Mîr Takî Mîr

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Babür Dönemi Urdu şiiri
Mîr Takî Mîr
Mir Taqi Mir 1786.jpg
Doğum 1723
Agra
Ölüm 1810 (87 yaşında)
Luknav
Takma ad Mîr
Milliyet Müslüman Hint
Dönem Babür Dönemi
Tür Gazel
Edebî akım Urdu edebiyatı

Mîr Takî Mîr (Urduca: میر تقی میر‎) (d. 1723 - ö. 1810), gerçek adı Muhammed Takî (Urduca: میر تقی میر‎) ve mahlası Mîr (Urduca: میر‎) olan Urdu Divan şairi. Mîr, Urdu edebiyatının 18. yüzyıldaki öncülerinden kabul edilmektedir. Urducanın biçimlenmesinde önemli bir yeri vardır. Urdu edebiyatındaki önemli ekollerden olan Delhi Okulu'nun en önemli gazel ustalarından biri sayılan Mîr, Urdu şiir tarihinde sıklıkla "Huda-i Sühan" (Sözün hükmedeni[1]) olarak anılmaktadır.[2]

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Mîr'in yaşamı konusundaki en önemli kaynak otobiyografik eseri olan Zikre'l-Mîr adlı kitaptır. Kitapta çocukluğundan başlayarak Lucknow'daki kısa sürelik ikametine kadar olan devre anlatılmaktadır.[3]. Bununla birlikte, onun, hayatıyla ilgili birçok kronolojik olmayan bilgiyi eserinde aktarmadığı söylenmektedir.[4] Bunun için, Mîr'in yaşamındaki birçok ayrıntı hala aydınlatılamamaktadır.

Mîr Babürler zamanında Akraabat olarak bilinen Hindistan'nın Agra kentinde, 1723'ün Ağustos veya Eylül aylarından birinde doğmuştur. Arap kökenli bir ailenin çocuğudur. Mîr'in yaşam felsefesi dindar bir adam olan babasının etkisiyle oluşmaya başlamıştır. Babasının aşka ve içsel değerlere verdiği önem onun çocukluktan başlayarak şiir görüşünün temelini oluşturmuştur. Ancak şair, küçük yaşta babasını kaybetmiştir. Mîr babası öldükten sonra, bir süre Agra'dan ayrılıp Dellhi'de kalmıştır. Burada eğitimini tamamlama fırsatı bulmuş ve kendisine maddî destek sağlayan kişilerle tanışmıştır. C. M. Naim'e göre Delhi'de Mîr'e maddi destek sağlayan birçok destekçinin varlığından bahsedilmektedir.[5].

Bazı düşünürler, Mîr'e ait Muâmelâtü'l-Işk (Aşkın Evreleri) ve Hâb u Hayâle'l-Mîr (Mîr'in Düşünsel Sezisi) adlı iki mesnevinin; Mîr'in gençlik yıllarında yaşadığı gönül maceralarıyla ilintili olduğunu düşünmektedir.[6] Ancak o kendi otobiyografisinde, aşk sarhoşluğunu işleyen tutku dolu şiirlerindeki ruh hâlinin nedenini açıklamamıştır. Özellikle, France W. Pritchett'in işaret ettiği gibi, Mîr'in şiir görüşü, bu mesnevilerde Andelib Şâdânî'nin çizdiği portrelerin karşıtlığıyla yan yana olmalıdır. Öyle ki bu sorgulama çok farklı bir şairi göstermektedir. O Divan geleneğinin dışında çıkarak, aşkın cinsel algısını tam olarak yansıtmaktadır.[7]

Mîr yaşamının önemli bölümünü Babür Delhi'sinde geçirmiştir. Burada, bugün için Eski Delhi'de kalan ve "Gûşe Çelân" adı verilen yerde ikamet etmiştir. Bununla birlikte, Ahmed Şâh Abdâlî'nin 1748'de Delhi üzerine yaptığı akınlar neticesinde emirin davetiyle Lucknow'daki Asafü'd-Dullah sarayına taşınmıştır. Çok sevdiği Delhi'nin yağmalanmasını görmek, şairin beyitlerine de yansımıştır.

کیا بود و باش پوچھے ہو پورب کے ساکنو

ہم کو غریب جان کے ہنس ہنس پکار کے

دلّی جو ایک شہر تھا عالم میں انتخاب

رہتے تھے منتخب ہی جہاں روزگار کے

جس کو فلک نے لوٹ کے ویران کر دیا

ہم رہنے والے ہیں اسی اجڑے دیار کے

Mîr 1782'de Lucknow'a göç ettikten sonra, geri kalan yaşamını burada geçirmiştir. O Asafü'd-Dullah tarafından büyük bir istekle saraya davet edilmesine rağmen, Lucknow saraylılarını çağ dışı bulunmuştur. (Mîr, Lucknow şiir dairesini değersiz bulmuştur. Özellikle dönemin önemli şairlerinden Cür'et'i sürekli "öpüşmek ve sarılmak" temalı şiirler yazmakla eleştirmiştir. Bu yüzden Mîr ile onu himayesine alan emir arasındaki ilişki giderek gerginleşmiştir. bunun bir sonucu olarak Mîr2in sarayla olan ilişkileri kopmuştur. Şair son yıllarını kendini toplumdan soyutlayarak -münzevi bir yaşamı benimseyerek- geçirmiştir. Sağlığının giderek kötüleşmesi; kızını, oğlunu ve eşini kaybetmesi yaşamında sıkıntılı bir dönemin açılmasına neden olmuştur.[8]

şairin ölümü 21 Eylül 1810'da yüksek dozda müshil içmesi nedeniyle gerçekleşmiştir.[2] Mîr'in mezarı daha sonraki dönemlerde bir demir yolu yapımı nedeniyle başka bir yere taşınmıştır.[9]

Yazınsal yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Şairin tüm yapıtlarını topladığı eseri Külliyattır. Külliyat, toplamda 13,585 beyitten oluşmaktadır. Bu eserin içinde gazel, mesnevi, kaside, rubai, müstezat ve hiciv gibi nazım biçimleri bulunmaktadır.[2] Onun edebî ününü yaymasını sağlayan başlıca şiirleri, aşk temasıyla yoğrulmuş gazelleridir. Muâmelâtü'l-ışk mesnevisi ise Urdu edebiyatının en önemli aşk şiiri olarak bilinmektedir.

Mîr yaşadığı dönemin oluşum aşamasındaki şiir dilini kullanmıştır. O içgüdüsel bir aktarımla oluşturduğu hassas ifadenin de yardımıyla yerli Urdu dili ve özellikle Sebk-i Hindi akımıyla oluşan orijinal Farsça imajları dengeli bir biçimde kullanmıştır. Rekta veya Hindu adlarıyla da bilinen yüksek zümre Hint edebiyatının kuruluşunda önemli bir rol oynamıştır. Temel olarak onun dilinde yerli Hint diliyle birlikte klasik İslam dairesi edebiyatlarını etkileyen dillerin etkileri görülür. Bu dilde Arapça kelime varlığı olarak, Farsça ise hem kelime hem de üslup derinliği olarak etki sahibidir. Ayrıca Mîr'in şiirlerinde Divan şiirinin kendi estetik yapısı içine giren bazı Türkçe kelimelere de rastlanmaktadır.

Onun aile üyelerinin ölümü[2], onun şiirlerindeki güçlü melankolik havada önemli bir rol oynamıştır.

Beyitlerinden örnekler[değiştir | kaynağı değiştir]

Dikhaai diye yun ke bekhud kiya

Hamen aap se bhi juda kar chale''

(Kendimi kaybettiğim varlığımda o göründü,

Ve beni de kendiyle götürüp gitti...)

Gor kis dil jale ki hai ye falak

Shola ek subh yaan se uthta hai''

(Sefaletin derdi bir kalp ağrısında gökyüzüm müdür?

Bir köz işte şafak vakti böyle yükselir...)

Önemli Yapıtları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • "Nukatü'ş-Şûara" , Urdu şairleriyle ilgili Farsça yazılmış bir tezkire
  • "Faiz-el-Mîr" , Sufilerle ilgili öykülerin toplandığı didaktik eser.[10]
  • "Zikr-el-Mir", Farsça otobiyografi.
  • "Külliyat-el-Farsi", Farsça şiirler Divanı.
  • "Külliyat-el-Mir", Urdu dilindeki şiirlerini içeren divan.

Bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Not: Bu kullanım söz söyleme gücünü ifade eden bir tamlama olarak yaygınca kullanılır. Ancak özellikle Yunan edebiyatında olduğu gibi tanrısallık ifade etmez. Çünkü huda kelimesinin diğer anlamı sahiptir.
  2. ^ a b c d Legendary Urdu poet Mir Taqi Mir passed away, [The Times of India], Rajiv Srivastava, TNN, Sep 19, 2010, 05.58am IST
  3. ^ Naim, C M (1999). Zikr-i-Mir, The Autobiography of the Eighteenth Century Mughal Poet: Mir Muhammad Taqi Mir (1723–1810), İngilizceye çeviren, C. M. Naim. Yeni delhi: Oxford Üniversitesi Yayınları. 
  4. ^ Farukî, Şamsur Rahman. "Şiirdeki Şair" (PDF). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  5. ^ Naim, C. M. (1999). "Mir ve onun destekçileri" (PDF). Urdu Öğrenciler Yıllığı. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  6. ^ Russell, Ralph (1968). Üç Babür Şairi: Mîr, Sauda, Mîr Hasan. Harvard Üniversitesi Yayınları. 
  7. ^ Pritchett, Frances W. "Convention in the Classical Urdu Ghazal: The Case of Mir". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  8. ^ Matthews, D. J. (1972). klasik Urduca Aşk Şiirleri Antolojisi. Oxford University Press. 
  9. ^ Dalrymple, William (1998). The Age of Kali. Lonely Planet. s. 44. ISBN 1-86450-172-3. 
  10. ^ Düz. Dr. Masihuzzaman, Mîr Külliyatı Vol-2, Ramnarianlal Prahladdas tarafından yayınlandı, Allahabad, Hindistan.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]