Lucius Junius Brutus


Lucius Junius Brutus (ö. y. MÖ 509)[1] Roma Cumhuriyeti'nin yarı efsanevi kurucusu ve geleneksel olarak MÖ 509'da seçilen ilk konsüllerden biriydi. Efsaneye göre, Lucretia'nın intiharının ardından Roma kralı olan amcası Tarquinius Superbus'un sürgün etmiş ve böylece Roma monarşisinin yıkılmasında öncü rol oynamıştır. Aynı zamanda, diğer konsül Tarquinius Collatinus'un görevden çekilmesinde de rol oynamış ve Tarquinius ailesinin yeniden iktidara getirilmesini planlayan iki oğlunu idam ettirmiştir.[2]
Brutus'un, Roma'nın ünlü Junia gens'inden gelen, Julius Caesar'ın suikastçılarından Decimus Junius Brutus ve Marcus Junius Brutus'un da atası olduğu iddia edilmektedir. Hayatına dair anlatılanların büyük bir kısmı muhtemelen efsanevi olmakta ve bazı akademisyenler, Tarquinius'u deviren kişinin Brutus değil, Etrüsk kralı Lars Porsena olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca, Junia gens'inin pleb statüsünde olması, Brutus'un konsül olduğu ve patricilerin başlangıçta bu makama hakim olduğu iddialarını şüpheye tabi tutmaktadır. Tarquinius'un yeğeni olarak tasvir edilmesi, monarşi ile cumhuriyet arasındaki geçiş sırasında yaşanan iç gerilimleri sembolize etmiş olabilir.[2]
Arka plan ve tarihsellik
[değiştir | kaynağı değiştir]Roma Cumhuriyeti’nin kurulmasından önce Roma, krallar tarafından yönetiliyordu.
Roma Krallığı'nın çöküşü ile Cumhuriyet’in kuruluşu arasında gerçekleşen olaylara kronolojik olarak en yakın olan ve günümüze ulaşan en eski antik kaynaklar son derece parçalı ve eksiktir.
Romalı yazarlar açısından başlıca kaynaklardan birisi MÖ III. yüzyılın sonlarına tarihlenen Fabius Pictor’un eserleridir.[3][4] Bunun yanı sıra, Brutus'la ilgili en kapsamlı tarihsel anlatı, Titus Livius'un (Livy) Ab urbe condita adlı eseri[5] ile Halikarnaslı Dionysios’un[6] aktardıkları bilgilerden oluşur.[7] Livy'nin eseri güvenilir tarihsel kayıtların bulunmadığı bir dönemde Roma tarihinin belirli bir kesitini ele alır. Zira MÖ 390 ya da 387’de Brennus komutasındaki Galyalıların Roma’yı yağmalaması sırasında, önceki dönemlere ait tarihsel kayıtların neredeyse tamamı yok edilmiştir. Bu yazarların, eserlerini bahsedilen olaylardan dört ila beş yüzyıl sonra kaleme almaları anlatıların tarihsel güvenilirliğini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bununla birlikte bu metinler büyük ölçüde kendilerinden çok daha önce yaşamış annalistlerin aktarımlarına dayanmaktadır. Söz konusu olaylara dair çağdaş tanıklıklar yoktur; zira Roma edebiyatı ancak MÖ III. yüzyılın ortalarından itibaren gelişim göstermiştir.[7]
MÖ VI. yüzyıl için Yunan yazarların anlatılarına sahip olmakla birlikte, günümüze ulaşan metinlerin hiçbiri bu dönemde Roma’da yaşananlara doğrudan odaklanmaz. Buna rağmen, bu eserler olayların tarihsel bağlamını yeniden kurmak açısından önemlidir. Örneğin Tauromenionlu Timaios’un kayıp kroniği, Halikarnaslı Dionysios’un anlatısında büyük ölçüde dolaylı olarak kullanılmakta ve bu bağlamın inşasında önemli bir rol oynamaktadır.[8]
Antik Çağ’da Brutus figürünün nasıl algılandığını yeniden inşa edebilmek için Plutarkhos’un eserleri de başvurulabilecek kaynaklar arasındadır. Plutarkhos Brutus’a adanmış müstakil bir biyografi kaleme almamış olsa da Brutus figürü çağdaşı Publicola’nın (ö. MÖ 503) biyografisinde belirgin biçimde yer alır. Ayrıca Dio Cassius’un yazıları da, kısmen bağımsız olmaları nedeniyle Titus Livius’un metinlerini tamamlayıcı ve karşılaştırmalı bir değer taşır.[9]
Modern tarihçiler, Livius’un aktardığı geleneksel anlatının neredeyse her unsurunu sorguya tâbi tutmuştur:
Anlatıda önde gelen (dramatis personae) bazı tarihsel figürler—Lucretia, Brutus, Valerius Publicola ve hatta Lars Porsenna—salt efsane ürünü kişiler olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, kronoloji de ciddi biçimde tartışmalıdır; birçok araştırmacı geleneksel olarak kabul edilen MÖ 6. yüzyıl tarihini reddederek, olayları MÖ 470 civarına ya da hatta MÖ 450 sonrasına tarihlendirmeyi tercih etmektedir. Bazı tarihçiler ise monarşiden cumhuriyete geçişin ani bir devrim değil, uzun yıllara—hatta belki yüzyıllara—yayılan kademeli bir süreç olduğunu öne sürer; bu süreç, klasik Cumhuriyet döneminin konsüllük sisteminin tam anlamıyla yerleşmesine kadar devam etmiştir. Son olarak, modern literatürde yaygın olan görüşe göre Roma monarşisinin sona ermesi, Roma’daki Etrüsk egemenliği döneminin de sonunu ve kentin yabancı bir yönetimden kurtuluşunu simgeler. Bu yaklaşım temelde Tarquin'in düşüşünün, Etrüsk gücünün ve Etrüsk egemenliğinin orta İtalya'da çöküşü gibi daha geniş bir sürecin yalnızca küçük bir parçası olduğunu vurgular.[10]
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ Gagarin, Michael, (Ed.) (2010). "Lucius Junius Brutus". Oxford Encyclopedia of Ancient Greece and Rome. Oxford University Press. ISBN 978-0-19-517072-6. 28 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ağustos 2024.
- ^ a b Drummond, Andrew (2012). "Iunius Brutus, Lucius". In Hornblower, Simon; Spawforth, Antony; Eidinow, Esther (eds.). The Oxford classical dictionary (4th ed.). Oxford: Oxford University Press. s.765. ISBN 978-0-19-954556-8. OCLC 959667246.
- ^ Momigliano 1990, s. 88.
- ^ Frier 1999, s. 201.
- ^ Livy, I. 57-60 14 Ocak 2026 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
- ^ "Dionysius' Roman Antiquities — Book IV Chapters 64‑85". penelope.uchicago.edu. LacusCurtius. 13 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ocak 2026.
- ^ a b Piel & Mineo 2011, s. 5.
- ^ Piel & Mineo 2011, s. 6.
- ^ Mercier 2007.
- ^ Cornell 1995, s. 216.
| Romalı devlet adamı ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |