi kendine telkin ve tekrar ederek sürekliliğini sağlamaktadır. Akılcı olmayan inançlardan kaynaklanan tutumlar ise talepkarlık, felaketleştirme, tahammülsüzlük ve suçlamadır. Birey, kendi akılcı olmayan inançlarını farkederek onlarla mücadele edebilirse psikolojik rahatsızlıklarını azaltabilir ve daha sağlıklı duygu durumları yaşayabilir. ADDT, bireyin yaşadığı olumsuz duyguları sağlıklı olan ve olmayan olumsuz duygular olarak ayırmaktadır. Buna göre kaygı, öfke, umutsuzluk, değersizlik gibi duygular sağlıksız olumsuz duygulardır ve akılcı olmayan inançlardan kaynaklanırlar. Bireyin daha akılcı inançlarıyla ilişkili olan pişmanlık, üzüntü, can sıkıntısı, hayal kırıklığı gibi duyguları ise sağlıklı olumsuz duygulardır ve psikolojik sağlığın bir göstergesidir. ADDT, bireyin akılcı olmayan inançlarıyla mücadele etmesine yardım ederek psikolojik rahatsızlığın belirtileri olan sağlıksız olumsuz duygular yerine, daha sağlıklı olumsuz duygular yaşamalarını kolaylaştırmaya çalışır. Bilişsel-davranışçı bir yaklaşım olarak kabul edilen ADDT, bireyin psikolojik rahatsızlıklarının üstesinden gelebilme potansiyeline sahip olduğunu ileri sürmesiyle ve esnekliği, hoşgörüyü, kendini ve çevresini kabul etmesini vurgulayan psikolojik sağlık ölçütleriyle aynı zamanda hümanist bir bakışa da sahiptir.

Terapistin İşlevi ve Rolü [9]

ADDT terapistlerinin ilk adımı kişinin akılcı olmayan düşünme biçimlerinin farkına varmasını sağlamak ve bunlar yerine olumlu gerçekçi düşünceler geliştirmeyi öğretmektir.Bunu sağlamak için terapist danışananın sorgulamayı tıpkı bir bilim adamı gibi düşünmeyi öğretir. Terapide kullanılan 2. adımda kişinin düşüncelerini farkına varmasını daha da ileri götürmek amaçtır. Terapist danışana bu düşüncelerin rahatsızlıklarının nedeni olduğunu anlatmaya çalışır. 3. adımda akılcı olmayan düşünceleri fark eden danışan bu noktada düşüncelerini değiştirmekte zorlanır. Kendisini bu düşüncelere sahip olduğu için suçlamaya başlar. Bu noktada terapist danışanının kendini suçlamasını engellemeye çalışır. 4. adımda terapist gelecekte danışanın kapılabileceği akılcı olmayan düşünceler için danışana akılcı felsefeyi benimsetmeye çalışır.

Kitapları

Türkçe'ye Çevrilen Kitapları

Akılcı Yaşam Kılavuzu

Başarının Şifresi

Kendinizi Daha İyi Hissedin, Daha İyi Olun, Daha İyi Kalın

Nasıl Mutlu Olursunuz

Sizi Mutlu Hissettirecek Altın Kurallar

En Çok Okunan Kitapları

How To Stubbornly Refuse To Make Yourself Miserable About Anything, Yes Anything

How To Keep People From Pushing Your Buttons

How To Control Your Anger Before It Controls You

Rational Emotive Behavior Therapy: It Works for Me - It Can Work for You

Kaynaklar

  1. ^ a b c d Dryden, W. (1989). Albert Ellis: An efficient and passionate life. Journal of Counseling & Development, 8(67), 539-546.
  2. ^ Veinrach, S. (1980). Unconventional therapist : Albert Ellis. The Personel and Guidance Journal, 59(3).
  3. ^ Türküm, S.A. (1974). Akılcı-duygusal terapide yansımalar. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 27(2), 969-974.[1]
  4. ^ a b c Çivitci, A., Türküm, S.A., Duy, B., ve Hamamcı, Z. (2014). Akılcı-duygusal davranış terapisi. Okullarda akılcı-duygusal davranış terapisine dayalı uygulamalar (2. Baskı) içinde (1-13). Ankara: Pegem Akademi.[2]
  5. ^ Doğan, S. (1995). Akılcı-duygusal terapi: Kuramsal bir inceleme. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 2(6), 29-36.[3]
  6. ^ Gençtanırım, D. ve Voltan-Acar, N. (2007). Akılcı‐Duygusal Davranışçı Yaklaşım ve Sezen Aksu şarkıları. Eğitim ve Bilim, 32(143), 27-40.[4]
  7. ^ Ortakale, M.Y. (2008). Akılcı davranış eğitimi (Doktora tezi). Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilimdalı.[5]
  8. ^ Çivitci, A. (2006). Ergenlerde mantıkdışı inançlar: Sosyodemografik değişkenlere göre bir inceleme. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 19, 9-19. [6]
  9. ^ Kaya, S.N. (7 Mart 2014). Akılcı duygusal terapi ve diğer bilişsel davranışsal yaklaşımlar.http://www.sanalpsikolog.com/docs/AkilciDuygusalTerapi.doc