Mart 2006 Diyarbakır olayları

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Mart 2006 Diyarbakır olayları
Kürt siyasi hareketi
Serhildan
Tarih 28-31 Mart 2006
Yer  • Ana olaylar Diyarbakır
 • Protesto gösterileri Batman, Mardin, Urfa, Siirt, Şırnak, Tunceli, Van
Sebep HPG mensuplarına kimyasal silah kullanıldığı iddiası
Sonuç  • 6'sı çocuk 14 kişi yaşamını yitirdi.[1]
 • 161'i sivil, 199'u polis olmak üzere toplam 360 kişi yaralandı.[1]
 • 200'ü çocuk 563 kişi gözaltına alındı, bunlardan 91'i çocuk 291'i tutuklandı.[1]
Taraflar
 • HPG'lilerin cenaze törenlerine katılan gruplar
 • Büyüyen olaylar sonucunda gösterilere katılan protestocular
 • Türkiye'deki kolluk kuvvetleri
Öne çıkan kişiler
 • Recep Tayyip Erdoğan
Sayı
 • 2500-3000 kişi[2] (Diyarbakır)

Mart 2006 Diyarbakır olayları, 28-31 Mart 2006 tarihleri arasında Diyarbakır'da yaşanan protestolar ve sonrasında gerçekleşen olaylardır.

24 Mart 2006 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan operasyonda 14 HPG mensubunun kimyasal silah ile öldürüldüğü iddiası olayları başlatan etken olmuştur. Operasyonun ardından yaşamını yitiren 6 HPG'li için Diyarbakır'da cenaze töreni düzenlenmiş, törene polis ekipleri müdahale etmiştir. Kısa sürede tüm kentte ve bölge kentlerine yayılan olayların ardından Diyarbakır'da 5'i çocuk 10, Mardin'de 2 ve Batman'da 1 kişi polisin kullandığı mermi ve gaz bombalarından dolayı yaşamını yitirmiştir.

Olaylar, serhildan örneği olarak anılmaktadır.

Olaylar[değiştir | kaynağı değiştir]

Operasyon sonucunda yaşamını yitiren HPG mensuplarının cenazelerini teslim almak için Malatya'ya giden ailelerin naaşların yanmış olduğunu görmesiyle olaylar patlak vermiştir. Kimyasal silah kullanıldığı iddia edilen cenazelerden 6'sı aileleri tarafından teslim alınarak Diyarbakır'a getirilmiş, kentte yer alan Medine Bulvarı üzerinde bekletilmiştir. Civar esnafın kepenk kapattığı bölgede ve Şefik Efendi Camisi önünde çok sayıda kişi toplanmıştır. Cenaze töreni sırasında F-16 savaş uçakları Diyarbakır semalarında alçak uçuş yapmaktaydı.[3][4]

Cenaze töreninin ardından çok sayıda kişi mezarlıktan slogan atarak yürüyüşe geçti. Bağlar 10 Nisan Polis Karakolu önünde yoğun önlemler alan polis ekipleri, zırhlı araçlar ile birlikte gaz bombaları ve tazyikli su ile gruba müdahalede bulundu. Kitlenin polise molotof kokteyli ve taşlarla karşılık vermesiyle birlikte çatışmalar başladı. Olaylar kısa sürede Bağlar başta olmak üzere birçok noktaya yayıldı. Özellikle Kuruçeşme, Dörtyol ve Emek Caddesi üzerinde yoğun çatışmalar yaşandı, birçok kişi polisin müdahalesiyle yaralandı birçok kişi de gözaltına alındı. Olayların kentin en işlek semti olan Ofis'e taşması üzerine olaylar daha da büyüdü. Ofis'e giren yaklaşık bin kişilik bir grup kepenklerini kapatmayan işyerlerini, bankaları ve büyük mağazalarının camlarını kırarak, barikatlar kurdu. Emek Caddesi üzerinde yer alan Emniyet Müdürlüğü taş ve molotof kokteylerinin hedefi oldu.

Ardından polis ekipleri göstericilere müdahalelerde bulundu. Olaylar sırasında Mehmet Akbulut adlı 17 yaşındaki genç ağır yaralanırken, çok sayıda kişi de çeşitli yerlerinden hafif yaralandı. Kentin birçok noktasına zırhlı araçlar ve askerler sevk edildi, resmî dairelerin çevresindeki önlemler üst düzeye çıkarıldı. Kentteki tüm polis ve asker aileleri, güvenlik için lojmanlardan alınarak, Emniyet Müdürlüğü binasındaki Spor Salonu'na götürüldü. Olayların yaşandığı ilk gün İnsan Hakları Derneği kayıtlarına göre, 29 kişi yaralanırken, yüzü aşkın kişi de gözaltına alındı.[5] Müdahaleden önce Başbakan Erdoğan'ın sarf ettiği "Kadın da olsa çocuk da olsa gereğini yapın" açıklaması kamuoyunda sıkça tartışılmıştır.[6][7][8]

Ertesi gün kenttin birçok noktasında polis ekipleri yığınaklar yaptı, birçok cadde ve sokak ablukaya alındı. Çatışmalar yeniden başladı, çok sayıda kişi karakollara, polis merkezlerine saldırı düzenledi. 23 yaşındaki Tarık Atakaya isimli yurttaş, Bağlar Sağlık Ocağı'ndaki gösterilerde açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi, Onur Kaya isimli yurttaş ise ensesinden aldığı kurşunla ağır yaralanarak Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Sakarya Caddesi üzerinde evinin damından gösterileri izleyen 9 yaşındaki Abdullah Duran isimli çocuk, kurşun isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Olaylar esnasında yaralanarak Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Mehmet Işıkçı isimli yurttaş hastanede hayatını kaybetti. 29 Mart 2006 tarihinde olaylar sonucu yaşamını yitiren kişi sayısı 3, yaralı sayısı ise 106 olarak kayıtlara geçti.

Olayların üçüncü günü olan 30 Mart 2006 tarihinde Diyarbakır'da yaşanan çatışmalarda yaşamını yitiren Abdullah Duran, Tarık Atakaya ve Mehmet Işıkçı'nın cenaze töreni için Şefik Efendi Camisi önünde binlerce kişi toplanmaya başladı. PKK'yı temsil eden bayrak ve flamaların örtüldüğü tabutlarla birlikte birçok kişi tören için yürüyüşe geçti. Bağlar 10 Nisan Polis Karakolu önünde konumlanan yüzlerce polis ve özel harekat timi, mezarlığa yaklaşıldığı sırada gruba müdahalede bulundu. Bu sırada kaldırım üzerinde olayları izleyen 7 yaşındaki Enes Ata, sırtından aldığı kurşunla yaşamını yitirdi. Yürüyüşe müdahale ile başlayan olaylar cenazede görev alan yetkililerin girişimleriyle yatıştırıldı. Cenazeye katılan kitle ilerleyerek Yeniköy Mezarlığı'na ulaştı.

Cenazelerin defnedilmesinin ardından aralarında Demokratik Toplum Partisi Eş Başkanı Ahmet Türk, belediye başkanları ve çeşitli yerel kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi, taziye evine doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş kortejinin 10 Nisan Polis Karakolu'nun bulunduğu caddeye ulaşmasıyla polis yine silah ve gaz bombalarıyla kitleye müdahale etti. Medine Bulvarı, Emek Caddesi, Hatboyu Caddesi, Sakarya Caddesi, Cezaevi mevkisi, Urfakapı, Sunay Caddesi, Mardinkapı, Koşuyolu Parkı civarlarında şiddetli çatışmalar başladı. Emek Caddesi üzerindeki çatışmalarda Emniyet Müdürlüğü binası kitlenin taş yağmuruna maruz kalırken, çatışmaların yoğun yaşandığı bölgelerde grupların üzerine helikopterden gaz bombaları atıldı. Bu müdahale sırasında İsmail Erkek isimli yurttaş yaşamını yitirirken, ağır yaralanan Mustafa Eryılmaz da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren bu iki kişiye ait otopsi raporlarında kurşunların göğüs ve başa isabet ettiği rapor edilmiştir.[9]

31 Mart günü şehrin birçok noktasına polis, asker ve özel harekat timleri konumlandırıldı, birçok yerde askerler yürüyüş yaptı. Polis Okulu, Emek Caddesi, Bağlar'ın çeşitli mahalleleri başta olmak üzere birçok noktaya polis ve askerler tarafından barikatlar kuruldu. Kentin üzerinde F-16 uçakları ve askeri helikopter uçuş yaptı. Olaylar esnasında veya yaralı halde kaldırıldıkları hastanelerde yaşamını yitiren Enes Ata, İsmail Erkek, Halit Söğüt, Mehmet Akbulut ve Emrah Fidan'ın cenazeleri "Cenaze töreni yasağı" nedeniyle sessizce toprağa verdi. Olaylarda gözaltına alınanlardan 47'si tutuklandı.

Diğer şehirlere etkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Diyarbakır'da başlayan olayların ardından Batman'da da protesto gösterileri yaşandı. 14 HPG'liden Batman'a gelen cenazenin defin törenine katılan çok sayıda kişi yürüyüşe geçti. Kentin birçok noktasına askeri birlikler yerleştirildi. Bankalar Caddesi'nde bulunan çok sayıda banka şubesinin camları kırılırken, 4 katlı bir banka binası ateşe verildi. Olaylarda 20 kişi yaralanırken, 41 kişi gözaltına alındı.

Diğer bir cenaze ise ise Siirt'in Gökçebağ beldesinde toprağa verildi, tören esnasında 16 yaşındaki Muhlis Ete, açılan ateşle vurularak yaralandı. Bunun üzerine protesto gösterileri başladı, bir sonraki gün kepenkleri açılmadı.

Şırnak, Cizre, Urfa, Mardin ve ilçelerinde de kitlesel protestolar yapıldı.

Olayların başlamasıyla birlikte, Diyarbakırspor ile Fenerbahçe arasında Diyarbakır'da oynanması planlanan Süper Lig maçı, güvenlik gerekçesiyle Malatya'ya alındı ve 1-2 Nisan 2006 tarihlerinde ülke genelinde yapılacak Açık Öğretim Sınavı da ertelendi.

Sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Diyarbakır'da yaşanılanların ardından dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ve Tarım Bakanı Mehdi Eker, kentte gelerek incelemelerde bulundu. Bakan Eker "Güvenlik güçlerimiz, huzur ve asayişin sağlanması için her türlü tedbiri almıştır, almaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Mazlum-Der'in raporuna göre; 2500-3000 arasında kişi katılmıştır. Rapora göre toplam 4 gün süren olaylarda 13 kişi yaşamını yitirdi, 161'i sivil, 199'u polis olmak üzere toplam 360 kişi yaralandı ve 543 kişi gözaltına alındı, bunlardan 365'i tutuklandı.[2]

İlgili belgeseller[değiştir | kaynağı değiştir]

  • İsyanın Diyar(ı)bekiri - 28 Mart

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c Tanrıkulu: 28 Mart politikası devam ediyor, Evrensel, 28 Mart 2017, Erişim tarihi: 28 Mart 2017.
  2. ^ a b 28-31 Mart 2006 Tarihlerinde Diyarbakır'da Yaşanan Şiddet Olaylarını Araştırma-İnceleme Raporu, Mazlum-Der, 6 Nisan 2016, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  3. ^ Kürt tarihinin serhildanı: 28 Mart, 27 Mart 2013, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  4. ^ Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu. Terörün Ekonomik Maliyeti: Diyarbakır Olayları Örneği. USAK Raporları No: 10-01, Şubat 2010, Ankara, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  5. ^ 28 Mart 2006 Diyarbakır Olaylarına İlişkin İnceleme Raporu, İnsan Hakları Derneği, 6 Nisan 2006, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  6. ^ 'Çocuk da, kadın da olsa gereken müdahale yapılır', Radikal, 1 Nisan 2006, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  7. ^ 'Kadın da olsa çocuk da olsa' katliamının 7. yılı, Evernsel, 28 Mart 2013, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  8. ^ 2006 Mart Olayları - Amed (Diyarbakır), Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.
  9. ^ Diyarbakırda 10 Ölüm Var; Hâlâ İşlem Yok, Bianet, 7 Nisan 2006, Erişim tarihi: 27 Eylül 2016.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]