Vikipedi:Haftanın seçkin maddesi/Ekim 2012

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Haftanın seçkin maddesi arşivi
2008: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2009: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2010: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2011: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2012: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2013: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2014: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2015: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2016: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2017: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık


Bugün 24 Haziran 2017, Cumartesi (Yılın 25. haftası); şu an saat 04:05 Eş Güdümlü Evrensel Zaman


Önbelleği boşalt

Seçkin içerik:

Seçkin madde araçları:

İlişkili sayfalar:


40. Hafta
Pichblende.jpg
Fransiyum, (keşfedilmeden önceki teorik adıyla eka-sezyum veya aktinyum K) sembolü Fr ve atom numarası 87 olan kimyasal element. Bilinen elementler içinde en az elektronegatifliğe sahip olan ve astatinden sonra doğada en az bulunan elementtir. Astatin, radyum ve radona bozunan fransiyumun radyoaktivitesi son derece yüksektir. Bir alkali metal olarak bir tane değerlik elektronuna sahiptir.

Fransiyum Marguerite Perey tarafından 1939'da ismini aldığı Fransa'da keşfedildi. Sentezlenmeden doğada keşfedilen son elementtir. Fransiyum laboratuvar dışında son derece az bulunur, fransiyum-223 izotopunun devamlı olarak oluşup bozunduğu uranyum ve toryum cevherlerinde eser miktardadır. Herhangi bir zamanda yerkabuğunda bu izotoptan 30 gram (1 ons) gibi az bir miktarda bulunur; diğer izotopların tamamı sentetik olarak elde edilir. Şimdiye kadar herhangi bir izotoptan toplanan en büyük miktar 1997'de Stony Brook Üniversitesi'nde ultrasoğuk gaz olarak yaratılan 10.000 fransiyum-210 atomunun oluşturduğu, yani yaklaşık 3.5x10-18 gramlık kümedir. (Devamı...)


görtartışdeğiştirgeçmiş


41. Hafta
Red winged wren MR walk 3 email.jpg
Malurus elegans, Maluridae familyasından ötücü kuş türü. Göçmen değildir ve Batı Avustralya’nın güneybatı köşesine endemiktir. Eşeysel dimorfizm gösteren bu türün erkekleri üreme döneminde parlak gümüşi-mavi tepe, kulak örtüsü ve sırt tüyleri ile kızıl omuz tüyleri ve siyah boğaz, boz-kahve kuyruk, kanat ile soluk alt tüylerden oluşan oldukça dikkat çekici tüylere sahiptir. Üreme dönemi dışında erkekler ile dişi ve genç kuşlar asıl olarak boz-kahve tüylere sahiptir ancak erkeklerde bazen mavi ve kara tüylere de rastlanır. Farklı ırklar tanımlanmamıştır. Malurus lamberti ve Malurus pulcherrimus türlerine çok benzer ve yakından ilişkilidir ancak birlikte bulundukları yerlerde geçiş tiplerine rastlanmadığı için ayrı bir tür olarak sınıflandırılır. Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır. (Devamı...)


görtartışdeğiştirgeçmiş


42. Hafta
Eskişehirtrengarı.JPG
Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir. 2011 yılının verilerine göre şehir merkezinin toplam nüfusu 648.396'dır.

Met helvası, Nuga helva, Haşhaşlı çörek, Kalabak suyu, Çibörek ve Lületaşı ile meşhurdur. İşlenebilir lületaşı, Türkiye'de yalnız Eskişehir'de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak bilinir. Türkiye'de Eskişehir ve Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan akbaş da şehre ait önemli değerlerdendir. Sanat kurumları ve tesisleri ile kültür ve sanatda gelişmiş bir şehirdir. Anadolu Üniversitesi ve büyükşehir belediyesi bünyesinde iki adet senfoni orkestrası bulunmaktadır. Ayrıca her yıl düzenlenen Uluslararası Eskişehir Festivali ile şehirde müzik, tiyatro, resim ve sinema gibi dallarında sergiler ve gösteriler yapılmaktadır. Eskişehir günümüze kadar değişik uygarlıklar altında varlığını sürdürmüştür. Üzerinde kurulan medeniyetlerden bazıları: Frigya, Bizans, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu'dur. (Devamı...)


görtartışdeğiştirgeçmiş


43. Hafta
Gaznaly-seljuk Dandanaqan.jpg
Gazne Devleti, (Farsça: غزنویان Ghazneviyān), 961 - 1187 yılları arasında Maveraünnehir, Hindistan'ın kuzeyi ve Horasan'da hüküm sürmüş, olan Türk devleti. Gazneliler adlarını başkent edindikleri, şu an Afganistan sınırları içinde bulunan, Gazne şehrinden almıştı. Gazne Devleti'nden önce bu topraklarda hüküm sürmüş olan Fars asıllı Samanîlerin siyasi ve kültürel etkisinden dolayı Gazneli Türkler, zaman içerisinde Farslaşmışlardır. Gaznelilerin kurucusu sayılan Alp Tegin, Samanîlerin ordu komutanlarındandı. Ancak, hanedanlığın tam anlamıyla kuruluşu, onun damadı Sebük Tigin döneminde gerçekleşmiştir. Sebük Tigin, Gazne şehrini başkent yaparak, Samanî sultanlarının egemenliğinden kurtulmuştur. Sebük Tegin'in oğlu Sultan Mahmut döneminde imparatorluğun sınırları Ceyhun'dan İndus Nehri'ne, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzandı ve Rey ve Hamedan'ı da kapsadı. I. Mesut döneminde Gaznelilere ait, köklü ve büyük toprakların bir kısmı kaybedilmiştir. Batı bölgelerinin neredeyse tamamı, Dandanakan Savaşı sonrasında Selçuklu Devleti'ne kaptırılmıştır ve elde Afganistan, Belucistan ve Pencap bölgeleri kalmıştı. Selçukluların 1157'de dağılması, Gaznelilere pek yarar sağlamadı. (Devamı...)


görtartışdeğiştirgeçmiş


44. Hafta
Ba and mum.jpg
Ruh, din ve felsefede, insan varlığının maddi olmayan tarafı ya da özü olarak tanımlanır ve genellikle bireysellikle (zât) eşanlamlı olarak ele alınır. Teoloji'de ruh kişinin ilahîliğe iştirak eden kısmı olarak tanımlanır ve genellikle bedenin ölümünden sonra kişinin varlığını sürdüren kısmı olarak ele alınır. Birçok kültür insan yaşamının ya da varlığının cismani olmayan kaynağını ruh ile özdeş tutmuş ve birçok kültür tüm canlıları ruhlara dayandırmıştır. Tarih-öncesi halklarda bile vücut ile onu canlı kılan arasında bir ayrım yapıldığı görülmektedir. Birçok dini ve felsefi akımda, her canlının bir unsuru olan, var olması için fiziksel maddeye ihtiyaç duymayan, madde-dışı, algılanamaz, tezahürleriyle kendini gösteren, aşkın, yaşama yeteneğine sahip, değişen ve gelişen, maksatlı bir prensip (kaynak) ya da bir kudret olarak tanımlanan ruh, birçok dini ve felsefi akımda da ebedi, yetenekler sahibi, insan davranışlarının motoru, hata ile sevap yapma iradesine sahip bir varlık ya da varlığın saklı yüzü olarak kabul edilir. (Devamı...)


görtartışdeğiştirgeçmiş


Haftanın seçkin maddesi arşivi
2008: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2009: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2010: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2011: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2012: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2013: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2014: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2015: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2016: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık
2017: Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık


Bugün 24 Haziran 2017, Cumartesi (Yılın 25. haftası); şu an saat 04:05 Eş Güdümlü Evrensel Zaman