Konuşma biçimi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Açık sözden, sade dilden ayrılan sözcük ya da tümce olan konuşma biçimi bazen retorik veya hitabete göre adlandırılır. Vurgu, anlatımın tazeliği veya açıklık için kullanılır ve ustalıkla yapılır. Ama açıklık onun kullanımlarından değer kaybeder. Anlamın tüm teorilerinin sade dilin bir içeriğine sahip olmak zorunda olduğuna dikkat edilmelidir. Konuşma biçimi bütünüyle tutarlı bir kavram değildir.

Klasik doğu retoriğinin bilginleri konuşma biçimini iki ana kategoriye bölmüşlerdir: Şema (Yunanca schēma'dan, biçim veya form) içinde alışılmış veya kabul edilmiş sözcüklerden bir sapması olan konuşma biçimidir.Örneğin,cümlede, "John, benim en iyi arkadaşım" kullanılan şema yanaşma olarak bilinir. Mecaz bir terimin genel anlamının değişimini veya nitelenimini kapsar. Bir mecaz örneğinde alışagelmiş anlamınnın karşı anlamında nakleden bir yolda sözcüklerin kullanılışı olan irony kullanılır.


Şemalar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • accumulation: Etkili bir biçimde önceki tartışmaların özeti
  • adnominatio: Aynı harfle ve benzer seslerle başlayan sözcüklerin dizisi
  • alliteration: Bir başka başlangıçta cümlenin sonunda bir sözcüğünn takrarı
  • anacoluthon: Ardıl cümlelerin başlangıcında sözcük gruplarının veya benzer sözcüklerin tekrarı
  • anadiplosis: Alışılmış kelimlerin düzeninin altüst olması
  • anaphora: Ardıl yan cümlerin başında benzer sözcüklerin ya da sözcük gruplarının tekrarı
  • anastrophe: Olağan sözcük düzenlerinin altüst olması
  • anticlimax: Azalan önemin düzenin içinde sözcüklerin hazırlığı
  • antimetabole: Tersine düzende yan cümleciklerde sözcüğün tekrarı
  • antistrophe: Ardıl yan cümlelerin sonunda benzer sözcüklerin veya cümlerin tekrarı
  • antithesis: Çelişen veya muhalif düşüncelerin yan yana konulması
  • aphorismus: Bir sözcüğün tanımının sorusuna seslenen anlatım
  • aposiopesis: Duygusal veya dramatik teki için konuşma durgusu veya kopması
  • apostrof: Şahlandırılımış soyutlama için ve dinleyecilerden uzağa dikkati yönetmek
  • koşuntu: (atf-ı beyan) taraf tarafa iki öğenin içinde ikincisi birinicisini tamamlayan yerleşimi
  • asonans:Ünlü seslerin tekrarı, en çok genelikle nazımların kısa pasajlarının içinde
  • asteismus: Bir sözcükle oynayan latifeli veya alaylı cevap
  • asyndeton: Yan cümlelerle ilişkili konjonksiyonların atlaması
  • kakafoni: Sert sesler üreterek sözcüklerin yan yana koyulması
  • chiasmus: Ardıl yan cümlerlerde gramtik yapıların ters dönmesi
  • climax: Önemi attırmak amacıyla sözcüklerin düzeni
  • consonance: Ahenkli seslerin tekrarı, en çok genellikle nazımların kısa pasaflarının içinde
  • dystmesis: Araya sözcük karışmasıyla bileşik sözcüklerin kısımlara ayrılması için bir eşanlamlılık
  • ellipsis: Sözcüklerin atlamı
  • enallage: Dilbilgisel farklıkları olan biçimlerin yer değişimi, ama benzer anlamları olanların
  • enthymeme: Bir tasım sunumunun gündelik olmayan yöntemi
  • epanalepsis: İlk sözcüğün veya yan cümenin sözcüğünün ya da yan tümceciğin sonunda tümcenin veya tümcenin tekrarı
  • epistrophe: Anaphora'nın karştı
  • euphony: Bu kakafonin karşıtıdır. -i.e. hoş ses çıkarmak
  • hendiadys: Normal yapı bir nesne ve niteliyici olcağı zaman, iki nesnenin kullanımı bir düşünceyi ifade eder
  • hendiatris: Bir düşünceyi tarif etmek için üç nesnenin kullanımı
  • hypallage: Diğerleri ile normal olarak ilişkilenidirilmiş sözcükler ile onların ilişkilendirilmesi için sözcüklerin düzeninin değişimi.
  • hyperbaton: Şemaların alışık olamayan durumlara eşlik etmesi veya sözcük düzenini değiştirmesi.
  • isocolon: Ardıl yan cümlelerde aynı uzunluktaki paralel yapıların kullanımı
  • internal rhyme : Aynı cümlede iki veya daha çok kafiyeli sözcüğün kullanımı
  • kenning: sinekdos'un bir tür biçimiyle bir arada terimlerin olduğu yerde birleşen kinaye
  • non sequitur: öncegelen içerik ile hiçbir uygunluğu olmayan anlatım
  • merism: onun parçalarını bazılarını numarandırarak bir bütüne başvurmak
  • parallelism: Birçok veya iki yan cümlede benzer yapıların kullanımı
  • paraprosdokian: beklenmeyen bitiş veya yan cümlenin budanması
  • parenthesis: doğal cümle akışının yolunun kesildiği bir yerde eklenen bir yan cümle veya cümle
  • paroemion: Aynı harfler ile başlayan bir cümle veya tümcecikte her sözcüğün kararlı ses yinelenmesi
  • parrhesia: açık ve cesur konuşma, veya öyle yapılan için itizar etmek (tanılama yapmak için öyle)
  • perissologia:Sözcüklerden oluşan hata
  • pleonasm: Gereksiz veya aşırı kullanılan sözcükler
  • polyptoton: Repetition of words derived from the same root aynı köklerden türetiren sözcüklerin tekrarı
  • polysyndeton: konjoksiyonların tekrarı
  • pun: Bir sözcük veya tümceciğin gerekitiğinde iki farklı duyumda kullanımı
  • sibilance: 's' harfiyle tekrar, ses yinelemenin bir biçimi
  • synchysis: birbirine kenetlenmiş keilem düzeni
  • synesis: duyumlara göre sözcüklerin bir anlaşımı,ve dilbisel biçim değil
  • synizesis: The pronunciation of two juxtaposed vowels or diphthongs as a single sound
  • synonymia: cümle veya aynı cümlelerde birçok veya iki anlamdaşın kullanımı
  • tautology: ağdalı ifadeden dolayı gereksiz nitelik; aynı şeyleri iki kere söylemek
  • tmesis: Bir bileşik bir sözcüğün ögelerinin bölümü

Mecazlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • antonomasia: uygun veya tersine isim için bir yancümleciğin yer değiştirimi
  • aphorism: bir atasözün, fikrin veya bir doğrunun özlü ifadesinin anlatımı
  • apophasis: onun yakarısını yadsıyarak bir fikre yakarı
  • aporia: bizzatiği önceden düşünerek, çoğunlukla cevabı beklenilmeyen ve etkili olsun diye kullanılan soruların kullanımı
  • apostrophe: bir düşünceyi, bir soyutlamayı veya mevcut olmayan bir bireyi adresleme
  • archaism: eskimiş sözcüğün kullanımı bir eski arkaik sözcüğün kullanımı (eski dillerde kullanılan bir sözcük, örneğin Shakespeare'in dilinde)
  • auxesis: abartmanın bir biçimi içinde bir tamamlayıcı terimin yerinde bir önemli ses veren sözcüğün kullanımı
  • catachresis:bir metaforun karışımı (tasarım ve bazen kusurlu bir belagatli hata tarafından bazen kullanılır)
  • circumlocution: "çevreyi konuşmak" dolambaçlı anlatımda veya üstü kapalı sözde gibi , bir konuyu yerine koyma veya sözcükler ekleme
  • commiseration: dinleyicilerde acımayı çağrıştırmak
  • correctio: dil bilimsel aygıtın birinin hatalarını, epanorthosis olan bir formunu düzeltmek için kullanımı
  • denominatio: başka bir sözcük için ad aktarması
  • epanorthosis: çobuk ve etkili kişisel düzeltme doğrulama, çoğu kez lisanın hatasından sonra
  • erotema: etkiliyici soru için anlamdaş sözcük
  • euphemism: başkası için daha uygun veya daha az yakışmaz bir terimin yer değiştirmesi
  • hermeneia: zaten söylenmiş değerlendirmenin amacı için tekrarlama
  • hyperbole: vurgu için abartılı terimlerin kullanımı
  • hypophora: uzun uzadıya birinin etkili sorusuna cevap
  • hysteron proteron: olayların umulan düzenlerinin tersine dönmesi
  • innuendo: saptanıp saptanmamış duygu yapan bir cümlede sahip olunan saklı anlam
  • invocation: tanrıya veya ilham perisine bir hitap
  • irony: olağan anlamının karşıtını nakleden bir yolda sözcüğün kullanımı
  • litotes: karşıtını yadsıyarak ifadenin büyüklüğünü vurgulamak
  • malapropism: benzer sesdeki bir sözcük ile karışıklık boyunca kullanılan bir sözcük
  • meiosis: birşeiyn önemini genellikle azaltmak için olduğundan eksik veya hafif gösteren ifadenin kullanımı
  • metalepsis: birşeyin uzaktan ilgisi olan bir başka şeye başvuru yoluyla başvurması
  • metaphor: birbirinden farklı iki şeyin kastedilen bir karşılaştırması
  • metonymy: gerçekten ifade edilen öneri için bir sözcüğün yerine geçme
  • neologism: kıs bir süre için kullanımda olan veya son zamanlarda yaratırmış olan bir terim veya sözcüğün kullanımı. kullanılmayanın karşıtı.
  • onomatopoeia: anlamları seslerine gibi olan sözcükler
  • oxymoron: genelde birbirne karşıt olan, iki terimin bir arada kullanımı
  • parable: bir ahlak dersini öğrenmek veya bir anaktot için açıklama gibi söyleyen süresi uzatılmış metafor
  • paradox: Use of apparently contradictory ideas to point out some underlying truth
  • paralipsis: Drawing attention to something while pretending to pass it over
  • paronomasia: A form of pun, in which words similar in sound but with different meanings are used
  • pathetic fallacy: Using a word that refers to a human action on something non-human
  • periphrasis: Substitution of a word or phrase for a proper name
  • personification/prosopopoeia/anthropomorphism: Attributing applying human qualities to inanimate objects, animals, or natural phenomena
  • praeteritio: paralipsis için başka bir sözcük
  • procatalepsis: Refuting anticipated objections as part of the main argument
  • prolepsis: procatalepsisiçin başka bir sözcük
  • proslepsis: An extreme form of paralipsis in which the speaker provides great detail while feigning to pass over a topic
  • rhetorical question: Bir konuda bir şeyi iddia ederek soru sormak ya da soruyu sorarken bir cevap beklemeyip sadece bir konuyu vurgulamak.
  • simile: An explicit comparison between two things
  • syllepsis: A form of pun, in which a single word is used to modify two other words, with which it normally would have differing meanings
  • synecdoche: A form of metonymy, in which a part stands for the whole
  • synesthesia: The description of one kind of sense impression by using words that normally describe another.
  • transferred epithet: The placing of an adjective with what appears to be the incorrect noun
  • truism: a self-evident statement
  • tricolon diminuens: boyutta her birinin azalarak üç öğenin bir kombinasyonu
  • tricolon crescens: boyutta her birinin artarak üç öğenin bir kombinasyonu
  • zeugma: a figure of speech related to syllepsis, but different in that the word used as a modifier is not compatible with one of the two words it modifies
  • zoomorphism: İnsan ya da tanrıları hayvansı bir takım özelliklerle tasvir etmek.