Oksijen doygunluğu (tıp)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kan dolaşımı: Kırmızı = oksijenli (arterler), Mavi = oksijensiz (damarlar)

Oksijen doygunluğu kandaki oksijen konsantrasyonunu belirten bir terimdir. İnsan vücudu kandaki oksijen seviyesinin çok hassas olarak spesifik bir değerde bulunmasına ihtiyaç duyar ve vücut bunun için gerekli düzenlemeleri yapar. İnsan kanındaki oksijen seviyesinin yüzde 95-100 arasında olması normal kabul edilir. Yüzde 90'ın altındaki oksijen seviyesi düşük olarak kabul edilir ve bu hipoksemiye neden olabilir. Yüzde 80'in altındaki oksijen seviyeleri, bu seviyelerde beyin ve kalp gibi organların çalışması bozulabileceğinden, gecikmeksizin müdahale gerektirir. Düşük oksijen seviyesinin sürekli olması solunum krizi ya da kalp krizi ile sonuçlanabilir.

Kandaki oksijen seviyesini artırmaya yardımcı olmak için oksijen terapisi kullanılabilir. Oksijenlenme oksijen moleküllerinin vücut dokularına girmesi ile olur. Örneğin, kan akciğerlerde, oksijen moleküllerinin havadan kana geçmesi ile oksijenlenir.

Fizyoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Vücut, çoğunlukla solunum ile ilişkili aerobik metabolizma kimyasal süreçleriyle sabit bir oksijen doygunluğu seviyesini korur. Solunum sistemi, kırmızı kan hücreleri, özellikle hemoglobin kullanarak, akciğerlerde oksijen toplar ve vücudun geri kalanına dağıtır. Vücudun kan oksijen ihtiyacı, egzersiz sırasında daha fazla oksijene ihtiyaç duyulduğunda [1] veya daha yüksek irtifalarda yaşarken dalgalanma gösterebilir. Normal miktarda oksijen taşırken kan hücresinin "doymuş" olduğu söylenir.[2] Hem çok yüksek hem de çok düşük düzeylerinin vücut üzerinde olumsuz etkileri olabilir.[3]

Ölçüm[değiştir | kaynağı değiştir]

%90'ın altındaki bir SaO2 (arteriyel kan gazı testi[4] ile belirlenen arteriyel oksijen doyum) değeri hipoksemi'yi gösterir (anemiden de kaynaklanabilir). Düşük SaO2 nedeniyle hipoksemi siyanoz ile gösterilir. Oksijen doyumu farklı dokularda ölçülebilir:[4]

Venöz oksijen doyumu (SvO2), kalbin sağ tarafına dönen oksijenli hemoglobinin yüzdesidir. Oksijen iletiminin dokuların taleplerini karşılayıp karşılamadığını görmek için ölçülebilir. SvO2 tipik olarak %60 ile %80 arasında değişir.[5] Daha düşük bir değer, vücudun oksijen eksikliği olduğunu ve iskemik hastalıkların ortaya çıktığını gösterir. Bu ölçüm genellikle bir kalp akciğer makinesi (ekstrakorporeal dolaşım) ile tedavide kullanılır ve perfüzyonistlere hastanın sağlıklı kalması için ne kadar akışa ihtiyaç duyduğuna dair bir fikir verebilir. Doku oksijen doygunluğu (StO2), yakın kızılötesi spektroskopisi ile ölçülebilir. Ölçümler hala geniş çapta tartışılsa da, çeşitli koşullarda doku oksijenasyonu hakkında fikir verir. Çevresel oksijen doygunluğu (SpO2), genellikle pulse oksimetre cihazı ile ölçülen oksijen doygunluğu seviyesinin tahminidir. Aşağıdaki formüle göre nabız oksimetresi ile hesaplanabilir.[4]


burada HbO2 oksijenli hemoglobindir (oxyhemoglobin) ve Hb oksijeni giderilmiş hemoglobindir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Understanding Blood Oxygen Levels at Rest". fitday.com. fitday.com. 15 Haziran 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Haziran 2013. 
  2. ^ Ellison, Bronwyn. "NORMAL RANGE OF BLOOD OXYGEN LEVEL". Livestrong.com. Livestrong.com. 5 Ekim 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Haziran 2013. 
  3. ^ "Hypoxia and Hypoxemia: Symptoms, Treatment, Causes". WebMD (İngilizce). 30 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mart 2019. 
  4. ^ a b c "Understanding Pulse Oximetry: SpO2 Concepts". Philips Medical Systems. 26 Ekim 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Ağustos 2016. 
  5. ^ https://www.lhsc.on.ca/critical-care-trauma-centre/central-venous/mixed-venous-oxygen-saturation