Yeni Cami (Lefkoşa)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Yeni Cami
Yeni Jami Nicosia.png
1870'lerde Yeni Cami
Temel bilgiler
Yer Kuzey Lefkoşa, KKTC
İnanç İslam
Mezhep Sünnilik
Açılış 18. yüzyılın ortaları
Durum Aktif
Özellikler
Minare sayısı Bir

Yeni Cami, Lefkoşa'nın kuzey kesiminde yer alan bir camidir.[1][2]

Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Frenk dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Alandaki ilk bina, 14. yüzyılda Gotik mimariye sahip bir kilise olarak inşa edilmiş, Osmanlılarca şehrin fethinden sonra 1571'de camiye çevrilmiştir.[3] Binaya dair Camille Enlart ve George Jeffery tarafından yapılan ilk incelemelerde günümüzde Haydarpaşa Camii olan Azize Katerina Kilisesi'nden eski olabileceği düşünülmüştü. Ancak çağdaş mimari incelemeler sonrasında, binanın mimarisinin bu kiliseden etkilenmiş olmasından hareketle Mihalis Olimpios, 14. yüzyılın ikinci yarısında, 1350'lerin sonu veya 1360'ların başında yapıldığını tahmin ettiği Azize Katerina Kilisesi'nden daha geç bir inşa tarihi olduğunu savunur.[4]

Kilise olarak tarihçesi veya kimliğiyle ilgili herhangi bir doğrudan kanıt günümüze ulaşmamıştır. Adanın Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesine ağıt olarak yazılmış Yunanca bir şiir olan Thrinos tis Kipru ("Kıbrıs'a Ağıt") eserinde camiye çevrilmiş kiliselerin listesi verilirken, Ayasofya Katedrali ve Azize Katerina Kilisesi yakınlarında Eleusa'ya (Merhametli Meryem Ana) adanmış bir kilise olduğundan bahsedilir. Bununla birlikte, Frenk döneminde Meryem'in bu sıfatına adanmış olduğu bilinen iki kilisenin konumu ve tarihsel dönemleri, Yeni Cami'yle örtüşmez. Bu nedenle Mihalis Olimpios, arkeolojik veya belgesel bir kanıt olmadan kesin bir sonuca ulaşılamayacağı görüşünü paylaşır.[5]

Osmanlı dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Camiye çevrilmesi sırasında alt katına duvarların yapısını zayıflatan pencereler açılmıştır. Sonrasında eski binanın döner basamaklarından da yararlanılarak bir minare ilave edilmiş ve "Yeni Cami" adıyla hizmete girmiştir.[6]

Bu ilk cami, 1739-40 yılında yıkılmıştır. Sözlü tarihte aktarıldığına göre, Menteşzade Hacı İsmail Ağa isimli zengin bir Lefkoşalı, bir gece rüyasında Yeni Cami'nin altında hazine olduğunu gördükten sonra caminin duvarlarının altını kazdırmaya karar vermiş, bu kazı sırasında açılan pencerelerden dolayı zayıflayan duvarlar yıkılmıştır.[7] Bu camiden günümüze sadece güneybatı köşesi ve minaresi erişebilmiştir. Bu nedenle caminin minaresi ana yapıdan ayrı durumdaydı.[8] Şehrin sakinleri bu durumu İstanbul'a iletir. Bu şikayet dikkate alınır ve paşa idam edilir. Bu cami yıkıldıktan sonra yakınlarında yer alan ve günümüzde mevcut bulunan binanın inşası gerçekleştirilmiştir. Yeni cami, eskisinden 20 metre uzaklıkta inşa edilmiştir. Caminin çevresinde dört adet türbe yer alır. Caminin sol tarafında yer alan kubbeli bir binanın bir türbe olduğu düşünülmektedir. Bu yapının içinde iki mezar taşı bulunur. Bu mezar taşlarının kime ait olduğu ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Bazı rivayetlere göre, mezar taşlarından birisi,[8] ilk caminin yıkılmasına sebep olan paşaya aittir. Benzer şekilde, giriş kapısının sağ tarafından da iki adet mezar taşı bulunur. Bu mezar taşlarının da kime ait olduğu ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.

Kiliseden dönüşme eski camiye Osmanlı döneminde ilave edilen ve yıkımı atlatan, günümüz camisinden ayrık duran minarenin külahı 1890 yılında yenilenmiştir. Bu minare 1979 yılında güvenli olmadığı gerekçesiyle yıkılmış ve günümüze gelememiştir. Bunun yerine aynı yıl binanın güneydoğusunda yeni bir minare inşa edilmiştir.[7]

Mimarisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Mevcut bina[değiştir | kaynağı değiştir]

Mevcut bina, kesme taştan inşa edilmiştir. Geniş bir ibadet alanına sahiptir ve son cemaat yeri revakları ile dikkat çekmektedir. Dikdörtgen planlıdır. Kuzey ile batı yönlerini, Turunçlu Camii'nde olduğu gibi L şeklinde bir son cemaat alanı çevreler. Bu alanın kuzeyinde dört, batısında ise üç kemerli açıklık bulunur. Batıdaki kemerler, mihrabın bulunduğu duvarla son bulur. Son cemaat alanındaki mihrap ile ana ibadet alanındaki (harim) mihrabın kıble duvarına paralel olmaması, caminin kıble yönünün isabetli olmaması, harime girişin bir Orta Çağ kemeri ile sağlanması, bu yapının da bir kiliseden çevrilmiş olabileceği fikrini oluşturmaktadır. Cami bahçesinde, daha büyük bir yapıya ait olabileceği düşünülen kalıntılar yer almaktadır, bu da caminin yerinde eskiden bir kilisenin var olduğu fikrini güçlendirmektedir. Ancak bununla ilgili başka herhangi bir ize ulaşılamamaktadır. Harime girişi sağlayan giriş kapısının üstünde bir kitabe bulunmaktadır.

Gotik yapı[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüze ulaşan bulgular[değiştir | kaynağı değiştir]

Gotik yapıdan geriye kalan, güneybatı köşesinden günümüze ulaşan kule şeklindeki yıkıntıdır. Yıkıntıda Osmanlı döneminde uzatılarak minareye çevrilmiş olan bir merdiven, batı ve güney duvarların merdivenin yanındaki köşeleri ve güney duvarın alt kısmının buna ekli olarak uzanan bir bölümüdür. Merdivende farklı katlara açılan, yandaki yapının yıkılmasıyla açıkta kalmış olan kapılar mevcuttur.[5] Merdivene günümüzde çıkmak mümkün değildir, kapının alt yarısı zemin seviyesinin altında olup üst yarısı da örülerek kapatılmıştır. Bu kapı, batı duvarına dik ve güney duvarıyla aynı aks üzerinde yer alan, ancak güney duvarına kıyasla ince olan bir duvar içerisinde bulunur. Bu duvarın işlevi bilinmese de, yukarıda yer alan ve günümüzde kapatılmış bir kapıdan üst katının da olduğu anlaşılmaktadır. Batı duvarında tonoz kalıntısı anlamına gelebilecek izlerin olmaması ve tahta yerleştirmek için kullanılabilecek gediklerin yer alması, ikinci katın tavanının taş tonozdan değil, ahşaptan yapılmış olabileceğini gösterir. Merdivenin yukarısında güneye doğru açılan kapı, bunun hemen altında yer alan konsol, güney tarafta nispeten daha batıda yer alan kemer başlangıçları, bu tarafta binanın devamının olduğu anlamına gelir. Bunun daha yukarısında, konsollarla desteklenmiş olan bir geçit, kuleyle güney duvarının üst kısmını birbirine bağlar. Olimpios, buradan eskiden kapı aracılığıyla konsol üzerinde desteklenmiş ahşap bir galeriye geçildiğini düşünür.[9] 19. yüzyılda doğu cepheden yapılmış olan çizimlerde, kuleden kiliseye geçiş sağlayan bir kapı daha görülür.[10]

Mihalis Olimpios'a göre bu bulgular, özgün yapının batı ve güney yönlerinde bulunan farklı binaların yer aldığı bir kompleksin parçası olduğu yönündedir.[5] Olimpios'a göre bu "Kıbrıs standartlarına göre yenilikçi bir tasarım" teşkil eder, zira aynı kompleks içerisindeki farklı binaların tek bir merdiven odağı etrafına inşa edilip erişimin bu merdivenden sağlanması, Kıbrıs'taki başka binalarda görülen bir mimari uygulama değildir. Ayasofya Katedrali'nde (günümüzde Selimiye Camii) batı merdiveninden hem içeride hem dışarıda farklı katlara erişim sağlanabilmektedir. Bu nedenle erişim planı açısından Olimpios bu yapının en yakın paralelinin Ayasofya Katedrali olduğunu düşünür.[10]

Bunların yanı sıra eski Gotik yapıdan günümüze ulaşan bir parça Taş Eserler Müzesi'nde bulunur. Bu, iki parça hâlinde bulunmuş, mermerden yapılma bir lentodur. Bu lentoda rozet motiflerinin etrafında birbirlerine karşılıklı olarak bakan kanatlı hayvan figürleri bulunur. Bu süslemeler, Azize Katerina Kilisesi'nin batı kapısındaki üslubu tekrarlar.[4]

Genel plan ve mimari üslup[değiştir | kaynağı değiştir]

Philippe Plagnieux ve Thierry Soulard, yapının genel planının Azize Katerina Kilisesi'yle (günümüzde Haydarpaşa Camii) aynı olduğunu tahmin eder.[11] Olimpios da kilisenin mimari üslubunun Azize Katerina Kilisesi'nin ağır etkisini taşıdığını belirtir.[12] Genel mimari detaylar açısından kilisenin "kompleksin alışıldık dışı organizasyonuna rağmen Azize Katerina Kilisesi'nde mevcut olan özgünlük ve tazelikten mahrum" bir mimarisi olduğunu savunur. Kıbrıs mimarlığı tarihi açısından Ayasofya Katedrali'nin etkisinin artık zayıfladığı bir dönemi yansıttığını, Bellapais Manastırı'nda başlayıp Azize Katerina Kilisesi'nde yansıtılmış mimari gelişmeleri temsil ettiğini ifade eder.[4]

Güney ve doğu duvalarından geriye kalanlar, yapının Kıbrıs geleneksel mimarisinde tipik olan tek nefli kilise planında olduğunu gösterir. Olimpios'a göre bu nefte kaburgalı tonozla örtülü en az iki bölme olduğu anlaşılır ve batı tarafında da beş köşeli bir Apsis ile kapatıldığı tahmin edilir. Kilisenin esas girişine dair günümüze ulaşan, batı duvarında yer alan, silmeli kenarlara sahip bir kapıdır. Bunun yanında güney duvarda, ikinci bölmede bir giriş olduğu düşünülür. Başka girişlerin olup olmadığına dair günümüze ulaşan bir bulgu yoktur.[13]

Olimpios'un tahminine göre binanın dış cephesi uzun, dikdörtgen şeklindeki payandaların arasında düzenli olarak yer alan taş örgülü pencerelerin bulunmasıyla "tipik" bir görünüm sergilemekteydi. Batı tarafındaki duvarın kalıntıları, kapının üzerinde taş örgülü bir pencere olmasının ihtimalini azaltır. Burada Kıbrıs'ta ilk örneği Bellapais Manastırı'nda görülen ve Azize Katerina Manastırı'nın da batı duvarında yer alan cinsten bir oculus bulunmuş olması mümkündür.[14]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel
  1. ^ "Yeni Camii". Lefkoşa Belediyesi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2019. 
  2. ^ "Yeni Cami". Kıbrıs. 19 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2019. 
  3. ^ Michaelides, Demetrios, (Ed.) (2012). "Frankish and Venetian Nicosia 1191-1570". Historic Nicosia. Lefkoşa: Rimal Publications. s. 153. ISBN 9789963610440. 
  4. ^ a b c Olympios 2018, s. 300.
  5. ^ a b c Olympios 2018, s. 295.
  6. ^ Bağışkan, Tuncer (2019). Kıbrıs'ta Osmanlı, İslam ve İslamlaştırılan Eserler. Kıbrıs Türk Eğitim Vakfı Yayınları. ss. 157-162. 
  7. ^ a b Bağışkan, Tuncer (2005). Kıbrıs'ta Osmanlı Türk Eserleri. Kıbrıs Türk Müze Dostları Derneği. ss. 107-111. 
  8. ^ a b Atun, Prof. Dr. Ata (2012). LEFKOŞA TARİHİ - Cilt 3: Sevdası, Krallıklardan Bir Kent, Lefkoşa, Leucosia. Gazimağusa, KKTC: Mağusa Tarihini Araştırma ve Yazın Vakfı Yayını. ss. 30-31. ISBN 975-6653-56-2 |isbn= değerini kontrol edin: checksum (yardım). Erişim tarihi: 18 Şubat 2019. 
  9. ^ Olympios 2018, s. 296.
  10. ^ a b Olympios 2018, s. 297.
  11. ^ Plagnieux ve Soulard 2006, s. 168.
  12. ^ Olymipos 2018, s. 299.
  13. ^ Olymipos 2018, s. 298.
  14. ^ Olympios 2018, s. 298.
Genel
  • Olympios, Michalis (2018). Bulding the Sacred in a Crusader Kingdom: Gothic Church Architecture in Lusignan Cyprus c. 1209 - c. 1373. Turnhout: Brepols. ISBN 978-2-503-53606-4. 
  • Plagnieux, Philippe; Soulard, Thierry (2006). "Cathédrale Sainte-Sophie". de Vaivre, Jean-Bernard; Plagnieux, Philippe (Edl.). L'art gothique en Chypre. Paris: L'Académie des inscriptions et belles-lettres.