Kullanıcı mesaj:Ysgundogdu/deneme tahtası

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Pir Dede İlyas-i, Ahi Şeyhi (D:1200(?)-1280(?)[kaynağı değiştir]

Ysgundogdu (mesaj) 16.08, 3 Ocak 2021 (UTC) Anadolu, 1071 Malazgirt Savaşını takiben Türkler tarafından ele geçirildikten sonra bir çok kere doğrudan Orta Asya’dan kalkarak Horasan ve İran’da bir süre yerleşmiş Türklerden oluşmuş kalabalık kitleler halindeki Türklerin göçüne kucak açmıştır. Anadolu’nun Urfa’dan başlayarak Adana’ya kadar oluşan sınırlardan giren Abbasi orduları Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kayseri, Yozgat ve Ankara bölgelerine akınlar yapmış ve ellerine geçirdikleri bölgelere yerleşmişlerdir. Moğol istilasına kadar Orta Asya, İran ve Horasan kesintisiz Türklerin elindeydi. Bu sebeple Türkler akınlar halinde Anadolu’ya göç ediyorlardı. Anadolu’ya göçün sebebi Türk göçebelerin daha verimli otlak, yaylak ve kışlak arama sebebidir ancak 1225’den sonraki göçlerin sebebi ise korkunç Moğol saldırılarından kaçıştı. İlk göçlerde gelenlerin çoğu savaşı Alperenler ve hayvan yetiştiricisi halk olduğu halde Moğol saldırılarından sonra gelenler zengin, tüccar,,zanaatkarlardı. İlk gelenlerin asıl uğraşları askerlik ve hayvan yetiştiriciliği olduğu için yerleşmeleri yalın ve sade olmuştur.Halbuki 13.yüzyılda gelenler hızlı ve doğrudan Anadolu’ya geldiklerinden dil, şiir, müzik hatta dini gelenekleriyle tamamen Orta Asya kültürüne haiz bulunuyorlardı. Moğol istilası o kadar kanlı ve etkili oldu ki maddi manevi bütün varlıklarını daha emniyetli olan Anadolu’ya taşıdılar. Orta Asya’nın uygar büyük şehirlerinden gelme bu zanaatkar, tüccar ve ulema Anadolu’nun çeşitli yerlerine yerleşerek Orta Asya kültürünü Anadolu’ya yerleştirmeye çalıştılar ancak Moğolların Anadolu Selçuklu Devleti’ni hakimiyetleri altına almasından sonra ilim, bilim ve zanaat erbabı zulüm görmeye başladı.Bunun üzerine bazı Türkmen çevreleri büyük gruplar halinde daha güvenli iç bölgelere göç etmek zorunda kaldılar.Bu göçler yapılırken Bektaşi Baba-Babai dervişleri Haydar-i ve Evhadi gibi dini zümreler ile bunlarla iç içe bulunan Kayılar, Germiyanlılar, Bozoklar, Salurlar ve Avşarlar gibi milli unsurlar da göç ettiler. Yüz yıl süren bu göçlerin sonucu Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu ve yapılanmasını sağlayan fikri dinamiklerin başında Ahi Evran Hacı Nasurettin Mahmut El Hayi, Hacı Bektaşi Horasan-i ve talebelerinin Anadolu’da başlattıkları Ekberiye hareketidir. Evliya Çelebinin seyahatnamesinde Hoca Sadettin Tacül Tevari’nde Alinün Küh-ül Ahbarında Türk Dil Kurumundaki yazarı bilinmeyen Hadikatül Selatün’de ve bunlara benzer ferman, icazetname ve vakfiyelerde Selçukluların son devriyle Osmanlıların Kuruluşu sırasında Anadolu’da Temayüz etmiş ve büyük bir kısmının Horasan ve Türkistan’dan gelmiş olduğu belirtilmiş Ahi şahsiyetlerden bahsedilmektedir. Osman Bey’in kayınbabası Şeyh Edebali’nin Ahi olduğu zikredilmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti’nde ve Anadolu Beyliklerinin birçoğunda olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında bu Ahi şahsiyetlerden bahsedilerek bir kısmı bilgin, kadı olarak bilim alanında bir kısmı vali, komutan olarak yönetim ve askerlik alanında bir kısmı da tacir, tüccar ve zanaatkar olarak görev yapmışlardır. Osmanlı Devletinin kuruluşu Osman Bey’in kayınbabası Şeyh Edebali’nin Ahi Şeyhi olduğu ve Kayseri bölgesinde olan hocası Pir Dede İlyas-i İrşad için Söğüt bölgesine davet etmiştir. Bu davet üzerine 79 yaşındaki Horasan Evliyalarından Pir Dede İlyas-i yanındaki mabeyn ile birlikte Kayseri’den Söğüt’e gelmek üzere yola çıkar. Rivayete göre bu büyük zat ilerlermiş yaşına rağmen yola çıkmış yorucu yolculuğa dayanamayıp yolda hastalanmış yine rivayete göre bu günkü Eskişehir Sarıcakaya bölgesinde Söğüt’e varamadan vefat etmiştir. Bu imzasız yazı Ysgundogdu (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir. 16.11, 3 Ocak 2021 (UTC)[]