Yaşamın çarkı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Yaşamın çarkı ifadesi, Budizm’de meditasyon sembolü olarak nitelendirilir. Yani Buda’nın aydınlanmadan önce yaşamın sonsuz döngüsünü ve kurtuluş yollarını görüp geçirmeyi ifade etmektedir.

Yaşamın çarkı, bugünkü meditasyon ve Mandala (Hindistan kökenli dinlerde metafizik veya sembolik şekil) terimleri için kullanılır, genellikle Thanka’lar (Meditasyon resimleri) olarak da adlandırılır. Bunlar, her zaman aynı sembolleri içermektedir ve bu sembolleri belirli resimler takip etmektedir. Nedensellik çemberi, sonsuz olan, yeniden doğum döngüsü içerisindeki, birbirine bağlı zincirlerden oluşmaktadır. Bu zincirleri on iki çubuk da denilen on iki Nidana’lar oluşturmaktadır. Yeniden doğum halkası, ölüler dünyasının Efendisi şeytan Yama tarafından yönetilir, bu nedenle yeniden doğuş Yama’nın görünüşüyle temsil edilmektedir.

Yaşam çarkının anlamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Yaşam Çarkı bir nevi yeniden doğum döngüsünde (Samsara) yaşanan acıların tasvir edilmesidir. Kişi, kendini rahatsız eden bu acılardan kurtulmayı amaçlar. Eski Budist ressamlar bu konuyu resimlerinde sunmuşlardır. Eski Hint tasarımlarında da Karma’nın (Nedensellik Yasası) kuralları yaşamın çarkını anlatan resimlerde açıkça kullanılmıştır.

Ayrıca mabetlerde, avluların dış duvarlarını süslemede bu figürler sıkça kullanılmaktadır. Mabede, ayine gelen inanırlar, ayinden önce yaşamlarını değiştireceğine inandıkları, duvarlardaki bu yaşam halkalarına bakarlar. Bu şifreli sembol yardımıyla istem dışı, bir aynaya bakar gibi kendi kendilerini tanırlar. Mabede giren kişi bu sembolik resimlerin arasından yeniden doğum dünyasına geçerek, kurtuluşa doğru ilk adımını atmış olur. Bu var oluş çarkında (Bhavacakra) yapılan meditasyon kişinin kendini bulmasındaki ilk aşamayı oluşturur. Kişi bu yaşam çarkından geçerek cahillikten kurtulur ve Buda’nın öğretilerini öğrenmeye başlayabilir.

Sembollerin anlamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Budizm’de Mara, hayvan kılığında, yaşamın çarkını ele geçirmiş öfkeli, şeytani ölüm tanrısıdır. Mara, Buda’nın kılığında da insanların karşısına çıkar. Mara’nın üç kızı vardır. Kötülüklerinde ona yardım ederler. “Rati” arzuları, “arati” memnuniyetsizliği ve “tanha” hırsı, açgözlülüğü temsil eder. Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir. Ayrıca Mara’lar mabedlerin önünde, çarkın dışında, yukarıda Buda Gautama’nın sağında, Bodhisattva Avalokiteshvara’nın solunda otururlar. Buddha Gautama dini lider olarak sunulmuştur. Buda’nın sağ eli, onun öğretileri için yardım isteyen bir kadına dönüktür ve onu işaret eder. Yaşamın çarkı dört halkadan oluşmaktadır.

Çarkın ilk halkası (Çarkın merkezi)[değiştir | kaynağı değiştir]

Çarkın merkezinde horoz, yılan ve domuz gibi hayvan figürleri bulunmaktadır. Bunlar yaşamı zehirleyen üç etkeni simgeler:

  • Horoz: Açgözlülük, hırs
  • Yılan: Kin, öfke
  • Domuz: Cehalet

Yine çarkın merkezinde bulunan domuz resmi cahilliği, güvercin resmi açgözlülüğü ve yılan resmi ise kızgınlığı, öfkeyi simgelemektedir. İnsan hayatını zehirleyen bu üç etken doğumdan ölüme kadar Buda’nın dünya görüşünü belirtmektedir. Kişinin, ancak nefsini yenerek ve bu zehirlerden arınarak Samsara’dan kurtulması ve Nirvana’ya ulaşması mümkündür.

Çarkın ikinci halkası[değiştir | kaynağı değiştir]

İkinci halka yarı yarıya ayrılmıştır. Halkanın sağ ve karanlık olan yüzü çöküşü, sol aydınlık olan yüzü ise yükselişi ifade etmektedir. Bütün eylemler yerine getirilip, Dharma kurallarına uyulup en iyi şekilde uygulandıysa ya da hiçbiri yapılmadıysa, kişi halkanın bu iki yüzünden birini seçebilir.

Çarkın üçüncü halkası[değiştir | kaynağı değiştir]

Budist anlayışa göre, birbirine bağlı bu halkaların içerisinde Dünya’ya ve varoluşa dair altı katmandan oluşan normlar sunulmaktadır. Ayrıca bu çarkın evrelerinde varlıklar, Karma’larına (eylemler) ve bu Karma’ların amaçlarına göre yeniden doğmaktadırlar. Bu altı katmanı Tanrılar, kıskanç Tanrılar, insanlar, hayvanlar ve aç hayaletler (Pretas) ve cehennemin yaratıkları oluşturmaktadır. Herkes, kendi eliyle oluşturduğu karma sebeplerinden ötürü hak ettiği yaşam biçimi içinde yeniden doğmaktadır. Bu altı katmanın her birinde Buda, varlıklara kaderlerinin hafifletmesini sağlayıp ve kendi öğretisinin bilgisini sunmaya çalışır.

Çarkın dördüncü halkası[değiştir | kaynağı değiştir]

Hayat çarkının dışında farklı varoluş durumları sunulmaktadır. Bunlar her insanın yaşamını belirleyen faktörlerdir. On iki halkalı zincir ya da on iki Nidana olarak tanımlanır. Kişi, doğum ve ölüm döngüsü içinde devamlı gidip gelir. Her bir halkanın tek nedeni yoktur; aksine bir diğer halka diğerini oluşturacak şekilde, birden çok koşulla birbirine bağlanmış nedensellik ilişkisi içindedir. On iki Nidana’ların özellikleri orta bölümden başlayıp saat yönünde ilerlemektedir.

  1. İnsanın devamlı, yeniden doğum döngüsünde tutsak kalıp devamlı hata yapmasıdır. Cahilliği, bilgisizliği sembolize etmektedir. Bu cahillik, kişinin eylemlerini (Samskara) etkilemektedir ve oluşan bu Karma’lar kişinin gelecekteki yeniden doğumunu da etkileyecektir.
  2. Eylemler, bir çömlekçi sembolüyle sunulmaktadır. Bu çömlekçi gelecekte iyi bir testi yapacaktır. İnsanın bu irade gücü, birtakım eylemlere ortam hazırlamaktadır.
  3. Eylemler, küçük bir maymunun, bir daldan diğerine atlaması gibi ölümden sonra yeni yaşama ulaşmak için programlanmıştır.
  4. Yeni yaşam, ad ve bedenin oluşmasıyla başlar. Bu da kişinin ruhsal ve bedensel özelliklerini kavramasıyla ortaya çıkar. Örneğin iki adamın, bir bot içinde birbirlerine emir vermesine ve nehrin diğer tarafına geçene kadar botun içinde beraber kalmak zorunda olduklarına benzetilmektedir.
  5. İnsanın altı duyusu, altı pencereli bir eve benzetilebilir. Bu duyular görme, duyma, koklama, tatma, dokunma ve düşünmedir.
  6. Bu pencereden dünyaya bakarak duyularla nesneler bir araya gelmektedir. Bu da sevgili olan bir çifte benzetilir.
  7. Bu karşılaşmadan, göze saplanmış bir okun verdiği acı ya da hoşlanmama gibi duygular oluşmaktadır.
  8. Daha sonra tutkular ve susuzluk (Tanha) oluşmaya başlar. Bu da bira dolu bir testi olarak betimlenmektedir. Tutkular ölümden sonra doğuma ulaşmaya sebep olur.
  9. Kısa süreli haz veren tutkular daha sonra yerini açgözlülüğe bırakmaktadır. İnsan zamanla acıların tutsağı olur. İnsanın bu var oluş biçimi açgözlü bir maymunun ağaçtaki meyveleri toplamak için daldan dala atlamasına benzetilmektedir.
  10. Yeniden doğumun oluşması, bir çiftin çiftleşmesini sembolize eder. Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.
  11. Bu doğuş başka bir duruma, başka davranışlara yol açar.
  12. Bitiş halkası yaşlılık ve ölümle son bulur. Bir atkı düğümlenir, ölü taşıyıcının sırtında götürülür ve akbabalara, çakallara yem edilmek üzere ortaya bırakılır.