Mustafa Celâleddin Paşa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Mustafa Celâleddin Paşa
Mustafa dzelaledin.jpg
Mustafa Celâleddin Paşa
Doğum 10 Nisan 1826(1826-04-10)
Ölüm 9 Ekim 1876 (50 yaşında)
Bağlılığı Osmanlı İmparatorluğu
Hizmet yılları 1849-1876
Birimleri Harita şubesi · askeri kolordu
Ailesi Eşi: Saffet Hanım

Mustafa Celâleddin Paşa[1], doğum adıyla Konstanty Borzęcki (10 Nisan 1826 - 9 Ekim 1876) Leh asıllı Osmanlı paşasıdır. Nâzım Hikmet'in anne tarafından büyük dedesidir. 1848 Devrimlerinden sonra Osmanlı'ya sığınmış ve 20 yıl subay olarak görev yapmıştır. 1869 yılında Eski ve Modern Türkler adlı eserini Fransızca olarak yayınlamıştır. Türk tarihinde hanedan tarihçiliğinden ulus tarihçiliğine geçişte etkisi olan isimlerdendir. Türkçülük konusunda öne çıkan ve çokça bilenen isimlerden daha önce Türkçülük fikrini ve Arap alfabesine karşı da Latin alfabesinin kullanımını savunmuştur.[2]

Yaşam öyküsü[değiştir | kaynağı değiştir]

Altı çocuklu bir köklü ailenin ikinci çocuğu olarak Polonya'nın Kleçof köyünde doğdu. Küçük yaşlarda anadili Lehçenin dışında Rusça ve Fransızcayı konuşuyor, Latince ve Almancayı da iyi düzeyde biliyordu. 1844'de Piotrkow'da liseyi bitirdikten sonra resme olan yeteneğinden dolayı Varşova Güzel Sanatlar Okulu'na kaydoldu. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra sürpriz bir kararla Wloclawek'teki papaz okuluna geçti. Papaz okulundan da bir yıl sonra ayrıldı. 1848 Ayaklanmalarından etkilenen isimlerden biri oldu. Poznan'daki ayaklanmalara bir arkadaşıyla beraber katıldı. Ayaklanma kısa süre içinde Prusya tarafından bastırılınca yakalandı ve mayıs ayında Magdeburg Hapishanesi'ne gönderildi. Tahliye edildikten sonra önce Fransa'ya gitti, burada kendisini güvende hissetmediği için 1849 yılında Polonya ve Macar devrimcileri/isyancıları Rusya'ya iade etmeyen Osmanlı İmparatorluğu'na sığındı ve İstanbul'a geldi.[3]

Harita çizimindeki üstün yeteneği ve birkaç yabancı dil bilmesi sayesinde Mustafa Reşid Paşa'nın dikkatini çekti ve Osmanlı Ordusuna yüzbaşı olarak girerek harita şubesine atandı. İki yıl sonra şehrin Şeyhülislamına giderek Müslüman oldu ve şeyhülislam tarafından kendisine "Mustafa Celaleddin" adı verildi. Daha sonra Erkan-ı harbiye mirlivalarından Ömer Paşa’nın kızıyla evlendi. Osmanlı'nın o dönemlerde Rusya'ya karşı yaptığı bütün savaşlara katıldı. Askeri kolordu komutanı rütbesiyle katıldığı 1875 Karadağ Olayları'nda karnından yaralandı ve altı ay sonra hayatını kaybetti.[4][5]

Yazın hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Siyasi yazılarına subay olduğu dönemlerde başladı.Yeni Osmanlılar, Jön Türkler ve İttihat ve Terakki gibi oluşumlardan daha önce Türkçülük fikrini savundu ve bu yönüyle Ahmed Vefik Paşa, Şemseddin Sami, Yusuf Akçura ve Mehmet Emin Yurdakul'u etkiledi. Mustafa Celâleddin Paşa hanedan tarihçiliğinden ulus tarihçiliğine geçildiği dönemlerdeki etkin isimlerden biri oldu. Kendisi Rusların Slav kavimleri arasındaki en barbar topluluk olduğunu, Türklerin ise yeryüzünün en eski ve en medeni milleti olduğunu iddia etmektedir.[4][kaynak güvenilir mi?] Savunduğu görüşlerden birisi de Latin dili ve uygarlığının Türk kökenli olduğu çıkarımıdır. Bu çıkarımına bazı Latince kelimeler ve yerleşim adlarıyla Türkçe kelimeler arasında benzerlik kurarak ulaşmıştır.[6]

Eski ve Modern Türkler[değiştir | kaynağı değiştir]

Askerlik dışındaki etkisi Türk dili, Türkçülük ve Türk tarihi üzerine olmuştur. Eski ve Modern Türkler adlı kitabı 1869'da Fransızca olarak İstanbul'da yayınladı. Eser İstanbul'da çıkan Courrier d'Orient gazetesine ait bir matbaada basıldı ve sultan Abdülaziz'e ithaf edildi. Yayınlanan kitabı Avrupa'da etkili oldu ve ikinci basımı ertesi yıl Paris'te yapıldı. Celâleddin Paşa bu eserinde çeşitli etnik unsurlardan oluşan Osmanlı İmparatorluğu'nun devamlılığı, birliği ve refahı için neler yapılması gerektiğinden bahsetti. Bu kitap ile Türkleri Avrupalılara anlatmaya çalıştı. Kitapta öne çıkan diğer konular ise eski Türk kavimleri, Türk tarihi, Türk kültürü, Türk dili ve Osmanlı'nın kuruluşu olmuştur.

Bu kitabının Paris baskısı Mustafa Kemal Atatürk'de de vardı. Kitabı Ali Fuat Cebesoy'dan edindiği yönünde tahminler vardır. Ayrıca bu kitabı okuduğunu ve bazı sayfaların kenarına "çok mühim", "dikkat" ve "abartma" gibi notlar aldığı belirtilmektedir. Kitabın bu nüshası Anıtkabir Müzesi'nde bulunmaktadır.[3]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]