İçeriğe atla

Kura Muharebesi (1412)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kura Muharebesi
Tarih1412
Bölge
Kura Nehri kıyısı, Şirvan bölgesi
Sonuç Karakoyunlu galibiyeti
Taraflar
Karakoyunlular Şirvanşahlar Devleti
Gürcistan Krallığı
Şeki Hâkimliği
Komutanlar ve liderler
Kara Yusuf
Yar Ahmed Karamanlı
I. İbrahim
I. Konstantine
Güçler
30-35.000 60.000[1]

Kura Muharebesi ya da Çalağan Muharebesi, 6 Kasım - 4 Aralık 1412 tarihleri arasında Karakoyunlu Devleti ile müttefik Şirvanşahlar, Gürcistan Krallığı ve Şeki Hâkimliği kuvvetleri arasında gerçekleşmiş bir muharebe. Savaşın sonucunda müttefik kuvvetler Kara Yusuf tarafından bozguna uğratılmış, Şirvanşah ve Gürcü hükümdarları esir alınmıştır.

Sultan Ahmed - Kara Yusuf çatışması

[değiştir | kaynağı değiştir]

1408 yılında Emir Timur'un oğlu Miranşah'ı mağlup edip öldürdükten[2] sonra Azerbaycan'da mutlak iktidar Karakoyunlu Kara Yusuf'un eline geçmişti. Bu durum, Azerbaycan'da iktidar sahibi olan Celayir sultanı Ahmed Celayir ile Kara Yusuf'un aralarının bozulmasına sebep oldu. Ahmed Celayir, Akkoyunlu boyu ile savaş halinde olan Kara Yusuf'un yokluğundan istifade ederek, Tebriz'deki askerî birliği şehirdən kovmak amacıyla ona baskın yaptı. Bunun için, önceden oğlu Keyumers'in (Hasan-ı Rumlu'nun "Ahsenü't-Tevarih" adlı el yazması eserinin 11. cildinde Şirvanşah'ın bu oğlunun adı Gevherşah'tır[3]) komutası altında Tebriz'e ordu gönderen Şirvanşah I. İbrahim'den yardım istemişti. I. İbrahim, Şirvanşahlar Devleti için büyük tehlike arz etmeyen daha güçsüz Sultan Ahmed'in tarafını tutmayı tercih etti.

Bu sırada Kara Yusuf Erzincan'daydı; Tebriz'de meydana gelen olaylardan haberdar olan Kara Yusuf, Tebriz'in iki fersah uzağındaki Azad kasabasına Keyumers'in ordusundan önce ulaştı. 30 Ağustos 1410 tarihinde Sultan Ahmed ve Kara Yusuf'un orduları arasında gerçekleşen şiddetli çatışma sonucunda sultanın ordusu Tebriz civarında tamamen yok edildi. Okla elinden yaralanan Sultan Ahmed, Tebriz sakini ayakkabıcı Baba ed-Din Cülah'ın bağında gizlendi. Baba ed-Din ise onu yakalayıp Kara Yusuf'a teslim etti. Sultan Ahmed, Kara Yusuf'un emriyle idam edildi. Celayirliler Devleti yıkıldı; onun yerine Baharlı boyundan olan hükümdar Kara Yusuf'un liderlik ettiği Karakoyunlu Devleti kuruldu.

Keyumers'in öldürülmesi

[değiştir | kaynağı değiştir]

Sultan Ahmed Tebriz'i terk etmeden önce Şirvanşah İbrahim'den yardım istemiş, o da derhal oğlu Keyumers'in komutasındaki Şirvan birliklerini yardıma göndermişti. Sultan Ahmed'in mağlup olduğu gün Keyumers, Tebriz civarına ulaştı. Gece vakti Kara Yusuf'un ordusunun ani saldırısına maruz kalarak esir düştü. Kara Yusuf'un emriyle Keyumers, Erciş Kalesi'nde tutuluyordu. Şirvanşah, oğlunun iadesi için büyük miktarda para teklif etti.[4][5] Lakin Kara Yusuf, Keyumers'i karşılıksız serbest bırakarak nezaket gösterdi ve onunla babası Şirvanşah I. İbrahim'e tabi olması talebiyle bir mektup gönderdi. Şirvanşah, oğlu Keyumers'in, babasını devirip Kara Yusuf'un vasalı olmak üzere onunla anlaşma yaptığından şüphelenerek oğlunu idam ettirdi.[6][7]

Savaşın gidişatı

[değiştir | kaynağı değiştir]

Keyumers'in idam edildiği haberini alan Kara Yusuf, Tebriz'den çıkarak Karabağ'a yöneldi. Ardından Şeyh İbrahim'e elçi göndererek tabi olmasını teklif etti. Bağımsızlığını kaybetmek istemeyen İbrahim, Şirvan'da büyük bir ordu toplayarak Şeki hâkimi Seyid Ahmed Orlat ve Gürcü hükümdarı I. Konstantine ile ittifak kurup on iki binlik süvari birliğiyle Kara Yusuf'un üzerine yürüdü. İbrahim, daha önceden de Gürcü hükümdarı ile dostane ilişkiler içerisindeydi ve onunla müttefikti. Zafer kazanacağından emin olan Kara Yusuf ise büyük bir orduyla, kendilerine soyurgal ve hediyeler bağışladığı vasalları olan Güney Azerbaycan'ın büyük feodal beyleri ile birlikte harekete geçti.

Şeyh İbrahim, Kura Nehri kıyısında ordugah kurdu. Çarpışma, hicri 815 yılının Şaban ayında (6 Kasım - 4 Aralık 1412 tarihleri arasında) gerçekleşti. Kara Yusuf'un kuvvetleri; Şirvanşah, Gürcü hükümdarı ve Şekili Seyid Ahmed Orlat'ın birleşik ordusunun gücünden hayli üstündü. Muharebe sırasında müttefik orduların son derece mertçe savaşmasına rağmen, üstünlük Kara Yusuf'un tarafında kaldı. Şirvanşah'ın birlikleri mağlubiyete uğrayıp Gürcü silahlı kuvvetlerine doğru çekilerek onlarla birleşti. Muharebeyi kendi birlikleriyle Gürcü hükümdarı devam ettirdi. Kısa süre sonra müttefiklerin birleşik ordusu, Kara Yusuf'un askerleri tarafından kuşatılarak esir alındı.[8]

Savaş sırasında Şirvanşah I. İbrahim, atıyla bir hendeğin üzerinden atlayarak kaçmaya çalıştı ancak ilerlemiş yaşı nedeniyle (o sırada 60 yaşlarındaydı) dengesini sağlayamayarak düştü ve kolunu kırdı. Bir Karakoyunlu askeri, elbiselerini ve atını gasp ettikten sonra onu öldürmeye kalkışınca, İbrahim kimliğini açıklamak zorunda kaldı. Bunun üzerine asker, hükümdarın boynunu kuşağıyla bağlayarak Kara Yusuf'un huzuruna götürdü. Gürcü Kralı I. Konstantine, Şeyh İbrahim'in oğulları (Gazanfer, Esedullah, Halilullah, Menuçihr, Abdurrahman, Nusretullah ve Haşim), kardeşi Şeyh Behlül ve Şirvan'ın ileri gelenleri, Kadı Beyazid, Emir Huşeng ve oğulları, Kadı Mevlana Zahireddin ile saray hekimi, müneccimi ve diğer devlet erkanı da esir alınanlar arasındaydı. Hepsi zincire vurulmuş bir halde Kara Yusuf'un karşısına çıkarıldı.

Kara Yusuf, sıradan Şirvan askerlerini karşılıksız serbest bırakırken, Gürcü esirlerin idam edilmesini emretti. Aralarında Gürcü Kralı'nın kardeşi David'in de bulunduğu üç yüz "aznaur" (soylu) öldürüldü. Mağrur tavrından ödün vermeyen Kral I. Konstantine ise bizzat Kara Yusuf ve oğlu Pir Budak tarafından öldürüldü.[9][10] İbrahim, oğulları ve maiyetiyle birlikte zincire vurularak Tebriz'e gönderildi ve zindana atıldı. Şamahı başta olmak üzere tüm Şirvan bölgesini yağmalayan Kara Yusuf, yaklaşık bir milyon baş hayvanı ganimet olarak alarak Tebriz'e döndü.[9][10]

Şirvanşah'ın serbest bırakılması

[değiştir | kaynağı değiştir]

Tebriz'de Kara Yusuf, esir aldığı Şirvanşah I. İbrahim ile müzakerelere başladı. Serbest bırakılmaları karşılığında; İbrahim'den 1200 Irak tümeni, Şeyh Behlül'den 200 tümen ve Kadı Mevlana Zahireddin'den 100 tümen tutarında fidye istedi. Ayrıca Kara Yusuf, Bakü'deki Şirvanşahlar Sarayı'nda muhafaza edilen altın ve mücevheratın kendi hazinesine getirilmesini şart koştu. Bu sırada başta Şeyh Ahi Kassab olmak üzere Tebriz'in tüccar ve zanaatkar önderleri Kara Yusuf'un divanına gelerek bir teklifte bulundular. Eğer Kara Yusuf nakit para yerine mal kabul etmeye razı olursa, Şirvanşah'ın kurtuluş akçesini derhal ödemeye hazır olduklarını bildirdiler. Kara Yusuf'un bu teklifi kabul etmesi üzerine Tebrizliler, Şirvanşah'ın özgürlüğü için divana 1200 tümen değerinde mal teslim ettiler. Karşılığında ise Şeyh İbrahim, söz konusu meblağın Şirvan divanından tahsil edilmesi için Ahi Kassab ve tüccarlar adına ödeme belgeleri (berat kağızları) düzenledi. Bunun üzerine Kara Yusuf, Şirvanşah I. İbrahim'in prangalarını çözdürdü ve onu bir ziyafet vererek kendi yanında oturttu.[11]

Vassallığın kabulü

[değiştir | kaynağı değiştir]

Serbest bırakılmasının ardından Şirvanşah I. İbrahim, Karakoyunlu hanedanına bağlılığını bildirdi ve Şirvan vilayetini Şeki sınırlarından Derbent'e kadar tüm şehirleriyle birlikte eski usulde yönetme hakkını teyit eden bir ferman aldı. Şirvanşah İbrahim ve beraberindeki diğer esirler,1413 yılının baharında vatanlarına döndüler. Kara Yusuf'un Ucan'a gelmesiyle birlikte Karakoyunlu birlikleri Şirvan'dan çekildi.[12] Şirvanşah İbrahim, otuz beş yıl boyunca hüküm sürdüğü büyük devletin başında hükümdar olarak kalmaya devam etti. Şirvan'a döndükten sonra üç yıl daha saltanat süren Şeyh İbrahim, Miladi 1417 yılında vefat etti. Cennabi, Karamani ve diğer bazı yazarlar İbrahim'in ölüm tarihini Hicri 821 (Miladi 1418) olarak kaydetse de, Katip Çelebi'nin "Cihannüma" adlı eserinde halefinin Hicri 820 yılında tahta çıktığı kesin bir dille belirtilmektedir.[13]

  1. ^ Mehmet Fatih Bekirhan, Kara Yusuf, s.138
  2. ^ Şerefhan Bitlisi. Şerefname, c. II, s. 100
  3. ^ İ.P.Petruşevski, s. 158, dipnot 27
  4. ^ Semerkandi, s. 194-195
  5. ^ Petruşevski, s. 158.
  6. ^ Mirhond, c. VI, s. 294
  7. ^ Petruşevski, s. 159.
  8. ^ Sara Aşurbəyli – Şirvanşahlar dövləti, Bakı, 2006, səh 356-359
  9. ^ a b Müneccimbaşı, s. 171
  10. ^ a b Dorn, s. 578.
  11. ^ Semerkandi, s. 234-236, 244
  12. ^ Şerefhan Bitlisi - Şerefname, c. II, s. 101-102
  13. ^ Cenâbî Tarihi, v. 959b