Zihinsel nedensellik sorunu

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Zihinsel nedensellik sorunu, zihin felsefesinde kavramsal bir meseledir. Kısaca bu sorun, kasıtlı olarak oluşturulan düşüncelerin veya kasıtlı zihinsel durumların, kasıtlı eylemlerin nedenleri olduğu sağduyusunu nasıl açıklayacağımızdır. Sorun, nedensel dışlama sorunu, anormallik sorunu ve dışsalcılık sorunu dahil olmak üzere birkaç farklı alt-soruna bölünür. Ancak felsefi literatürde en çok dikkat çeken alt-sorun, tartışmasız dışlama sorunudur.

Açıklama[değiştir | kaynağı değiştir]

Zihinsel nedenselliğin temel sorunu sezgiseldir: ilk bakışta, zihinsel olaylar fiziksel olaylara neden olur gibi görünür (ve tam tersi), ancak zihinsel olayların fiziksel olaylar üzerinde herhangi bir nedensel etkisi nasıl olabilir? Diyelim ki Can, yemekten sonra tatlı sipariş ediyor. Böyle bir fiziksel, davranışsal olayın en az bir nedeni, Can'ın tatlı yemeyi istemesi ve tatlı sipariş ederek yakında tatlı yiyebileceğine inanması gibi görünüyor. Ancak, inançlar ve arzular gibi zihinsel olaylar, Can'ın ağzından tatlı sipariş etmesini sağlayacak sözleri sarf etmesine nasıl neden olabilir?

Zihinsel nedenselliğin alt sorunları[değiştir | kaynağı değiştir]

Dışlama sorunu[değiştir | kaynağı değiştir]

Aşağıda, nedensel dışlama sorununun en basit biçimiyle bir özeti yer almaktadır ve bu birkaç olası formülasyondan yalnızca biridir.

Herhangi bir bedensel hareketin nedenlerinin izini sürmek için insan fizyolojisinin dışına çıkmak zorunda olmadığımız ölçüde kasıtlı eylem, yalnızca bu fizyolojik öncüllerin varlığıyla eksiksiz ve nedensel bir biçimde açıklanabilir. Açıklamamızın içerisine zihinsel durumların bahsini katmamıza gerek yok. Bu, filozofları rahatsız eder çünkü sezgisel olarak bir kişinin zihinsel durumları (örneğin inançları ve arzuları) o kişinin harekete geçmesinde çok önemli bir parça gibi gözükür. Ancak, fizyolojik gerçeklerin eylemi açıklamak için yeterli olduğunu göz önüne alırsak, zihinsel durumlar ve onların bahsi, bu gibi bir açıklamada gereksiz görünmektedir; insan eylemiyle ilgili olarak nedensel ve açıklayıcı olarak alakasız kalma riski altındadırlar Yoo 2006.

Çoğu filozof, bu göze çarpan alakasızlığın, son derece sağduyuya aykırı ve nahoş bir pozisyon olduğunu düşünür. Bu pozisyon günün sonunda epifenomenalizme yol açar - zihinsel olayların veya durumların nedensel olarak alakasız olduğu görüşüdür epifenomenalizm. Bu görüşe göre zihinsel olaylar herhangi bir nedensel zincirde hiçbir rol oynamayan yan etkilerdir. Thomas Huxley, epifenomenalizmin zihinsel durumları bir trenden çıkan buhar olarak ele aldığını söylemesi epey bir ses getirmiştir: trenden tüten duman trenin ilerlemesinde nedensel bir rol oynamaz, sadece motorda meydana gelen asli nedenselliğin "zuhur eden bir özelliğidir" Walter 2003.

Anomali sorunu[değiştir | kaynağı değiştir]

Zihinsel nedensellikle ilgili bir başka sorun da, zihinsel durumların istisnalar olmaksızın yer alabileceği bir bilimsel yasa olmaması ölçüsünde zihinsel olayların anormal görünmesidir. Zihinsel olaylar, mevcut bilim tarafından tanımlanan nedensel düzene bir şekilde uyması için katı yasalara dahil edilmelidir fakat zihinsel olayların üzerinde hüküm süren "katı" yasalar yoktur. [bkz. Davidson 1970].

Kısacası, olası bir yanıt, zihinsel durumları içeren psikolojik yasaların katı, istisnasız yasalar gerektirdiğini reddetmek olmuştur. Jerry Fodor, temel olmayan (veya "özel") bilimlerin aslında katı yasalar gerektirmediğini savunur (Fodor 1980). Mevcut uygulamada, özel bilimler (örneğin, biyoloji ve kimya), ceteris paribus yasalara (veya "normal şartlar altında" tamlamalarını içeren yasalara) sahiptir, ki bu ifadelere göre de istisnalar vardır. Ancak, yalnızca temel bilimlerde (fizik) katı, istisnasız yasalar vardır. Bu nedenle, zihinsel durumlar anormal olsa da, yine de bilimsel olarak saygın psikoloji yasalarına dönüşebilirler.

Dışsalcılık sorunu[değiştir | kaynağı değiştir]

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında anlamla ilgili dışsalcılık birçok filozof tarafından benimsendi. Dışsalcılık, kabaca, bireyin çevresinin belirli bölümlerinin, bireyin sözcüklerinin en azından bazılarının anlamında çok önemli bir rol oynadığı görüşüdür [bkz. Putnam 1975 ve Burge 1979]. Anlam üzerine bir tez, düşüncelerimiz dünyadaki şeyler hakkında olduğu ölçüde zihni ve dolayısıyla zihin felsefemizi etkiler. En azından belirli zihinsel durumların bu anlamda yönelimsel içeriğe sahip olduğu zihin felsefesinde yaygın bir görüştür. Örneğin suyun ıslak olduğu inancı belirli bir semantik içeriğe sahiptir: su ıslaktır. Düşünce suyla ve ıslak olduğu gerçeğiyle ilgilidir. Ancak, eğer dışsalcılık doğruysa -eğer kişinin düşüncelerinin içeriğinin bir kısmı, en azından kısmen, kişinin zihninin dışındaki faktörlerden oluşuyorsa- o zaman zihinsel durumların nasıl olur da fiziksel durumlara neden olduğunu açıklamada bir başka zorluk daha gözümüzün önüne gelir. (Yoo 2006).

Sağduyusal çözümler[değiştir | kaynağı değiştir]

Nedensel dışlama karşı argümanı[değiştir | kaynağı değiştir]

Nedensel dışlama bir fizikalizm savunucusu değilseniz zihinsel nedensellik için bir problem oluşturmaz. Jaegwon Kim'in nedensel dışlama argümanı, eğer tüm fiziksel etkilerin yeterli fiziksel nedenleri varsa ve hiçbir fiziksel etki ayrık fiziksel ve zihinsel nedenler tarafından iki kez neden olunmuyorsa, hiçbir zihinsel nedenin indirgenemez olamayacağını belirtir (Kallestrup 2006). Her şeyden önce, nedensel dışlama argümanının öncülü, fizikalizmin tanımıdır. Kim, tüm fiziksel etkilerin yeterli fiziksel nedenlere sahip olduğunu belirtir. Bu ifade yalnız başına ikiciliği, idealizmi ve zihinsel nedenselliği reddetmek için yeterlidir. Oysa, nedensel dışlama argümanının kalanını belirtmek gereksizdir çünkü tüm fiziksel etkilerin yeterli fiziksel nedenleri varsa fiziksel dışındaki herhangi bir madde hiçbir fiziksel etkiye iki kez neden olmaz. Ayrıca, tüm fiziksel etkilerin yeterli fiziksel nedenleri varsa, o zaman tüm açıklıklarıyla indirgenebilir veya indirgenemez zihinsel nedenlerin olmayacağı açıktır. İkinci olarak, eğer bir kişi fizikalizmi desteklemiyorsa, o zaman tüm fiziksel etkilerin yeterli fiziksel nedenleri olduğu görüşünü desteklemeyecektir, veya en azından mantıksal olarak bu görüşü desteklemek zorunda değildir. Son olarak fizikalizm, zihnin beyinle aynı olduğu ve/veya zihinsel ile fizikselin arasında bir çeşit ontolojik denetim ilişkisi olduğu (supervenience) hipotezidir, ancak bu bir olgu değildir. Dolayısıyla, zihinsel nedenselliğe karşı delil olarak nedensel dışlama hipotezini kullanmak, zihinsel nedenselliği desteklemek için "Popper'in üç dünya formülasyonu" veya "psikolojik doğuştancılık" (bu bölümde gösterildiği gibi) kullanmaktan farklı değildir.

Ağlamanın ortaya çıkışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Fiziksel bedenlerin alemi içinde zihinsel nedenselliği kanıtlamak zorlu bir iştir. Yine de her insan, insan vücudunda zihinsel nedenselliğe tanık olmuştur. Ağlamanın ortaya çıkışına bakalım. Ağlama, fiziksel bir neden veya zihinsel (duygusal) bir neden ile birleşen fiziksel bir etkidir. Üç tür gözyaşı vardır: bazal gözyaşları, refleks gözyaşları ve duygusal gözyaşları (Hoyt 2008). Bazal gözyaşları gözlerimizin kurumasını engeller, refleks gözyaşları göz tahrişlerine (fiziksel nedensellik) tepkidir ve duygusal gözyaşları üzüntü, neşe vb. zihinsel nedenlerin bir sonucudur (Hoyt 2008). Sonuncusuna, duygusal gözyaşlarına odaklanacağım. Üzüntü beyinde bir kez kaydedildiğinde, endokrin sistemi oküler bölgeye hormon salgılar ve gözyaşı oluşur (Hoyt 2008). Kişinin zihinsel durumundan kaynaklanarak ağlamak, tüm kültürlerde ve demografik özelliklerde yaygın olan bir olaydır. İster üzüntüden ister sevinçten ağlayalım, bunların hepsi zihinsel nedensellikten kaynaklanan olaylardır. Aksini iddia etmek insanlık dışı olur.

Kişi bir oyuncu değilse, ağlaması planlı değildir ve dolayısıyla gözyaşlarının akmasına neden olan mekanizmaya göz atabilir hale geliriz. Beyin, bir kez aktive edildiğinde, biz farkında olmadan 10 saniyeye kadar fizyolojik tepkiler üreten nöral kalıplara sahiptir. (Koch, Christof. 2012. "How Physics and Neuroscience Dictate Your 'Free Will' Scientific American: 12 Nisan ve dğr.)

Geleneksel çözümler[değiştir | kaynağı değiştir]

İkici çözümler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bazıları, zihinsel ve fiziksel olanın oldukça farklı şeyler olmasına rağmen, yine de birbirleriyle nedensel olarak etkileşime girebileceklerini iddia ettiler. [ Descartes & 1642/1986, II. ve V. Meditasyonlar]. Bu görüş, etkileşimci ikicilik olarak bilinir. Etkileşimci ikiciliğin karşılaştığı en büyük sorun, zihinsel olaylar gibi uzamsal olmayan (fiziksel dünyada herhangi bir yer kaplamayan) olayların fiziksel olaylarla nedensel olarak etkileşime girdiğini söyleyebileceğimiz bir nedensellik kavramını ifade etmektedir. Mevcut bilimsel dünya görüşüne göre, fiziksel alem nedensel olarak kapalıdır, çünkü nedensel ilişkiler sadece fiziksel alemdeki fiziksel olaylar arasında gerçekleşir. Bu tür düşünceler göz önüne alındığında, bazıları etkileşimci ikicilikteki ana varsayımların, zihinsel nedensellik sorununu çözmekten çok sorunu asıl bu görüşün ürettiğini söylemenin uygun olduğunu iddia eder.(bkz. Yoo 2006).

Fizikalist çözümler[değiştir | kaynağı değiştir]

Diğer bir olasılık fiziksel olayların zihinsel olaylarla aynı (en azından olumsal olarak) veya fiziksel olayların üzerinde olduğunu söylemektir. Bu genel başlık altına giren görüşlere fizikalizm veya materyalizm denir. Ancak bu tür görüşler, zihinsel olayların hangi manada ve nasıl fiziksel olduğunu açıklamak için belirli bir teori gerektirir. Örneğin, böyle bir teori davranışçılıktır . Davranışçılar, genel olarak, zihinsel olayların yalnızca belirli şekillerde davranma eğilimleri olduğunu iddia ederler. Başka bir teori, zihinsel olayların fiziksel olaylarla (tip veya örnekleme) özdeş olduğunu söyleyen özdeşlik teorisidir. İşlevselcilik olarak bilinen daha yeni bir görüş, zihinsel olayların oynadıkları nedensel rol tarafından ayrıştırıldığını (veya oluşturulduğunu) iddia eder. Dolayısıyla zihinsel olaylar, yalnızca belirli nedensel (veya işlevsel) roller olduklarından, doğrudan nedensel alanda bir yer bulurlar. Son olarak, bu tür zihinsel olayların olduğunu basitçe reddeden eleyici materyalizm vardır; bu görüşe göre, aslında bir zihinsel nedensellik sorunu yoktur.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Metin içi referanslar[değiştir | kaynağı değiştir]