Vurgun

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Atmosfer basıncı ve havanın yoğunluğu deniz seviyesinden yükseldikçe azalır. Şemadaki koyu mavi renk basıncın artışını, kolonun yükseklik arttıkça genişlemesi ise havanın yoğunluğundaki azalışı sembolize eder.
Esculaap4.svg     Bu maddede yazılanlar yalnızca bilgi verme amaçlıdır.
Yazılanlar, doktor uyarısı ya da önerisi değildir.

Vurgun veya dekompresyon hastalığı, kısa sürede yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi nedeniyle vücutta gaz kabarcıklarının oluşmasına bağlı olarak görülen rahatsızlık.[1] Özellikle dalgıçlar, pilotlar veya su altı inşaat işçileri gibi basınç değişimine maruz kalan kimselerde rastlanır. Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir.[2]

İnsan vücudu yeryüzündeki normal hava basıncı altında (deniz seviyesinde yaklaşık 760 mmhg) yaşamaya alışıktır. Bu basınç düzeyinde -başta azot olmak üzere-[1] atmosferdeki bazı gazlar vücut dokularında çözelti hâlinde (sıvı hâlde) bulunurlar. Hava basıncı düşmeye başlarsa, dokulardaki gazlar yavaş yavaş kana karışırlar ve solunum yoluyla vücuttan atılırlar. Ancak vücuda etki eden basınç aniden düşerse (örneğin basınç ayarlaması olmayan bir uçak aniden yüksek bir irtifâya çıkarsa) bu gazlar dokularda kabarcık hâline gelirler.[1]

Dalış esnasında dalgıçların vücuduna etki eden basınç gitgide artar. Dalgıcın soluduğu havanın da basıncı aynı oranda artar. Dalış uzadıkça ve derinlik arttıkça dalgıcın vücudunda daha fazla basınçlı hava soğurulur. Dalgıç yüzeye çıkmaya (yükselmeye) başladığında vücuttaki fazladan gazların atılması için yeterli zaman ayırmazsa (hızla yükselirse) dokularda gaz kabarcıkları meydana gelir.[1]

Atmosferdeki gazların yaklaşık %78'i azot (nitrojen), %21'i oksijendir. Azot, dekompresyon rahatsızlıklarına en fazla neden olan gazdır.[1] Havadaki oksijen vücuttaki hücreler tarafından kullanılır ve atık ürün olan karbondioksit (CO2) sürekli olarak, solunum yoluyla vücuttan atılır. Azot ise -o anki çevre basıncında- dokular doyana kadar vücutta birikir ve basınç azaldığında fazlalık kısmı serbest kalır.[1]

Belirtiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Azot daha çok yağlı dokularda çözülür.[1] Bu nedenle lipit vb. dokular diğerlerinden daha fazla azot soğururlar. Sinir sisteminin %60'ı lipidlerden oluşur. Beyin, omurilik ve çevresel sinirlerde oluşan kabarcıklar felç, konvulsiyon (istemsiz kasılma), kas koordinasyon sorunları, duyu anormallikleri, uyuşma, mide bulantısı, konuşma güçlüğü ve kişilik değişimlerine neden olabilir. Kabarcıklar eklemlerde oluştuğunda ağrı dayanılmaz hâle gelir ve vücut hareketleri kısıtlanır. Vurgun hastalığına İngilizcede "bends" (bükülme) denmesinin nedeni kişinin vücudunu düz hâle getirememesidir.[1]

Deri altındaki azot kabarcıkları kızarıklığa ve kaşıntıya neden olurlar. Bu durum genellikle 10-20 dakikada geçer. Şiddetli öksürme ve nefes darlığı, solunum sisteminde azot kabarcıklarının varlığına işaret eder. Diğer belirtiler göğüs ağrısı, nefes alıp-verirken yanma hissi ve şiddetli şoka girmedir.[1]

Tedavi[değiştir | kaynağı değiştir]

Dekompresyon rahatsızlığının tedavi etmenin tek yolu vücudu hiperbarik bir odada önce yüksek basınca maruz bırakmak, sonra basıncı gitgide azaltmaktır. Ancak bu yöntem de dokulardaki hasarın tamamen geriye döndürülmesini sağlayamayabilir.[1]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f g h i j "decompression sickness." Encyclopædia Britannica Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2011.
  2. ^ "decompression." Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.