Tartışma:Devridaim makinesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Konuyu farklı ispatlara girerek dağıtmayın lütfen. Konuyu başlatırken bu bir safsatadır içeriğiyle başlatmışsınız. Eğer gerekiyorsa ispatlarınızı yada fiziksel açıklamalarınızı fizik veya teoriler bölümüne yapın. O bölümlere atıflarınızı belirtin.

Eğer yüksek fizik konularına aşina değilseniz kendinizi küçük düşürüyorsunuz. Elle tutulur haldeki çalışır yapıları çürütmek için ter dökmeyin bile. US Patent Offfice prensiplerinde bu türdeki makinelere patent vermeden önce çalışır halini görmeden onay verilmez. İngiliz patent ofisi ise bu türdeki bir makinenin adının dahi geçtiği bir makineyi çalışsada, ağzıyla kuş tutsada onaylamaz, çöpe atar. Sizler, konuya yaklaşırken bilim adamı gibi yaklaşın.

Konu masrafsız denebilecek bir enerjiyi sunar. Bu satınalma fiyatlarında aşırı bir düşüş demek olur. Çünkü enerji kullanmadan yapılan hiçbir üretim türü yoktur. Fiyatlardaki bu düşüş, yüksek kar eldesi sonucu daha yüksek alım gücü ile maddi dengeleri bozarak para denen satınalma birimlerini ortadan kaldırabilecek güçte bir yapıdadır. Elinizdeki 100YTL ile gidip haftalık market alışverişi yaparken 100YTL ile 10 haftalık alışveriş yapabilecekseniz neden 12 ay sürekli çalışasınız ki, gibi bir durum ortaya çıkacak. Aynı durum üretici için de yüksek kar olacak. Yüksek bolluk ve hızlı bir çevresel düzelme etkisi, parasal kontrole dayanan vergi sisteminin, krediye dayalı bankacılığın çöküşü ile prestije dayalı aklın saygınlığı ön plana çıkarsa, (...) ne yapacaklarını şaşırırlar. Oysaki, o konumlarına gelmek için ne kadar çok basma-kalıp bilgiyi ezberlemişlerdir.

Unutmayın, önce isteneni, sonra olması gerekeni en sona en güzel halini ortaya koyun. Herkes araba kullanabilir ama herkes formula 1 pilotu olamaz. Konuda yetkin değilseniz, güncel fizik teorilerini kavrayamadıysanız boşa tartışmaya girmeyin. Öncelikle lise fiziğini bir kenara bırakıp yüksek fizik konularını inceleyin. Hiç olmazsa Sicim teorisini kavramaya çalışın.

Tartışma konusu hakkında değişiklik geçmişine bakarak yorum yaparsanız sevinirim. Maddeyi lütfen kendi özü dışına taşımayın. Bu türdeki yapılara karşı çıkan ve günümüz koşullarından nemalanan birçok bilim adamı (!) var. İnceleme yapmadan, diğer dillerdeki ve araştırmalardaki gelişimleri görmeden karşı çıkmak için karşı çıkmak, kendi çıkarlarına göre bilgiyi baltalamak hoş görülmez.

--DenenendenF 14:01, 11 Aralık 2008 (UTC)

Termodinamik alt başlığının silinmesi hakkında[kaynağı değiştir]

Özür dilerim ama bir değişiklik savaşı başlatmak gibi bir niyetim yok fakat Bilim41278 adlı kullanıcının katkıları bir garip , bir kere neden termodinamik alt başlığı siliniyor anlamadım. Devridaim makinalarının teorik olarak imkansızlığını anlatıyor. Bilimde kuşkuculuk her zaman vardır doğrudur hatta tüm tarafsızlığımla şunu da söyleyim bilimsel doğrular yanlışlığı kanıtlanıncaya kadar doğru olan kuramlardır. Geçmişte doğru kabul edilip bugün için yanlış olduğu kanıtlanmış pek çok bilimsel kuram var. Bu termodinamik yasalar için de geçerlidir diyebilir miyiz ? Şöyle ki enerjinin korunumu ve entropi yeni ortaya atılmış sınanmayı bekleyen kuramlar değil maalesef yaklaşık 200 yıldır her türlü sınanmadan başarı ile çıkmışlardır. Eğer yanlış olduğunu düşünüyorsanız veya yanlışlarsa bugüne kadar evreni hiç anlamadığımız ortaya çıkar ki bu bütün fizik kitaplarını yeniden yazmamız anlamına gelir. Arthur Stanley Eddington'a ait alıntı da silinmiş onu da yukarıdaki anlattıklarımdan dolayı garipsedim. Günümüz Çalışan Devridaim Makinelerinin Prensipleri denilen bir alt başlık açılmış ki benim açtığım Bilimsel Temeller alt başlığına benziyor. Bu aradan ben konuyu tamamen dışlamadım ki , benim geliştirdiğim bölüm dikkat edilirse daha önce olmayan Baraj sistemleri alt başlığını görülecektir.

Sayın Kullanıcı:Bilim41278 konunun safsata kısmını ben söylemiyorum Enerjinin korunumu yasası ve entropi söylüyor.


US Patent Offfice'nin konu ile ilgili olarak patent verdiği ve ticari olarak başarı kazanmış ürünleri de gösterirseniz sevinirim

Konu masrafsız denebilecek bir enerjiyi sunar : Ben de buna katılmıştım ama masrafsız konusuna takıldım ? Belki ekonomiklik diyebiliriz (Baraj kısmına atıfya bulunuyorum).

Maddeye termodinamik konusunu ve Arthur Stanley Eddington'a ait alıntıyı silen kişi yeniden eklerse sevinirim. Çünkü konu ile ilgili--Nosferatu 18:13, 11 Aralık 2008 (UTC)

Konu termodinamiğe aykırı değildir, sizin anlayış farklılığınızı bilimselliğe yansıtmayın lütfen.[kaynağı değiştir]

Konu içinde termodinamiği belirtmek isterseniz termodinamik şeklinde atıfta bulunabilirsiniz. Termodinamik enerjinin yoktan varolamayacağını söyler. Fakat hesaplamalarda sadece tek bir hesaplama gücünü devreye sokar ve reel dünyadaki birçok etkeni devre dışı bırakırsanız çözümde sanki enerji üretiminde fazla kazanç var gibi gözükebilen yapılara devridaim makinesi deriz. Fakat bunları açıklamank için yetersiz kalan bilgiyi güncelleyerek değişikliğe uğratırız.

  • Eğer çalışan yapıları görmek isterseniz Devridaim makinesi patentler konusuna bakmanızı tavsiye ederim. Sayfaya sadece iki adedini ekledim.
  • Fiziksel kuvvetler 4 ana başlıkta ifade edilir. Bu ifadeler yeni teorilerde atom yapısının titreşen enerji dalgalarından oluşan yapılar olduğunu açıklayarak başlar. Evrensel yapının açıklamasında 1 zaman boyutu, 3 eksenel boyut ve her nokta için 6 enerji boyutu ifade edilir. Bu 6 enerji boyutuna dokunan bir geçit yapısı olarak ifade edilen 11. bir boyut çözümlemelere eklenir.

Bu ayrıntıların fazlasını sicim teorisi başlığında bulabilirsiniz. Fakat eksikliklerden dolayı yine ingilizce fizik başlığına başvurmanızı tavsiye edeceğim.

  • Güç eldesinde bazı etkenler, atomun titreşen enerji partüikülleri olarak ifadesinden sonra düşünsel ufkun genişlemesini sağlamıştır. Unutmayın, teknikteki gelişim henüz ucuzlama noktaısna gelmiştir. "Masrafsız denebilecek" tümcesinin anlamı bedava değil, bedavaya yakın demektir. Örneğin neodyum mıknatıslar öncesinde aşırı pahalıyken günümüzde çok ucuzlamıştır. Ayrıca manyetik yalıtım ve aktarım sağlayan pirolitik karbon yaygınlaşmadan önce manyetik çekim gücü bu türdeki devridaim yapılarını zorlu kılmaktaydı. Oysa bu gün mekanik olmayan yapıya sahip, dönüş olmadan, manyetik ışımayı atomik çapta hareket ettirerek enerji eldesi söz konusu olmuş durumda. Çin menşeyli motorsikletler tanıtılmaya başlandı bile. Bu yarışta deve kuşu gibi kafamızı toprağa gömersek vay halimize. Petrol devri bitti, silikon tabanlı güneş pillerine (kuma) yatırım yapmak makul değil.
  • Tekniği geliştirin, artık işlemci için optik kırılma ile hesap düşü hayata geçiriliyorsa, hedron çarpıştırıcısında çekim partikülleri incelenmeye başlandıysa, burda sizin termodinamik yasasına göre ısıl kayıplardan dolayı yapı durur hesabınızdaki yanlışlarınızla uğraşmak komik geliyor.Bu imzasız yazı Bilim41278 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.
Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla insanlığın enerji sorununu çözecek basit bir çözüm maalesef şimdilik yoktur. Bu tür savlarla ortaya çıkanlar (ki zaman zaman televizyondan seyretmekteyiz) ya amatör mucitlerdir ya da dönergeç örneğinde olduğu gibi kamuoyunu aldatmaya çalışan sansasyoncu şarlatanlardır ve bilimsellikle de alakaları yoktur. Bu arada halen savınıza uygun ekonomik olarak çalışan faaliyette bir sistem göstermediniz --Nosferatu 21:24, 11 Aralık 2008 (UTC)

Bu türedeki yapıları kolayca birçok sitede bulabilirsiniz. perendev video google araması bu türdeki bazı çalışmalar

Bu başlangıç noktalarından hareketle sizlerde devam ettirebilirsiniz. Araştırmaya manyetik yönlendirme ile devam ediyoruz. Bu araştırmadan beklentimiz maddi kazanç değil. Patent gibi korunma beklentimiz de yok. Çalışır halde birçok yapı mevcut. Çalışır yapının enerji akışında yük miktarı aşırıya kaçıldığında manyetik bozunma hızlanıyor. Kısaca bu yapıda mıknatıs harcıyorsunuz. Güncel fiyatlara göre eldenin çok altında bir fiyata yakıtınızı temin edebiliyorsunuz. Bu acemice yapılan işler çok hoş ve dünyadaki bu gibi kişilerin sayısının çok olması mutluluk verici. Zira önü alınarak engellenebilir, ortadan kaldırılabilir, patenti satın alınarak yayılması engellenebilir bir halden çıktı. Çinliler de bu işe bulaştığı için adeta göbek atıyorum.

  • Otomotivci arkadaşıma başarılar. :)

--DenenendenF 22:34, 11 Aralık 2008 (UTC)

Google videodaki motor son derece bariz biçimde devridaim makinesi değil. Eldeki mıknatısın yukarı-aşağı hareket etmesiyle çalışıyor, yani dışarıdan enerji girdisi var. Devridaim makinelerinin çalışmayacağı fiziğin en temel kuralı olan termodinamiğin sonucu. Khutuckmsj 23:35, 11 Aralık 2008 (UTC)

Bu link bir arama sonucudur. Aramadaki devam eden videoları da izlemeniz gerekir. Sonuçlar izlenme durumlarına göre yer değiştirebilir. Hatta konuyu merak ediyorsanız arama sonuçlarını devam eden sayfalarla inceleyin. O eldeki mıknatıs ile yapılan gösterim kişinin bir prensip anlatımı için eklemiş olduğu bir videodur. Ayrıca also try bölümündeki linkleri de denemenizi tavsiye ederim. bunu izleyin

--DenenendenF 23:47, 11 Aralık 2008 (UTC)

Bir noktanın net olarak farkında olmadığınızı düşünüyorum:
a)İlk durumda sahip olduğu enerjiden fazla enerji çıkışı sağlayan (yoktan enerji üreten) makineler devridaim makinesi olarak adlandırılır.
b)İlk durumda sahip olduğu enerjiyi farklı bir formda sunan makineler devridaim makinesi değillerdir.
Bu madde a) şıkkında sözü edilen, yoktan enerji üreten makinelerden bahsediyor. Bu makineler de son derece net biçimde enerjinin korunumu yasasını ihlal ederler.
Sonuç olarak ya yanlış maddeye doğru şeyler, ya doğru maddeye yanlış şeyler yazıyorsunuz :) Khutuckmsj 00:04, 12 Aralık 2008 (UTC)

Öncelikle şurayı inceleyin: ingilizce wiki sayfası sınıflandırma Konu doğru yerdedir. Devridaim, yani devrin daimi olduğu, döngüsel sürekliliğin olduğu yapılardır. Bu döngüsel süreklilik ister mekanik, ister atomik olsun. Bir şekilde döngünün devam ettiği tüm yapılar bu başlığın konusudur. Eğer yanlış başlık olduğunu düşünüyorsanız doğru konu başlığı nedir yada diğer dillerdeki konuyla eş olmadığını düşündüğünüz konu nedir onu açıklayın.

--DenenendenF 12:58, 12 Aralık 2008 (UTC)

Maddenin tanımı[kaynağı değiştir]

Aslında maddenin değitirilmeden önceki ilk tanımı daha uygundu şöyle ki

Devridaim makinası hiç bir erke veya yakıt kullanmaksızın hareket ya da elektrik üreten ve bu erkenin kullanılmasına yönelik faydalar sağlayan, kuramsal makinedir.

Bu tanımdan şunu çıkarıyorum enerji dönüşümü yapmadan enerji üreten yani girdi olmayacak çıktı olacak. Kapalı sistemlerden bahsetmek lazım ki termodinamiğin 2. kanununa aykırı

örneğin motorlu bir aracı ele alalım yakıt motoruna giriyor yakıtta bulunan potansiyel enerji ısı yolula harekete dönüşüyor değişik sistemler aracılığı ile taşıt hareket ediyor. Frene basınca hareket enerjisi frenlerde ısı enerjisine dönüşüp araç yavaşlıyor veya duruyor. Sürekli bir enerji dönüşümü var (termodinamiğin 1. kanunu) şimdi tüm enerjiyi geri toplayıp yakıt zerreciğine geri vermeye çalışalıp diyelim ki yaptık yakıt zerreciğinin ilk halinde 1 birimlik enerji alabiliyorsak , eski haline getirdikten sonra alabileceğimiz 0,9 birimlik bir enerjidir bu da entropi yani termodinamiğin 2. kanununa denk düşüyor. Faydalı enerji azalmış oluyor.

Dünyanın kendisini ele alırsak yine enerji dönüşümlerinden bahsedebiliriz , dünya da açık bir sisteme sahip . Güneşten gelen enerji ile besleniyor. Bitkiler fotosentez yapıyor , kuş böcek , ot oburlar bunlarla besleniyor , ot oburları et oburlar yiyor gelip gidiyor. Diyelim ki güneş ışığını kestiniz enerji girişi durdu. Bak bakalım 2 yıl içinde dünyaya ne oluyor.Faydalanabilir enerji günden güne azaldıkça dünya ne hale geliyor. Güneş için düşünelim entropisi her geçen gün azalıyor dışardan giriş yok fakat hergeçen gün kendi yakıtını tüketiyor.

Con Ahmet makinası da işte bu örneği veriyordu fakat sayfadan silindi silinmemesi gerekli diye düşünüyorum. Ve de pompalı barajlar madde için uygun bir alt başlıktı. Sistemi bir bütün olarak devridaim makinası olarak düşünebiliriz ya da devridaim makinasına benzer bir sistem şöyle ki baraj suyunu boşaltıyor enerji üretiliyor (diyelim ki 100 birim) sonra baraj üretilen enerjiyi kullanarak tekrar dolduruluyor (enerjiyi çok verimli kullanan makinalarla 101 birim). Çok verimsiz bir sistem ürettiğinden fazlasını harcıyor. eğer 100 üretip 90 kullanıp 10'unu dışarıya verseydi gerçek bir devirdaim olacaktı. Fakat ani güç ihtiyacında kullanıldığından ve devreye girdiğinden yine de ekonomik bir sistem--Nosferatu 09:14, 12 Aralık 2008 (UTC)


ilk tanımdaki uygundur demişsin ve uygunsuz olduğunu kendin anlatmışsın. Erke diye bahsedilen girdidir. Atomun yapısını sicim teorisi sürekli titreşen enerji olarak açıklar. Katı tutulabilir madde çekirdeği teorilerindeki çıkmazları bu teori ortadan kaldırır. Yani madde enerjiden oluşur. Madde içindeki enerjiden faydalanma nükleer santrallerde kullanılır. Devridaim yapıları kendi kendilerine yettiği gibi dışa içsel enerjilerini aktarır. Yakıtlı motorlar olarak bahsettiğiniz yanmalı motorlar madden enerji eldesinde çok verimsizdir. Verimsiz olmasının sebebi yanma gibi kimyasal, yani atomlar arası kütle çekim bozunumuna dayalı enerji eldesi atomun barındırdığı enerjiye göre çok düşüktür.

Atomik enerji sıralamalarında güçsüzden güçlüye doğru sıralamada; pasif radyoaktivite, madde çekim gücü, elektromanyetik güç ve atom çekirdeği iç çekim gücü olarak gider. Kimyasal tepkime madde çekim gücü ile yani ikinci sıradaki sistemden gelen enerjidir. Elektromanyetik çekim güçleri madde çekim bağlarına göre milyon kat daha büyüktür. Maddelerin birbirinden ayrık durmasını sağlayan güç zarını bu güç sağlar. 'Elektromanyetik gücün dengesizleştiği noktalarda kara delik denilen çökmüş yıldız artıkları oluşur'

Elektromanyetik gücün dışa yansımasını sağlayacak en dengeli element demirdir. Demir ile neodyum elementi bir araya geldiğinde dayanım ve güç optimum seviyededir. Ayrıca bizmut gibi manyetik akışı çok iyi yönlendirebilen maddeler mıknatısın bir kutbundaki manyetik titreşmeyi istediğiniz yere rahatça yönlendirebilir. Bu şekilde iki kutbu kuzey yada güney olan mıknatıslarla çalışıyor gibi olabilirsiniz.

Manyetik gücün yanısıra her maddenin belirli bir iç rezonans durumu vardır. Eğer madde yapıları rezonansı ile uyumlu histeri frekansına sabitlenebilirse sabit bir enerji yayılımı ortaya koyarlar. Bu yayılım tehlikeli elementlerde keşfedilmiş durumda. Uranyum, Plutonyum gibi radyoaktifler kritik kütlede çok az bir başlangıç enerjisiyle kendiliğinden enerji yayarlar. Bu durum kendi kendini rezonansa sokmasından kaynaklanır. Her maddenin bir kritik kütlesi vardır, bazı maddeerde bu miktar çok küçük bazılarında çok fazladır. Farklı türdeki bileşiklerde bu tür incelemeler arttıkça kritik kütleye ihtiyaç duymadan dışardan verilen az bir titreşim ile madde içsel enerjisini dışa verecektir. Yanılmıyorsam diğer patentler linkini takip ederseniz bir adet bu türde çalışmayla karşılaşabilirsiniz.

Enerjiyi sadece kimyasal tepkimelerden yada çekim gücünden geliyor varsayarsanız birçok hataya düşersiniz. Termodinamik anlatımı burda gereksiz. Çünkü enerji hesabını kısıtlı bildiğinizden çalışmaları ön yargı ile çürütmeye dayalı bir havayı yansıtıyor.

--DenenendenF 12:43, 12 Aralık 2008 (UTC)

Sayın Bilim41278, söylediklerinizin hiçbiri bilimsel değil. Devridaim makinalarının hiçbiri ne radyoaktivite kullanır, ne henüz yeterli kabul görmemiş sicim teorisini, ne de dört temel güçten birini. Doğadaki kuvvetler de "pasif radyoaktivite, madde çekim gücü, elektromanyetik güç ve atom çekirdeği iç çekim gücü olarak" değil, güçsüzden güçlüye doğru kütleçekim, zayıf çekirdek etkileşimi, elektromanyetizma ve kuvvetli çekirdek etkileşimi olarak sıralanır. Devridaim makinaları bu dört kuvvetten sadece kütleçekim ve elektromanyetizma üzerinden çalışır, diğer iki kuvvet ise radyoaktivite ile alakalıdır.
Termodinamik sadece kimyasal tepkimeleri değil, radyoaktif tepkimeleri de kapsar. Maddeyi enerjiye çevirmek termodinamik yasalarına aykırı değildir. Termodinamik yasaları herşeyi kapsar. Devridaim makinaları maddeyi enerjiye çevirmezler.
Eğer devridaim makinalarının gerçek olduğuna ilişkin iddialarınızı maddeye eklemek istiyorsanız VP:KG doğrultusunda kaynaklarla referanslandırın. Khutuckmsj 20:29, 12 Aralık 2008 (UTC)

Yaklaşımınız bilimsellikle uzaktan yakından alakalı değil.

Kullandığınız kelimeler: Devridaim makinalarının hiçbiri ne radyoaktivite kullanır, ne henüz yeterli kabul görmemiş sicim teorisini, ne de dört temel güçten birini.

  • Devridaim yapıları radyoaktiviteyi kullanır, zira kainatta bütün yapılar daimi bir devir içindedir. Yaklaşımınız kısıtlı bir bakışa sahip.
  • Dört temel gücü kullanmaz sözünüzü anlamsız. hçbir gücü kullanmadan bir döngü elde edemezsiniz. Bu kabul ile konu tamamen manasız, boş demiş olursunuz. Bütün dillerden silinmesi isteğini başlatın gitsin. Çelişkidesiniz.
  • Sicim teorisi kabul görmemiştir diyorsunuz, fakat geliştirilerek kullanılmadığı manasına gelmez. Aynı düşüncenizle wiki sayfalarında bu teorinin asla yer alamaması gerektiği yaklaşımı doğru olmadığı gibi bu teorinin birçok olayı kolaylaştırdığı açık bir gerçektir. Sicim teorisi uzun yıllardır üzerinde çalışılan boyutsal hesaplama kolaylığına ulaşmak için oluşturulmuş, son haliyle de M teorisi olarak 11 boyutlu bir sisteme dönüşen bir teoridir.

Benden bir ekleme: Diller arası çevirilerde kelimesi kelimesine çeviri yapılmaz. Ayrıca düşünsel bir hata var ise bu düzeltilir. İnsanlığın devridaim makinesi olarak araştırdığı yapı sonsuzluğa uzanan, asla durmayan enerji kaynakları değil; zararsız, kolay erişilebilir, masrafı az, hayatı kolaylaştıran yapılardır.

Güç sıralaması konusunda ise pasif radyoaktivite normal şartlarda en düşük güçtür. Günlük hayatta madde çekim gücünden daha güçlü bir pasif radyoaktivite ile karşı karşıya kalmak ölümcüldür.

Bu yapıların gerçek olduğunu maddeye patentler bölümü açarak ispata değer örnekler göstermişim zaten. Daha fazlası farklı ülkelerin aynı konuya ait başlıkları altında bulabilirsiniz.

Wikipedia gelişimi sadece çeviriye dayalı olamaz. Bunun farkındayım. Farklı ülkelerde farklı yaklaşımlar gözünüze çarpacaktır. Bütün ülkeleri inceleyerek yaklaşımları inceledim. Ketum bir tutum sergilediğiniz görüşündeyim.

Konu hakkında görüşlerin belirtilmeis için fizik konusunda yetkin wikipedistleri davet etme amaçlı, fizik başlığına bir çağrı bırakmayı daha uygun buluyorum.

--DenenendenF 22:18, 12 Aralık 2008 (UTC)

Ketum bir tutum sergilediğimin farkındayım, çünkü fizikten az-çok anlayan herkes devridaim makinalarına karşı böyle bir tutum sergiler. Patentlerdeki araçların hiçbiri günlük yaşamda yer bulmuş değil (petrol şitketleri falan dememeniz için dua ediyorum), asla da bulamayacaklarına inancım tam. ABD patent dairesi devridaim makinalarıyla ilgili tüm patent başvurularını reddetmekte. Khutuckmsj 23:37, 12 Aralık 2008 (UTC)

Çeviri, uslûp, kaynak...[kaynağı değiştir]

  • Merhabalar,
  • Maddeye göz attım. Çeşitli sorunları buraya özetliyorum:
    1. Madde büyük oranda İngilizce Vikipedi'den çeviri fakat çok fazla çeviri hatası var. Özellikle birebir alıntılarda çeviri hataları çok önemlidir zira sonuçta birisine bir sözü ithaf ediyorsunuz; anlamın %100 aynı korunduğundan emin olmak şart. Bu sebeple maddeyi zamanı olan bir arkadaşın İngilizce Vikipedi'deki metinle karşılaştırarak elden geçirmesi şart. Şu an yeterli vaktim yok bu sebeple şahsen el atamıyorum; ama eğer kimse el atmazsa vaktim olduğunda ben de ilgilenebilirim.
    2. Maddedeki uslûp genel olarak taraflı; devridaim makineleri sanki yapılmış bir sürü örneği bulunan, mekanik biliminin yaygın ürünlerinden biri de bazı bilim adamları karşı çıkıyor gibi verilmiş... gerçek bundan daha uzak olamaz. Bugüne kadar çalışan ve varlığı ve çalıştığı kanıtlanabilen bir tane devridaim makinesi yoktur. Hatta bu durumdan iyice bıkmış olan sayısız ülkenin patent kurumları artık devridaim makineleri patentlerini çalışan bir örnek olmaksızın kabul etmemektedirler. Bazı ülkelerde alınmış patentlerinse ya çalışabilir hiçbir örnekleri yoktur, ya da çalışabilen örnekleri saf bir devridaim makinesi olmadıklarını ortaya koyan örneklerdir (yani bunlar gerçekte devridaim yapmamaktadırlar). Durum böyleyken maddedeki uslûp tamamen farklı bir şeyi yansıtıyor. Bu da VP:TBA açısından sorunlu.
    3. Kaynak... böyle makineler var şöyleler böyleler diyemez Vikipedi zira bunu diyebilmesi için bu tip lafızların bilimsel, üçüncü parti, doğrulanabilir, tarafsız ve bağımsız kaynakları olması gerekir. Devridaim makinelerinde bu söz konusu değildir. Durum böyleyken bu konuyu işleyen maddede bilimsel kaynak eksikliği maddedeki ifadelerin doğrulanabilirliği ve doğruluğu açısından çok önemli bir sorun. Maddenin uygun bir kaynakçaya sahip olması çok ama çok önemli. Doğrulanabilir olmayan ifadeler bu sebeple kaldırılmalı, uygun ifadelere kaynak eklenmelidir.
  • Teşekkürler, iyi çalışmalar... - - noumenon Θ mesaj 16:59, 13 Aralık 2008 (UTC)


Patentli devridaim makinaları :))[kaynağı değiştir]

Bayağı bir komik bir cümle ama konu şu ki bu patentlere baktığımda devridaimliğe ait hiçbir şey göremedim. İki patentin de ortak noktası bir sürekli mıknatısın kullanılıyor olması ki bu "permanent" sözcüğü kaynağı sağlayan arkadaşın kafasını karıştırmış gibi görünüyor. Bu "patentli devridaim makinaları"nı siliyorum.--Kuz 09:48, 2 Mart 2010 (UTC)

doğa'nın henüz çözülememiş doğal kurallarının akışına hiçbir yaratılmış beyin,şu olur yada şu olmaz diye kesin bir kural koyamaz...[kaynağı değiştir]

En üstün niteliklerde yaratılmışda olsa,beyin gücü belirli yaratıcılık sınırları içinde yaratılmıştır,yani aynen kulak nasıl ancak sınırlanmıs frekans veya hertz (titreşim aralığını duyabilecek bunun dışındakileri duyamayacak şekilde mükemmel bir şekilde yaratıcı tarafından sınırlanmışsa,beyinde yaratılırken genelde belli sınırları aşamayacak şekilde yaratılmıştır,çok ciddi telepatik (sınırsız mesafelerle sınırsız şiddette bağlantı kurması mümkün)yeteneklerle donatılmış vede yaratıcı(keşfedicidemek istiyorum,zaten doğada varolanı keşfedebilir)imkanlarla bezenmiş olmasına rağmen bu güçler kendisine kontrol imkanı tanınmadan yaratılmıştır.kendilerine bilim alanındaki buluş ve hizmetlerinden dolayı,ciddi saygı duyduğumuz en popüler bilim insanları bile termodinamik yasaları falan diye kural koyma yetkisine sahip değillerdir aslında.onların koydukları kurala göre yerçekimi direkt kullanılabilecek bir enerji çeşidi olarak kabul görmemektedir,halbuki ben 8-9 yaşlarımdan beri hissettiğim yerçekiminin sonsuz sınırsız bir enerji olduğu ve bunun mekanik bir sistemle direkt kullanılabileceği düşüncesiyle bu günlere geldim şu an 58 yaşındayımgeçtiğimiz yıllar içinde bu konunun peşinde geçmişte koşturanların ve bugün halen koşturanların haklı olduğunu düşünüyorum çünki yerçekimi tüm ağırlığı olan maddeleri sınırsız çekiyorsa o direkt bir enerji çeşididirvede madde ağırlıklarına göre belli düzende süreklilik sağlar,bu güne kadar insanoğlu bu enerjiyi kulağını tersten gösterir gibi dolaylı yollardan kullanarak (hidro elektrik) zor ve akarsuya bağımlı bir şekilde vede atomik teknolojide çok tehlikeli ve insanlığa zararlı yollarla elde ederken,bu tür yasalarla araştırmaya eğilmesi mümkün bilim insanlarınında yoluna bir engel konulmuştur (isteyerek yada istemeyerek.) o yasaların hepsi bugüne kadar keşfedilebilenle sınırlıdır,ama,aşılacaktır,sir isaac newton 'un mezar taşında yazdığı gibi,konular doğada zaten mevcuttu,o insan sadece bu ona verilen görev olduğu için onu karanlıktan çıkarttı. Sadede gelecek olursak bugünki mekanik bilimindeki gelişmelerle yerçekiminin kurulacak bir mekanik düzenekte direkt ve yerçekimi varolduğu sürece durmayacak ve sabit bir dönüş hızına vede kendi kütleler ağırlık toplamının asgari % 40-70 i oranında sürekli bir güç sağlayacak imkanın bugüne kadar yapılamamış olacağına ben inanmıyorum.. Bence çoktan yapılabilmiştir fakat dünyadaki enerji faaliyetlerini çok ani etkileyeceğinden,saklanmaktadır,yani büyük dengeleri ciddi şekilde bozabilecek bir enerji değiştirimi olduğundan (Değiştirim : yerçekimi ciddi doğal ve sonsuz bir enerjidir ve böyle bir mekanodüzenek bedava çalışır coğrafya şartları onu etkilemez.yani bu koyulduğu zannedilen kurallar sadece kendi zamanları içinde geçerli gibi olabilir zamanda erimeye mahkumdurlar.okuyan herkese saygı ve sevgilerimle engin ergun creashopengin@hotmail.com

"Süreklilik arzeden her kuvvet aslında birer enerji kaynağıdır." acaba?![kaynağı değiştir]

"Enerjinin Akışı" başlığı altında "Süreklilik arzeden her kuvvet aslında birer enerji kaynağıdır." denmiş. bunun acilen düzeltilmesi lazım. Az bir fizik bilgisi olan bilir ki enerji kuvvetin yolla çarpılmasıyla bulunan değerdir. ( E=Fxl ; birimler sıra ile joule, newton, metre) Yani gerilmiş bir yay süreklilik arz eden bir kuvvet kaynağıdır, ancak enerji elde etmek için gerginlikten vaz geçersiniz. yoksa durağan bir kuvvetten başka bir anlamı yoktur. enerji elde etmek için yayı boşaltırsanız yeniden enerji almak için yeniden enerji vererek yayı germek zorundasınız. Yer çekimine bağlı kuvvetin de bundan bir farkı yoktur. Çekim merkezine doğru hareket eden cisimden enerji elde edilebilir. ancak yere yaklaştıktan sonra, yeniden bir enerji harcayıp yükseltmedikçe kullanılabilir enerjisi kalmamıştır.

Barajlarda suyun akışının olabilmesi için, kainatta kurulan düzen gereği, önce güneş tarafından yeryüzünün buhar kazanları olan denizlerden ve okyanuslardan aynı miktarda su buharlaştırılarak yükseltilmek zorundadır.

Evet, bedava enerji hepimizin istediği ve hayalini kurduğu bir mefhum, ancak böyle bilimsel temeli olmayan iddialar ile milleti boş umutlara kaptırmamak gerekir.

Selam ve dualar... 78.186.12.118 07:05, 24 Ocak 2011 (UTC)

Selam;

Denizler belki binlerce kez buharlaşıp yoğunlaşmıştır. Buhar olurken güneşten enerji alır;yoğunlaşırken aynı enerjiyi bırakır:bünyesinde tutmaz. Suyun yüksekten aşağı akarken oluşturduğu kuvvet,yerçekimi kaynaklıdır. Güneş burada sadece -bir nevi- katalizördür. Nitekim denizlerde ki gelgit kaynaklı kuvvette Ay'ın çekiminden kaynaklanır. Bunlar prof Latif Mutlu'nun görüşü ve katılıyorum. Yani;Yerçekimi durağan bir potansiyel enerji değil.Kaynağı madde olan ve harcanan bir enerjidir. Karadelikleri ele alalım...Bilim adamları karadeliklerin yaydıkları çekim enenrjisiyle,uzun bir zamanda yok olacaklarını tahmin dederler,madde harcanıp,çekim kuvveti olarak uzaya yayılır. Zaten karadelikler uzaya çekin kuvvetinden başka birşey yaymazlar.(x ışınımı? o kadar bilmiyorum).

Selamlar 88.226.193.161 16:09, 15 Şubat 2011 (UTC)


Lütfen, "Güneş burada sadece -bir nevi- katalizördür." sözünü ele alalım.

Evet söz sarf etmeden önce kelimelerin anlamları bilinmeli. Katalizör, işi hızlandıran, ancak kendisi işlem sonucu sabit kalan elemandır. Güneş ise verdiği enerji sonucu nükleer değişim geçirmekte, yani eski halinde kalmamaktadır. Denizlerin defalarca buharlaşmış olması da, güneşten tek taraflı olarak gelip geri iade edilmeyen enerji aracılığı ile sağlanmıştır. suyun buhar olup yerçekimine karşı yaptığı iş, güneşten gelen enerji olmazsa devamlı olmaz.

Sonuç olarak "yerçekimi enerji kaynağıdır" demek hatalı, ancak mıknatıs veya yay gibi bir "kuvvet kaynağıdır" demek doğru olacaktır. 78.165.24.113 11:19, 14 Mart 2011 (UTC)


lütfen; "güneşten enerji alıp geri verilmeyen" sözünü ele alalım. güneş enerjisi ile buharlaşan su,yoğunlaşırken aldığı güneş enerjisini tamamen verir.yükseğe yağan yağmur da,denize yağan yağmurda aldığı enerjiyi aynen verir. zaten dünya,güneşten aldığı enerjiyi uzaya tekrar yansıtır. böyle olmasaydı dünya yıllar içinde,hatta günler içinde pişer,hayata imkan kalmazdı. bu daha doğru oldu. 88.226.92.214 10:23, 24 Mart 2011 (UTC)

Selam...ve de tekrar lütfen..

şimdi fizik alimleri kainatta 4 kuvvetten bahsediyorlar.. 2si nükleer..nükleer kuvvetlerden enerji elde edilebiliyor .. niye? çünkü batılı devletlerin tekelinde(büyük ölçüde). ne hikmetse zararsız olan diger 2 kuvvetten-manyetizma ve çekim- enerji elde edilemiyor.? aslında edilebilir...pek çokta patentleri alınan sistemler var. bu arada örneklerde verilen çark sistemi çalışmıyor....moment toplamları "0"... bu çekim kuvvetinden yada manyetizmadan enerji elde edilemez demek değil ama.. daha 1960lı yıllarda Latif Mutlu çekim kuvvetinden enerji elde edilebileceğini teorik ve deneysel olarak ortaya koymuş.netten Latif Mutlunun bildirilerinde bulabilirsiniz,deney sistemini. fakat manyetizma çekim kuvvetinden daha güçlü ve verimlidir. gene batılılar böyle sistemlerin pek çok patentini yıllar önce almışlar...peki neden piyasaya çıkmadı? komplo teorisi...bedava enerji olursa bizim gibi fakir halklar enerji için neden petrole para versin?petrolün kaymağını yiyen kim?batılı devlet ve şirketler. komplo teorisinden ziyade gerçege benziyor bu...

selametle kalın.

88.224.92.155 21:14, 25 Mart 2011 (UTC)


Latif Mutlu'nun makaleleri deneysel olarak doğrulanamayacak ve bilimsel olarak savunulamayacak bilgiler içermektedir. Ve deney sonuçalrını yanlış yorumlamaktadır. Örneğin

"Bilgi Çağında, Temel Enerjiye Geçiş Hazırlığı: IV

TERMODİNAMİK KANUNLARIN EVRİMİ

Bilgi Çağında Termodinamiğin 1. ve 2. Kanunlarının Yeni Şekli HAZİRAN 2010" yazısında:

"Gezegen yüzeyindeki sıvı helyumun, kütle çekim kuvvetinin etkisi ile daha az yoğun olan hidrojen içinden geçerek, çekirdeğe doğru hareket etmesi ile meydana geldiği kabul ediliyor. Yani kütle çekim kuvveti, madde tüketmeden ısı yaratıyor." demekte.

Yanlış çünki maddenin dönüşümü enerjiyi veriyor. Kütle çekimi sadece bu dönüşüm için gerekli çevre şartlarını sağlıyor. Böylece zaten mevcut olan nükleer enerji kullanılmakta.

"Güneşten gelen ısı, katalizör olarak olaya girmişti. Çünkü buharlaşma ısı ile yoğunlaşma ısısı eşittir. (Tersinirdir)" denilmiş, Yanlış, çünki verilen ısı bir daha suyu buharlaştırmak için kullanılamayacaktır. Güneşten gelirken ~1200 W/m2 'lik kaliteli ısı gelmişti, Verilen ısı ise çok daha yayılmış bir formdadır. Sonuç olarak bu işlemde kainatın entropisi artmış, yapılabilecek iş azalmıştır!

Başka örnekler de var. Sanırım bu kadarı itibar edilmemesi gerektiğini göstermeye yeter.

Tekrar edelim:

Evet, bedava enerji hepimizin istediği ve hayalini kurduğu bir mefhum, ancak böyle bilimsel temeli olmayan iddialar ile milleti boş umutlara kaptırmamak gerekir. Liberal19 09:53, 22 Nisan 2011 (UTC)


Makina değil "Makine"[kaynağı değiştir]

Başlığın "makine" olarak değiştirilmesi lazım ve yazıdaki tüm "makina" sözcüklerininde... Yanlış kullanılmış